nedir

Kağanı.

683 (ya da 684) yılında doğdu. Babası Göktürk Devleti’ni yeniden kuran İlteriş Kutlug Kağan, annesi İlbilge Hatun’dur. 8 yaşında babasını yitiren Bilge Kağan, 24 yıl boyunca Göktürk Devleti kağanlığı yapan amcası Kapağan Kağan’ın elinde büyüdü.

Amcası öldüğünde yerine geçen oğlu İnal’ı devirerek 32 yaşında 716 yılında Göktürk Devleti’nin başına geçti. Devletin yönetimini ele alan Bilge Kağan’ın ilk işi iyi bir yönetim oluşturmak oldu. Bunun için, ordunun başına 31 yaşındaki kardeşi Kül Tegin’i, vezirliğe de Tonyukuk’u getirdi.

Bilge Kağan’ın en büyük hayali milletini yerleşik hayata geçirip onları şehirlerde oturtmak idi. Ama buna vezir Tonyukuk şı çıkarak:
Türkler, Çinlilerin yüzde biri kadar bile değildiler. Su otlak peşindedirler. Avcılık yaparlar. Belli bir yerleri yoktur savaşçıdırlar. Kendilerini güçlü görünce, orduları yürütürler. Güçsüz bulunca kaçarlar gizlenirler. Çinlilerin sayı üstünlüklerini böylece etkisiz kılarlar. Türkleri surlarla çevrili bir kentte toplarsanız bir kez Çin’e yenilirseniz, onların tutsağı olursunuz
dedi.

Bilge Kağan, bir dönem de Türkler arasında Budizm’i yaymak hevesine kapıldı. Tapınaklar yaparak Türkleri Budist yapmak arzusunu taşıdı. Vezir Tonyukuk, bu düşünceye de şı çıkarak, Budizm’in insandaki hükmetme iktidar duygusunu zaafa uğrattığını, kuvvet savaşçılık yolunun bu olmadığını, eğer milletinin yaşaması isteniyorsa bu tapınakların ülkeye sokulmaması gerektiğini söyledi. Bilge Kağan, çok itibar ettiği Veziri Tonyukuk’un tavsiyelerine uyarak, aklından geçen bu planları yapmadı.

Bilge Kağan döneminde Göktürk Devleti’nin sınırları Çin’in Şan-Tung ovasından, İç Asya’da Karaşar bölgesine, kuzeyde Bayırku sahasından Ani Irmağı havalisi Batı Demir Kapı’ya (Ceyhun Irmağı’nın yakınında Semerkand-Belh yolu üzerinde) kadar ulaştı.

Tonyukuk, Bilge Kağan’a vezirlik yapmanın yanı sıra, ona ını vererek kayınpederi de oldu.

Önce veziri Tonyukuk’u sonra kardeşi Kül Tegin’i kaybeden Bilge Kağan’ı, Çinlilerle işbirliği yapan bakanı Buyrak Cor (Buyrukçur) zehirledi. Yatağında yatarken, kendisini zehirleten bakan yardımcısını öldürten Bilge Kağan, 25 Kasım 734’de öldü.

Bilge Kağan’ın cenazesi 22 Haziran 735 tarihinde (”domuz” yılının 5. ayının 272″si) büyük bir törenle defnedildi.


Orhun Abideleri (Bilge Kağan)

Konu başlıkları
1 Doğu Yüzü
2 Güneydoğu Yüzü
3 Güney Yüzü
4 Kuzey Yüzü
5 Batı Yüzü
6 Güneybatı Yüzü

Doğu Yüzü
Tanrı gibi Tanrı yaratmış Bilge Kağanı, sözüm: Babam Bilge Kağanı … Sir, Dokuz Oğuz, İki Ediz çadırlı beyleri, milleti … tanrısı … üzerinde kagan oturdum. Oturduğumda ölecek gibi düşünen beyleri, milleti memnun olup sevinip, yere dikilmiş gözü yukarı baktı. Bu zamanda kendim oturup bunca ağır töreyi dört taraftaki … dim. Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oğlu kılınmış. İnsan oğlunun üzerine ecdadım Bumın Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturarak milletinin ilini, töresini tutu vermiş, düzene soku vermiş. Dört taraf hep düşman imiş. Ordu sevk ederek dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbi kılmış. Başlıya baş eğdirmiş, dizliye dik çöktürmüş. Doğuda Kadırkan ormanına kadar, batıda Demir Kapıya kadar kondurmuş. İkisi arasında pek teşkilâtsız Gök ”ü düzene sokarak öylece oturuyormuş. Bilgili kağan imiş, cesur kağan imiş. Buyruku bilgili imiş tabiî, Cesur imiş tabiî. Beyleri de milleti de doğru imiş. Onun için ili öylece tutmuş tabiî. İli tutup töreyi düzenlemiş. Kendisi öylece vefât etmiş. Yasçı, ağlayıcı, doğuda gün doğusundan Bökli Çöllü halk, Çin, Tibet, Avar, Bizans, Kırgız, Üç ıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı, bunca millet gelip ağlamış, yas tutmuş. Öyle ünlü kağan imiş. Ondan sonra küçük kardeşi kağan olmuş tabiî, oğulları kağan olmuş tabiî. Ondan sonra küçük kardeşi büyük kardeşi gibi kılınmamış olacak, oğlu babası gibi kılınmamış olacak. Bilgisiz kağan oturmuştur, kötü kağan oturmuştur. Buyruku da bilgisizmiş tabiî, kötü imiş tabiî. Beyleri, milleti ahenksiz olduğu için, aldatıcı olduğu için, Çin milleti hilekâr sahtekâr olduğu için, küçük kardeş büyük kardeşi birbirine düşürdüğü için, bey milleti şılıklı çekiştirttiği için, milleti il yaptığı ilini elden çıkarmış, kağan yaptığı kağanını kaybedivermiş. Çin milletine beylik evlâdını kul kıldı, hanımlık evlâdını cariye kıldı. beyler adını bıraktı. Çinli beyler Çin adını tutarak, Çin kağanına itaat etmiş. Elli yıl işi gücü vermiş. Doğuda gün doğusunda Bökli kağana kadar ordu sevk edi vermiş. Batıda Demir Kapıya ordu sevk edi vermiş. Çin kağanına ilini, töresini alı vermiş. halk kitlesi şöyle demiş: İlli millet idim, ilim şimdi hani, kime ili kazanıyorum der imiş. Kağanlı millet idim, kağanım hani, ne kağana işi, gücü veriyorum der imiş. Öyle diyip Çin kağanına düşman olmuş. Düşman olup, kendisini tanzim tertip edemediğinden, yine tâbi olmuş. Bunca işi, gücü vermediğini düşünmeden, milletini öldüreyim, kökünü kurutayım der imiş. Yok olmaya gidiyormuş. Yukarıda Tanrısı, mukaddes yeri, suyu öyle tanzim etmiştir. milleti yok olmasın diye, millet olsun diye, babam İltiriş kağanı, annem İlbilge Hatun”u göğün tepesinden tutup yukarı kaldırmıştır. Babam kağan on yedi erle dışarı çıkmış. Dışarı yürüyor diye işitip şehirdeki dağa çıkmış, dağdaki inmiş. Toplanıp yetmiş er olmuş. Tanrı kuvvet verdiği için, babam kağanın askeri kurt gibi imiş, düşmanı koyun gibi imiş. Doğuya batıya asker sevk edip toplamış, yığmış. yedi yüz er olmuş. Yedi yüz er olup ilsizleşmiş, kağansızlaşmış milleti, cariye olmuş, kul olmuş milleti, töresini bırakmış milleti, ecdadımın töresince yaratmış, yetiştirmiş. Tölis, Tarduş milletini orda tanzim etmiş. Yabguyu, şadı orda vermiş. Güneyde Çin milleti düşman imiş. Kuzeyde Baz Kağan, Dokuz Oğuz kavmi düşman imiş. Kırgız, ıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı hep düşman imiş. Babam kağan bunca …. kırk yedi defa ordu sevk etmiş, yirmi savaş yapmış. Tanrı lûtfettiği için illiyi ilsizletmiş, kağanlıyı kağansızlatmış, dizliye diz çöktürmüş, başlıya baş eğdirmiş. Babam kağan öylece ili, töreyi kazanıp, uçup gitmiş. Babam kağan için ilkin Baz kağanı balbal olarak dikmiş. Babam kağan uçtuğunda kendim sekiz yaşında kaldım. O töre üzerine amcam kağan oturdu. Oturarak milletini tekrar tanzim etti, tekrar besledi. Fakiri zengin kıldı, azı çok kıldı. Amcam kağan oturduğunda kendim prens … Tanrı buyurduğu için ondört yaşımda Tarduş milleti üzerine şad oturdum. Amcam kağan ile doğuda Yeşil Nehir”e, Şantung ovasına kadar ordu sevk ettik. Batıda Demir Kapı”ya kadar ordu sevk ettik. Kögmen”i aşarak Kırgız ülkesine kadar ordu sevk ettik. Yekun olarak yirmi beş defa ordu sevk ettik, on üç defa savaştık. İlliyi ilsizleştirdik, kağanlıyı kağansızlaştırdık. Dizliye diz çöktürdük, başlıya baş eğdirdik. Türgiş kağanı ”üm, milletim idi. Bilmediği için, bize şı yanlış hareket ettiği, ihanet ettiği için kağanı öldü, buyruku, beyleri de öldü. On Ok kavmi eziyet gördü. Ecdadımızın tutmuş olduğu yer, su sahipsiz kalmasın diye Az milletini tanzim tertip edip … Bars bey idi. Kağan adını burda biz verdik. kardeşim prensesi verdik. Kendisi ihanet etti, kağanı öldü, milleti cariye, kul oldu. Kögmen”in yeri, suyu sahipsiz kalmasın diye Az, Kırgız milletini tanzim tertip edip geldik. Savaştık … ilini geri verdik. Doğuda Kadırkan ormanını aşarak milleti öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. Batıda Kengü Tarbana kadar milletini öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. O zamanda kul kullu, cariye cariyeli olmuştu. Küçük kardeş büyük kardeşini bilmezdi, oğlu babasını bilmezdi. Öyle kazanılmış, öyle düzene sokulmuş ilimiz, töremiz vardı. , Oğuz beyleri, milleti işit: Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, milleti, ilini, töreni bozabilecekti? milleti, vazgeç, pişman ol! Disiplinsizliğinden dolayı, beslemiş olan kağanına, hür müstakil iyi iline şı kendin ettin, kötü hâle soktun. Silâhlı nereden gelip dağıtarak gönderdi? Mızraklı nereden gelerek sürüp gönderdi? Mukaddes Ötüken ormanının milleti, gittin! Doğuya giden, gittin! Batıya giden, gittin! Gittiğin yerde hayrın şu olmalı: Kanın nehir gibi koştu. Kemiğin dağ gibi yattı. Beylik evlâdını kul kıldın. Hanımlık evlâdını cariye kıldın. O bilmemenden dolayı, kötülüğün yüzünden amcam kağan uçup gitti. Önce Kırgız kağanını balbal olarak diktim. milletinin adı sanı yok olmasın diye, babam kağanı, annem hatunu yükselten Tanrı, il veren Tanrı, milletinin adı sanı yok olmasın diye, kendimi o Tanrı kağan oturttu tabiî. Varlıklı, zengin millet üzerine oturmadım. İçte aşsız, dışta elbisesiz; düşkün, perişan millet üzerine oturdum. Küçük kardeşim Kül Tigin, iki şad, küçük kardeşim Kül Tigin ile konuştuk. Babamızın, amcamızın kazanmış olduğu milletin adı sanı yok olmasın diye milleti için gece uyuyamadım, gündüz oturmadım. Küçük kardeşim Kül Tigin ile, iki şad ile öle yite kazandım. Öyle kazanıp bütün milleti ateş, su kılmadım. Ben kendim kağan oturduğumdan her yere gitmiş olan millet yaya olarak, çıplak olarak, öle yite geri geldi. Milleti besleyeyim diye kuzeyde Oğuz kavmine doğru; doğuda Kıtay, Tatabı kavmine doğru; güneyde Çine doğru on iki defa ordu sevk ettim … savaştım. Ondan sonra Tanrı buyurduğu için, devletim, kısmetim var olduğu için, ölecek milleti diriltip besledim. Çıplak milleti elbiseli kıldım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Değerli illiden, değerli kağanlıdan daha iyi kıldım. Dört taraftaki milleti hep tâbi kıldım, düşmansız kıldım. Hep bana itaat etti. Onyedi yaşımda Tanguta doğru ordu sevk ettim. Tangut milletini bozdum. Oğlunu, ısını, at sürüsünü, servetini orda aldım. Onsekiz yaşımda Altı Çub Soğdaka doğru ordu sevk ettim. Milleti orda bozdum. Çinli Ong vali, elli bin asker geldi. Iduk Başta savaştım. O orduyu orda yok ettim. Yirmi yaşımda, Basmıl Iduk Kut soyumdan olan kavim idi, kervan göndermiyor diye ordu sevk ettim. K … m tâbi kıldım, malını çevirip getirdim. Yirmi iki yaşımda Çin”e doğru ordu sevk ettim. Çaça general, seksen bin asker ile savaştım. Askerini orda öldürdüm. Yirmi altı yaşımda Çik kavmi Kırgız ile beraber düşman oldu. Kemi geçerek Çike doğru ordu sevk ettim. Örpende savaştım. Askerini mızrakladım. Az milletini aldım … tâbi kıldım. Yirmi yedi yaşımda Kırgız”a doğru ordu sevk ettim. Mızrak batımı ı söküp, Kögmen ormanını aşarak yürüyüp Kırgız kavmini uykuda bastım. Kağanı ile Songa ormanında savaştım. Kağanını öldürdüm, ilini orda aldım. O yılda Türgiş”e doğru ormanını aşarak İrtiş nehrini geçip yürüdüm. Türgiş kavmini uykuda bastım. Türgiş kağanının ordusu ateş gibi, fırtına gibi geldi. Bolçu”da savaştık. Kağanını, yabgusunu, şadını orda öldürdüm. İlini orda aldım. Otuz yaşımda Beş Balıka doğru ordu sevk ettim. Altı defa savaştım … askerini hep öldürdüm. Onun içindeki ne kadar insan … yok olacaktı … çağırmak için geldi. Beş onun için kurtuldu. Otuzbir yaşımda Karluk milleti sıkıntısız, hür serbest iken, düşman oldu. Tamag Iduk Başta savaştım. Karluk milletini öldürdüm, orda aldım … Basmıl kara … Karluk milleti toplanıp geldi … m, öldürdüm. Dokuz Oğuz benim milletim idi. Gök, yer bulandığı için, ödüne kıskançlık değdiği için düşman oldu. Bir yılda dört defa savaştım: En önce Togu !ta savaştım. Togla nehrini yüzdürerek geçip ordusu … İkinci olarak Andırgu”da savaştım. Askerini mızrakladım … Üçüncü olarak Çuş başında savaştım. milleti ayak titretti, perişan olacaktı. İlerleyip yayarak gelen ordusunu püskürttüm. Çok ölecek orda dirildi. Orda Tongra yiğiti bir boyu Tonga Tigin mateminde çevirip vurdum. Dördüncü olarak Ezginti Kadız”da savaştım. Askerini orda mızrakladım, yıprattım …yıprat … Otuziki yaşımda Amgı kalesinde kışladıkta kıtlık oldu. İlk baharında Oğuz”a doğru ordu sevk ettim. İlk ordu dışarı çıkmıştı, ikinci ordu merkezde idi. Üç Oğuz ordusu basıp geldi. Yaya, kötü oldu diyip yenmek için geldi. Bir kısım ordusu evi barkı yağma etmek için gitti, bir kısım ordusu savaşmak için geldi. Biz az idik, kötü durumda idik. Oğuz … düşman … Tanrı kuvvet verdiği için orda mızrakladım, dağıttım. Tanrı bahşettiği için, ben kazandığım için milleti kazanmıştır. Ben küçük kardeşimle beraber böyle başa geçip kazanmasam milleti ölecekti, yok olacaktı. beyleri, milleti, böyle düşünün, böyle bilin! Oğuz kavmi … göndermeden, diye ordu sevk ettim. Evini barkını bozdum. Oğuz kavmi Dokuz Tatar ile toplanıp geldi. Aguda iki büyük savaş yaptım. Ordusunu bozdum. İlini orda aldım. Öyle kazanıp … Tanrı buyurduğu için otuzüç yaşımda … idi. Seçkin, muhterem, güç beslemiş olan, kahraman kağanına ihanet etti. Üstte Tanrı, mukaddes yer, su, amcam kağanın devleti kabul etmedi olacak. Dokuz Oğuz kavmi yerini, suyunu terk edip Çin”e doğru gitti. Çin … bu yere geldi. Besleyeyim diye düşünüp … millet …. suçla … güneyde Çin”de adı sanı yok oldu. Bu yerde bana kul oldu. Ben kendim kağan oturduğum için milletini … kılmadım. İli, töreyi çok iyi kazandım … toplanıp … orda savaştım. Askerini mızrakladım. Teslim olan teslim oldu, millet oldu; Ölen öldü. Selengadan aşağıya yürüyerek Kargan vâdisinde evini, barkını orda bozdum … ormana çıktı. Uygur valisi yüz kadar askerle doğuya kaçıp gitti …… milleti aç idi. O at sürüsünü alıp besledim. Otuz dört yaşımda Oğuz kaçıp Çin”e girdi. Eseflenip ordu sevk ettim. Hiddetle .., oğlunu, ısını orda aldım. İki valili millet ….. Tatabı milleti Çin kağanına itaat etti. Elçisi, iyi sözü, niyazı gelmiyor diye yazın ordu sevk ettim. Milleti orda bozdum. At sürüsünü … askeri toplanıp geldi. Kadırkan ormanına kon … yerine doğru, suyuna doşru kondu. Güneyde Karluk milletine doşru ordu sevk et diyip Tudun Yamtarı gönderdim, gitti … Karluk valisi yok olmuş, küçük kardeşi bir kaleye … kervanı koşmadı. Onu korkutayım diyip ordu sevk ettim. Koruyucu iki üç kişi ile beraber kaçıp gitti. Halk kütlesi kağanım geldi diyip övdü … ad verdim. Küçük adlı …

Güneydoğu Yüzü
…. Gök Öngü çiğneyerek ordu yürüyüp, gece gündüz yedi zamanda susuzu geçtim. Çorağa ulaşıp yağmacı askeri … Keçine kadar …

Güney Yüzü
… Çin süvarisini, on yedi bin askeri ilk gün öldürdüm. Piyadesini ikinci gün hep öldürdüm. Bi … aşıp vard … defa ordu sevk ettim. Otuzsekiz yaşımda kışın Kıtay”a doğru ordu sevk ettim … Otuz dokuz yaşımda ilk baharda Tatabı”ya doğru ordu sevk ettim…. ben … öldürdüm. Oğlunu, ısını, at sürüsünü, servetini … millet… ısını yok kıldım……. savaştım. … verdim. Kahraman erini öldürüp balbal kılı verdim. Elli yaşımda Tatabı milleti Kıtaydan ayrıldı. … lker dağına … Ku general kumandasında kırk bin asker geldi. Töngkes dağında hücum edip vurdum. Otuz bin askeri öldürdüm. On bin … ise … öktüm. Tatabı …. öldürdü. Büyük oğlum hastalanıp yok olunca Ku”yu, generali balbal olarak diki verdim. Ben on dokuz yıl şad olarak oturdum, on dokuz yıl kağan olarak oturdum, il tuttum. Otuz bir … ”üm için, milletim için iyisini öylece kazanı verdim. Bu kadar kazanıp babam kağan yılı, onuncu ay, yirmi altıda uçup gitti. Domuz yılı, beşinci ay, yirmi yedide yas töreni yaptırdım. Bukağ vali … babası Lisün Tay generalin başkanlığında beş yüz yiğit geldi. Kokuluk …. , gümüş fazla fazla getirdi. Yas töreni kokusunu getirip diki verdi. Sandal ağacı getirip öz … Bunca millet saçını, kulağını … kesti. İyi binek atını, kara samurunu, mavi sincabını sayısız getirip hep bıraktı. Tanrı gibi Tanrı yaratmış Bilge Kağanı, sözüm: Babam Bilge Kağan”ı oturduğunda şimdiki beyleri, sonra Tarduş beyleri; Kül Çor başta olarak, arkasından şadpıt beyleri; önde Tölis beyleri; Apa Tarkan başta olarak, arkasından şadpıt beyleri; bu … Taman Tarkan, Tonyukuk Boyla Baga Tarkan buyruk … iç buyruk; Sebig Kül İrkin başta olarak, arkasından buyruk; bunca şimdiki beyler, babam kağana fevkalâde fevkalâde çok iltica etti … beylerini, milletini fevkalâde çok yüceltti, övdü … babam kağan … ağır taşı, kalın ağacı beyleri, milleti … Kendime bunca …

Kuzey Yüzü
Tanrı gibi gökte olmuş Bilge Kağanı, bu zamanda oturdum. Sözümü tamamiyle işit. Bilhassa küçük kardeş yeğenim, oğlum, bütün soyum, milletim, güneydeki Şadpıt beyleri, kuzeydeki Tarkat, Buyruk beyleri, Otuz Tatar, … Dokuz Oğuz beyleri, milleti! Bu sözümü iyice işit, adamakıllı dinle: Doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep bana tâbidir. Bunca milleti hep düzene soktum. O şimdi kötü değildir. kağanı Ötüken ormanında otursa ilde sıkıntı yoktur. Doğuda Şantung ovasına kadar ordu sevk ettim, denize ulaşmama az kaldı. Güneyde Dokuz Ersin”e kadar ordu sevk ettim, Tibet”e ulaşmama az kaldı. Batıda İnci nehrini geçerek Demir Kapıya kadar ordu sevk ettim. Kuzeyde Yir Bayırku yerine kadar ordu sevk ettim. Bunca yere kadar yürüttüm. Ötüken ormanından iyisi hiç yokmuş. İl tutacak yer Ötüken ormanı imiş. Bu yerde oturup Çin milleti ile anlaştım. ı, gümüşü, ipeği, ipekliyi sıkıntısız öylece veriyor. Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. İyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiş. Bir insan yanılsa kabilesine, milletine, akrabasına kadar barındırmaz imiş. Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, milleti, öldün; milleti, öleceksin! Güneyde Çogay ormanına, Tögültün ovasına konayım dersen, milleti, öleceksin! Orda kötü kişi şöyle öğretiyormuş: Uzak ise kötü mal verir, yakın ise iyi mal verir diyip öyle öğretiyormuş. Bilgi bilmez kişi o sözü alıp, yakına varıp, çok insan öldün! O yere doğru gidersen milleti, öleceksin! Ötüken yerinde oturup kervan, kafile gönderirsen hiç bir sıkıntın yoktur. Ötüken ormanında oturursan ebediyen il tutarak oturacaksın. milleti, tokluğun kıymetini bilmezsin. Acıksan tokluk düşünmezsin. Bir doysan açlığı düşünmezsin. Öyle olduğun için beslemiş olan kağanının sözünü almadan her yere gittin. Hep orda mahvoldun, yok edildin. Orda, geri kalanınla, her yere zayıflayarak ölerek yürüyordun. Tanrı buyurduğu için, kendim devletli olduğum için kağan oturdum. Kağan oturup aç, fakir milleti hep toplattım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Yoksa bu sözümde yalan var mı? beyleri, milleti, bunu işitin! milletini toplayıp il tutacağını burda vurdum. Yanılıp öleceğini yine burda vurdum. Her ne sözüm varsa ebedî taşa vurdum. Ona bakarak bilin. Şimdiki milleti, beyleri, bu zamanda itaat eden beyler olarak mı yanılacaksınız? Babam kağan, amcam kağan oturduğunda dört taraftaki milleti düzene sokmuş … Tanrı buyurduğu için kendim oturduğumda dört taraftaki milleti düzene soktum tertipledim … kıldım. … Türgiş kağanına ımı … fevkalâde büyük törenle alı verdim. Türgiş kağanının ını fevkalâde büyük törenle oğluma alıverdim … fevkalâde büyük törenle alı verdim … yaptırdım … başlıya baş eğdirdim, dizliye diz çöktürdüm. Üstte Tanrı, altta yer bahşettiği için gözle görülmeyen, kulakla işitilmeyen milletimi doğuda gün doğusuna, güneyde … batıda … Sarı ını, beyaz gümüşünü, kenarlı ipeğini, ipekli kumaşını, binek atını, aygırını, kara samurunu, mavi sincabını ”üme, milletime kazanı verdim, tanzim edi verdim … kedersiz kıldım. Üstte Tanrı kudretli … beylerini, milletini … besleyin, zahmet çektirmeyin, incitmeyin! … benim beylerim, milletim,… kazanıp … bu … bu kağanından, bu beylerinden … suyundan ayrılmazsan, milleti, kendin iyilik göreceksin, evine gireceksin, dertsiz olacaksın. … Ondan sonra Çin kağanından resimciyi hep getirttim. Benim sözümü kırmadı, maiyetindeki resimciyi gönderdi. Ona bambaşka türbe yaptırdım. İçine dışına bambaşka vurdurdum. Taş yontturdum. Gönüldeki sözümü vurdurdum … On Ok oğluna, yabancına kadar bunu görüp bilin! Ebedî taş yontturdum … yontturdum, yazdırdım. … O taş türbesini …

Batı Yüzü
… üstte … Bilge Kağan uçtu. Yaz olsa, üstte gök davulu gürler gibi, öylece dağda yabani geyik gürlese, öylece mateme gark oluyorum. Babam kağanın taşını kendim kağan …… bilge kağan oldi.

Güneybatı Yüzü
Bilge Kağan kitâbesini Yollug Tigin, yazdım. Bunca türbeyi, resimi, sanatı … kağanın yeğeni Yollug Tigin ben bir ay dört gün oturup yazdım, resimledim

kaynak: kimkimdir.gen.tr

1952″de doğan Oğuz Demiralp, ilk yazı çevirilerini 1973 yılından itibaren Yeni Dergi”de kuruluşlarında rol oynadığı Yazı, Soyut Oluşum dergilerinde yayımladı. Demiralp”in 1980″lerde yazıları Tan, Yazko Gergedan dergilerinde yayımlandı.

Demiralp, “özel bir metafizik kurmaya yöneldiği” eleştirel denemelerinde Abdülhak Şinasi Hisar, Oğuz Atay, Yusuf Atılgan, İsmet Özel üzerinde çözümleyici bir yaklaşımla durdu; ilk kitabı “Kutup Noktası: Ahmet Hamdi Tanpınar Üzerine Eleştirel Deneme”de, Tanpınar”ı öznel bir okuma perspektifinden işledi.

Demiralp”in Alman düşünür Walter Benjamin üzerine yazdığı “Tanrı Bakışlı Çocuk: Walter Benjamin Üzerine 49″a Parçalanmış Deneme” 1995″te, “Kör Okur: Sadık Hidayet Üzerine Kör Baykuş Merkezli Okuma Denemesi” ise 2001″de Yapı Kredi Yayınlarından çıktı.

Denemelerini “Okuma Defteri”, “Yazı Yalnızlık” “Satırlar Arasında Aylaklık” adlı kitaplarda toplayan Demiralp”in “Gönderilmemiş Kartpostal Yazıları” adlı, ziyaret ettiği 49 şehirden izlenimlerini içeren bir kitabı da bulunuyor.

Bir dönem ’nin Avrupa Birliği Daimi Temsilciliğini yapan Büyükelçi Oğuz Demiralp AB Genel Sekreteri olarak görev yapmaktadır.

Oğuz Demiralp evli iki çocuk babasıdır.

Eleştirmen kimliğiyle de nan AB Genel Sekreteri Büyükelçi Oğuz Demiralp, “Orhan Pamuk”un çe sorunu bulunduğunu” düşündüğünü belirterek, “Nobel verenler (Pamuk”un) eserlerini çesinden okusalardı aynı değerlendirmenin yapılıp yapılmayacağı konusunda teknik bir şüphesi olduğunu” söyledi. (29..2007 Sabah Gazetesi)

kaynak: kimkimdir.gen.tr

11 Ocak 1970 yılında İstanbul”da doğdu. Tülin İleri Yusuf Sandal”ın oğlu olan Mustafa, ilköğrenimini Tarabya”daki “Özel Dost İlkokulu”nda tamamladı. Daha sonra orta lise öğrenimi için İsviçre”nin Cenevre kentinde bulunan “College Du Leman”a gitti. 8 yıllık tahsil süresinden sonra yüksek öğrenim için ABD”nin New Hampshire eyaletindeki New Hampshire Üniversitesi”nde okumaya başladı. 1996″da Londra”ya yerleşen sanatçı Amerika”da yarım bıraktığı işletme eğitimine American College of London”da devam etti.

Albüm çalışmaları konserler nedeniyle Londra-İstanbul hattında mekik dokurken, 1999 yılında çıkan bedelli askerlik uygulamasından yararlanarak askerlik görevini yerine getirdi.

Sporcu çevreci yönüyle de bilinen Mustafa Sandal, ayrıca iyi düzeyde İngilizce, İtalyanca Fransızca bilmektedir.


1989-1993: Bestecilik söz yazarlığı kimliği

1989 yılında müzik tutkusu yüzünden Amerika”daki 2,5 yıllık üniversite tahsilini yarıda bırakarak ”ye döndü. Yurt dışında çeşitli ülkelerde geçirdiği uzun yıllar müziğine de yansıdı. Profesyonel müzik yaşamına İstanbul Gelişim Stüdyosu”nda başladı.

Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Zerrin Özer, Muazzez Abacı, Ayşegül Aldinç, Yonca Evcimik, Ozan Orhon, Burak Kut, Deniz Arcak, Emel Müftüoğlu, Reyhan Karaca, İzel, Sibel Alaş, Asya, Hakan Peker, Sertab Erener, Ferda Anıl Yarkın Mert Ekren gibi birçok sanatçıya besteler verdi. Bülent Tezcan ile birlikte oluşturduğu “Vazgeçme” isimli ilk şarkısını 1992 yılında Ajda Pekkan yorumladı. Kendi albümünü çıkarmak için daha fazla tecrübe kazanmayı istedi bu bağlamda özel bir radyo olan Power FM”de bir süre DJ”lik yaptı.


1994-1998: Şarkıcılık yapımcılık kimliği

1994 yılında ilk albümü “Suç Bende”yi çıkardı. Albüm piyasaya verildikten 3 ay sonra başlayan Turnesi”nde bir seneden kısa bir süre içerisinde yurt içinde 140, yurt dışında ise 30 konser vererek 100 binlerce hayranıyla buluştu. İlk albümünün sından sonra evine bir stüdyo kuran sanatçı, aranjör olarak da çalışmaya başladı.

1995 yılında Sibel Alaş”ın “Adam” adlı albümüne müzik direktörü prodüktör olarak adını yazdırdı.

1996″da “Gölgede Aynı” adındaki bütünüyle kendi yapımı olan ikinci albümünü hazırladı. Bu sefer 140″tan fazla stadyum konseriyle eşine az rastlanır bir turnesine çıktı. “Bir Anda” adlı şarkısına aksiyon tarzında çektiği , ”de farklı kliplerin de çekilebileceğine örnek oldu. Bunlarla birlikte albüm, 3,5 Milyon tirajına ulaştı.

1997 yılında, Londra”ya yerleşip üniversite eğitimine kaldığı yerden “American College Of London”da devam etti. Bu arada sanatçı dostlarına destek olmayı da ihmal etmedi. İzel”in “Emanet” adlı albümünün prödüktörlüğünü üstlenmesi, Reyhan Karaca”ya söz besteler vererek albümüne vokal yapması, bu çalışmalarına örnek gösterilebilir.

1998 Eylül”ünde çıkardığı üçüncü albümü “Detay” ile beklentileri yine boşa çıkarmadı. Yurt içi yurt dışı olmak üzere pek çok ülkede toplam 120 konser veren sanatçı, bu albümde de iyi bir satış tirajını yakaladı.


1999-2007: Avrupa”ya açılma ı sonuçları

1999 yılında Fransa”da “Sony Music”le yaptığı anlaşma ile, yurt dışında yayınlanmak üzere “” adlı şarkısına yeni aranjmanıyla Marakeş Fas”ta çekti. “” şarkısına gelen yoğun okuma istekleri doğrultusunda, şarkı Rusça, Arapça Yunanca”ya çevrilerek ünlü sanatçılar tarafından seslendirildi. Ancak yapımcısı Sony Music ile yaşadığı sorunlar nedeniyle ilk Avrupa defterini kapatmış oldu.

2000 Haziran”ında “Akışına Bırak” adlı dördüncü albümünü dinleyenlerine sundu. Bu albümde önceki albümlerinden farklı olarak müzik direktörlüğünü İskender Paydaş”la paylaşarak, daha çok besteci yorumcu kimliğini ortaya çıkarttı. Düzenlemelerini İskender Paydaş Volga Tamöz”ün yaptığı albümün “Tek Geçerim” ile “Hatırla Beni” adlı şarkıları hit oldu.

2001 İstanbul Metrosu için bir şarkı hazırladı üstelik şarkıya metroda bir de çekti. Can Cana Yan Yana isimli şarkı metro ile bütünleşti. Avrupa ”de çıkaracağı albümler için girişimlere başlayan Musti dünyaca ünlü sanatçısı Eros Ramazotti ile birlikte Ali Sami Yen Stadı”nda 25 Bin kişi önünde düet yaparak Avrupa için daha güvenli bakmaya başlamıştır.

2002 yılının ilk aylarında, yeni stüdyosunu kurdu beşinci albümünün kayıtlarını burada gerçekleştirdi. Kendi yapım şirketi olan Yada Prodüksiyon bünyesinde kurduğu alt yapı çalışmaları 2 yıllık bir süreyi alan hayran kulübünü, internet sitesi üzerinden faaliyete geçirdi. Aynı yılın Haziran”ında çıkardığı “Kop” adlı albümü ile birlikte büyük bir imaj değişikliğine giderken, yılın en çok satan ikinci albümüne imzasını atmayı başardı. Akabinde ekibiyle dünya turnesine çıkarak, Paris Olympia”da iş sanat dünyasının da büyük ilgi gösterdiği bir konser verdi.

2003 yılında ”de “Maxi Sandal 2003″ isimli bir maksi single çıkardı. 1999 yılında kapattığı Avrupa defterini yeniden açarak bu kez Universal Music etiketiyle “Aya Benzer 2003 (Moonlight)” isimli bir single “Seven” isimli bir albümle Avrupalı müzikseverlerle buluştu. Çalışması Avrupa”da 2.5 ay boyunca en çok satan İlk 10 arasında yer alırken, bu sı yurt dışındaki basın yayın organlarınca birçok kez edildi. Öyleki, sanatçı Almanya”nın en etkin gazetelerinden “Bild”e kapak olmayı başaran ilk olurken, en çok satış tirajına sahip “Der Spiegel” dergisi de sanatçıya tam 5 sayfa ayırdı. “Bunte” dergisi ise haberinde Pop”u Almanya”yı fethetti başlığı kullanarak, müzikteki yeni eğilimin Pop”a yöneldiğini bu tarzı en iyi temsil edenin ise Mustafa Sandal olduğu yorumunda bulundu.

2004 yılında LR KOZMETIK toplam 24 ülkede kendi adına üretilen “7″ adlı parfümü piyasaya sundu. Akabinde ”de “İste” isimli maksi single”ı piyasaya çıktı. Sanatçı yaz boyu “Volkswagen ile Müzik ına” konserlerinde sevenleriyle buluştu.

2005″in Ocak ayında “İsyankar” isimli şarkısının single çalışmasını UNIVERSAL MUSIC etiketiyle yurt dışındaki sevenlerine sundu. “İsyankar” ile ”de gördüğü yoğun ilgiyi, Almanya, Avusturya İsviçre”de de sürdürdü maksi single”ı en çok satanlar listelerinde üst sıralarda yer aldı. Ağustos”ta ise “Yamalı Tövbeler” isminde bir maksi single çıkardı.

2006 Önceki yıl yurt dışında piyasaya çıkardığı “İsyankar” adlı single çalışması ile Almanya”da 150 bin tirajı geçerek “Gold Record ( Plak)” ödülünü kazandı. Universal Music etiketiyle piyasaya sürülen İsyankar”ın İstanbul’da çekilen -klibinde İstanbul Boğazı”nın tüm güzellikleri gözler önüne serilmiş TRL Charts listesinde bir numara olmuştu. Mustafa Sandal, İsyankar single”ı ile Almanya resmi satış listelerinde en uzun süre kalan sanatçısı unvanını elinde bulunduruyor.

2007 13 Haziran” da Devamı Var adlı yeni albümünü çıkardı. Albümün çıkış şarkısı “İndir” önce Muhabbet Kart reklamlarında tıldı. Mustafa Sandal”a reklam filminde dedesi olan eski TRT sanatçılarından ritim ustası Hüseyin İleri eşlik etti.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

6 Aralık 1931 yılında Bursa”da doğdu. Bursa”da başladığı orta öğrenimini İstanbul”da Boğaziçi Lisesi”nde tamamladı. İstanbul”da Devlet Sanatlar Akademisi”nin Yüksek Süsleme ü Sabih Gözen atölyesinden mezun oldu. Desen çalışmalarını öğrencilik yıllarından başlayarak pekçok kez sergiledi.

Zeki Müren, Bursa”da tamburi İzzet Gerçeker”den aldığı solfej usül dersleriyle musiki bilgileri öğrenmeye başladı. 1949″da, Boğaziçi Lisesi”nde okurken Agopos Efendi (sinema yönetmeni senaryo yazan Arşavir Alyanak”ın babası) ile udi Kirkor”dan aldığı derslerle de musiki eğitimini sürdü. Daha sonra fasıl musikisini iyi bilen geniş bir repertuvarı olan Şerif İçli”den çeşitli eserler meşk etti; Refik Fersan”dan, Sadi Işılay”dan, Kadri Şençalar”dan yararlandı.

1950″de sınavla İstanbul radyosu”na girdi. İstanbul radyosunda 1951″de, canlı olarak yayımlanan bir programda ilk radyo konserini verdi bu konseri çok beğenildi. Bundan sonra radyolarında düzenli olarak okumaya başladı. Radyo programları on beş yıl sürdü, bunların çoğu canlı yayın programlarıydı. Müren, bundan sonra kendini daha çok sahne plak çalışmalarına verdi. Alışılmış kalıpları zorlayan elbiseleri sahne davranışı ile halkın ilgisini sürekli olarak üstünde tutmayı başardı.

Zeki Müren 600“ü ın plak kaset doldurdu. Plağa okuduğu ilk şarkı Şükrü Tunar”ın “Bir muhabbet kuşu” güfteli şarkısıdır. Müren 1955″te “Manolyam” adlı şarkısıyla ”de ilk kez verilen Plak Ödülü”nü kazandı.

Zeki Müren ”de en çok konser veren sanatçısıdır. Bir yılda yüz konser verdiği dönemler olmuştur. Kendisine “sanat güneşi” ünvanı verilmiştir. Yabancı ülkelerde de birçok konser vermiştir.

İki yüz dolayında şarkı besteledi. On yedi yaşındayken bestelediği “Zehretme hayatı bana cânânım” mısrasıyla başlayan acemkürdi şarkı bestelediği ilk şarkıdır. “Şimdi uzaklardasın gönül hicranla doldu” (suzinâk), “Manolyam” (kürdilihicazkâr), “Bir demet yasemen” (nihavend), “Gözlerinin içine başka hayal girmesin” (nihavend) güfteli şarkıları sık sık okunan, en sevilen şarkılarıdır. Müren bu şarkıları plaklara da okumuştur. Unutulmaz Maksim Gazinosu sahnelerinde aralıksız 11 yıl Behiye Aksoy ile dönüşümlü olarak sahne almıştır.

Zeki Müren 1954″te Beklenen Şarkı adlı filmde sinema oyunculuğuna başladı. Büyük bir ticari başarı kazanan bu filmden sonra şarkılarının çoğunu kendisinin bestelediği on sekiz filmde daha oynadı. 1955″te de Arena Tiyatrosu”nca sahneye koyulan Çay Sempati adlı oyunda da baş roldeki oyuncuydu. Ayrıca “Bıldırcın Yağmuru” isimli bir şiir kitabı da vardır.

Zeki Müren rahatsızlığı şeker hastalığı yüzünden 1980″den sonra sahne ndan musikiden uzaklaştı. Bodrum”daki evine kapandı, münzevi bir hayat yaşadı. 24 Eylül 1996 Çarşamba günü, TRT İzmir Televizyonu”nda kendisi için düzenlenen tören sırasında geçirdiği krizi sonucu hayata gözlerini yumdu. Cenazesi görülmemiş bir halk kalabalığının katılmasıyla büyük bir törenle kaldırıldı. Mezarı, doğum yeri olan Bursa”da Emirsultan mezarlığındadır.

Mirasını Eğitim Vakfı Mehmetçik Vakfı”na bırakmıştır.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

9 Haziran 1952 yılında Malatya”da doğdu. Asıl adı Bülent ERKOÇ”tur.

Ersoy sanat na özel müzik dersleri alarak başladı. Ardından İstanbul Belediye Konservatuarı’nı bitirdi. 1960 yılında ailesi ile birlikte Malatya”dan İstanbul”a göç ettiler. 1971 yılında ilk 45″liği Saner Plak’tan çıktı. (Lüzûm Kalmadı Neye Yarar Gelişin). 1974″te Büyük Maksim Gazinosu’nda sahneye çıktı.

Klasik müziği dalında eğitim görmüştür. Üstün müzik bilgisi ile diğer müzik türlerinde eserleri bile direkt notadan seslendirebilmektedir. Tangodan üye, aryadan operaya, mehter marşından rock müziğine kadar) az sayıda da olsa popüler eserler de seslendirdi onlarca albümü yayınlandı.

1997 yılında Uluslararası Montu Merid Müzik Doktoru unvanıyla ödüllendirildi. Ulusal uluslararası birçok konser vermiş olup, otuzyedi yıla yaklaşan sanat yaşamında pek çok ilke imza atan , dünyaca ünlü yıldızların sahne aldığı salonlarda konser verdi.

1980 yılında London Palladium’da 1983 yılında Madison Square Garden’da sahne alan ilk sanatçısı oldu. 30 Mart 1997’te ise Ümmü Gülsüm’den sonra, etnik müzik sazlarıyla Paris Olympia müzikholünde sahne alan ilk sanatçı oldu. Dario Moreno’dan sonra Olympia’da konser veren ilk sanatçısı olan , elli kişiden oluşan orkestrasıyla dört saat süren bir sundu.

Bulent Ersoy, Paris Olympia”da sahne almadan önce Fransız Devlet Televizyonu”na bir röportaj vermiş bu röportajda kendisine yöneltilen “ sizin gibi bir sese yıllaca koydu, yorumluyorsunuz?” şeklinde bir soruya “O bizim ülkemizin iç işi.” şeklinde yanıt vermiştir. Ayrıca ”a Olympia Konseri”nin ardından Azerbaycan, Devlet Sanatçılığı ünvanını vermiştir.

Bugüne değin otuzun üstünde albüme imzasını atan sanatçı, Müzik Tarihi’ne ismini harflerle yazdırdı klasik, alaturka şarkılar alanında gelmiş geçmiş en önemli yorumcular arasında yer aldı. Müzik yaşamı boyunca sayısız ödül aldı. Herkesin takdirini kazanan geniş entervalli yüksek volümlü sesi, Japonya’da laboratuvarlarında yapılan testler sonucu ‘yüzde yüz kusursuz’ bulundu 1997 yılında Uluslararası Montu Merid Müzik Doktoru ünvanıyla ödüllendirildi.

Sahneye çıktığı yıllardan itibaren, cinsel tercihi doğrultusunda görüntüsü hızla değişti. O yıllarda bu konumuyla ilgi çektiği kadar tepkilerle de şılaştı.

1980 Ağustos”unda İzmir Fuarı”nda bir iddiaya göre seyircinin “aç, aç” tezahüratına şılık vererek göğüslerini açınca İzmir Cumhuriyet Savcılığı, hakkında soruşturma açtı. Eylül 1980″de Kordon’daki evinde bir hâkime hakaret edince tutuklanarak Buca Cezaevi”ne gönderildi. Eylül darbesi sonrasında Ocak 1981″de kılığında sahneye çıkan bütün sanatçılarla birlikte sahne yasağı aldı. 14 Nisan 1981“de Londra’da geçirdiği cinsiyet değiştirme ameliyatıyla oldu. Ancak “pembe nüfus kağıdı” alması yıllar sonra, sahne yasağını da kaldıran dönemin başbakanı Turgut Özal”ın öncülüğünde çıkartılan bir kanun sayesinde oldu.

yasaklı olduğu yıllarda çeşitli Avrupa ülkelerinden vatandaşlık teklifi almıştır. ordusu hakkında olumsuz beyanatlar vermesi de teklif edilen sanatçı, bu tarz yolları tercih etmeyerek milliyetçi bir duruş sergilemiştir. 1989 yılında Adana”da verdiği bir konser sırasında bir seyirciden gelen “Çırpınırdın Karadeniz” adlı isteği farklı bir makamda olduğu için (okumayınca?) şunlanarak bir böbreğini kaybetmiştir. Sanatçı yıllar sonra kendisini vuran kişiyi affetmiştir. En son albümünü 2001 yılında çıkartan sanatçı, halen çeşitli konserler vermektedir.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

13 Eylül 1907 yılında İstanbul”da doğdu. Cumhuriyet döneminin en nmış yorumcularındandır.

Müziğe küçük yaşta piyano çalarak başladı. Bursa Muallim Mektebi”ni bitirdi Beyoğlu”nda ilkokul öğretmenliğine atandı.

Eyyubi Mustafa Sunar”dan müzik dersleri alan Ayla, Darüttalim Musiki Heyeti”nin konserlerine katıldıktan bir süre sonra öğretmenlikten ayrıldı gazinolarda çalışmaya başladı.

1932″de İstanbul Vali Muavini Nuri Bey’in evinde verilen bir davette, ’ün huzurunda ilk kez şarkı söyledi en beğendiği seslerden biri oldu.

1950’de besteci Şeref Muhittin Targan ile evlendi. Açılışından itibaren İstanbul Radyosu olmak üzere radyolarında sayısız konser verdi, 500″den fazla plak doldurdu. Büyük beğeni toplayan sesiyle ünü yurt sınırlarını aştı.

Sesini geniş dinleyici kitlelerine duyurabilen okuyucuların en ünlüsü olan Safiye Ayla”nın dönemin diğer okuyucularınkinden ayrı, kendine özgü bir okuyuş tarzı vardı. Okuyuşuna yansıyan Batı müziği beğenisi bu tavrın belirgin bir özelliğidir.

Ölçüye uyarak, iyi bir diksiyonla, düzgün, aynı zamanda da coşkun, çekici bir tavırla okurdu. Sesindeki pürüzsüz akış en tiz perdelerde bile kaybolmazdı.

Zamanın gözde şarkılarıyla fantezilerini olduğu kadar, Rumeli üleriyle klasik örnekleri de içine alan repertuvarlarıyla geniş bir dinleyici kesimince çok sevilmiş, beğenilmişti.

“Seninle doğan gündür bu gönül” yaprağına konarak koza ö gelir” adlı iki de bestesi bulunan Safiye Ayla, 1942″de Rey kardeşlerin “Alabanda” revüsünde Kraliçe Mimoza rolündeki sıyla yetenekli bir oyuncu olduğunu da kanıtladı.

Safiye Ayla Mustafa Kemal ”ün en sevdiği sanatçıdır. Safiye Aylanın Mustafa Kemal Paşa adına düzenlediği konserde ” Anam Olasın Ömer ” adlı şarkısını okumuş Paşa büyük bir hayranlıkla tekrar tekrar okumasını söylemiş. Konser sonunda Mustafa Kemal , Safiye Ayla”nın yanına gelerek : ” Safiye çok teşekkür ederim, çok yorumladın”.der sonra ekler : ” Bu üyü bir operada söylemeni çok isterim. Bunu rsan, beni gerçekten çok mutlu edersin.” der. Safiye Ayla heryere başvuru yapar bir operada bu üyü icraa edebilecek tek yer bulamaz Ulu Önder”in bu vasiyetini yerine getiremeden vefat eder.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

İstanbul”da doğdu. Sırasıyla Piripaşa İlkokulu, Hasköy Ortaokulu Hasköy Lisesi”ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Fakültesi”nden mezun olarak doktor ünvanını aldı. İlk görev yeri Yozgat”ın Boğazlıyan ilçesi Merkez Ocağı oldu. Burada 6 ay çalıştıktan sonra İstanbul Haydarpaşa Numune Hastanesi KBB Kliniğine asistan olarak başladı. 26.1.1996 yılında KBB Uzmanı oldu. 1996-1997 döneminde askerlik hizmetini Kayseri Askeri Hastanesi”nde yaptı. Otolaringoloji-Baş Boyun Cerrahisi isimli kitabın yazarıdır. Halen İstanbul Validebağ Devlet Hastanesi”nde görev yapmakta aynı zamanda Koşuyolu/Kadıköy”de muayenehanesi mevcuttur.microsoft-com:office:office" />

Op.Dr.Nihat ÇAKIR”ın yazdığı 450 sayfalık bu bugün KBB uzmanlarının yetişmesinde en önemli başvuru kaynaklarından birisidir.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

14 Nisan 1970 tarihinde İstanbul´un Levent semtinde ev hanımı bir anne diş hekimi bir babanın ikinci çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.

İstanbul Üniversitesi Sanatlar ü´nden mezun olduktan sonra bir çok oyun filmde rol almış, Sezen Aksu, Nilüfer, Sertab Erener Levent Yüksel gibi sanatçılara vokalistlik yapmıştır.

1999 yılında ilk albümü İberti Âlem´i çıkaran Emre Altuğ 2000 yılında, Melih Kibar´ın Yadigâr albümüden seslendirmiş olduğu parça ile büyük ün kazanmıştır. ilk sinema filmi Kolay Kazanma Kılavuzu vizyona girmiştir.

Bunun ardından 2001´de ikinci albümü “Sıcak”, 2003″te üçüncü albümü “Dudak Dudağa” 2005 yılında dördüncü albümü Sensiz Olmuyor piyasaya çıkmıştır.

Adını dördüncü albümünden alan Sensiz Olmuyor adlı bir de dizisinde oynamıştır. Son olarak 2007 yılında “Kişiye Özel” isimli albümünü çıkarmıştır.


Diskografi

1998 İbret-i Alem
2003 Sıcak
2004 Dudak Dudağa
2005 Sensiz Olmuyor
2007 Kişiye Özel

Filmografi

dizileri

2001: Tatlı Hayat : Başar Yıldırım
2003: Lise Defteri : Kerim
2005: Sensiz olmuyor: Arda
2006: Hasret: Poyraz
2006: Gülpare: Aslan
2007: El gibi: Demir

Sinema filmleri

1999: Asansör
2000: Ağaçlar ayakta ölür (television)
2002: Kolay kazanma klavuzu: Eray
2004: Neredesin Firuze: Şarkıcı rolünde
2005: Balans Manevra: Konuk oyuncu
2006: Eve giden yol : Halit

kaynak: kimkimdir.gen.tr

1954 yılında İstanbul”da doğdu. Profesyonel kariyerine 1971 yılında müziği orkestrasında solistlik yaparak başladı.

1974 yılında başladığı repertuvar çalışmaları sonuçlandığında ilk 45″lik plağı “Beni Benimle Bırak” 1975 yılında yayınlandı bu plak büyük bir başarı sağladı. İlk albümü “Bir Nefes Gibi” ise 1977 yılında çıktı. O yıl en iyi yorumcu yılın en solisti ödüllerini aldı.

1978 yılında Güney Kore”nin başkenti Seoul”de düzenlenen şarkı yarışmasına Modern Folk Üçlüsü ile birlikte katıldı. Bu yarışmada birinci oldu. 80″li yıllarda Sanat Müziği eserleri de yorumlamaya başladı. Böylece sahnelerde assolist olarak da kendini gösterdi. Buna şın her daim Pop Müzik”e daha yakın durmuştur.

Çeşitli Müzikal kabarelerde rol aldı. Ali Poyrazoğlu Korhan Abay ile birlikte “Yaşa Dünya”, Haldun Dormen ile “Merhaba Müzik”, “Saz mı Jazz mı”, “Operetler”, “7″den 77″ye”, Metin Serezli ile “ Olsun”, Hakan Altıner ile “Cahide” Başar Sabuncu ile birlikte “Carmen” sayılabilir.


Diskografi

45″lik Single

Aklımda Sen Fikrimde Sen - Karadır Kaşların (1974)
Beni Benimle Bırak - Gerisi Vız Gelir (1975)
Her Şey Yolunda Şimdi - İki Damla Gözyaşı (1976)
Canım Yandı - Haydi Uzatma Arkadaş (1977)
Cambaz - Haydi Hayat (1977)
Harp Sulh - Bir İnsan Doğdu (1977)
Anılar - Güneş (1978)
Dostluğa Davet - Takalar (1978) (Modern Folk Üçlüsü ile birlikte.)
Portofino - Yıldızlar (1979)
Ne Oldu Bize - Al Gönlümü Diyar Diyar Sürükle (1983)
Remix 1 (1998)
Remix 2 (1998)
Nükhet Duru 99 (1999)

Albüm (LP/MC/CD)

Bir Nefes Gibi (1977)
Melankoli (1978)
Çocuklar (1979)
Nükhet Duru IV (1979)
En Sevilen Şarkılarıyla Nükhet Duru (1979)
Nükhet Duru 1981 (1981)
Aşıksam Ne Farkeder? (1982)
Her Şey Yeni (1984)
Sevda (1985)
Nadide (1986)
Çek Halatı Gönlüm (1987)
Benim Şarkılarım (1988)
Benim Yolum (1989)
Aç Gözünü Adamım (1991)
Aman Tanrım! (1992)
Nükhet Duru Klasikleri (1993)
Nükhet Duru (1994)
Gümüş (1996)
Mühür (1997)
Nükhet Duru”dan Bir Nefes Gibi”ler (1998)
Cahide - Bu Bir Efsane (1998)
Bana Rağmen (2001)
Muhteşem İkili (2004) (Cenk Eren ile birlikte.)
Gece Saat On İki (2006)
Sevgiyle Elele (2006) (Surp Vartanants Korosu Cenk Taşkan ile birlikte.)

kaynak: kimkimdir.gen.tr

31 Mayıs 1955 yılında Cihangir, İstanbul”da doğdu.

İstanbul İtalyan Lisesi”nde öğrenciyken katıldığı bir yarışmasını kazanmasının ardından 1970″li yılların başında “Kalbim Bir Pusula”, “Dünya Dönüyor” adlı hit şarkılarla ünlü oldu. 1978 yılında Grup Nazar ile birlikte ”yi TRT adına Paris”te Eurovision Şarkı Yarışması“nda temsil etti.

1972 yılında “Kalbim Bir Pusula” adlı ilk 45″liğini çıkardıktan sonra, 1973″te “Dünya Dönüyor” 45″liği ile asıl çıkışını yakaladı. “Dünya Dönüyor”un da yer aldığı ilk albümü “Nilüfer”74″teki “Göreceksin Kendini”, “Aldanırım Sanma” “Başıma Gelenler” gibi şarkılar Pop Müzik tarihinde unutulmaz klasikler arasına girdi.

Bu albümü 1975″te “Oh Ya”, 1976″da “Off Aman Aman” 1977″de “ Arar Seni” adlı 45″likler izledi. 80″li yıllara gelindiğinde “Nilüfer”79″, “Nilüfer”80″ “Sensiz Olmaz” adlı albümleri, “Nilüfer”84″ adlı albüm izledi. Albümün hitleri arasında “Varsa Söyle”, “Dönsen Bile”, “ Taneleri” gibi unutulmaz şarkılar da vardı. Bu albümle birlikte Nilüfer, Kayahan bestelerine albümlerinde yer vermeye başladı. Nilüfer “Bir Selam Yeter” adlı albümünü 1985 yılında çıkardı. Bu albümün en büyük özelliği sözü, müziği kendisine ait ilk şarkı olan “Erkekler Ağlamaz”ı da içermesiydi.

1986 yılında onun ününü pekiştiren onu dünyaya tan “Geceler” adlı albüm geldi. Bu albümde “Geceler”, “Tek Başına”, “İspanyol Meyhanesi”, “Sensiz Yıllarda” “Seni Beklerim Öptüğün Yerde” gibi birçok hit vardı. 1988″de “Esmer Günler”i, 1990″da “Sen Mühimsin” adlı albüm izledi.

1992″de çıkan “Yine Yeni Yeniden” adlı albümde yer alan “Şov Yapma”, “Yeniden Sev”, “Haram Geceler”, “Kavak yelleri” gibi bir çok şarkı hit oldu bu albüm bir milyondan fazla satış yaparak en çok satan albümler arasında yer aldı. Nilüfer, bu albümde Kayahan, Adnan Ergil Onno Tunç gibi zamanın en iyi bestecileriyle çalıştı. Bu albümü 1994 yılında “Ne Masal Ne Rüya” adlı albüm izledi. Bu albümün hitleri arasında “Eğrisi Doğrusu”, “Son Perde”, “Sevgi Tam Olmalı” gibi parçalar yer alıyordu.

1997 yılında çıkarmış olduğu “Nilüfer”le” adlı albümde Nilüfer geleneği bozmadı Kayahan”a ait “Mavilim”, “Çok Uzaklarda” gibi şarkılara hayat verdi. Bu albümüyle başta Kral TV müzik ödülleri olmak üzere birçok ödüle layık görüldü 1997 yılının en iyi sanatçısı seçildi.

1998″de 70″li yıllarda söylemiş olduğu hit şarkıları bir araya getirdiği bir best of olan “Yeniden Yetmişe” adlı albüm piyasaya çıktı. Bu albümde 13 tane Nilüfer hiti bulunuyordu. Bu hitlerin arasında “Dünya Dönüyor”, Başıma Gelenler”, Arar Seni”, “Ağlıyorum Yine”, “Son Arzum” gibi klasikler bulunuyordu. 2001 yılında “Büyük ım” adlı albüm piyasaya çıktı. Söz Güzelim, Beni mi Buldun, Büyük ım, Anlat Arkadaşım gibi şarkılar bu albümün öne çıkan şarkıları oldu. 2003″te piyasaya çıkan “Gözün Aydın/Olur mu Olur mu” adlı albümü Aralık 2005″te kendi bestelerinin ağırlıkta olduğu “ Verdim” adlı albümü etti. Sanatçı bu albümüyle, bir plak sahibi daha oldu.

Plak Kelebek gibi birçok ödül sahibi olan Nilüfer, müzikal kimliğinin yanı sıra 14 Kasım 1997″de UNICEF”in iyi niyet elçisi temsilcisi seçildi. 2000 yılında evlat edindiği Ayşe Nazlı adında bir çocuğu bulunan sanatçı, Ajda Pekkan, Nükhet Duru Sezen Aksu ile birlikte pop müziğinin dört divasından biri olarak anılmaktadır.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

29 Mayıs 1976 yılında İstanbul”da doğdu. Şehremini Lisesi”ni bitirdikten sonra İTÜ Müziği ü”ne girdi.

İlk albümü Be Adam”ı 1996 yılında Raks Müzik”ten çıkararak iyi bir çıkış yakaladı. Ancak bu ilk albümü 3 yıllık bir durgunluk izledi ikinci albümü Erkeksen”i 1999″da Prestij Müzik”ten çıkardı. İkinci bir 3 yıllık bir aradan sonra yine Prestij Müzik”ten çıkardığı Şimdi albümü istediği yı elde edemedi.

2004 yılında Erolköse Production”dan yaptığı Of…Of... albümü ile benimsediği yeni seksi imaj ise büyük başarı elde etti. Nazan Öncel parçası olan of.. of…Gülşen”in yeniden atağa geçmesini sağlamıştır.

2006 yılında çıkardığı albümünün adı Yurtta , Cihanda “dır. Erol Köse Production”dan çıkmıştır. Bu albümünde bulunan Ya Tutarsa isimli parçası listelerinde 3 numaraya kadar ulaşmıştır. Bu albümle Gülşen Müyap Müzik Ödüllerinden ödül almıştır.

2007 tarihinde çıkarmış olduğu son albümünün adı Ama Bir Farkla“dır. Bu albümünde diğer albümlerinden farklı olarak canlı müziğe önem verilmiştir. Albümünün çıkış parçası Karaböcükler isimli parçasıdır.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

1979 yılında İzmir”de doğdu. Müzikle tanışması ilkokul yıllarında İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile oldu. Yine İzmir”de sahnelenen “Oliver Twist” isimli müzikalde başrol oynadı. İzmir Devlet Konservatuvarı Genel Müdürü Müfit Bayraşa”dan şan dersleri aldı.

1996 yılında Müfit Bayşara”nın bir bestesiyle MÜYAP Show TV”nin organize ettiği Pop Show “96 adlı şarkı yarışmasında 2. oldu. Akademi İstanbul”da müzik aldı. Üç yıl süre ile Kenan Doğulu”ya vokallik yaptı.

Yaklaşık üç buçuk yıllık bir albüm çalışmasının ardından birinci albümü olan “Hoş Geldin”i Temmuz 2000″de piyasaya sürdü. Yurt içinde yurt dışında olmak üzere 300″e yakın konser verdi. 2005 yılında ATV”de “Elifnağme” adlı ı sundu. Bengü asıl çıkışını, ikinci albümü olan “Bağlasan Durmam” ile yapmıştır.

Albümler

Hoş Geldin, (2000)
Bağlasan Durmam, (2005)
Taktik, (2007)

kaynak: kimkimdir.gen.tr

1957 yılında İstanbul’un Üsküdar ilçesinde doğdu. Babası berberi Cevat İşanç, annesi ev hanımı Süheyla İşanç”tır. Konservatuarda piyano öğretmeni olan teyzesinin teşviki ile Ankara’ya giderek tiyatro eğitimine başladı.

1976’da Ankara Devlet Konservatuvarı yüksek ünü bitirdi. Aynı yıl sınıf arkadaşı Selçuk Yöntem ile evlendi. Bir sene Londra’da eğitim gördü. Üç yıl süren ilk evliliğinin ardından işadamı Zafer Olcay ile evlenen Zuhal Olcay, İzmir’e yerleşti İzmir Devlet Tiyatrosu’nda oyunculuğa başladı. 1981 yılında ı Ceren dünyaya geldi.

1983’ten itibaren çeşitli yapımlarında rol aldı; ilk filmi olan Sönmüş Ocak”tan sonra Parmak Damgası adlı yapım ile ndı. festivallerinde aldığı ödüller ününü arttırdı.

Sinema oyunculuğu ile birlikte tiyatro oyunculuğunu da sürdüren Olcay, 1986’da Martı”daki Nina rolüyle Avni Dilligil Tiyatro Ödülü“nü, 1988’de Balkon “daki İrma rolüyle Ankara Sanat Ödülü’nü kazandı. 1989`da Evita Müzikali’nde Evitayı oynadı. Bu müzikaldeki sı üzerine şarkıcılık kariyeri başladı. Dünden Sonra, Yarından Önce adlı filmde şarkıları seslendiren Olcay, daha sonra Onno Tunç’un bestesi olan parçayı bir albümde seslendirdi.

Zuhal Olcay, 1989’da Cennete Veda adlı filmdeki rolüyle Almanya’da Şeridi En İyi Oyuncu ödülünü kazanarak uluslararası bir başarı elde etti.

1987’de eşinden ayrılan Olcay, üçüncü evliliğini 1992’de Londra’da tiyatro oyuncusu Haluk Bilginer ile yaptı. 1990’da Haluk Bilginer ile birlikte Tiyatro Stüdyosu adlı özel tiyatronun kurucuları arasında yer aldı bu tiyatroda Aldatma, Kankardeşler, Histeri, Balkon gibi oyunlarda başrol üstlendi.

Üskürdar’da kiralayıp restore ettikleri Tiyatro Stüdyosu’nun 1996’da yanması üzerine 1999’da Haluk Bilginer ile birlikte Oyun Atölyesi”ni kurdu. Olcay, Oyun Atölyesi’nin sahnelediği ilk oyun olan Steven Berkoff’un Dolu Düşün Boş Konuş adlı oyunundaki rolüyle Afife Tiyatro Ödülleri “En İyi Komedi Oyuncusu” Ödülü”nü aldı. Çift, ’un Moda semtinde bir apartmanı restore ederek oluşturduğu tiyatro mekanını 2002’de açtı. Zuhal Olcay”ın Bilginer ile olan evliliği 2004 yılında sona erdi.

Müzik çalışmalarını önce Vedat Sakman, daha sonra Bülent Ortaçgil ile devam eden Küçük Bir Öykü, “İyisin gibi parçalarla müzik listelerine giren Olcay’ın Küçük Bir Öykü (1990), İki Çift Laf (1993), Oyuncu (1996), İhanet (1998), Başucu Şarkıları (2001) Başucu Şarkıları-2 (2005) Cengiz Onural”la ortak çalışması olan Hiçbiryerde isimli albümleri vardır.

Rol Aldığı Projeler

Tiyatro

Othello
Martı
Evita
Aldatma
Kan Kardeşleri
Histeri
Balkon
Dolu Düşün Boş Konuş
Ayrılış
Nathalie

Filmler

İhtiras Fırtınası
Amansız Yol
şun Ata Ata Biter
Halkalı Köle
İstek
Genç Dul
Oteldeki Cinayet
Bir Günah Gibi
Dünden Sonra Yarından Önce
Bir Avuç Gökyüzü
Gece Yolculuğu
Cennete Veda
Medcezir Manzaraları
Gizli Yüz
Kara Sevdalı Bulut
İki
Ay Vakti
Bir Sonbahar Hikayesi
Üzerine Söylenmemiş Herşey
İstanbul Kanatlarımın Altında
80. Adım
Salkım Hanım”ın Taneleri
Hiçbiryerde
İyi Seneler-Londra

Tv Yapımları

Sönmüş Ocak
Parmak Damgası
Gecenin Öteki Yüzü
Ateşten Günler
Baharın Bittiği Yer
Artist Palas
Medeni Haller
Çatısız Kadınlar
Yeditepe İstanbul
Ti Show
Seni Çok Özledim
Geniş Zamanlar

Albümleri

Küçük Bir Öykü Bu (1990)
İki Çift Laf (1993)
Oyuncu (1996)
İhanet (1998)
Başucu Şarkıları (2001)
Başucu Şarkıları 2 (2005)

kaynak: kimkimdir.gen.tr

18 Nisan 1943 yılında İstanbul”da doğdu. Robert Koleji”nin orta ünü bitirdi.

Sanat na 1959″da MTTB tiyatrosunda amatör olarak başladı. Bir süre dekoratörlük rehberlik yaptı. Çeşitli tiyatrolarda çalıştıktan sonra Devekuşu Kabare Tiyatrosu“nun kurucuları arasında yer aldı.

çevirmeye 1973″ten sonra başladı. Metin ınar ile birlikte sinemasında yeni bir ikili oluşturdular. Birçok filmde yer aldı.

1998 yılında Kültür Bakanlığı”nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.


Filmografi

Sacayağı (Rıfkı) 2007
Can 2006
Pardon (Cezaevi Müdürü) 2004
Öteki ”de Bir Cumhurbaşkanı 2004
Kalbin Zamanı (Fikret) 2004
Şans Kapıyı Kırınca (Peder Alfonzo) 2004
Yabancı Damat (Ökkeş Usta) 2004
Cennet Mahallesi (Komiser) 2004
Ömerçip (Tonton Dede) 2003
Hababam Sınıfı: Merhaba (Boz Ali) 2003
Rus Gelin (Federasyon Başkanı) 2002
Anne Babamla Evlensene (Sermet) 2002
Dedem, Gofret Ben (Rıza) 2001
Güler Misin Ağlar Mısın 2000Media:Örnek.ogg
Adada Bir Sonbahar (Mehmet) 2000
Oyunbozan (Kemal Yılmaz) 2000
Güle Güle (İsmet) 1999
Yerim Seni 1998
(Dr. Salih Marmara) 1993
Namus Düşmanı (Veli) 1986
Patron Duymasın 1985
Yanlış Numara (Sami) 1985
Gülümseyen Dünya 1984
Davetsiz Misafir (İlyas) 1983
Dönme Dolap 1983
Baş Belası (Tek şun) 1982
Şaka Yapma 1981
Garibin Çilesi Ölünce Biter 1979
Vah Başımıza Gelenler 1979
Köşe Kapmaca (Kamil) 1979
Petrol Kralları (Zeki) 1978
Cafer”in Çilesi (Cafer) 1978
Sivri Akıllılar 1977
Aslan Bacanak (Selim) 1977
Hasip İle Nasip 1976
Her Gönülde Bir Aslan Yatar (Zeynel) 1976
Nereye Bakıyor Bu Adamlar (Zeki) 1976
Güler Misin Ağlar Mısın (Zeki) 1975
Nereden Çıktı Bu Velet (Zeki) 1975
Beş Milyoncuk Borç Verir Misin (Zeki) 1975
Mavi Boncuk (Şeker Kamil) 1974
İmparator 1974
Mirasyediler (Zeki) 1974
Şenlik Var / Bal (Selim) 1974
Köyden İndim Şehire (Himmet Ağa) 1974
Salak Milyoner (Himmet Ağa) 1974
Kaynanam Kudurdu 1973
Hamsi Nuri 1973
Yalancı Yarim (Hüsnü) 1973
Karaoğlan Geliyor (Çalık) 1972
Tarkan Madalyon (Vandal Kralı) 1972
Sev Kardeşim (Avukat) 1972
Tatlı Dillim (Antrenör) 1972
Emine 1971

kaynak: kimkimdir.gen.tr