nedir

Eşlerin birbirini aldatmalarının altında, bir takım sosyal psikolojik faktörlerin aranması gerekiyor.


Psikolog Yalçın Kireççi, aldatmanın temelinde bir takım psikolojik sosyolojik faktörlerin yattığını belirterek, insanların eşlerini aldatmasını kesin bir nedene bağlamanın mümkün olmadığını söyledi.


Kişilerin, bu olayı istedikleri için gerçekleştirdiklerini anlatan Kireççi, cinselliğin insanların doğasında bulunan bir olgu olduğunu belirterek, “Tüm dünyada, erkekler evlenene kadar cinsel hayatlarını istedikleri gibi özgürce sürdürüyor. Evlenince de gençliklerinden gelen bu alışkanlıklarını devam ettirebiliyorlar. Aldatan kişi, bunu eşi olmadığı ya da onu sevmediği için yapmıyor. Bunu bir anlık zevk, fırsat veya heyecan için yapıyor” dedi.


ihtiyaçtır, ancak olmazsa olmaz bir ihtiyaç değildir” diyen Kireççi, şunları söyledi:


“Toplumumuzda cinsel eğitimin yetersiz olması, bir takım takıntıları da beraberinde getiriyor.


Çoğu , erkekliğin ölçüsünü daha çok kadınla beraber olmak olarak lıyor. Erkekliğin ölçüsü kişinin kendi öz benliğiyle ilgilidir. Aldatmanın temelinde bir takım psikolojik sosyal faktörleri aramak lazım. Aldatma olayı kişinin öz benliğiyle, kimliğiyle kişiliğiyle ilgilidir. Eşini aldatan kişilere baktığımızda, o kişinin yaşamında bir takım sorunlar olduğunu görüyoruz. Örneğin bir işe kendinizi çok verirseniz, hedefiniz varsa çoğunlukla akla gelmez. boş kalındığında akla gelen bir şeydir.”


İnsan ancak kendini aldatır


Kireççi, hayatlarını istedikleri gibi özgürce yaşayamayan kişilerin bu tip olayları daha çok yaptığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:


“Hiçbir şekilde ın erkeği ya da erkeğin ı aldatması gibi bir şey söz konusu değil. Kimse kimseyi aldatamaz, insan ancak kendini aldatır. Bu açıdan, aldatılan tarafların hiçbir zaman aldatıldıklarını düşünmemeleri gerek. Çünkü, aldatan kişi kendini aldatır güven kaybeder. Kaybeden her zaman aldatan taraftır.


Taraflar özgüvenlerini kaybetmemeliler. Eğer evliliklerini devam ettireceklerse, bu olayı olabildiğ telafi edecek bir çözüm aramalı bu olayı tekrar tekrar gündeme getirmekten kaçınmalılar.”

kaynak: bayanca.net

Aldatma hakkında bugüne kadar birçok şey söylendi, birçok şey yazıldı peki hangisi doğru, hangisi yanlıştı…


İhanet erkekler için genetiktir…


Yanlış


Bu cümle, tüm Kazanovalar”ın bir bahanesi mi, yoksa biyolojik bir gerçek mi? Pek çok bilim adamı, aldatmanın kalıtımsal olduğu üzerinde duruyor. Bu görüşü benimseyen uzmanların teorisine göre; erkekler, soylarının devamını sağlamak için, içgüdüsel olarak mümkün olduğunca çok ı hamile bırakmak istiyor.


Doğru


Sadakatsizliğin genlerle pek ilgisi yok aslında. Aldatmanın en önemli nedeni, hiç kuşkusuz, yeni bir maceraya doğru yol almak; heyecan, tutkunun cazibesine kapılmak. Günümüzün kadınları da artık ilişkilerinde yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda, erkekler kadar olmasa da, macera peşinde koşabiliyor.


yapan kişi eşinden sıkılmış demektir…



Yanlış


Erkeğin yaptığını fark ettiğinde, endişeye kapılır. Oysa, korkmaya hiç gerek yok. Çünkü , partneriniz için aslında bir gevşeme yönteminden başka bir şey değil. Yapılan araştırmalar, erkeklerin yüzde 92″sinin kadınların yüzde 60″ının yaşamlarının bir döneminde en az bir kez yaptıklarını ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, kadınların yüzde 83″ü mastürbasyonla orgazma ulaşıyor. Bunun aksine, partneriyle cinsel ilişkiye giren kadınların zirveye ulaşma oranı ise sadece yüzde 29.


Doğru


Ara sıra yaşanan “tek kişilik heyecan” sizi korkutmasın. Üstelik, yaparken edindiğiniz tecrübe fantezilerinizden ikili ilişkilerinizde de yararlanabilirsiniz. Cinsel yaşantınıza daha fazla heyecan katmak fena mı olur?


Eşinizin erotik fantezisinde başka biri yer alıyorsa, korkun!


Yanlış


“Başkalarıyla erotik fantezi kuran, partnerine aşık değildir.” Bu cümle kesinlikle doğru değil. Araştırmalara katılan pek çok , Julia Roberts ile yatağa girmeyi hayal ettiklerini, kadınlar da aynı şekilde, düşlerinde Brad Pitt ile seviştiklerini belirtiyor. Ara sıra zihinde yaşanan kaçamaklar ise, hem kendinizin hem de partnerinizin cinsel arzusunu kamçılayabilmeniz için en iyi metot aslında. Ancak bu, bir süre sonra zorunluluğa dönüşmemeli.


Doğru


Heyecan dolu fanteziler, cinsel birlikteliğinizin daha tutkulu yaşanmasını sağlar. Rutinleşen cinsel yaşantınız yeniden renkli uyumlu bir birlikteliğe dönüşür. Monotonluktan kurtulursunuz.

kaynak: bayanca.net

Birlikte olduğunuz erkeği şeytana uyup aldattınız onun bundan haberi yok. Sizse vicdan azabından kıvranıp duruyorsunuz. Kendinizi suçlamadan önce durup şöyle bir düşünün: Acaba sizi bunu yapmaya iten neydi?
Yaz mevsimi sadece kumun, denizin, güneşin tatilin değil, ın, tutkunun seksin de mevsimidir. Tabii insan kendini yazın büyüsüne kaptırıp olmadık işler de yapabilir. Siz de bu yaz sevgiliniz olmadan tatile çıktınız gittiğiniz yerde tanıştığınız bir yakışıklının cazibesine şı koyamadınız. Şimdiyse çok pişmansınız, kendinizi berbat hissediyorsunuz. Oysa kendinizi koyvermek yerine yaşadıklarınızı sakin bir biçimde analiz etmeye çalışmanız çok daha yerinde olur.


Vicdan azabı meselesi: Unutmayın ki, içinizdeki suçluluk duygusundan kurtulmanız mümkün değil. O yüzden vicdan azabını kabullenin, ama abartmayın, çünkü bu sizi hiçbir yere götürmez. Olan oldu, çok üzgünsünüz.


Ama artık bu olanlardan ders çıkarma, sebepleri araştırma, belli kararlar alma ilişkiye yeni bir yön verme zamanı…


Sebepleri ortaya çıkarmaktan korkmayın: “Bir anda oldu işte, kendimi tutamadım,” diye işin içinden çıkıp temelde yatan sebeplerin üstünü kapatmak, ilişkinizi çok daha kötü bir noktaya sürükleyecektir. Hiçbir şey öylesine, durduk yerde olmaz, çok derinde yatıyor da olsa altında mutlaka bir sebep vardır. deliler gibi sevdiğiniz erkeği aldattınız? Size bazı açılardan yetmiyor mu? Acaba ilişkinizde sürekli görmezden geldiğiniz sıkıntı sorunlar mı var? Tatilde birlikte olduğunuz adamda sizi çeken neydi? Aynı özelliği sevgilinizde de görüyor musunuz? Hoşunuza gitse de gitmese de lütfen bu sorulan kendinize sorun kıvırtarak değil, dürüstçe yanıtlayın.


İlişkinin boyutunu tespit edin: Aldatmanın en az iki farklı türünden bahsedilebilir: Bir gecelik macera ya da yeni bir duygusal ilişki. İlkinde seksin, ikincisindeyse daha derin duyguların ağır bastığını söyleyebiliriz. O kişiyle birbirinizi tekrar görmek istiyor musunuz? Yoksa bu iş şınızdaki erkeğin dayanılmazlığının, yalnızlığın, ün ay ışığının işbirliğiyle tezgahlanan tek gecelik bir oyun muydu? Eğer onunla sadece cinselliği değil duygu düşüncelerinizi de paylaştıysanız, sohbet etmekten keyif aldıysanız, saatlerin geçtiğini anlayamadıysanız, şimdiden söyleyeyim, işiniz çok daha zor! Çünkü artık iki duygusal ilişkiniz var.


Söylemek ya da söylememek: Şimdi, gelelim asıl meseleye… Onu aldattığınızı birlikte olduğunuz erkeğe söylemeli misiniz, yoksa bu olayı kendinize mi saklamalısınız? Bu sorunun cevabını vermek için önce bir karara varmanız gerek: Tatilde beraber olduğunuz kişiyle ilgili olarak ne yapmayı düşünüyorsunuz? Eğer onunla tekrar görüşmek istiyorsanız, onu bir türlü aklınızdan çıkaramıyorsanız, hatta bu olaydan sonra sevgilinizden gitgide uzaklaştığınızı hissediyorsanız meseleyi ona anlatmanız şart. Ondan sonrası ikinize kalmış, ne yapacağınıza birlikte vereceksiniz. Fakat eğer bu sadece basit bir yaz eğlencesiyse, o erkeği bir daha görmek bile istemiyorsanız hatta bu olayın sevgilinizi ne kadar sevdiğinizi çok daha iyi anlamanızı sağladığını düşünüyorsanız, her şeyi kendinize saklayın. Unutmaya çalışın araya güvensizlik sokup ilişkinizi bir hiç uğruna mahvetmeyin.

kaynak: bayanca.net

Uzmanlara göre erkeğin aldatma nedenlerinden biri “ölüm korkusu” diğeri ise , “kendini güçlü hissetme dürtüsü”. ın aldatma nedeni ise güçlü bir baba figürünün eksikliğini hissetmiş olmak.
Zina, hukukçular, sosyal bilimciler, kadınlar, erkekler hatta neredeyse çocuklar tarafından son bir aydır bolca tartışıldı. Zina yasası şimdilik rafa kalktı ama ruhumuzun derinliklerini etkilemeye devam edecek. aldatır, aldatmak insanın doğasında var mı?


Ölüme şı içimizde duyduğumuz korkunun bazen bizi sadakatsizliğe ittiğini biliyor muydunuz? Aldatmaya iten onlarca var. Bakırköy Ruh Sinir Hastalıkları Hastanesi Klinik Şefi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Kemal Sayar sadakatsizliğin psikolojik ülünü çözüp, insanların bu nedenle duyduğu derin acıyı, ızdırabı, dengesizliği yok edilebileceğini savunuyor. Bu konuda önemli bilimsel çalışmalar yapan Doç. Dr.


Kemal Sayar aldatmayı anlatıyor:


* Sadakatsizlik insan doğasında var mı?


Bu konuda çok çeşitli spekülasyonlar var. için duygusallık çok önemlidir. Duygusallığın eşlik etmediği bir için” kabul edilemez. Ama görsel uyaranlara daha çok açıktır. Her zaman duygusal bir bağlanma aramayabilir. Bu biraz kültürel şekillenmelerle de ilgilidir. Batıda giderek daha fazla sayıda ın normlarına uyduğunu görüyoruz. Kapitalizm kültürü kadınları da etkiliyor. Seks içimizdeki boşluğu onarmanın bir vasıtası olarak kullanılıyor.


* Sadakatsizlik ne zaman gerektirir?


Ancak kişinin çevresi, ailesi toplumla uyumunu bozmaya başladığı zaman gerektirir. Eğer kişinin sadakatsizliği yaşadığı bazı psikolojik yoksunlukların telafisine yönelikse o zaman psikolojik çok işe yarar. Zaten yoğun sadakatsizlik gösteren insanlar bir süre sonra bu tutumlarının kendi hayatlarını da harabeye çevirdiğini fark edip bir uzmandan isteyebilirler.


Aile yapısı çok önemli


* Erkekler aldatır?


Bizim toplumumuzda sadakatsizlik çoğu zaman iktidar duygusuna şılık gelir. Çok kadınla birlikte olan kendini daha güçlü daha muktedir hisseder. Sıklıkla bu da erkeklerin öz saygısındaki azalmaya bağlı olarak ortaya çıkabilir.


* Kadınlar niye aldatır?


ın aldatma nedenleri daha çok aile yapısında aramak gereklidir. Hayatı boyunca güçlü bir baba figürünün eksikliğini hissetmiş olan bir , eğer evlendiği erkekte de bu güçlü baba figürünü bulamazsa eşini kendisi için bu gücü temsil eden kişilerle aldatabilir. Ya da çocukluğu boyunca ancak flörtöz davranışlarla babasının ilgisini üzerinde tutabilmiş birisi nda da erkeklerin ilgisini onlarla flörtöz bir durumda olunca çekeceğini düşünür. Çocukluktaki anne baba ilişkilerindeki eksiklikler, kusurlar yoksunluklar çok rol oynayabilir. Eşi tarafından arzu edilmediğini hisseden bir öz saygısını onarmak için sadakatsizliğe başvurabilir.


* Aldatmanın tek nedeni psikolojik sorunlar mı?


Sadakatsizliğin kültürel boyutu da vardır. Yaşadığımız ilişkilerin giderek önemini kaybedip yüzeysel ilişkilerin yaygınlık kazanmasıdır. İnsan ilişkileri de aynen pazar ekonomisinin kurallarına tabi oluyor. Pazar ekonomisi bize yeni çok çeşitli ürün tüketmenin getirdiğini söylüyor. Seks de giderek bir meta halini alınca bir kişi ne kadar yeni ilişki tüketirse o kadar mutlu olacağı yanılsamasına katılıyor. Bunun sonucu sekse eşlik etmesi gereken duygusal bağlanmayı kaybediyor insanlar bu tür ilişkilerden içlerindeki boşluk duygusu daha da büyüyerek ayrılıyorlar. Bu toplumsal önlemlerin alınması gereken bir durumdur.


Zorlama zinayı önlemez


* Zinayı cezalandıran kanunlar bu noktada etkili olur mu?


Hayır hiçbir zorlama, tedbir insanların arzularını gemleyemez. Bilakis yasaklar bazı şeyleri çok daha cazip kışkırtıcı hale getirebilir.


* Aldatmanın yaşla ilgisi var mı?


Özellikle erkeklerin yaşlandıklarını hissettikleri ölüme şı bir takım ciddi endişelerinin belirdiği zaman dilimlerinde sadakatsizlik yoğun olarak ortaya çıkabilir. Ölüme şı bazen artan çok çeşitli cinsel birliktelikler ölüm endişesiyle baş etmenin çok çözümlerinden biri gibi görülebilir.


* Aldatılma şüphesi bir paranoya mıdır?


Böyle çok abartılı şekilde ortaya çıkabilir. Kişi elinde yeterli, ikna edici veriler olmaksızın sevdiği kişinin sadakatsizliğinden şüphelenebilir. Bütün nı bu kişinin denetlenmesi onun yakalanması üzerine kurabilir. Defalarca dener ama onun sadakatsizliği üzerine objektif bir delil bulamaz. Başka insanlara mantıksız gelen bu durum da ilişkiyi bir süre sonra içinden çıkılmaz bir hale getirebilir. Bazen şiddet de kullanabilir.


* Bu düşünceler birden mi yoksa zaman içinde yavaş yavaş mı ortaya çıkıyor?


Bu tür sorunlar, kişinin öz saygısındaki düşmeyle ilgili olabilir. Kişi statü kaybettiğinde, iş kaybettiğinde, moral olarak kendisini kötü hissettiğinde, kendisine saygı duyabileceği bir takım vasıfları yitirdiğinde giderek çevresini suçlamaya başlayabilir. En sıklıkla yöneleceği kişi en yakınındaki kişidir. Onu kendisine ihanet etmekle suçlayabilir. Burada “ben yeteri kadar güçlü bir insan değilim, dolayısıyla sen başka yerlerde arayışlar içinde olabilirsin” düşüncesi hakim olursa, ihanet edebileceği düşüncesi de olabilir.


* Kıskançlıkla paranoya arasındaki fark ?


Kıskançlıkta bazı durumlar düşünce bozukluğu anlamına gelmez. Yanındaki kişinin şı cinsten başka insanlara baktığını gören kişiler kıskanabilirler. Kıskançlık düşünce bozukluğuna dönüştüğü zaman kişi mantık örgüsünün dışına çıkmış olur. Getirdiği örnekler o toplumda yaşayan herhangi birinin mantıksız bulacağı örnekler olur. Bir şeyin düşünce bozukluğu olabilmesi için toplumun kültürel inanışlarıyla da çelişmesi gerekir.

kaynak: bayanca.net

Cebinde başka bir kadınla çekilmiş fotoğrafla yakalanan koca, boşanma davası sonrasında, nafaka maddi tazminatın yanısıra manevi tazminat ödemeye mahkûm oldu.
Yargıtay, aldatan eşi ‘sadakatsizlik tazminatı” ödemeye mahkûm etti. Cebinde başka bir kadınla çekilmiş son derece samimi fotoğrafla yakalanan bir koca, boşanma davası sonrasında, nafaka maddi tazminatın yanısıra manevi tazminat ödemeye de mahkûm oldu.


ADANA”da oturan M.A. adlı , eşinin giysilerini yıkarken gömleğinin cebinde başka bir kadınla çekilmiş samimi fotoğraflar gördü boşanma davası açtı. Yerel , Medeni Kanun”un 162. maddesine göre eşlerden birinin kusurlu olan tarafa şı boşanma davası açabileceğine dikkat çekti. Boşanmaya veren yerel , aldatılan kadına maddi tazminat verip nafaka da bağladı. Ancak yerel , M.A”nın ‘kadınlık gururunun kırıldığı” gerekçesiyle istediği manevi tazminatı reddetti. Dava her iki tarafça Yargıtay”da temyiz edildi.



Boşanma ını onayan Yargıtay, kadına manevi tazminat verilmemesi ını da bozdu. Bozma ında birliğinde eşlerin birbirine şı sadakat görevi bulunduğuna dikkat çekilerek ‘Medeni Kanun”un 174/2. maddesine göre boşanmaya sebep olayda, kişilik haklarında saldırıya uğrayan taraf, diğer taraftan manevi tazminat isteyebilir” denildi. benzer davalara emsal oluşturabilecek.

kaynak: bayanca.net

Onun nda başka bir olabilir mi? İçinizi kemiren bu düşünceden bir türlü kurtulamıyorsunuz. Hem onun sizi sevdiğinden eminsiniz, hem de acaba diye sorup duruyorsunuz? Bu durumda yapacağınız şey işaretleri etmek olacaktır.
Sevgilinizin nda başka biri olduğu düşüncesi size ne kadar acı verse de bu şüpheden vazgeçemiyorsunuz. Hareketleri sanki kendini ele veremiyormuş gibi. İşte size aldatıldığınızı kanıtlayacak bazı ipuçları;
Onu suçladığınızda sinirleniyor
Cebinde bir not yakaladınız ya da telefonunda bir mesaj gördünüz şüphelendiniz bunu açıkça ona söylediğinizde size çok sinirleniyor. Hatta bağırıp, çağırmaya başlıyor. Bu durumda üste çıkmaya çalışacaktır. “Bana güvenmiyor musun?” ya da “Demek ki sen beni aldatıyorsun” gibi cümleler kurmaya başlarsa kesinlikle süphelenmelisiniz. Çünkü amacı olayı sizin aleyhinize çevirerek sizi savunma yapmaya zorlamak böylece üste çıkmaktır.

Ne yaptığınızı merak ediyor?
Gün içinde yaptıklarınız hakkındaki en ufak ayrıntıyı bile marak mı ediyor? Kimlerle görüştüğünüzü, genelde nerelere takıldığınızı daha mı çok araştırmaya başladı. Bu durumda şüphelenseniz iyi olur çünkü sevgiliniz büyük ihtimalle sizi aldatıyor. Sizi yakından etmesinin nedeni ise kaçamak yaparken sizinle tesadüfen şılaşmamak süprizlere hazırlıklı olmaktır.
Her haftasonu aynı şey
Sevgiliniz ya da eşiniz daha önceleri her haftasonu için bir plan yaparken şimdi haftanın en az bir tatil gününü arkadaşlarına ayırıyor. bugün genel de hep aynı gün oluyor. Bu durumda şüphelenmelisiniz çünkü ında değişiklik yapmaması hep aynı günde meşgul olması başka biri olduğunu doğruluyor.

kaynak: bayanca.net

Sevgiliniz son zamanlarda size şı tuhaf mı davranıyor? Onun sizden soğuduğunu mu düşünüyorsunuz? İşte test etmeniz için, terk etmeye meyilli erkeklerin ortak davranışları….

1- Farklı kokuyorsa: Sevgiliniz birden yeni bir koku kullanmaya başladıysa korkmayın. Ancak giysilerinde vücudunda bir bayan parfümünün kokusu varsa, şüphelenebilirsiniz.


2- Sizinle ilgilenmiyorsa: Bir zamanlar, her yaptığınız her söylediğinizle ilgilenirdi. Ancak birden bütün bunlar önemsiz olmaya başladı. Sadece hastalıklarınızı kabullenmiş sizi olduğunuz gibi kabul etmiş olabilir, ancak yepyeni biriyle tanışmış da olabilir. ınız alışkanlığa dönüşmesin, dikkat!


3- Yalan söylüyorsa: Eğer açık bir yalanını yakaladıysanız, şüphelenmeye başlayın. Ancak unutmayın, bir kez yalan söylemesi onun her zaman yalan söyleyeceği anlamına gelmez.



4- Size yaklaşmıyorsa: yerine arkadaş gibi davranmaya başlaması, başka biriyle ilgilenmeye başladığının sinyali olabilir.


5- Stilini değiştirdiyse: Giyim tarzında ani kesin değişiklikler yaptıysa saçlarına her zamankinden fazla özen gösteriyorsa, şüphelenmeye başlayabilirsiniz. Bütün bunları sizin için yapmıyorsa, tehlike sinyalleri çalıyor demektir.


6- Spora başladıysa: Sürekli salonuna gidiyor kısa zamanda vermeyi amaçlıyorsa, daha dikkatli olun. Bunları sadece sizin için yapıyor olabilir. Ancak salonundan dönüp duş aldıktan sonra nereye gittiğini size söylemiyorsa, şüphelenmeye başlayabilirsiniz.


7- Gizemli bir dostu varsa!: Konuştuğu her şey yeni arkadaşıyla ilgiliyse, ancak sizi bir türlü bu esrarengiz arkadaşla tanıştırmıyorsa, siz bu arkadaşın olduğuna emin misiniz?


8- Sizi ailesinden gizliyorsa: Tanıştırmak için can attığı ailesini sizden uzak tutmaya başladıysa, hatta sizi ailesiyle şılaştırmamak için 36 takla atıyorsa ailesinin bir takım sırlarını açık etmesinden korkuyor olabilir. Çevirdiği dolapları mutlaka aileden birine anlatmıştır onlar da sizin yanınızda pot kırabilir.


9- Paranoyak olduysa: Durup dururken her söylediğinizi yanlış anlıyorsa… Ona sorduğunuz en ufak soruyu kavgaya dönüştürüyorsa… Bazı telefonları cevaplamaktan kaçınıyorsa… Artık onunla oturup her şeyi açıkça konuşmanız, ikiniz için de en iyisi olacaktır.

kaynak: bayanca.net

Amerika”da yapılan bir araştırmaya göre, aldatmak için her durumda kendine “geçerli, gerekli makul” bir sebep buluyor. İşte erkeğin ihanetinin en belirgin on nedeni:
1- Belki de size olan sevgisi bitmiştir


Uzun ilişkilerde eşlerine olan duygularını yitiren erkekler, ayrılmak yerine, başka bir kadınla ilişkiye girmeyi tercih eder.


2- Onunla yeterince ilgilenmiyorsanız


Kadınlar uzun süreli ilişkilerde eşlerine yeteri kadar ilgi göstermemeye başlar. Bu da zamanla erkeği kadından soğutur.


3- Eğer onu bir kez bile affettiyseniz


Çoğu , eşi kendisini aldattığında bunu affeder. Bu da erkeğin yeniden ihanet etmesine cesaret kazandırır.


4- Sürekli dırdır edip duruyorsanız


Onu hiç dinlemeyip sürekli kendi fikirlerinizi empoze etmeye çalışıyorsanız, partnerinizin aklına başkasının gelme ihtimali her zaman yüksektir.



5- Sık sık aldatma fırsatı buluyorsa


Hiçbir sekse kolay kolay “hayır” diyemez. Erkeğin ihanet için fırsatı varsa, bunu değerlendirmekten hiç çekinmez.


6- Başka kadınlar çok ilgi gösteriyorsa


Bir erkeğin başka kadınlar tarafından arzulandığını hissetmesi, egosunu okşar. Bu durumda aldatma kaçınılmazdır.


7- Sizi kandıracağına inancı tamamsa


Erkeklerin çoğu, “Gözlerin görmediğini, de hissetmez” sözüyle hareket eder eşini kandırabileceğine çok inanır.


8- İhanetin tadını bir kere bile aldıysa


İhanet, başka bir kadınla “ ilişki” erkeklerin adrenalinini yükseltir. Bu heyecan, ihanetin de en büyük nedenidir.


9- Eğer siz de ona ihanet ettiyseniz


, eğer partneri tarafından ihanete uğrarsa kendisi de aynı yolu seçer partnerinden ihanet ederek intikam alır.


10- Cinsel nız monotonlaşmışsa


, zaman içinde giderek seks nı de monotonlaştırır. Bu da en büyük ihanet nedenlerinden biridir.

kaynak: bayanca.net

Son günlerde herkes, Kanal D”de yayınlandığı ilk günden beri izleyicileri başına tutsak eden ‘Haziran Gecesi”nde, Baran ile Havin arasında yaşanan tutkulu ı konuşuyor. Baran”ın eşi ile ı arasında kalması ise akıllara ‘Erkekler ile evlerindeki kurulu düzen arasında bir tercih yapabilir mi?” sorusunu getirdi.
Bu soruyu yönelttiğimiz ünlü erkekler ise genelde ‘ için düzenimi bozmam” dedi.
Yönetmenliğini Andaç Haznedaroğlu”nun yaptığı, başrollerini Özcan Deniz, Nebahat Çehre, Burcu Kara, Naz Elmas, Cenk Ertan, Demir Karahan”ın paylaştığı Haziran Gecesi”nde, Özcan Deniz”in canlandırdığı Baran karakterinin ı eşi arasında kalması, pek çok kişinin yaşayabileceği bir durumu gözler önüne serdi.
Baran”ın öldüğünü sandığı ancak yıllar sonra şısına çıkan Havin ile ısı Duygu üç çocuğu arasında yaşadığı kaos, bunalım gidip-gelmelerini, ‘Siz olsaydınız ne yapardınız?” diye ünlü erkeklere sorduk.


Genelde kurulu düzenlerini bozmak istemeyen ünlü erkeklerimiz, kafalarının ışacağını söylemekle birlikte, genel olarak ‘ için kurulu düzenimi bozmam. Eşimi çocuklarımı tercih ederim” dediler.
Emre Kınay: “Tercihim ailem çocuklarım olurdu”
Ben diziyi izlemedim, gerçekten konuya vakıf değilim. Bilmiyorum ki, insan böyle bir durumda kalırsa ne yapar. Ama benim çevremde konuşulan, duyduğum, ın döndükten sonra nmaması konusu. İnsan maz ki! Bunun sorulması daha doğru aslında. Reelde düşünecek olursan, ı maması mümkün değil. Ama sevdiği eşi ile çocukları arasında bir adamın kalması konusuna gelince, bu gerçek hayatta şılaşılacak birşey değil. Benim tercihim aileden çocuklarımdan yanadır. Diziyi hakikaten bilmiyorum ama benim tek tercihim ağır basan tarafım ailem çocuklarımdır.
Haluk Levent; “Sevgi ın önüne geçebilir”
Diziyi izlemedim, konuyu çok fazla bilmiyorum ama ben sevgiye inanan bir insanım. Aşka inanmıyorum. Sevgi ın önüne geçebilir, ben ona inanıyorum. Kimi zaman küçücük bir çocuğun ya da çocuğunuzun gözlerindeki ışıltı, Mecnun”un Leyla”sından daha kıymetli hale gelebilir. Ben de o Mecnun”um işte. İşte o zaman tercih edeceğim kimler olur? Tabii ki çocuklarım…
Ufuk Yıldırım: “ımı unuturdum”
Diziyi izliyorum karakterin yaşadığı bunalımları, gidip gelmeleri ediyorum. Ben Baran karakterinin yerinde olsaydım, Havin”i yani aşık olduğum ı unuturdum. Kurulu bir düzenim, kurulu bir m üç çocuğum varsa, aşık olsam bile onu unutup ma devam ederdim. Zaten eşimden hiç ayrılmadığım için ma devam etmem çok zor olmazdı. Eşimle çocuklarımla ma devam edip, bir zamanlar aşık olduğum kadına güle güle derdim.
Kerem Alışık: “Kendimi kaybetmeyi tercih ederim”
Zor bir durum bu! Dünyada hiç kimsenin, kalbine hükmü geçmez. Ama ev, bark, çoluk, çocuk, yuva diye de bir durum var tabii. İkisi arasında yapılacak bir seçim, mutlaka birini kaybetmektir. Ben kendimi kaybetmeyi tercih ederdim, ikisine de gitmezdim. Çocuklarımı yanıma alıp yalnızlığıma doğru yürürdüm. Duygusal tercihimi bir yana bırakıp çocuklarımdan onların sağlıklı yetişmesi için anne-baba sevgisinden yanayım. Ama bunu yaparken ımdan da ayrılırım, sevgilimden de.
Behzat Uygur: “Eşimi çocuklarımı kimseye degişmem”
Özcan bir çıkmazda. Dizide gördüğüm kadarıyla Özcan”ın annesi vesile olmuş Havin”in yokedilmesine. İlk önce çocuklarım varsa, ilk önce onları düşünmek zorundayım. Ama tabii ki, insanın böyle birşeyi yaşamadan söylemesi zor! Bir defa ben çok sevdiğim bir vefat etmişse, o kadar kısa bir zamanda yapmam. Eğer yapmışsam da, birşeylere sığınmak için yapmışımdır demek ki! evlendiğim benim bu kötü zamanımda yanımda olmuşsa bana üç tane çocuk vermişse, o kadına çocuklarıma şı sorumluluğum var demektir. Ne kadar aşık olursam olayım, evlendiğim kadınla çocuklarla birlikte olmayı tercih ederdim.
Süheyl Uygur: “Kafam ışırdı ama düzenimi bozmazdım”
Bir tarafta var, diğer tarafta kurulu düzen var. Ama sanırım ben kurulu düzenimi bozmazdım. Ama sonuçta bu bir dizi diziye bakıp da ‘Ben olsaydım ne yapardım?” diye düşünemiyor. 45 dakikalık bu diziden sonra başka bir diziye geçtiğinde, ben ne yapardım soruları insana kafayı yedirtebilir. Ama ben yine de kurulu düzenimi asla bozmam. Evlenmişsin, üç tane çocuğun olmuş çünkü. Kafam ışırdı, geçmişte aşık olduğum öldüğünü sandığım birisi var. Bir kere sağ-salim olduğunu öğrendiğimde şoke olurdum. Ama ondan sonra da kurulu düzenime devam ederdim.

kaynak: bayanca.net

Popüler bilim dergisi Focus, aldatmanın sadakatsizliğin anatomisini, araştırmalarla açıkladı. Son yıllarda yapılan deneylerde, kadınların da en az erkekler kadar sadakatsiz olduğu ortaya çıktı. Elde edilen bir ilginç bulgu da, kadınların sadakatsizlik oranının son dönemde artması!
Sadakatsizlik doğamızda mı
Evrimci psikologların insanoğluna bir iyi, bir de kötü haberi var! İyi : İnsan aşık olmak için tasarlanmış! Kötü : İnsanoğlu tekeşli değil! Son evrimci görüşe göre, sadakatsizlik yoluyla tohumlarını mümkün olduğunca çok arasında yayıyorsa, da sadakatsizlik yoluyla, çiftleşmeye aday erkekler arasında bir rekabet ortamı yaratıyor. Böylece, sadakatsizliğin ‘doğa kuralı” olduğu gibi bir sonuca varılıyor.

Aldatma geni var mı
Çiftlerin birbirlerini aldatmasında genetik faktörlerin etkili olduğunu ileri süren bilim insanları, sadakatsizliğe tek bir genin değil, üç ayrı kromozomda yer alan birçok genin olduğunu tespit etti. Bİlim adamları ayrıca insanlarda adrenalini artıran genlerin aynı zamanda aldatma eylemini de tetiklediği görüşünde. Yani beynimizde daha hızlı motosiklet kullandıran genle, sadakatsizlik yaptıran gen aynı.
ı duygusal, erkeği cinsel aldatma acıtıyor
Yapılan araştırmalarda, erkeklerin çoğunun, cinsel sadakatsizliği acı verici bulduğu, kadınların ise duygusal sadakatsizlikten daha çok etkilendiği ortaya çıktı.
Evliliği iyi giden ın gözü başka görmüyor
”de yapılan bir araştırmaya göre evli kadınların ‘Eşinizden başka bir erkekten hoşlandınız mı?” sorusuna, ‘evet” yanıtını verenlerin oranı:
J.F.Kennedy
Marilyn Monroe, Beyaz Saray”daki doğum günü partisinin sürpriziydi. Cazibeli eş Jackie, yakışıklı başkanın kaçamakları şısında hep sessiz kaldı.
Brad Pitt
Sadakatin son kalesi de yıkıldı. Örnek gösterilen Brad Pitt- Jennifer Aniston çiftinin ı, dünyanın en seksi ı seçilen Angelina Jolie”ye kurban gitti.
Bill Clinton
Monica Lewinsky ile Oval Ofis”teki ilişkisi, büyük bir skandala yol açtı. Çok iyi çaldığı saksafon da bu ilişkinin sembolü olarak kaldı.

kaynak: bayanca.net

Birlikte olduğu kişiyi aldatanlar, başka hiçbir şeyde bu heyecanı bulamadıklarını söylüyorlar. Ancak aldatılan kişi kendileri olduğunda da, başka hiçbir acı onun yerini tutmuyor… Alman Glamour dergisinin yaptığı araştırma, her iki kişiden birinin, nda en az bir kez aldatıldığını ortaya koyuyor! Üstelik araştırmacılar artık aldatmanın nedenlerini de bulmuş durumdalar.


Kadınlar, potansiyel aldatma güdülerini genellikle arkadaş çevrelerinde özgür bırakıyorlar içlerinde yaklaşık yüzde 70″i için bu olay ‘Sadece bir kez” gerçekleşiyor. Erkekler ise eşlerini aldattıkları kadınlarla çoğunlukla tesadüfen tanışıyorlar. Örneğin, alışverişte…


Tabii sadece orada da değil. Üç erkekten biri, işyerinde böylesi bir deneyim yaşamayı tercih ediyor.


Bu tür bir ilişki daha uzun sürdüğü gibi, erkeklerin üçte birini rahatsız da etmiyor!


Aldatma nerede başlıyor


Alman Glamour dergisinin yaklaşık 1500 üzerinde yaptığı araştırmaya göre kadınların yüzde 50″si, 20-35 yaş arasında aldatmaya eğilimli. Bu gruptaki kadınların yüzde 65″i eşlerini sadece bir kez aldatırken, yüzde 27″si aldatma sonrasında uzun bir ilişki yaşıyor.


Peki aldatma nerede başlıyor?


Yüzde 57″lik bir oran için öpüşme aldatma sayılırken, grubun yüzde 20″si el ele tutuşmayı bile aldatmadan sayıyor.


Yüzde 9″luk bir kısmı ise kendini başka bir erkekle sevişirken düşünmek bile aldatmanın ilk aşaması.


Eşlerini aldatmış kadınların yüzde 59″u bunu saklama taraftarı. Yüzde 47″si en yakın arkadaşlarına, ancak aşık olduklarında itiraf ediyorlar.


Her üç kadından biri ise erkeğin neler olup bittiğini bilmesi gerektiği görüşünü paylaşıyor.


Eşimin unuttuğu jestlere vuruldum


Aslında eşimi çok seviyordum. Yine de bir iş gezisi sırasında aldattım. Eşimi aldattığım bana şık davranıyordu. Onun direkt emrivaki tavırlarından çok etkilendim. Çünkü eşim bu tür jestler yapmayalı çok oluyordu. İliş altı ay devam etti. Daha sonra kendimi suçlu hissetmeye başladım eşimden ayrıldım. Aradan üç ay geçtikten sonra eşimle ilişkimizi yeniden gözden geçirmeye verdik, ancak o güveni bir türlü kuramadık. Şimdi eşimi aldattığım kişiyle evliyim çok mutluyum.


Eşime benzeyen bir seçtim


Eşimi aldatmam planlı bir şey değildi. Onunla bir kulüpte tanıştım, eşime benzerliği beni çok şaşırtmıştı. bu iliş sırasında kendime ait bir şeyleri keşfettiğimi gördüm: Altı yıllık bir evliliğin ardından kadınlarla hálá flört edebiliyor onları heyecanlandırabiliyordum. Diğer kadına duyduğum cinsel duygusal hislerim, eşime şı dürüst olmamı gerektiriyordu. Ne onu, ne de kendimi daha fazla aldatamazdım. Eşimden ayrıldım.


Aldatan kadınların öykülerini yazdı


‘Etekli İktidar” adlı ilk kitabıyla büyük ilgi gören gazeteci Sinan Akyüz, ‘Aldatma” konusuna, yeni kitabıyla farklı bir boyut getiriyor. Akyüz, ‘Bana Sırtını Dönme” adlı yeni kitabında aldatma aldatılma üzerine öyküler anlatıyor. Kadınları sorgulayan bir erkeğin bakış açısından gerçek öykülerini okurken, kimi zaman öfkelenecek, kimi zaman da yalnızlık hakkında yeni yargılara varacaksınız. Ne dersiniz, aldatmak, aldatılmak bahane. Sorun yalnızlıkta mı sizce de?


Beş soruyla aldatma gerçeği


1. Hangi erkekler aldatır?


Son araştırmalara göre sadakat sadakatsizlik, henüz hamilelik sırasında oluşuyor. Testesteron oranları yüksek erkekler (uzun boylu köşeli çeneli) aldatmaya minyon yapılı erkeklerden daha eğilimli. 40-50 30-40 yaş arası erkekler eşlerini en fazla aldatan yaş grupları.


2. Eşinizin sizi aldattığını düşünüyorsanız, ne yapmalısınız?


Onu şınıza alıp konuşmak kesinlikle yanlış bir davranış. Çünkü sizi aldattığını asla kabul etmeyecektir. En iyisi önce davranışlarını izlemeye alın. Erkekler ortada her zaman ipucu bırakırlar. Ondan ayrılmalı mısınız? Çoğunlukla bir arada kalmak ilişkiyi kurtarabiliyor. Bazı aldatmalar ilişkiyi yeniden aşka dönüştürebiliyor.


3. Aldatılmak canımızı niye çok yakıyor?


Çünkü bu acı veren ama derin duygular yüzyıllar boyunca neslimizi devam ettirmemizi önleyen tehlikelerden korunmamızı sağladı. Kıskançlık duygusu tüm güçleri harekete geçiriyor bize sahip olduğumuz için savaşma olanağı yor.


4. Kadınlar aldatıyor?


Kadınların en sık gösterdikleri nedenler arasında sevgisizlik ya da olsa da bilinçaltlarında güçlü genlere sahip erkekleri aramaya devam ediyorlar. Zaten bu yüzden menstrual dönemlerinde erkeklerden uzaklaşmalarının bir sebebi de bu.


5. Aldatma ilişkiyi kurtarır mı?


Kimilerine göre evet! Bir kaçamak bazen ilişkinin tepetaklak olmasına hiçbir danışmanının yapamadığı şeyleri, çiftin yeniden yapmaya çalışmasına olur. Ama yine de riski oldukça yüksek. aldatan tarafı suçlayan tavırlar yerine öfke, hayal kırıklığı güveni onunla birlikte taşımaya hazır olmanız gerekir.

kaynak: bayanca.net

Ahmet Altan kitabını yazdı, çoğumuz ne hissedeceğimizi bilemeden okuduk. Meg Ryan”ın eşini Russel Crowe ile aldatması basına yansıyan az sayıdaki “ da aldatır” örneklerindendi. Yoksa hep “mağdur”konumunda gösterilen yavaş yavaş erkekle rollerini mi değişiyor?


Evliliklerinin dördüncü senesiydi. Sürekli tartışıyorlardı. Evde, markette, arabada, telefonda? Uzun zamandır “boşanma”nın adı geçiyordu bunu özellikle adam istiyordu. Zaten evlenmekte bu kadar acele etmişti ki! Birbirleriyle daha az ilgilenmeye başlayıp, daha az ettikleri günlerden birinde adam ın kendisini aldattığını öğrendi. Birkaç hafta içinde tek celsede boşandılar. Ama adamın değil ın isteğiyle! Aldatıldığını öğrenen adam, birden bire ısı olduğunu onu aslında çok sevdiğini hatırlamıştı. Ona bir şans daha vermeye verdi! Telefonlar, mesajlar hediyelerle ı bu birkaç haftada geri kazanmaya çalıştı.


Boşandıktan sonra aylarca tekrar beraber olabilmek için ısrarından vazgeçmedi ama nafile? Bu n içinden bir hikaye, gerçeğin ta kendisi! Yaratılan klişelere şı duruyor. Ana fikri “erkekler de duygusal çöküntüler yaşarlar.


Araştırmalar kadınların da aldatabileceğini doğruluyor. ”de yapılan bir araştırmada evli kadınlardan “Eşinizden başka bir erkekten hoşlandınız mı? sorusunu cevaplandırması istenmiş. Şimdi sıkı durun! Evliliğinin iyi gittiğini söyleyen kadınların yüzde 13″ü, evliliği orta derecede olan kadınların yüzde 9″u, evliliği kötü giden kadınların yüzde 100″ü “Evet, hoşlandım” yanıtını veriyor. Sonuçlar, kadınların mutsuz giden evliliklerde yaşadıkları duygusal boşluklardan dolayı eşlerini aldatmaya ne kadar eğilimli olduklarını gösteriyor. Görece kapalı bir toplum olan ülkemizde durum bu. Bir de Amerika”ya uzanalım Amerika”da yapılan bir araştırmanın sonuçlarına bakalım. Amerikalı kadınların yüzde 60″ı en az bir kez evlilikleri sırasında başka bir erkekle ilişki kuruyor yine aynı oranda bunun uzun süreli bir ilişki olması umudunu taşıyor. Kadınların yüzde 70″i sevgililerinin kocalarının tam zıttı bir karaktere sahip olduğunu söylüyorlar. Aldatan kadınların yüzde 45″i ilişkiden sonra da evliliklerini sürdürüyor. Kadınların yüzde 25″iyse eşlerinden boşanıp sevgilileriyle evleniyorlar. Kadınların yüzde 90″ı eşlerini aldattıkları için pişmanlık duymuyor evlilikleri tatmin edici olmadığı için bunu yapmaya hakları olduğunu düşünüyor.


Prof. Susan Shapiro Barash”ın yorumuna göre araştırmanın sonuçları şaşırtıcı değil: “Kadınlar evlilikte aradıklarını bulamadıkları için bu yola başvuruyorlar”. Barash?ın saptaması ne kadar doğrudur bilinmez çünkü evlilikleri mutlu olduğu halde yine de eşini aldatan kadınların oranı yüzde 34, erkeklerin oranıysa yüzde 56. Aslında ın da aldattığını kabul etmek için araştırmalara ihtiyacımız yok. Hepimiz bu dünyada yaşıyoruz, bizimle herşeylerini paylaşan arkadaşlara sahibiz. Yaşadıklarımızı, en önemlisi yaşayabileceklerimizi biliyoruz. Yakın arkadaşlarımızın hikayelerini dinliyoruz. Hayat bir dizisinden çok daha gerçek. En “maço” erkeğin aldatıldığını öğrendiğinde hırsından değil ından gözyaşlarına boğulabileceği gerçeğinin farkındayız.


Peki ın aldatması acı verir, kabullenilemezdir? Dr. Keçe”ye göre aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasında yaşanan sürtüşme, hakim güçlü olan olduğu için büyük değildir. aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasında yaşanan sürtüşme çatışma oldukça gerilimli bir süreçtir. Bu nedenle ın aldatması daha zor, daha derinlikli, daha heyecanlı, daha edebi daha zengin bir malzemedir. Kadınlar günü bir ilişkiden çok, uzun süreli duygusal bağları kuvvetli bir ilişki yani ı yaşamakla ilgilenirler. Gününümüzde ın aldatmasının daha çok konuşulmasının sebepleri arasında iş yaşamında rolünün artması, sosyal yaşamında yalnız da sağlam bir duruşa sahip olması, eğitiminin dolayısıyla özgürlük alanının artmış olması sayılabilir. Aldatmanın tekelinden çıktığını televizyonlarda izliyoruz! Hatta aldatan olmayı gizli bir övünme aracı yapan taraf zaman zaman değişiyor.


Kadınlar pişman olmuyor terapisi uzmanı Michael Mary, Amerika Avrupa?da çok satan “Aşka Dair Beş Yalan” adlı kitabında “aldatma denilen koltuk değneğine yaslanmadan denilen kurumun varlığını sürdürmesinin imkansız olduğunu” ileri sürüyor. Evet, durum bu kadar vahim! İkinci vahim noktaysa konu üzerine yapılan hemen hemen tüm araştırmalarda kadınların sadakatsiz olmaktan gayet memnun olmaları! Aldatan kadınlar ilişkilerinden “evliliğin güneşli tarafı” diye söz ediyor “seksin zevkli heyecanlı olabileceğini” yeniden keşfediyorlar. Üstelik asıl ilişkilerinin kalitesi de bu sayede artıyor! Psikolog Anna Shoht aynen şunları söylemiş: “Başka bir erkekle girilen heyecanlı tutkulu cinsel ilişki, ın orgazm refleksini geliştirir. Eğer bunu ilişkisinde bastırmazsa eşi bundan çok fayda görür”. Aldatmayı cazip hale getiren bu saptamaların tamamiyle doğru olmadığını başka bir araştırmayla kanıtlayalım. Amerika”daki bir araştırma eşlerin birbirini aldattığı 63 evlilikten 21″nin boşanmayla sonuçlandığını, 27 evliliğin köklü biçimde sarsıldığını, 4?ünde tarafların artık sadece öylesine birlikte yaşadıklarını gösteriyor. Bir sonuç çıkarmıyor hür iradeniz sağduyunuzla sizi başbaşa bırakıp sahneden çekiliyoruz!

kaynak: bayanca.net

20 ülkede 19 bin kişiyle yapılan “Seks Yaşamı” araştırmasının sonuçlarına göre aldatmaya en ılımlı bakan ülke Finlandiya.
Uluslararası araştırma şirketi GfK Group”un “Seks Yaşamı” araştırması, ”nin konusunda Avrupa”dan çok farklı olmadığını ortaya koyuyor. En büyük ayrım “İhaneti affeder misiniz?” sorusunun yanıtında: Türklerin çoğu “hayır” derken Yunalılar”da “hayır” diyenlerin oranı yüzde 27.
”de yedi bölgede, toplam yirmi ilde 1355 kişiyle yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilen araştırmaya göre Türklerin çoğunluğu haftada 2-4 kez seks yapıyor. Haftada 7″den fazla seks yapanların oranının en yüksek olduğu ülke Yunanistan. Avrupa genelinde “en iyi aşık”lar ise İtalya”dan çıkıyor.
gençliği cinselliği medyadan öğreniyor
Dünyanın sayılı araştırma şirketlerinden GfK, içinde ”nin de olduğu büyük bir seks araştırması gerçekleştirdi. Sonuçlar dikkat çekici.


Türkler “İhaneti asla affetmem” diyor, seksi medyadan öğreniyor.
70 yıl önce Almanya”da kurulan dünyanın sayılı araştırma şirketlerinden GfK Group, “Seks Yaşamı” adlı bir araştırmaya imza attı. 61 ülkede faaliyet gösteren bu uluslararası şirket, 19 bin 100 kişiyi kapsayan araştırmayı, Avusturya, Belçika, Fransa, Almanya, Yunanistan, İtalya, İspanya, İsveç, İngiltere, Danimarka, Finlandiya, Hollanda, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Romanya, Bulgaristan, Amerika, Rusya ”de gerçekleştirdi. Toplam 20 ülkeyi kapsayan araştırmada çiftlere aynı sorular soruldu. Araştırmanın ayağı Nisan 2005″te, 7 bölge 20 ilde, 15 yaş üstü - toplam 1355 kişi ile yüz yüze görüşülerek tamamlandı. En çarpıcı cevaplar “ihanet” konusunda alındı. Araştırmaya göre Türkler ısının veya kocasının ihanetini affetmiyor. Avrupa”da “İhaneti asla affetmem” diyenler yüzde 39 civarında iken bu oran insanı için yüzde 89. kadınları yüzde 80 oranında “affetmem” derken erkeklerde bu oran yüzde 90″ı buluyor. Hollandalıların yüzde 39″u eşlerinin ihanetini “genellikle” affederken, Türklerin “affetme” oranı sadece yüzde 2. Araştırmada seks yapma sıklığı da soruldu. Bu konuda Türkler, Avrupalılar gibi düşünüyor. Türklerin yüzde 42″si haftada 2-4 kez seks yapmayı tatminkar bulurken, haftada yediden fazla seks için bu oran yüzde 2″yi geçmiyor. Bir haftayı geçen süre boyunca seks yapmayanların sayısı da az değil; yüzde kadınları haftada ortalama 2 kez seks yapmayı tatminkar bulurken, erkekleri 3 kez olması gerektiğini düşünüyor. ”deki gençlere göre haftada 3-4, orta yaşa göre haftada 3, orta yaş üzerine göre haftada bir seks yapmak yeterli…
Araştırmanın ayağında en ilgi çekici sonuçlardan biri, Türklerin seks hakkında pek çok şeyi medyadan öğrendiği. Yaklaşık her “üç kişiden biri” seks hakkındaki düşüncelerinin, yorumlarının en çok , dergi gibi kitle iletişim ları tarafından şekillendirildiğini belirtiyor. “Arkadaşlar” en etkili gruplar arasında ikinci sırada. Ayrıca ”de anne-baba, dayı, teyze, amca, dayıoğlu, teyzeoğlu, teyze ı gibi aile üyeleri de seks hakkındaki düşünceleri yönlendirmekte etkili. Yunanistan Bulgaristan gibi ülkeler için aile üyeleri çok daha az etkili…
6. sırada
20 ülkede, 19 bin 100 kişi ile yapılan “Seks Yaşamı” başlıklı araştırmanın bir diğer ilginç sonucu ise en iyi aşıkların hangi ülkeden çıkabileceğine ilişkin soruyla ortaya çıktı. Bu soruda en yüksek oy İtalya”ya geldi, İtalya”yı Fransa ediyor. ; ABD, Rusya İspanya”nın ardından 6. sırada yer aldı. insanına göre en iyi aşıklar Türkler (yüzde 40), sonra sırasıyla Fransızlar, Almanlar, Amerikalılar İtalyanlar geliyor. ına göre en iyi aşıklar (Türkler”den sonra) Fransız, Amerikalı, Alman İtalyan…. erkeğine göre ise (Türkler”den sonra) sıralama Fransız, Alman, Rus İtalyan olarak devam ediyor. Araştırmada, eşcinsellere şı tutum hakkında da soru yöneltildi. Türkler açık bir farkla eşcinsellere fazla veya yeterince tolerans gösterildiğini ifade ederken bu sonuç Avrupa için de değişmedi. Avrupa ülkelerinde de eşcinsellere yeterince, hatta bazen fazlasıyla toleranslı davranıldığı belirtildi.

kaynak: bayanca.net

Konu sadakat olunca erkekler potansiyel suçlu kabul edilir. Bunun haksız bir şöhret olduğu da söylenemez. Peki aldatır?


“Macera yaşamayı seviyorum…”


Yalanlar, gizli buluşmalar, gün ortasında hızlı seks kaçamağı… Bu tür olayların bambaşka bir heyecanı var bu heyecan aşklara özgü. yaşayan erkeklerin çoğu inanılmaz, başka bir olayda asla bulunmayan bir duygudan bahsediyorlar. “İlk adım atıldıktan sonra, arkası kendiliğinden gelir ilişkini mahvetmeden duramazsın”.


“O oradaydı…”


Bazı erkekler için “bugün burada” olayı çok önemli. Erkeklerin çoğu ne yazık ki ı hızlı ani verip, yaptıklarının sonucunu düşünemiyor. “Yaşandı, bitti” psikolojisi çok yaygın ama ne kadar geçici bir duygu olsa da sonuçta yanlış adım atılıyor. Tesadüfen ayaklarına gelen bir şansı hiç bir reddetmez. avına çıkmış olmasa da, seksi bir teklife kimse hayır demez.



“Sarhoştum”


Erkeklerin aldatma sebepleri arasında ün rolü hiç de küçümsenecek gibi değil. ” aldatmayı asla düşünmüyordum ama arkadaşlarımla bir partiye katıldığımda bardaki kızlardan biri bana kafayı takmıştı. Onu geri çevirmedim ama eğer sarhoş olmasaydım bunların hiçbiri olmayacaktı. Bir kere yaptım ama bu hatayı tekrarlamak istemiyorum”.


olsa bitecekti…”


Bazı erkekler için aldatma ilişkinin iyi gitmediğinin işareti. “ arkadaşımı aldattım mı? Demek ki onu gerçekten sevmiyorum hemen o ilişkiyi noktalıyorum.”


“Aldatmak mı, çok doğal…”


Bazı erkekler aldatmayı çok doğal şılıyorlar. “Erkeklerin cinsel açıdan değişik tecrübeler yaşamaya ihtiyaçları var. Bundan doğal bir şey var mı?”


“Çünkü farkına varmıyor”


“Arkadaşlarımdan biri eve bir getirmişti onunla yataktayken arkadaşı onları yakaladı. Arkadaşım durumu çok kolay kurtardı. Rakip firmanın bazı sırlarını elde edebilmenin tek yolunun o ın yatağından geçtiğini anlatıp, sevgilisini aslında kendini feda ettiğine inandırdı”. Bu işi yapabilen erkekler kadınların ruhunu çok iyi yorlar. Aldatılan bir asla bunu kabul etmek istemiyor gerçek yerine en uçuk yalanları bile yutmaya hazır oluyorlar.

kaynak: bayanca.net

Eşinize ya da sevgilinize ihanet ettiniz şimdi vicdan azabı içinde kıvranıyorsunuz. İhanetiniz küçük bir flört müydü yoksa daha ileriye mi gittiniz? Bunu sevgilinize açıklamalı mı yoksa susmalı mısınız? Bu soruların cevabını bulmak için yazımızı dikkatle okuyun…

Bir ilişkide ihanet başladıysa yalan da onun arkasından gelir. Uzmanlara göre ihanetinizin boyutu önemlidir. Eğer ihanetiniz küçük bir flört boyutundaysa ilişkiye faydası bile oluyor. Sanal ihanetler için de aynı durum söz konusu.
Peki sevgilinize ihanet ettiniz bunu anlatmalı mısınız? Ya da sonsuza kadar bunu bir sır olarak saklamalı mısınız? Bu durumda zor bir ı vermelisiniz. Uzmanlara göre bir gecelik ilişkilerin anlatılmasına gerek yok. Tabii kişi bunu sürekli tekrarlamıyorsa… Söylenmesi gereken ihanetlere gelince; bu ihanetler arasında en tehlikeli olanı devam eden bir ilişki olması. Yani biriyle birlikteyken diğer kişiyle de birlikte olma durumu.


Bu söz konusu olduğunda ihanetinizi eşinize ya da gerçek sevgilinize anlatmanız gerekir. Bir de korunmadan girilen tek gecelik ilişkiler var. şınızdaki insanın hayatı söz konusu olduğu için mutlaka anlatılmalı.
İhanet anlatılır?
İhanetinizi anlatmaya verdiniz bu yükten artık kurtulmak istiyorsunuz. Yapmanız gereken; yaşadığınız ihaneti detaylarına girmeden anlatmak. Bu arada böyle bir şey yaptığınızı da açıkça söylemelisiniz. Bu o an için çok acı verici olsa da sağlıklı ilişkiler için gereklidir.
İlişki bitmeli mi?
Küçük bir kaçamak ilişkinizi bitirmede bir sebep olmamalı. Çünkü yapılan araştırmalara göre birçok çift ihaneti yaşadıktan sonra ilişkilerinin daha iyiye gittiğini söylüyor. Çünkü kaybetme korkusuyla ilişkilerindeki eksikleri kapatmaya çalışıyorlar.
Tabii ihanet sık sık tekrarlanır birden fazla olursa bu durumda ilişkiyi bitirmekten başka yapacağınız bir şey yok demektir.

kaynak: bayanca.net

İster olsun, ister evli, erkeklerin büyük çoğunluğu ne yazık ki eşlerini ya da sevgililerini aldatıyor. Peki, yaşları ya da konumları ne olursa olsun, erkeklerin vazgeçmediği bu duygunun sebepleri neler?
Kadınlar aldatılmaktan ne kadar nefret ediyorsa, erkekler de aldatmayı o kadar marifet sayıyorlar.Peki erkekler niçin partnerlerini aldatmaktan kendilerini alıkoyamıyorlar?
1. Seks
Erkeklerin çoğu eşlerini seks için aldatır. Çünkü erkekler rahatlıkla, bir kadına şı duygusal bir şey hissetmeden seks yaşayabilir. Genellikle uzun süre aynı kadınla birlikte olmaktan sıkılan , başka kadınlarla da yaşamak ister. Çoğu zaman, başkasıyla seks yaparak eşini aldatan , hâlâ eşini seviyordur. Ancak fantezilerini sevgilisiyle gerçekleştirmek ona heyecan verir.
2.


Ego

Erkekler kimi zaman da kendi egolarını tatmin etmek için eşlerini aldatırlar. Başka bir kadınla yaşanan seks, erkeğin egosunu tatmin eder. Erkeklerin çoğu ne kadar çok kadınla birlikte olursa, kendine o kadar çok güven duyar.
3. Heyecan
Uzun süreli ilişkilerden çabuk sıkılan başka kadınlara yanaşarak heyecan duyar. Bazen bir ilişki ne kadar iyi olursa olsun, heyecan bittiği için yeni bir oyuncak bulmuşçasına başka kadınlara yönelir.
4. Çünkü yapabilirler
Erkekler aldatır, çünkü bu işi kadınlara oranla çok daha kolay yaparlar. Kadınlar daha duygusaldır aldatmak yerine terk etmeyi tercih ederler.
5. Avlanma içgüdüsü
Erkeklerin çoğu sosyal normlar yerine içgüdülerine göre davranırlar. Özellikle genç erkekler kızları avlanmayı bekleyen canlılar olarak nitelendirirler kızları elde etmeyi kendilerine hedef olarak belirlerler.
6. Yaşlanma korkusu
Erkekler özellikle orta yaş bunalımına girdikleri zaman eşlerini aldatmaya başlarlar, bu sayede kendilerine olan güvenlerini tazelerler.

kaynak: bayanca.net

Kozmetik ürünler kullanmak, bakımlı olmak ya da görünüşe önem göstermek olmak için yeterli değildir. büyük ölçüde sağlığa bağlıdır ancak bütün ihtiyaçları şılanmış, zararlı etkenlerden uzak tutulmuş bir beden görünebilir.


İşte kalıcı için yapılması yapılmaması gerekenler:


Sigara İçmeyin: açısından sigara kullanmamak için binlerce bulunuyor. Bununla birlikte sigaranın güzelliği etkilediği sorusuna yanıt şöyle: Kılcal damarlardaki dolaşımı olumsuz etkilediğinden cildi cansızlaştırır, soluk bir görünüme olur. Aynı şekilde saçlar da cansızlaşır. Sigara ayrıca, ciltte erken lık belirtilerini ortaya çıır, özellikle de ağız çevresinde belirgin kırışıklılar oluşmasına yol açabilir.



kullanımını sınırlandırın: belli bir miktarın üzerinde alındığında organlara zarar verir, ayrıca ciltte lekelenmeler, bozukluğu meydane getirebilir.


Sağlıklı Dengeli Beslenin: Vücut için gereken vitaminleri, antitoksidanları mineralleri şılamak için taze meyve sebze tüketmeye önem verin.


Düzenli Olarak Yapın: , vücudun formunun korunması için bir olmazsa olmazdır, egzersizle kendinizi daha iyi hissedersiniz.Bunun yanısıra, vücuttan toksinlerin atılmasını sağladığı için cilde parlaklık kazandırır.


Güneşten Korunun: Ultraviyole A ışınları ileri dönemde kansere olmanın yanısıra cildin incelmesine erken yaşlanmasına yol açar. Bronz bir ten için güneşin en zararsız olduğu saatlerde yani sabah erken saatlerde akşamüzerleri güneşlenebilirsiniz, tabi ki korucu kremleri sürdükten sonra.


Yeteri Kadar Uyuyun: Vücudun dinlenmesi kendini yenilemesi için uykuya ihtiyacı vardır. Her bünyenin ihtiyaç duyduğu uyku saati farklı olduğu gibi bu süre yetişkinlerde 8 ya da 6 saattir. Ayrıca vücudun biyolojik saatine uyum göstermek için uyku ihtiyacının geceleri giderilmesi gerekir. Gündüz uykusu gece uykusu kadar etkili değildir.


Stresle Başetmenin Yollarını Bulun: Psikolojik bir konu olan stres, fiziksel etkileri olan bir sorundur. Özellikle bir çok cilt hastalığının nedeninin stres olduğu bilinmektedir.


Dişlerinize Özen Gösterin: Günde üç kere fırçalamanın bir kere diş ipi kullanmanın yanısıra diş hekiminizden altı ayda bir randevu a