nedir

Arkadaşlarınızla her şeyi paylaşıyor musunuz? Peki ya riski… Bunu hiç düşündünüz mü?



Güzelleşmek için kullanılan malzemelerinin sağlığınızı tehdit edebileceği hiç aklınıza gelir mi? En yakın arkadaşınızın ruju ya da kozmetik reyonunda sürdüğünüz rimel cildinizde bakteri mikrop oluşumuna olabilir.

yapmadan önce eller mutlaka yıkanmalıdır. Çünkü ellerdeki kir bakteriler makyajla birlikte yüze bulaşabilir. Diğer bir önemli nokta ise özellikle çok sayıda insanın kullandığı likit malzemelerinin bakteri üretmesidir.

Parmakla sürülen malzemelerinde, elde biriken tüm bakteri ürünün içine yerleşir. bu şartlarda bakteriler çok hızlı bir şekilde ürer. Yani eller yıkanmadığı taktirde malzemeleri mikrop yuvası haline dönüşebilir.




Kozmetik alışverişlerinizi yaptığınız mağazaların hijyenik olduğundan emin olmalısınız. Denemeniz için sunulan ürünlerin temizliğinden, silmeniz için size sunulan ürünlere kadar her şeyin dezenfekte edildiğine risk oluşturmayacaklarına dikkat etmelisiniz.

Sizden önce başkalarının denemiş olabileceği mikrop taşıyabilecek ürünleri denemeyi düşünmemelisiniz. Satın almadan önce üründen emin olmak isterseniz, bu konuda eğitimli yetkin danışmanlardan almanızda fayda var. Bütün ların ışığında alışverişinizi tamamladıktan sonra mutlaka ellerinizi temizlemeyi unutmayın.

Öneriler

• Kozmetik ürünlerin bulunduğu şişe, kutu vb. kapaklarını sıkıca kapatın.

• Güneş, kozmetiklerin içindeki koruyucuların bozulmasına sebep olur. Kozmetiklerinizi güneşte sıcak ortamlarda bırakmayın.

• Ürüne asla su eklemeyin. Su, bakterilerin üremesine sebep olur.

• Kokusu ya da rengi değişen ürünü atın.

• Ambalajı zarar görmüş ürünü satın almayın.

• Ürünün etiketini, içindekiler ünü kullanma talimatlarını mutlaka okuyun.

• CFC içeren spreyleri kesinlikle kullanmayın. Ozon tabakasına zarar vermeyen ürünleri tercih edin.

• malzemelerinizi başkalarıyla ortak kullanmayın. Mikrop bulaşabilir.

• Temizliğinden emin olmadığınız parfümerilerdeki deneme ürünlerini kullanmayın.

• Göz ı ürünlerinizi 3-4 ayda bir değiştirin.

• Enfeksiyon durumunda, durumu fark ettiğiniz anda ürünü kullanmayı bırakın. O ürünü bir daha kullanmayın, atın.

• Ürünü kullanmayı bıraktıktan sonra, ciltte oluşan sorunlar devam ederse, bir cilt doktoruna gidin.

• “Dermatolojik olarak test edilmiştir”, hipoalerjenik”, “doğal ürünler içerir” gibi yazılara dikkat edin bu tür ürünleri almaya çalışın.

kaynak: bayanca.net

Ofiste bakımsız yorgun bir ‘yığın’ gibi görünmek istemeyen bayanlar, herkes buraya!



Sabahtan akşama kadar akıllı binaların içinde soluk benizli kadınlar olarak dolaşıyoruz. Sabahki ışığımız, enerjimiz akşamüstü saatlerine doğru bizi terk ediyor. İşte ofiste abartıya kaçmadan her daim , bakımlı şık olmanın püf noktaları…

Yöneticilerinizin tarzını örnek alın

Ofisteki tarzınız aslında kendinizi ifade ediş biçiminizdir. Tarzınızın “”Ben, bu işyerine aitim burada yükselmeye kararlıyım”" imajı verebilmesi gerekir. Siz, üstlerinizin tarzına uygun giyindiğinizde, bu sizin de ilerde onların pozisyonuna gelebilecek alt yapıda olduğunuzu gösterir. Ancak, kesinlikle, yöneticilerinizin tarzını tıpatıp taklit etmeyin.


Örneğin, onların giydiği bir pantolon-ceket takımı, modern bir çanta ya da farklı bir saç kesimi ile farklılaştırabilirsiniz.

Ölçülü yapın!

İşyerinizde ınız profesyonel görüntünüze uygun bir çizgide olmalı. Siz siz olun, fazla yaparak, işyerinde “”Pamela Anderson”" gibi iddialı bir tarza bürünmeyin. Hiç yapmayın da demiyoruz. Çünkü o zaman da çok solgun halsiz görünebilirsiniz. Amerika?da üst düzey yöneticilere ofiste ne kadar yaptıkları sorulmuş büyük bir kısmı sadece fondöten, rimel, eyeliner uçuk bir ruj kullandıklarını söylemişler. Siz de cildinizi hafif renklendirip, kahverengi, pastel pembe tonlarını tercih ederek sağlıklı bakımlı bir görünüme ulaşabilirsiniz. Mavi ya da yeşil gözlüyseniz, uçuk yeşil tonlarındaki farları, koyu gözlüyseniz eflatun tonlarındaki farları seçmelisiniz. Bu arada plazalarda aydınlatma sisteminin ı olduğundan fazla gösterdiğini aklınızdan çıkarmayın.

İddialı renklerden kaçının

Ofis ortamında hiçbirimiz bir Picasso tablosundan fırlamış gibi gözükmek istemeyiz. yapmak, savaşa giden ılderililer gibi boyanmak değildir. İşyerinizde abartılı renklerde ağır bir , insanların sizi ciddiye almasını engeller. Parlak farlar, buğulu koyu göz kapaklarından kesinlikle kaçının. Özellikle iş yerinde dudakları seksi bir biçimde vurgulamak, koyu renkli çerçeveler çizmek hiç de hoş bir etki yaratmaz. Bu nedenle parlak ıslak görünümlü rujlarınızı cumartesi akşamına saklayın.

Saç şeklinize çekidüzen verin

Saçınız, ister kahküllü, ister perçemli, ister bol katlı olsun, önemli olan hatları belli olan bir kesiminin olması. Saçınızın modelinin kaybolduğu anda, kuaförünüzü ziyaret etmelisiniz. Araştırmalar iş na en uygun olan saç boyunun, omuz hizası olduğunu gösteriyor. Bundan uzun saç, profesyonel bir imaj yaratmaz. Ayrıca sabahları da zamanınızı alır. Yapılan müşteri tüketici araştırmaları, kısa saçın insanlara daha fazla güven verdiğini müşteri temsilciliği, halkla ilişkiler gibi mesleklerde bu nedenle kısa saçın daha çok tercih edildiğini gösteriyor. Üstünde çok vakit harcanmış gibi gözüken, kalıp gibi duran saç modelleri, yapılan işten çok dikkati dış görünüşe çektiği için kesinlikle tercih edilmiyor. Ayrıca, ofiste fazla jöle saç spreyi kullanımından kaçınmak gerekiyor; doğal gözükmek her zaman daha çok işe yarıyor.

Parlaklıktan kaçının!

Siz, profesyonel bir iş ısınız; yılbaşı süsü kılığında çalışmanın bir alemi yok. Parlak kıyafetler, takılar ya da vücut kremleri dikkatleri teninize çeker bu işyerinde istenen bir etki değildir. Diskoya ya da gece kulübüne gider gibi işe gitmek size terfi getirmez.

Saç renginize dikkat!

Günümüzde, kadınların yüzde 75″i saçlarında boya kullanıyor. Saç renginizde yapacağınız ufak bir değişiklik bile, ofise adımınızı attığınızda, insanların size bakış açısını olumlu ya da olumsuz olarak değiştirebilir. Parlaklığı canlılığı gitmiş bir saç rengi, sizi bakımsız olarak gösterir. Diplerinden bir ış, koyu orijinal saç renginizin göründüğü bir saç sizin pespaye dağınık olarak lanmanıza olur. Yöneticileriniz, saçınıza şı sergilediğiniz bu umursamaz tavrı, size verilen işlerde de göstereceğinizi düşüneceklerdir. Mesleğinizde, yükselmek istiyorsanız, çok iddialı saç renklerinden uzak durun. Eğer mesleğiniz assolistlik değilse, saçınızı Marlyn Monroe sarısına boyarsanız terfi etmeyi yıllarca beklersiniz. Saç renginizin, ten renginize uygun olması da dikkat etmeniz gereken bir başka nokta. Çok esmerseniz, sarı tonları yerine ıl ya da kahve tonları sizi daha profesyonel gösterecektir.

Parfüme bulanmayın, sadece sürün

Ofiste çok ağır kadınsı parfümler kullanmak hiçbir işverenin önerdiği bir şey değil. Güçlü baharatlı kokular insanlarda rehavet şehvet duyguları uyandırdığı için çalışırken uygun olmayan kokulardır. Oysa, ofiste rahatlıkla kullanabileceğiniz taze çiçek kokuları, iş motivasyonunuzu arttırır.

Saçınızı toplamanız gerektiğini bilin

Ofis nda rahat edebilmek açısından at kuyruğu kabul edilebilir bir model fakat at kuyruğu yaparken, kesinlikle öylesine, üstünkörü toplamayın. Kaliteli bir toka, saçınızı olduğundan daha zarif gösterecektir. Lastik toka yerine, kemikten ya da kristalden yapılmış, kıyafetinizle uyumlu klipsli bir tokayı tercih edin. Topuz yapacaksanız da sakın saçınızı elinize geçen ilk kalemle baştan savma bir şekilde tepenizde toplamayın.

kaynak: bayanca.net

Hoş görünmek için merkezlerinin kapılarını aşındırmanıza da gerek yok! İşte, size pratik öneriler…



Her ortamda fark edilir olmak istiyorsanız; göz ınızın dikkat çekici, saçlarınızın havalı, dudaklarınızın ise dolgun görünmesine dikkat edin.

Havalı saçlar

Saçlarınız telliyse ne yaparsanız yapın hacimli görünmüyorsa, özel hacim veren şampuan saç kremleri edinmeniz yerinde olur. Bunları saçlarınızı her yıkadığınızda kullanın. Ardından saçlarınızı kurutmadan önce hacim veren dolgunluk katan bakım ürününü, saçınızın kökünden ucuna doğru uygulayın.

Saçlarınızı kuruturken diplerine parmak uçlarınızla masaj yapın. Saçlarınız kuruduğunda da oval bir saç fırçasıyla tarayın. Son olarak başınızı aşağıya doğru eğerek saç kurutma makinesini soğuk konumuna getirerek saçlarınızı kabartın.


Saçlarınıza iri dalgalarla hacim vermek istiyorsanız, kıvırcık ya da dalga veren saç şekillendiricilerden de kullanabilirsiniz.

Gözleriniz konuşsun

Çarpıcı gözlere sahip olmanın ilk yolu göz renginize en uygun far rengini seçmek. Göz kapaklarınızda bir rengin farklı tonlarını kullanabileceğiniz gibi tamamen kontrast tonları da tercih edebilirsiniz. Gözlerinizi olduğundan daha büyük göstermek istiyorsanız, koyu tonlardan buğulu makyajlardan kaçınmalısınız.

Farı göz kapaklarınızın tamamını kaplayacak şekilde uygulayın ancak kaş kemiğine kadar taşırmayın. Kirpiklerinizin tam dibine yumuşak yapılı bir göz kalemi çekin kulak çubuğuyla bu hattı hafifçe dağıtın. Ardından kirpiklerinizi tek tek ayırıp kıvıran yoğun bir maskara uygulayın.

Dolgun dudaklar

Tıpkı gözler gibi dudaklar da, koyu ruj kullanıldığında daha küçük görünür. Dudaklara dolgunluk verirken rengin yanı sıra dudak parlatıcısı ya da rujun kıvamına da önem verin. Sıvı, su bazlı ışığı yansıtan ruj ya da parlatıcılar dudaklarda illüzyon etkisi yaparak hacimli görünmelerini sağlar.

Dudaklarınızı fırça ıyla ten renginizden iki ton daha koyu bir kapatıcıyla çerçeveleyin. Bu teknik, kapatıcı kaleme oranla daha doğal bir görünüm verir. Daha sonra dudaklarınıza ya da şeftali tonlarında bir parlatıcı uygulayın.

kaynak: bayanca.net

Size yakışan, yüzünüze uygun bir makyajla tüm günü kendinizden emin bir şekilde geçirebilirsiniz.



Sabah kalkıp da aynaya baktığınızda şılaştığınız yorgun yüzden kurtulmanın en kolay yoludur . Sadece yorgunluktan kurtulmanın yolu da değil, olan güzelliğinizi ön plana çıkarmak kendinizi iyi hissetmek de cabası. Bu nedenle de ın doğru yapılması şart.

Size yakışan, yüzünüze uygun yüzünüzün en kısımlarını ortaya çıkaran bir makyajla tüm günü kendinizden emin bir şekilde geçirebilirsiniz. Bu noktada sık yapılan hatalarını bilmek bunlara engel olmada işinize yarayabilir.

Eyeliner”ınız gözlerinizi küçük gösteriyor

: Eyeliner”ı hem üst, hem de alt kirpik diplerinize kalın bir şekilde sürdünüz.




Çaresi: Göz ında üst kirpik diplerinize odaklanırsanız, istediğiniz iri göz etkisini elde edebilirsiniz. Kalemi ya da eyeliner”ı içten dışa doğru belirgin bir çizgi halinde çekin. Alt kirpik diplerini boyarken kalemi fazla bastırmayın sert çizgileri pamuk ya da eyeliner fırçasıyla dağıtarak yumuşatın.

Dudaklarınızın etrafında halkalanma oluyor

: Ya dudak kaleminizin rengi fazla koyu, ya da rujunuz, dudak kaleminden daha çabuk siliniyor. Bu nedenle de dudaklarınız çizilmiş ama içi boş bir şekilde kalıyor bu da gayet kötü görünüyor.

Çaresi: Dudağınızın kendi rengine en yakın renkte bir dudak kalemini dıştan içeri doğru sürün. Çerçevelemeyi doğru yapmak için önce sol kenardan başlayıp ortaya geldikten sonra, aynı işlemi sağ tarafla da tekrarlayın. Daha sonra aynı işlemi alt dudağınız için de uygulayın. Ardından boyadığınız bölgenin içini gene dudak kalemiyle doldurun. Böylece, üste ruju da sürdüğünüzde, boyanın dudaklarınızdan silinmesi hem daha yavaş, hem de eşit şekilde olacaktır.

Yüzünüzün rengiyle boynunuzun rengi farklı tonlarda

:
Fondöteninizin tonunu yanlış seçmişsiniz.

Çaresi: Öncelikle kozmetik satan bir mağazaya gidip birkaç farklı ül renkte fondöten deneyerek işe başlayın. Mükemmel ton, sürüp yaydığınızda, cildinizin rengiyle bütünleşip kaybolandır. Çoğu kozmetik firmasının bu iş için hazırlanmış rehberlerinden de faydalanabilirsiniz.

kaynak: bayanca.net

Daha pürüzsüz bir cilt için kadınların aklına gelen ilk yöntem fondöten oluyor.



Ciltteki lekeleri gizlemek tüm yüzün aynı renkte olmasını sağlamak için etkin bir yol olan fondötenini ne tür bir cilde sahip olursanız olun mutlaka az miktarda sürmelisiniz. Belirginleşmesi gereken noktalar gözler dudaklar olmalıdır.

Yağlı ciltlilerin yarı sıvı bir fondöten, cildi kuru olanların ise krem şeklinde bir fondöten kullanmaları ın daha görünmesini sağlar.

Fondöten kullanılmalı?

Krem, sıvı ya da jöleleri yüzünüze daha düzgün bir tabaka halinde sürebilmek için, önce elinizin içinde yumuşatabilirsiniz. Yumuşattıktan sonra ise bundan burnunuza, yanaklarınıza, çenenize alnınıza birer nokta kondurun. Çubuk halinde bir krem kullanıyorsanız bu saydığımız yerlere bununla küçük birer çizgi çizin.


Fondöteni parmak uçlarınıza iyice yayın.

Çenede: Yukarıya, dışa doğru

Yanaklarda: Dışarıya doğru

Alnınızda: Bir yandan öbür yana

Burunda: Aşağıya, burun ucunun altına

Göz etrafında: Hafifçe bir daire halinde gözkapaklarına doğru iyice yayın.

Fondöteni boynunuza sürmenize gerek yok. Ancak boyun ile yüzünüz arasındaki geçişin sert olmaması için bu bölgeye biraz daha özen gösterin fondöteni iyice yayın. Ayrıca fondöteni sürdükten sonra yüzünüzde sünger dolaştırıp fazlalıkları almayı unutmayın.

Ömrü ne kadardır?

İyi kalitede üretilmiş bir fondötenin ömrü, açılmadan 1-1,5 sene, açıldıktan sonra ise 5-6 aydır. Pudra fondötenler akıcı kıvamlılara kıyasla daha uzun ömürlüdür. Açıldıktan sonra 1 yıl kadar kullanılabilirler.

Bozulduğu anlaşılır?

Kıvamı eskiye oranla daha koyudur, uygularken topçuklar oluşur, renginde kokusunda değişiklikler meydana gelir. Yukarıdaki durumlardan herhangi biri bile oluştuysa kesinlikle o fondöteni kullanmamanız gerekir. Cildinizde tahriş alerjiye yol açabilir. Uzun süredir duran bir fondöteniniz varsa yüzünüze sürmeden önce mutlaka elinizin üzerinde deneyin.

saklamak gerekir?

Her kullanımdan sonra ağzını silin kapağını sıkıca kapatın. Işıklı, sıcak nemli ortamlarda saklamayın.

kaynak: bayanca.net

Yüz göz şeklinize göre yaparak daha çekici daha alımlı bir görüntü sergilemek elinizde.



Öncelikle cildinizi size uygun temizleyici ile temizledikten sonra, cildinizi bir miktar yine cildinize uygun bir krem ile nemlendirin. Cilt tipinize renginize uygun bir fondöteni bütün yüzünüze çenenizin altına doğru düzgünce yayın. Fondöteni bir tabaka halinde sürmeye özen gösterin, bu şekilde daha iyi sonuç elde edeceksiniz.

Fondötenin ardından cildi biraz aydınlatmak için gözlerin altındaki, burun kanatlarının etrafındaki, dudakların altındaki koyu kısımları, yüzünüze sürdüğünüz fondötenden iki ton daha açık fondötenle yapabilirsiniz. Burun kemiğinin üzerine elmacık kemiklerinin üst kenarlarına iyice yayılmalı geride sadece hafif bir parlaklık kalmalıdır.
Cildinizdeki kusurları bir kapatıcının ıyla gizleyin.


Bunun için cilt lekelerine veya gibi yerlere bir miktar kapatıcı sürmeniz yeterli.

Eğer fondöteniniz ciltte parlama yapıyorsa matlaştırmak için bir pamuk veya kuru bir sünger parçası ile pudranın cilde yerleşmesini sağlamak için yüzünüze hafifçe bastırarak sürün fazlasını başka bir süngerle alın.

Gözlerinize farı sürerken önce tüm gözkapağına bir aplikatör ıyla farı sürün. istediğiniz kısımlarda rengi azaltın, artırın. Göze gölge yapmak istiyorsanız bunu bir göz kalemi ile yapabilirsiniz. Uygulayacağınız ton, göz farından daha koyu olmalıdır. Yaptığınız bu çizgiyi bir pamuklu çubuk ıyla hafifçe yukarıya doğru dağıtın.

Kirpiklerinizin daha sık görünmesi göz biçiminizin daha iyi fark edilmesi için göz çevresine yani kirpik diplerinize çizgi çekebilirsiniz ancak sert çizgilerden kaçının.

Rimel mutlaka sürün üst kirpiklerinizin rimelini, önce içten dışa doğru, daha sonra aşağıdan yukarıya doğru sürerek, kirpiklerinizin daha gür dik görünmesini sağlayabilirsiniz. Alt kirpikleri ise rimeli diplerden aşağıya doğru sürün. Kirpiklerinizde rimelin birikmemesine dikkat edin.

Kaşlar içinse bir fırça ıyla kaşlarınızı yukarı doğru tarayın. Kaş renginize uygun bir kalemle kaşlarınızı küçük darbelerle boyayın hafifçe dağıtın. Bunun için toz far da kullanabilirsiniz.

Yanakları renklendirirken allığınızı yanak çukuruna iyice yayın. Allığı sürdüğünüz yerde sadece bir parlaklık olmalı. Boyanın nerede başlayıp bittiğini gösteren çizgiler olmamasına dikkat edin.

Dudaklarınıza çekici bir görünüm verebilmek için dudak çevrenize rujunuzun bir ton koyusu olan kaleminizle çerçeve yapın. Bir ruj fırçasıyla dudaklarınızı boyayın. Bu işlemden sonra dudaklarınıza biraz pudra sürüp ikinci bir kat ruj sürün. Alt dudağınıza biraz parlatıcı sürerseniz dudaklarınız daha çekici görünür.

kaynak: bayanca.net

Sadece 10 dakikanızı ayırarak doğal güzelliğinizi destekleyici pratik bir yapmanız mümkün. mı?



Kadınların çekici görünmek için kullandıkları silahların aşında geliyor. Doğadaki kök boyalarla, is parçalarıyla, meyvelerle başlayan macerası, malzemelerdeki baş döndürücü gelişmelerle baş döndürücü büyük aşamalar kaydetti.

günümüzde tecrübeli ellerde sanata dönüşürken olmak istediğiniz ın, öne çıkarmak istediğiniz güzelliğin, bulunduğumuz ruh halinin elçisi oluyor. Ancak bazen yapmak, bazen taşımak, bazen de yüzümüzden çıkarmak güç geliyor yapmıyoruz. yapmanın keyifli yönünü bize yaşattığı olumlu ruh halini unutuyoruz. Makyöz Özkan Deniz, 10 dakikada yapabileceğiniz pratik bir önderiyor.

1.


Birinci adımda, ne tür yaparsak yapalım yüzümüzü kaliteli bir nemlendirici ile nemlendiriyoruz. Kış mevsiminin rüzgarlı soğuk havasının olumsuz etkilerinden cildimizi uzak tutacak nemlendiriciyle işe başlıyoruz. Daha sonra fondöteni cildimize uyguluyoruz. Cilt tipine en uygun fondöteni seçmek gerekiyor.

2. Özellikle çalışan az dinlenen yüzlerde görülen mor halkalar gözaltı şişkinliklerini çabucak örtmek için kapatıcı kullanıyoruz. Bu uygulamayı da hızlı dengeli yapabilmek için allık fırçası kullanıyoruz.

3. En önemli unsur gözler olacak. Aydınlık ışıltılı bakışlar göz rengini öne çıkarmak için gözkapağımızı kaşlara kadar aydınlatıyoruz.

4. İddialı göz makyajlarında farı göz kapağı göz çevresine komple sürmemiz gerekiyor. Ancak biz pratik makyajda aydınlatıcının üzerine sezonun gözde rengi yeşil far ile gölgelendirme yapıyoruz. Gözleri belirginleştirmek için son olarak eye liner uyguluyoruz.

5. Daha naturel bir görüntü için maskarayla üst kirpikleri belirginleştiriyoruz.

6. Son olarak yanakları renklendirmek elmacık kemiklerini belirginleştirmek için allık uyguluyoruz. Şeftali tonlarında olan bu allık cildin doğal pembeliğine uyumlu çok natürel bir görünüm verecek. Allık uygularken elmacık kemiği kulak arasında bir üçgen çizmek gerekiyor.

7. Son olarak dudakları hafifçe nemlendirmek için parlatıcı uyguluyoruz.

Pratik ın olmazsa olmazları: Aydınlatıcı, allık maskara. Bunlar doğru kullanıldığı taktirde günlük asgari uygulanmış olur.

kaynak: bayanca.net

Bulaşmış göz kalemi kat kat olmuş far, yazın en büyük problemlerinizden biriyse bu yazımızı okumadan geçmeyin. Bunu önlemek için birkaç öneri…



1. Mutlaka sıcağa dayanıklı ürünler kullanın. Kalıcı ya da suya dayanıklı rimel kullanabilirsiniz. Likit eyeliner üzerine göz kalemi uygulamayı deneyin. Yazın krem far uygulamanız da daha pratik olacaktır.

2. Sade uygulayın. Üst göz kapağınıza kalem çekin ya da hafif yapılı bir far uygulayın. Kirpik çizgisinden kaşa kadar far uygulamak sıcakta farın çizgi çizgi olmasına olabilir.

3. Alt kirpik çizgisine maskara ya da kalem uygulamaktan çekinin.

4. Göz ınızı toz pudra ile sabitleyin. Toz pudra, ınızın erimesine olan nemi emer.

5. Gözaltı terlemesini özel pudrasız kâğıtlar ile önleyebilirsiniz.

6.


Solmuş ınızı tekrar uygulayın.

kaynak: bayanca.net

ınızı sabitleyen yağlanma etkilerini görünmez kılan şeffaf son dokunuş pudrası i.d. Mineral Veil, gün boyu sürecek pürüzsüz, doğal güzelliğin anahtarını sunuyor…



Yaz aylarında artan nem sıcaklık ile yapılan ın formu bozulur, fondöteniniz akar, farınız göz kapaklarınızda birikir.

Amerika’nın ünlü markalarından i.d’nin bu konudaki çözüm ürünü Mineral Veil, ciltteki gözeneklerin görünümünü azaltarak pürüzsüz bir cilt sağlar. Minerallerden elde edilen saf ülünün yanı sıra mısır nişastası da içeren şeffaf pudra i.d. Mineral Veil, cilt güzelliğinin son dokunuşudur. Talk parfüm içermeyen Mineral Veil “özel efekt” gibi nüfuz ederek ciltteki rahatsız edici parlamaları da önler. Mineral Veil’in şeffaf tinted olmak üzere iki farklı rengini bulabilirsiniz.




Uygulama
Yağlı cilt tiplerinde nemlendiricinin ardından tatbik edilen Mineral Veil üzerine i.d. bareMinerals fondöten uygulanır. Kuru ciltlerde ise fondötenin üzerine uygulanan Mineral Veil, ı gün boyu sabitler. Cilde bakım da yapan i.d. Mineral Veil ın gün boyu ciltteki varlığını muhafaza eder.

kaynak: bayanca.net

Sabahları yapmak için çok az bir zamanınız mı var? Yoksa hazırlanmayı son dakikaya bırakanlardan mısınız? İşte size, adım adım hızlı önerileri…



Ten
Cildiniz donuksa kayısı bej tonlarında bir altı sürün.

Gözaltlarınızda morluklar, yüzünüzde kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı (concealer) kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı. Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin.

Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin.

Büyük bir fırça ile pudranızı allığınızı sürün.

Göz
Üst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün.

Gözleriniz koyu ise ideal far renkleriniz bej sedef tonlarıdır. Açık gözlerde her rahatlıkla kullanılabilir.


Gri, siyah kahverengi derin bir bakış; mavi yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.

Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağı gölgelendirin.

Kirpiklerinizi tarayın iki kat rimel sürün.

Dudak
Dudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin.

Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin.

artık hazırsınız! Hazırlanmak hiç bu kadar kolay olmamıştı, değil mi?

kaynak: bayanca.net

ınızın daha kalıcı etkileyici olmasını istiyorsanız makyaja başlamadan önce aşağıdaki tüyoları uygulayın!



• ınızı temiz nemlenmiş bir cilt üzerine yaparsanız daha bir görüntü elde edersiniz. Ama temizleme nemlendirme işlemlerini, makyajdan en az bir saat öncesinde yapmalısınız. Özellikle nemlendiricinizi makyajdan hemen önce kullanmamalısınız. Çünkü cilt, kremle birlikte boyayı da emebilir, özellikle allık sürerken parça parça bir görüntü yaratabilir.

• Makyajdan önce saçlarınıza son şeklini verin. Dolayısıyla sprey, jöle gibi şekillendiriciler ınıza ışmamış olur.

• Ne giyeceğinizi önceden belirleyin ki, için kullanacağınız renkleri tarzınızı da önceden kestirebilesiniz.

• Fondöten seçerken cilt renginizi iyi belirlemeniz gerekir. Bunun için en uygun ışık, gün ışığıdır.


Kozmetik merkezlerini aydınlatan florasan lambalar, cildi olduğundan daha soluk gösterir.

kaynak: bayanca.net

ağrılarının (dismenore), birincil (Primer) ikincil (sekonder) olmak üzere 2 nedeni vardır. Birincil sebepler; genellikle buluğ çağında ortaya çı. Ağrının sebebi, ovulasyonu (yumurtlamayı) takiben kanamaya hazır hale gelmiş rahmin iç tabakasının kasılarak dökülmesini sağlayan ( kanaması) özellikle döneminde vücuttan salgılanan Prostoglandin f2 alfa denilen maddedir.


Tedavide de, bu aracı maddelerin oluşumunu engelleyen ağrı kesiciler kullanılır. sı ile yumurtlama arasında yakın ilişki vardır. Ağrı kesicilere cevap vermeyen durumlarda doğum kontrol hapları ile yumurtlamanın ortadan kaldırılması, sını da sorun olmaktan çıkarabilir. Ancak ağrılar çok şiddetliyse başka jinekolojik belirtiler de eşlik ediyorsa bir jinekolojik inceleme şarttır. Bu muayenenin amacı, sının, farklı bir nedenle ortaya çıkıp çıkmadığını saptamaktır.


Burada da genellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen ikincil (sekonder dismenore) ağrısı dediğimiz sebepler ortaya çıkmaktadır.


Bu nedenler ise:
• Endometriozis (Rahmin en iç tabakasının rahmin dış tabalarında veya rahim dışı bir bölgede de bulunması)
• Rahim ağzında darlık
• Rahim tümörleri
• Rahmin farklı pozisyonlarda olması
• Rahim komşu organların iltihabi hastalıkları
• Psikolojik sebebler olarak sayılabilir.
Bazı kadınlar, bu periyodu rahat ağrısız bir şekilde atlatırken, bazıları acıdan kıvranır. Kişiden kişiye ağrının derecesi farklılık gösterir. Nedeni de önceden belirtmiş olduğumuz gibi ağrıyı (dismenore) oluşturan tüm sebeplerin bir arada olma sıklığıdır. ağrısı, kramp tarzında, bele kasıklara, bazen bacaklara vurabilen şiddetli bir ağrıdır. Bir de bazı kadınlarda ağrısına bulantı, , sinirlilik, kabızlık, ishal, sık idrara çıkma gibi şikayetler de eklenebiliyor.


Birincil ağrısının önlenmesine yönelik kişisel olarak alınabilecek bazı önlemler vardır: kanaması öncesinde veya esnasında kahve, çay, kola, çikolata gibi kafein içeren gıdalardan uzak durulması uzun süre ayakta durmaktan kaçınılması şikayetler üzerinde olumlu etki yapar. Bol miktarda su içilmesi, sigaradan uzak durulması, fazla miktarda tüketilmemesi gibi basit kısa süreli önlemler ile kanamaları biraz daha rahat geçirilebilir. yı, ilaçlara gerek kalmadan hafifletmenin yolları, yöntemleri, , ılık su banyoları olabilir. Ama bunlar yöntemlerden birkaçıdır, herkeste etkili olmayabilir veya başka önereceğimiz tıbbi yöntemlerden daha etkin olabilir.


Bu dönemlerde gerek fiziksel gerekse psikolojik olarak mızı her zaman ki rutininde, problemsiz bir biçimde sürdürmek için bu dönemin problemlerini lamak gereğini yapmayı düşünmek öncelikli davranış olmalıdır. Bu dönemi zoraki ızdırap mutlaka çekilmesi gereken bir eziyet dönemi olmadığını kabul etmek gerekir. n rutininde önemsiz gibi gözükür ama kadınlar işe, okula gidemez (yüzde 45’inde orta ciddi dismenore vardır) ciddi kayıpları olur. Kısacası için zor bir dönemdir. Bu konu o kadar önemli hale gelmiştir ki, kliniğimizde “ Ağrıları Merkezi” kurarak olayı çok ciddi multidisipliner bir bakış açısı getirmemizi gerektirmiştir. Bu konuda ın mutlaka doktoruna danışması, problemsiz bir hayat için gereklidir.


dönemiyle ilgili hurafeler sonucunda ortaya çıkan uygulamalar var. döneminde saç boyatmak hatta banyo yapmamak gibi… Bunların bir çoğunun doğru olmadığını biliyoruz ama sonuç olarak bu dönemlerde vücudunda gerçekleşen kimyasal bir değişim söz konusu.


İlkel toplumlarda gören kirli kabul edilip tecrit edilirmiş. Eğitim düzeyi arttıkça bu yanlış bilgiler de yok olmaktadır. Sonuçta bu dönemde özellikle hormonal değişimlerin çok olduğu bunun da özellikle psikolojiyi çok etkilediği bir gerçektir. Evet gerçekten yapılmaması gereken şey bu dönemi yaşayan kadınların, eşlerinin veya yakınlarının anlayışsızlığıdır. Lütfen biraz anlayış!..


döneminde cinsel hayatı düzenlemek gerektiği de merak edilen konulardan biri. Cinsel hayata ara vermek gerekmez, ama önce hijyen!.. Hayat sizin, onu iyi yönetin.


Toparlamak gerekirse, dönemi ağrılarını önemsemek gerekir. Ağrılı görme nedenleri araştırılmalıdır. Ağrılı adetin “birincil” ya da “ikincil” olup olmadığı belirlenmelidir. İkincil dismenore söz konusu ise altta yatan ortadan kaldırılmalıdır. Bu süreçte hekimlerin kontrolünde açığa kavuşturulması gereken bir süreçtir. Öncelikli olarak erkekler, lütfen biraz anlayış. Sonra kadınlar, lütfen kesinlikle hijyen.


Sağlıklı mutlu günler dileğiyle…


Dr. Osman Denizhan Özgün


Dr. Osman Denizhan Özgün



Maya Tüp Sağlığı Merkezi
Kaptanpaşa sokak, Numara: 17 Gaziosmanpaşa
Çankaya, Ankara
Tel: 0312 448 22 21 - 0312 437 28 28
Web: http://www.mayatip.com

kaynak: bayanca.net

için doğurgan olamamanın verdiği suçluluk duygusu, için gebe bırakamamanın yarattığı utanç hissi bazı çiftlerde ı olumsuz etkileyebiliyor.

Kısırlık ı etkiliyor mu?


- Kısırlık cinsel fonksiyon eksikliği değildir. Çiftler bu sorunu cinsel hayatlarının bir sorunu olarak görmemeli. Aksine mutlu bir cinsel beraberlik kısırlık sorununa da çare olabilir.


Erkeğin menisinde sperm olmaması ya da az olması cinsel fonksiyonları etkiler mi?


- Hayır. Cinsel fonksiyon tamamen testosteron seviyesiyle ilişkilidir. Bu durum sperm sayısına bağlanmaz. Ayrıca sperm azlığına olan ağır bir kromozomsal bozukluk yoksa bu kişilerin dış cinsel organları da normal gelişmiştir.


Kısırlık cinsel kimliği zayıflatıyor mu?


- Öncelikle şu bilinmeli; kısırlık kadından da erkekten de kaynaklansa edilebilir. Bunun bilinmesi olumlu sonuçlar verecektir.


ın gebe kalamaması ya da erkeğin gebe bırakamaması dolaylı olarak çiftlerin toplum gözünde cinsel kimliğini zayıflatabiliyor. Eğer bu problem kişinin cinsel aktifliğinin bitmesi olarak lanırsa evlilikler boşanmayla sonlanabiliyor. Herhangi bir bilimsel dayanağı olmayan bu önyargılar ancak toplumun bu konuda bilinçlendirilmesiyle ortadan kalkabilir. Kırsal kesimden gelen hastaların tedavide başarı kriteri, bazen sadece eşinin hamile kalabilmesidir.


Kısırlık teşhisi cinsel isteği azaltıyor mu?


- Kısırlık probleminin nedenleri arasında cinsel fonksiyon bozukluklarının oranı sadece yüzde 5. Kısırlık ı iki şekilde etkiliyor. Birincisi teşhis sonucu kişide oluşan psikolojik sorunlar. İkincisi ise kısırlığa olan etkenin organik olarak cinsel fonksiyon bozukluğu yapması. Bir çifte kısırlık teşhisi konulurken birçok test . Bu testlerden bazıları basit bir kan almaktan ibaret olurken fiziksel muayene, ultrasonografi, röntgen ışınları altında rahim filminin çekilmesi hatta endoskopik cerrahi gibi karmaşık testler olabiliyor. Bu testler sonucu kısırlık teşhisi konulmuş çiftte doğal olarak cinsel isteksizlik görülür. Bunların yanında erkekten tahlil amaçlı meni örneğinin alınması, eğer meni verme şartları da elverişsizse daha fazla probleme yol açar. Cinsel isteksizlik hem hem de kadında kaynaklanabilir.


Kısırlığı inkár etmek hangi sonuçları doğurur?


- Kısırlık teşhisi sonrası yaşanan inkár, isyan gibi duygular daha sonra kaygılanma anksiyeteye dönüşebilir. Bunlarda cinsel fonksiyon bozukluklarına yol açar. Bu durum tamamıyla psikolojik olduğu için eşler arasında anlayış önem kazanır. Ayrıca burada hekimlere önemli bir görev düşüyor. Hekim, çiftlere kısırlığın ı olumsuz etkilemeyeceğini anlatmalı.


Kısırlık tedavisinde kullanılan ilaçlar cinsel fonksiyonları etkiler mi?


- süresince iki önemli ilaç grubu kullanılıyor. Beynin yumurtalıklar üzerindeki kontrolünü yok eden ilaçlar. Diğerleri de yumurtaları büyüten ilaçlardır. İlk grup, bir-iki hafta ın kendini menopozda gibi hissetmesine olabilir. Buna bağlı olarak vajinada kuruluk, isteksizlik gibi nedenlerle kadınlarda cinsel ilişki isteği azalabilir. Daha sonra kullanılan büyüten ilaçlar ise şişkinlik, kasık ağrısı vajinal akıntı gibi nedenlerle kadınların cinsel fonksiyonlarını etkileyebilir. Ancak bunlar çok kısa süre etkili ilaçlardır. Tedavinin bitmesiyle her şey normale döner.


Kısırlık sırasında cinsel perhiz uygulanıyor mu?


- Bazı hastalarımızda sadece oluşturma geliştirici uyguluyoruz. Bu tedavide hastalarda ültrason ile takibi yapıyoruz. Yumurtanın geliştiği çatlamasına yakın olduğu dönemde, gün aşırı ilişki öneriyoruz. Bu, gebelik elde etmek açısından önemli bir yöntem olsa da bazı çiftler için psikolojik olarak konsantrasyon sorunu yaratabiliyor. Çünkü cinselliği zevk değil, görev olarak yaşıyorlar.

kaynak: bayanca.net

Memorial Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Abdullah Özkardeş, cinsel ilişki sırasında yaşanan baş ağrılarının beyin kanamasına olabildiğini söyledi.

Her insan yaşadığı baş ağrıları öksürük, cinsel ilişkiyle tetiklenip başlayabiliyor.


Cinsel ilişki sırasındaki ağrıları birçok kişinin bilmediğini belirten Dr. Abdullah Özkardeş, “Bu ağrılar cinsel efora bağlı olarak oluşuyor. İlişkideki heyecan arttıkça da şiddetleniyor. Erkeklerde daha fazla görülüyor” dedi.


Cinsel ilişkiye bağlı baş ağrılarının iki ana tipi var. İyi huylu kötü huylu baş ağrıları. İyi huylu baş ağrılarında kişide kalıcı bir oluşmuyor. Ayrıca altta yatan bir beyin hastalığı da bulunmuyor. Kötü huylu ağrılar ise doğuştan gelen anormal damar yapıları damarda balonlaşmayla ortaya çıkıyor. Ölüme olabiliyor. Doktorlar bu tür ağrıların sıklığını belirlemekte tanı koymakta zorluk çekiyor.



Orgazmda artıyor!


Ağrılar daha çok 20-60 yaş arasında görülüyor. Cinsel ilişkiyle ilgili baş ağrıları, orgazm öncesinde veya sırasında baş ensede, her iki tarafta birden ortaya çıkıyor. yapmakla da ağrı görülüyor. Ağrı saatlerce sürebiliyor. Bazı hastalarda bu ağrılar çok rahatsız edici olduğundan, cinsel ilişki devam edemiyor. Ağrıyı yaşayanlar, yine olacak korkusuyla cinsel ilişkiden kaçıyor. Ağrı başlayınca orgazmdan önce ilişkinin sonlandırılması ile ağrı kesilebiliyor. Dr. Özkardeş, bu ağrıları çeken hastalara şu önerilerde bulunuyor:


“Ağrınız varsa birkaç hafta cinsel ilişkiye girilmemeli. İlişki öncesinde beta blokerler, kalsiyum kanal blokerleri antienflamatuar ilaçlar kullanılabilir. Sildenafil (Viagra), bu ağrıların yüzde 10’una iyi gelmektedir. Bazı hastalarda verme, yapma cinsel ilişkide daha pasif bir rol üstlenme ağrıyı kesebilir.”

kaynak: bayanca.net

Kaliteli, güvenli düzenli seks yapanların daha sağlıklı uzun bir yaşamları var.


Seksin yaşlanmayla ilişkisi modern tıbbın en az ilgi duyduğu alanlardan biriydi. Biriydi diyorum, çünkü son yıllarda bu konuyu araştıran yüzlerce çalışma yapıldı. Araştırmalar düzenli seksin yararlı olduğunu gösteriyor.


Seksin yaşlanma ile ilişkisini etkileyen üç önemli yanı var: Seks düzenli, kaliteli güvenli olduğu zaman sağlığa iyi geliyor, yaşam süresini uzatıyor. Kaliteli, güvenli düzenli seks yapanların daha sağlıklı uzun bir yaşamları var. Düzenli güvenli seks gençleştiriyor, güçlendiriyor. Fizyolojik yenilenme süreçlerini harekete geçiriyor. Siz bu bilgileri seksin yaşamı uzattığı şeklinde de değerlendirebilirsiniz.


Daha sık seks faydalı


Yanıtlanması zor sorulardan biri daha sık tekrarlanan seksin için iyi bir şey olup olmadığıdır.


Seks sıklığındaki artışın ileri yaşlarda da cinsel açıdan aktif kalmayı sağladığı, fizyolojik yenilenme süreçlerini hızlandırdığı, iyilik hissi sağladığı, gevşettiği, rahatlattığı cinsler arası yakınlığı artırdığı kuşkusuzdur. Ama seksin sağladığı doyumu belirleyen etken, sıklığından çok düzenli kaliteli oluşudur. Her iki cinste de yeterli ruhsal doyumu sağlayan, duygusal temelleri olan bir ilişkinin yararı daha fazladır.


Başka insanların ne sıklıkta seks yaptıkları herkes için merak konusudur. Bu merak, bazen fıkralara konu olacak düzeyde abartılır. Seks sıklığı üzerine geliştirilen öyküler avcı fıkralarından fazladır. Daha sık seks yapmanın edilir bir şey olduğu doğrudur. Seks sıklığı sağlıklı güçlü olmakla yakından ilgilidir. Sıklıkta etkili başka faktörler de var: Evli olup olmama (evli insanlar bekárlara göre daha sık seks yaparlar), rahat bir sosyal çevre içinde bulunup bulunmama, eğitim düzeyi, yapılan işin tipi yoğunluğu, mevcut sorunları, yaş gibi faktörler de etkilidir.


Araştırmalar, kaliteli güvenli seksin de en az sıklık kadar önemli olduğunu gösteriyor. Eğer güvenli, kaliteli sık seks yapan biriyseniz işiniz kolay, veriminiz yüksektir. Cinsel tatminleri düşük olanların damarları erkenden yaşlanıyor. Bağışıklık sistemleri daha . Psikosomatik hastalıklar diğer ruhsal kökenli sorunları çoğalıyor.


Erkekler sayıya kadınlar kaliteye


Cinsel mutluluğun lanmasında erkekler kadınlar arasında önemli farklar var. Cinsel mutluluğu erkekler ilişki sıklığında, kadınlar seks kalitesinde arıyorlar.


Erkekler cinsel yolla bulaşan hastalıklara şı son derece kayıtsız. Seks güvenliğine önem vermiyorlar, cinsel yolla bulaşan hastalıklara kadınlara oranla sık yakalanıyorlar. Erkeklerin yaşam sürelerinin daha kısa olmasında cinsel yolla bulaşan hastalıkların önemli bir rolü var.


Düzenli seks yapmak kalbi koruyor


Düzenli seks yapmak -damar sistemine olumlu etki yapıyor. Eğer ciddi bir probleminiz yoksa seks kalbi koruyor. Seks, kalple ilişkili sorunların iyileşmesini bile kolaylaştırıyor. Hipertansiyon -damar hastalığı sorunu olanların altında oldukları sürece seks yapmalarına engel yok. Bu hastaların sertleşme sorununun tedavisinde kullanılan ilaçlara başlamadan önce doktorları ile konuşmaları gerekiyor.


Düzenli kaliteli seks, stres gerginliği azaltıyor. Düzenli seks yapanlarda ruhsal sorunlar az görülüyor. Seksin uyku düzeni kalitesine de olumlu etkileri var. Seks sonrası uykunun dinlendirici yenileyici dönemleri daha sık daha uzundur.


Orta yaşlarda cinsel doyum artıyor


Oslo Bergen üniversiteleri (Norveç) ile Harvard Okulu”nun (Amerika) ortak yaptığı bir çalışmanın sonuçlarına göre kadında da, erkekte de orta yaşlarda seks kalitesi artıyor. Ellili yaşlarda erkeklerin otuz kırklı yaşlara göre daha tatmin edici bir seks yaşamları var. Buna şılık erkekler yaşlandıkça daha fazla seksüel sorunla şılaşıyor.


Cinsel güç azalması, orta yaş sonrasında erkeklerin en önemli korkusu haline geliyor. Bu o kadar belirgin ki, kadınların kolayca kabul ettiği hipertansiyon kolesterol ilaçlarını erkekler bu nedenle düzenli kullanmıyor.


Erkekler, diyetlerinin bile cinsel güçlerini azaltacağı korkusu içindeler, verme diyetlerine de pek yanaşmıyorlar. Orta yaş sonrası kadınlarda cinsel güç kaybı korkusu pek görülmüyor. Kadınlar, doğal biyolojik gerilemeyi olağan görüyor sükunetle şılıyor.


, sağlıklı yaşam yaşlanmanın, kaliteli bir hayat oluşturmanın köşe taşlarından biridir.
--yaşlanma ilişkisi hakkında daha çok araştırmaya öğrenmeye ihtiyacımız var.

kaynak: bayanca.net

Cinsel zevki artıran azaltan, dönem durumlar var… Bunları bilirseniz, uygun olmayan günlerde partnerinizi boş yere zorlamaz ilişkinizi sorgulamazsınız…


Kadınların seksten daha fazla zevk alması, dengeli beslenmesine, kendine iyi bakmasına de dönemlerine bağlıdır. Dilerseniz, bu zevk artırıcı faktörleri hep birlikte gözden geçirelim…


Yumurtlama dönemi


İki adetin ortasındaki günlerde, yumurtlama gerçekleşir, bu dönemde testosteron hormonu zirve yapar. Bu hormonun yüksekliği, kadınların daha çok seks arzulamalarına olur. Bu dönem, kadınların kendi kendilerini de en çok tatmin ettikleri dönemdir. Kadınlar bu dönemlerinde daha kolay orgazma ulaşırlar. Yumurtlamanın arkasından artan östrojen oksitosin hormonları da yüksek arzulamanın 3-4 gün kadar daha devam etmesini sağlar.



Dengeli beslenme


Düşük yağ içerikli bir diyetle beslenen kişiler, düşük vücut ağırlıkları cinsellikte daha yüksek zevk alma imkanı verir. Yağlı beslenen kişilerde meydana gelecek damar kireçlenmesi nedeni ile kan akımları bozulacağından erektil dokularda tam bir şişme olmayacak cinsellikten maksimum haz duyulamayacaktır.


Kegel egzersizleri


Kegel egzersizleri ın alt duvarını oluşturan kasların egzersizleridir. Özellikle gebelikte kolay doğum amacı ile gebelik sonrası idrar kaçırma sorununa şı uygulanır. Bu egzersizler sayesinde ın alt duvarı kaslarına daha çok kan akımı sağlanacaktır. Vajina daha duyarlı hale gelir.


Bedensel


Düzenli yapılan , vücut hormon seviyelerini etkiler. Özellikle testosteron hormonu seviyesi yükselir. Cinsellikteki zevki yöneten bu hormonun yükselmesi, daha fazla zevk alınmasını sağlar. yapmakla dokulara daha çok kan götürecek damarsal yapıların gelişmesi de sağlanır. Vajinal dokuların his özellikleri artar. damar sağlığı için yapılan da çok yarar sağlar. Haftada 2-3 gün , 20-30 dakika süre ile atım hızını 120″nin üzerinde tutacak aerobik egzersizler, burada söz konusunudur. Yürüyüş, hafif koşu, makineleri, yüzme örnek olarak verilebilir.

kaynak: bayanca.net

insel nızda sorunlar yaşamanızın en önemli nedeni kötü alışkanlıklar…


Sigara


Kötü kokusu bir yana, sigara dumanındaki birçok kimyasal madde damarlarda kasılmaya kan akımının azalmasına oluyor. Kan akımı bozulan cinsel organlar daha az duyarlı hale geliyor. Sigara içen erkeklerin sperm kalitelerinin bozulduğu seks isteklerinin azaldığı da araştırmalarla kanıtlandı.



normal miktarda alındığında cinsel bakımdan cı, çok miktarda alındığında ise, cinsel isteği azaltıcı rol oynuyor. Seksten önce gevşettiği, rahatlattığı, cesaret verdiği için içilen içki, dozu kaçırıldığında cinsel isteği azaltıyor, bedensel tepkileri geriletiyor.


Shakespeare, Macbeth oyununda şöyle der: “İçki arzuyu kamçılar, fakat beceriyi götürür.” Aşırı tüketimi, ereksiyon sağlama sürdürme yetisini azaltıyor, erken boşalmaya sebep oluyor.



Stres


İşte cinsel mutluluğu en fazla etkileyen unsurlardan biri. Stres durumunda, kandaki DHEA testosteron hormonlarının seviyesi düşüyor. Bu sebeple, stresli bir günün sonunda cinsel istek azalıyor. Vücuttaki stres hormonlarının artması, kan damarlarının daralmasına kan akımının azalmasına da oluyor. Kısacası stres gerginlik durumunda, cinsel istek cinsellikten zevk alma oranı azalıyor.

kaynak: bayanca.net

İnsanların cinsel çekiciliği kokusundan layabildiklerinin kanıtı bulundu. Bilim adamları bu yı sağlayan genin insanlarda bulunduğunu açıkladı.


ABD”li ekibin araştırması, üzerinde deneyler yapılan farelerin, potansiyel bir eş tarafından yayılan seks hormonları olan feromonları layabildiğini ortaya koydu.


Bu hormonun lanmasını sağlayan gen insanlarda da bulunuyor. Araştırmacılar, olası bir buluşmada insanların da aynı kokulardan etkilenebileceğini söylüyor.


Bin layıcılıyız


“Nature” dergisinde yayımlanan araştırmada, diğer memeliler gibi farelerin de, burunlarındaki özel hücrelere iliştirilmiş layıcılar sayesinde farklı kokuları ayırt edebildikleri tespit edildi.


Bir koku burundaki layıcılara geldiğinde, beyindeki işlemci merkeze bir sinyal gönderiliyor merkez bu sinyali özel bir koku olarak idrak ediyor.


Memelilerde yaklaşık bin kadar farklı koku layıcısı bulunuyor.


Bu sayede memeliler, kokuları keşfedebiliyor geniş bir skaladaki kokuları ayırt edebiliyor.


İşin sırrı TAAR”larda


Şimdi ise farelerin burun bölgesinde yer alan yeni bir layıcı grubu keşfedildi. Bu layıcılar, amonyak türevi doğal kimyasallardan olan aminlerden olan uçuculara cevap veriyor.


Amin bileşikli iz layıcıları (trace amine-associated receptors, TAAR), farelerin idrarındaki, aralarında stres potansiyel eş sinyali olarak düşünülen bir diğerinin de olduğu bazı kimyasalları buluyor.


layıcılara gelen bilgileri kodlayan gen, sadece farelerde değil, feromonlardan etkilenen muhtelif gruplarında, balıklarda insanlarda da bulunuyor.


Nobelli araştırmacı


layıcılar, Washington”daki Fred Hutchinson Araştırmaları Merkezi”nden Dr. Linda Buck Dr. Stephen Liberles”ın araştırmaları sırasında bulundu.


Dr. Linda Buck, 2004 yılında ABD”li meslekdaşı Richard Axel ile birlikte, koku alma duyusuna ilişkin çalışmaları ile Nobel Ödülü”ne layık görülmüştü.

kaynak: bayanca.net

Erken boşalma diye adlandırılan sıkıntı bir cinsel yetersizlik değil, çözümü olan bir sorundur.
Erken boşalma cinsel problem veya yetersizlik gibi görülse de aslında bir problem olmayıp bir cinsel uyumsuzluktur. Oysa sağlıklı bir cinsel ilişkide unutulmaması gereken en önemli şey uyum. Bu yüzden de gerçek anlamda ortada bir erken boşalma sorunu olmayıp erkeğin ın orgazmından önce veya ona ruhen yetecek kadar beraber olamadan boşalması bir cinsel uyumsuzluk ortaya çıkaracaktır.
O halde erken boşalma diye adlandırılan sıkıntı bir cinsel yetersizlik değil, sadece çözülmesi gereken bir sorundur çözümü de basittir. Bir partneriniz sizinle kurduğu ilişkide siz boşalmadan orgazma ulaşabilir, diğeri ise daha geç orgazm oluyordur siz ondan önce boşalabilirsiniz. Yapılan çalışmalar istatistikler ortalama alınarak çıılan sonuçlar genel değerler olarak kabul edilebilinir.

Buna göre:
- Penis vajinaya girmeden önce boşalma olursa ileri derecede erken boşalma
- Penis vajinada iken 1 dakika veya daha altı zamanda boşalma orta derece erken boşalma
- Penis vajinada iken 1 ila beş dakika arası boşalma erken boşalma olarak kabul ediliyor.
- Doktorlar, normal ilişki süresini penis vajinada iken 5 dakika üstü olarak kabul ediyor.
Erken boşalmanın nedenleri
Yapılan çalışmalar sonucu en yaygın olarak rastlanılan konu, gençlik çağlarında yapılan masturbasyonlar olarak öne çıkıyor. Büyüklerine yakalanma korkusu aşırı heyecan ile yapılan bu masturbasyonlar da en önemli şey, bir an önce boşalıp o hazzı yakalamak yakalanmamaktır. Gençlik yıllarında, sık sık, birden fazla orgazm olup sertleşme sağlanıldığından boşalmanın geciktirilmesi akla bile gelmez amaç sadece en erken şekilde boşalıp rahatlamaktır.
Partnere aşırı ilgi, bağlılık sevgi heyecanı arttırıp erken boşalmaya olabilir. Uzun süren cinsel perhizler sonrası kurulan ilişkilerde de erken boşalma görülebilir. Oysa errken boşalma, cinsel sıkıntılar içinde doktor ıyla en kolay çözüme ulaştırılan sorun olarak gösteriliyor.
kontrol edilir?
Boşalma bir ateşleme mekanizması olup, başladığı zaman hiç kimse hiçbir yolla onu bastıramaz, geciktiremez, denetim altında tutamaz. Yapmamız gereken şey, ateşlenme noktasına gelmeden sistemi yavaşlatmak, durdurmak veya kontrol altına almaktır. Erkeğin erken boşalmasını engellemek için çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Genelde kişiler önce bunları kendileri denetlemekte lı olamayınca hayal kırıklığın