nedir

Çocukların zamanında müdahale edilmeyen hataları devam edebilir veya şekil değiştirebilir. Bazen de anne babanın yersiz aşırı tepki ortaya koyması, çocuğu olumsuz etkiler.


Anne baba elbette sadece çocuğun olumsuz davranışlarını cezalandırmamalı, bunun yanısıra larını, doğru davranışlarını, onaylanması gereken tavırlarını ödüllendirmeyi de bilmelidir.


Çocuklarına bir şekilde eğitim vermek, onları hayata iyi şekilde hazırlamak bütün anne babaların hedeflerindendir. Anne babanın her davranışının, yorumunun çocuk üzerinde etkisi vardır. Anne-baba çocuk arasındaki etkileşim devam eden bir süreçtir. Bu etkileşimin kalitesi çocuğun bütün nı etkileyebilir.


Çocuklar hatalı yanlış bir şey yaptığı en önemlisi bunu tekrarladığı zaman anne babaların tepkisiz kalması, o yanlışın devam etmesine yol açar.


Bazen de anne babanın yersiz aşırı tepki ortaya koyması veya tutarsız bir şekilde cezalandırması çocuktaki sıkıntıyı artırır yeni davranış sorunlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlar. O nedenle bebekken bile anne babanın çocuğa uyguladığı cezalandırma şekli önemlidir. Çocuğun kişilik gelişiminde , sosyal gelişiminde ciddi etkiler bırakır. Genelde çocukların yaşları hataların büyüklüğüne göre cezalandırılmaları şu aşamalarda yapılmalıdır:


Cezalandırma olmalı?


1. lmalı: Çocukların ilk yaptığı eğer çok büyük sonuç doğurmayacak şekildeyse, anne-baba uyarmakla yetinmelidir. nın da bir cezalandırma olduğu unutulmamalıdır. Bu yeri geldiğinde anlık bir kaş çatılması şeklinde de olabilir. Bu çocuğa mesaj olarak yaptığı davranışın onaylanmadığı tepkisinin iletilmesidir.


2. Konuşulmalı: Yapılan hatanın şiddeti artmış ise ya da tekrarlayan bir hataysa; çocuk ile yaşına uygun bir şekilde, bu durumun hatalı olduğu doğrusunun ne olduğu , davranışın tekrarı halinde zararının neler olacağı konuşulmalıdır. Bu açık olarak sizin tarafınızdan bu davranışın istenmediğinin belirtilmesidir.


3. Cezalar hatırlatılmalı: Yapılan hatanın devamı durumunda, hatanın büyüklüğü ne olursa olsun anne baba tekrar çocuğu ile sevgi ılımlı bir ortam oluşturarak , çocuğa yönelik aşırı tepki yargılamadan kaçınarak konuşmalı çocuğa bu davranışın tekrarı halinde ne türlü cezaları alabileceğini belirtmelidir. Bu noktada çocuğun yaşına göre anne babanın konuşma tarzı üslubu çok önemlidir. Kesinlikle durum mücadele ortamına dönüştürülmemelidir. Çünkü bu ortam iki tarafa da zarar veriir, ilerleyen dönemlerdeki ilişkiyi zedeler.


4. Ceza uygulanmalı: Konuşma söylenen cezalandırma ikazlarına rağmen devam eden yanlışlarda, anne babanın bahsettiği cezayı uygulaması gerekir. Anne babalar, yapamayacağı cezalandırma yöntemini çocuğa kesinlikle söylememelidir. Ancak cezalandırmayı yapmak istemedikleri veya yapamadıkları zamanlarda hafifletici sebeplere şılık olarak, cezadan vazgeçebileceklerini önerebilirler. Örneğin, ceza olarak dışarı parka götürülmeyecek çocuğa , “odanı toparlarsan senin cezanı affedebilirim” denebilir. Cezalandırmanın şekli çok önemlidir. Çocuk psikiyatristlerinin önerdiği cezalandırma yöntemi, çocuğun sevdiği şeylerden mahrum edilmesi şeklindedir. Fiziksel cezaların çocuklara uygulanması son derece sakıncalıdır çocukların anne baba ile ilişkisini zedeler ortamı daha gergin hale getirir. Erken yatma, odasında yalnız olarak iki-üç dakika beklemesi gibi basit cezalandırma tekniklerinin kullanılması da uygun olur. Ama cezalandırılma sırasında çocukların gururu incitilmeden özgüvenleri zedelenmeden uygun bir dil takdim ile bunun yapılması gerekir.


5. Uzmana başvurmalı: Aldığınız bütün önlemlere rağmen önüne geçilemeyen sıkıntılar için anne babaların bir uzmana başvurmayı ihmal etmemeleri gerekir. Çünkü bu durumlarda davranış bozukluğu, şı gelme bozukluğu, dikkat eksikliği hiperaktivite durumu, çocukluk çağı depresyonları, uyum güçlükleri gibi sorunlar eşlik ediyor olabilir.


Ödüllendirme olmalı?


Anne babanın çocuğun davranışlarının şekillenmesinde çocuğun larını, doğru davranışlarını, onaylanması gereken tavırlarını, ödüllendirmesi önemlidir. ki istenmeyen davranışların yanlışların kalmaması için cezalandırma yöntemine başvurulur, aynı şekilde ödüllendirme yöntemini de uygun kullanmaları çocuk açısından önemlidir.


Çocuğun olumlu davranışlarının tasdiklenmesi bebeklik döneminde başlar. Bir hareket yaptıktan sonra , annenin veya babanın yüzüne bakar onlardan tasdik bekler. Eğer o davranış tasdiklenirse (gülümseme, kafa sallama, dokunma, ile onaylama, ona bir şey verme vb.) bebeğin o davranışı giderek güçlenir. Ama anne baba tarafından o davranıştan sonra olumsuz bir tavır (görmezden gelme, kaş çatma, ile ikaz, el ile engelleme, onu o ortamdan uzaklaştırma vb.) olursa o davranış uzun süre devam etmeden giderek gücünü kaybeder.


Maddi değil, duygusal ödüllendirme


Çocuğu ödüllendirmenin derecesi şekli yaş ailenin durumuna göre genelde değişiklikler gösterir.Ama şunu hemen belirtelim ki en iyi ödüllendirme maddi ödüllendirme değil, duygusal ödüllendirmedir. kendisine sürekli bir şeyler alınmaya alıştırılan çocuk, gün gelecek en iyi en pahalı hediyelerle bile doyum bulamayacaktır. Ama anne babasının öpmesi, kucaklaması, gezdirmesi, onunla oynaması, ona söylemesi şeklindeki ödüllendirme; en sağlıklı en lı ödüllendirmedir. Anne babaların bu türlü bir duygusal ödülün yanısıra imkanları ölçüsünde ek hediyeler vermesi de çocuğu ödüllendirmenin diğer yoludur. Anne babaların, hediyelerdeki maddi büyüklük yerine manevi değeri ön plana çıkarmaları daha doğru olur.


Yaşın önemi


Yaşa göre, ödüllendirme şu şekillerde olmalıdır:


1. Bebeklik döneminde ödüllendirme şekli: Öpme, okşama, sevme, kucaklama, onunla oynama, onu besleme, gezdirme, onunla meşgul olma, onunla konuşma, onu sevdiğini hissettirme vb… Bu davranışların normal zamanda yapılması zaten gereklidir. Ancak ödüllendirilmek istendiğinde özellikle yapılması önemlidir.


2. Okul öncesi dönemde ödüllendirme şekli: Öpme, okşama, sevme, kucaklama, onunla oynama, onunla gezme, birlikte vakit geçirme, söz olarak onaylandığını vurgulama, onun hoşuna gidecek iltifatlar söyleme, onun sevildiğini hissettirme, onun gelişim dönemine uygun oyuncak hediyeler alma ( bu hediyelerin manevi değeri ön plana çıılmalıdır.)


3. Okul döneminde ödüllendirme şekli: Öpme, okşama, sevme, onunla oynama, onunla birlikte gezme, birlikte ders çalışma, onaylandığının hissettirilmesi, onun kabiliyetlerini ön plana çıkaracak aktivitelere yönlendirme, onun hoşuna gidecek iltifatlar söyleme vb.

kaynak: bayanca.net

Beğinizin zihinsel, ruhsal fiziksel gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlaması için, onun becerilerini geliştirecek, oyunlar ile jimnastik hareketlerini düzenli olarak yaptırın.
Bebeğin anne babasıyla birlikte yaptığı bu aktiviteler, hem onun ileride sağlıklı bir kişi olmasını hem de bazı fizyolojik psikolojik sorunların üstesinden gelmesine yardımcı olur. Bebeklik döneminde yaptırılan jimnastik, hiperaktivite konuşma güçlüğü olan çocuklarda olumlu sonuçlar verir.
doğumdan birkaç saat sonra hareket etmeye başlarlar bu hareketler doğal olarak her geçen gün artar. Kasların yetersiz çalışması, bebekte gelişim bozukluklarına yol açar. Bu nedenle basit hareketlere erken başlanması gerekir. Bebeğiniz ilk günlerde fiilen katılmadığı hareketlere, üçüncü aydan sonra sizinle birlikte yavaş yavaş yapmaya başlar.
RAHAT MUTLU UYUMASINI SAÐLAR
Bebeğinizle yapacağınız hareketler için saatin önemi yoktur.


Bebeğinizin bacak kollarını zorlamadan yaptıracağınız hareketler onu rahatlatır. Jimnastik, yalnız vücudu geliştirmekle kalmaz, uyku saati geldiğinde uyumayan huysuzluk eden için de çok etkin bir yöntemdir. Bebeğinize yaptırdığınız jimnastik, bağırsaklarının sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar, iştahsız bebeklerin de yemelerini düzenler.
OYUNCAKLARIYLA GÜVENDE HİSSEDER
Peluş oyuncaklar
Sarılıp uyuyabileceği yumuşacık bir pelüş oyuncak, kendisini güvende hissetmesini sağlar. Onun için bir arkadaş görevi görür. Yumuşak bir oyuncağın bebeğinizin tenine değmesi dokunım duyusunu geliştirir.
oyuncakları
Sağlıklı bir şekilde bebeğinizin, kollarını, bacaklarını ya da tüm vücudunu hareket ettirmesini sağlar. Böylece bebeğiniz, eğlenirken bir yandar da fiziksel gelişimini destekleyici hareketler yapabilir.
Şekilli kutular, içiçe geçen kaplar
Birbirinden farklı boyut şekillerdeki kutularla oynamak çocuğunuzun el becerisini geliştirme, nesne-boşluk uydurma, ayırt edebilme yeteneklerini destekleme açısından çok yararlıdır. Böylece hem el becerileri, hem de hayal gücü gelişir
Müzik sesli oyuncaklar
Müzik çalan farklı sesler çıkaran oyuncaklar, bebeğin dinleme belleğini kullanma yeteneklerini geliştirir, ilk başlarda gelişi basıp, sesler çıkarabildiği düğmelere daha sonra bilinçli olarak basarak yaratıcılığını arttırır.
Haraketli oyuncaklar
için emeklemeye yürümeye başlamak özgürlüklerine kavuşmanın ilk adımıdır. Bu dönemde, peşinden emekleyebileceği ya da minik adımlarıyla yetişmeye çalışacağı hareketli oyuncaklar, bebeğiniz için teşvik edici bir rol oynar.
Bebeğinizin banyosu
Bebeğe ilk banyolarını yaptırmak o kadar kolay bir iş değildir.Bebeğin elinizden kayacağından, su yutacağından ya da soğuk alacağından korkmayın.
* Bebeği bütünüyle soyun. Üşümemesi için bir örtüyle sarmalayın.
* Henüz kendinize yeterince güvenmiyorsanız, küvete sokmadan önce başını yüzünü .
* Dirseğinizle suyun sıcaklığını kontrol ettikten sonra bebeği usulca küvete sokun.
* Bebeği koltuk altından sıkıca tutunuz başını kolunuza dayayın.
* Böylece öteki eliniz yıkamak için serbest kalacaktır.
* Bu arada bebeğinizin suyla oynamasına izin verin. Böylece suyu sevmesini sağlar.

kaynak: bayanca.net

1 aylık , görebilir, duyabilir, 2 aylık olunca gülmeye, 4 aylık olunca ise cisimleri iki eliyle kavramaya, kendi kendine oynamaya başlar. İşte yaşlara göre çocuğunuzun gelişim rehberi… Mutlaka okuyun…


Aşağıdaki gelişim kategorisi çocuğunuzun bulunduğu gelişim seviyesini daha iyi değerlendirebilmenizi sağlasa da, çocuğunuzun bu özelliklerin hepsini taşımasını beklemeyin. Unutmayın, her çocuk birbirinden farklıdır! Tavır, davranış vücut gelişimi çocuktan çocuğa farklılıklar gösterir…


2 haftalık bebeğiniz neler yapabilir?


* kolları bacakları hafif bükülmüş olarak yatar.


* Bu dönemde emme, yakalama, arama gibi yeni doğan dönemine ait refleksler ( hareketler) bebeğin tek hareketleri olabilir.


* Zaman zaman bakışınızı yakalayıp size bakabilir. Bu durumda ona bakarak, gülümseyerek, başınızı sallayarak yanıt vermeye çalışın.


* Bulanık görür.


20-25 cm mesafeyi seçebildiği için onu tutanı çok rahat görebilir.


* Henüz başını kaldıramaz, yatarken dönemez oturamaz.


* Sakin olduğu kısa dönemler olacaktır; bu dönemlerde ona şarkı söyleyin, konuşun, evde gezinin.


1 aylık bebeğiniz neler yapabilir?


*Görebilir, duyabilir, tat alabilir, acıyı hisseder.


* Başını tutabilir, ın üstü yattığında başını sağa-sola çevirebilir.


* Emerek kendini sakinleştirebilir.


* Agu-ıkınma sesi-kumru sesi-mırıldanma gibi sesler çıkarmayı dener.


* Kısa süreli izleyebilir, yakın tutunca dikkatle bakabilir.


* Sizi dığını belli edebilir. Sesinizi duyunca sakinleşebilir.


* El ayaklarının farkına varmaya başlar.


2-3 aylık bebeğiniz neler yapabilir?


* Başını daha uzun süre dik tutabilir, göğsünden destek alıp kalkmaya çalışabilir.


* Ellerini bacaklarını sallamaya, basmaya çalışabilir.


* Parmaklarını açabilir, ellerini birleştirip ağzına götürebilir ama henüz elini bütün olarak kullanır.


* Gülmeye başlar, r. Tek heceli sesler çıkarmaya, cıvıldamalara başlar.


* 90-180 derece izleyebilir.


4 aylık bebeğiniz neler yapabilir?


* Etrafıyla ilgilenmeye başlar, yatmak değil oturmak yada dolaştırılmak ister. Biraz destekle 1-2 dakika oturabilir.


* Karnının üstüne yattığında elleriyle itip minik push-up”lar yapar, hatta bir tarafa dönebilir.


* Uzanıp cisimleri iki eliyle kavrar, biraz inceleyip sonra ağzına götürür. Salyası bollaşır.


* Kendi kendine oynayabilir.


* Tek heceler 4-5 aylarda çıkmaya başlayabilir, ancak anlamlı değildir.


* Çığlık atmayı dener.


* Bebeğinizin kişiliği belirginleşmeye başlar. Size tüm yüzü vücuduyla yanıt vermesi yakındır.


6 aylık bebeğiniz neler yapabilir?


* Artık her şeyi görüp izleyebilir.


* Destekle oturabilir. Eğer ek gıdalara geçtiyseniz kaşıkla beslenmeyi otururken yapmalısınız.


* Her iki yöne de dönebilir. Yüzükoyun yatarken poposunu havaya kaldırmaya bile çalışabilir.


* 3 boyutu kavrayabilir büyüklük şekillerine göre cisimleri gruplandırabilir.


* Aynada, arkasında sizi görürse, arkasına bakıp sizi arayabilir.


* Bir eliyle kavradığı cismi diğer eline geçirebilir, iki saplı bir bardaktan ınızla su içebilir.


* Cisimleri birbirine vurur, ellerini birleştirir, oyuncağını tek eliyle tutabilir.


* Sesli güler, çığlıklar atar.


* Bebeğiniz artık eğlenmeye başlar. Sizinle saklambaç oynayabilir.


* Yabancıları ayırmaya başlayabilir.


* Emme, baloncuklar çıkarma, yalama; konuşma öncesi hareketlerdir.


9 aylık bebeğiniz neler yapabilir?


* ayağa kalkmak için kendilerini çekmeye başlarlar.


* çıkarmak için bir şeyleri birbirine vurmaya bayılırlar. “Babaö, “mamaö gibi sesler çıkarmaya başlarlar.


* Bebeğiniz bu dönemde eşyaları, kaplara koyup çıkarabilir.


* Bazı 9 aylıklar, destekle birkaç adım bile atabilir. Bebeğiniz ayrıca, dizlerini kırarak eğilmeyi ayakta durduktan sonra tekrar oturabilmeyi öğrenir.


* Bu yaştaki bir , hareket etmenin verdiği özgürlük duygusu ile emekleyerek veya iki ayak üzerinde, hareket etmek, ulaşmaması gereken şeyleri almak ister.


* Bu yaşta, belki de merdivenleri emekleyerek çıkabilir eşyalara tutunarak hareket edebilir.


* 9-10 aylık olunca bir şekilde oda içinde sürünerek, emekleyerek, eşyalara tutunup sıralayarak dolaşmaya başlarlar.


* Bir oyuncağını uzaklaştırırsanız, gittikçe daha çok kendine güvenen bebeğiniz buna şı çıkacaktır. Aslında artık kendi istek ihtiyaçlarını belirtmeyi öğrenmeye başlıyor.


* Problem çözme yeteneği gelişir şimdi şeffaf bir kabın içinde gördüğü oyuncağı almak için direkt uğraşmak yerine kapağını açmayı dener.


Dil gelişimi:


- Kelimeleri kullanmasa da, onları anlar. Heceleri tekrarlayarak gerçek kelimeleri taklit etmeye uğraşır. (Sakın çok heyecanlanmayın, henüz konuşamıyor, ancak heceleri tekrarlıyor.)


- Kelimelerinizden çok, tonlamanızdan anlam çıır.


- Onunla ne kadar çok konuşursanız ( hazırlarken, kullanırken, üzerini giydirirken) o kadar çabuk iletişim yeteneklerini geliştirir.


- Bir çalışmada, çocukların bir gün içinde ne kadar çok kelime duyarsa, o kadar zeki olduklarını gösterilmiş. (Tabi ki televizyondan veya arka plandaki sohbetlerden duyulan kelimeler değil; bebeğinizin anlamasına etmek için konuşmalar interaktif olmalıdır.)


1 yaşında bebeğiniz neler yapabilir?


* Kendi başına ilk adımlarını bu yaşta atabilir. (Aslında bunu, bundan sonraki birkaç hafta veya ay yapamayabilir, yani eğer bu ay yürüyemezse üzülmeyin).


* Çoğu çocuk bu ilk adımları parmak ucunda, ayakları dışa dönük olarak yapar.


* Kaşık kullanarak, her ne kadar ağzını ıskalasa da kendini beslemeye başlayabilir.


* “Mama” “baba” dışında birkaç kelime daha bilebilir.


* Uyduruk bir dille konuşabilir.


* Her şeyi itmenin, fırlatmanın yere çarpmanın çok eğlenceli olduğunu düşünür.


* Oyuncağını size verir, geri alır.


* Blokları bir kaba doldurur, boşaltır. Bu kaplar tavalar için de geçerlidir.


* Küçük olanları, büyük olanların içine koyar, ayrıca onları birbirine çarparak korkunç gürültüler çıır.


15 aylık çocuğunuz neler yapabilir?


* Artık yürüyor hatta koşmaya çalışıyor olabilir. Eğilip yerden bir cismi rahatça alır.


* Parmağıyla işaret eder, vücut kısımlarını bilebilir. Çizgi çizebilir.


* Üst üste 2 küp koyabilir.


* Çocuğunuz yeni şeyleri kurcalamaktan, araştırmaktan zevk alır.


* Yeri süpürmek, silmek, çamaşır yıkamak gibi aktiviteleri taklit edecektir.


* En az 1 anlamlı kelime söyler.


18 aylık çocuğunuz neler yapabilir?


* Koşabilir, topa vurabilir.


* İki basamaklı bir komutu yerine getirebilir. Hafızası gelişmeye başlar.


* Vücut kısımlarını bilir.


* 5-10 kelimesi olabilir.


* İsteklerini belirtebilir.


* 3-4 küple kule yapabilir. Anahtarları, düğmeleri çevirebilir.


* Saçını tutmak, sallanmak, parmak emmek gibi kendini rahatlatıcı bazı alışkanlıkları oluşabilir.


2 yaşında çocuğunuz neler yapabilir?


2 yaşında fiziksel gelişim:


- Sürekli hareket halindedir.


- Kolay yorulur, koşar tırmanır.


- Tek başına merdiven iner çı.


- Ayak ucuna basarak yürümeyi becerebilir.


- 3-5 küpü üst üste koyar.


- Rastgele çizgiler çizerken artık kontrollü yazmaya başlar.


- Büyük butonları açıp kapatabilir.


- Tuvalet ihtiyacında daha bağımsızdır. (Hala biraz yardıma ihtiyacı olabilir.)


- Gece uykuya yatırmak zorlaşabilir.


2 yaşında sosyal gelişim:


- Oldukça gerçekçi taklitler yapar.


- Kardeşleriyle daha fazla ilgilenir.


- Cinsiyetini bilir.


- Hayali bir oyun arkadaşı yaratabilir.


- Diğer çocuklarla birlikte olmak ister ama onlarla oyun oynamaz.


- Paylaşmayı sevmez.


- Her şeyi “benimö diye sahiplenir.


- Diğer çocukları tırmalayabilir, ısırabilir, vurabilir veya itebilir.


2 yaşında duygusal gelişim:


- Kolay sinirlenir çok sabırsızdır.


- Bağırıp çağırır, yumruklar atar.


- Kendi istediklerini yapmak ister.


- Günlük düzen bozulunca sinirlenir.


2 yaşında zihinsel gelişim:


- Konuşmaya ilgisi artmıştır.


- Çocuk dili kullanır.


- 3-5 kelimeli cümleler kurar.


- Konuşabildiğinden daha fazla sayıda kelimenin anlamını bilir.


- Kendi işini kendi yapar.


- İkna etmek giderek zorlaşır.


- Alternatifler arasında seçim yapamaz.


3 yaşında çocuğunuz neler yapabilir?


3 yaşında fiziksel gelişim:


- Kendi kendine yardımsız yer.


- Zıplar, koşar, parmak ucuna basarak yürür.


- Üç tekerlekli bisiklet sürer.


- Merdiven inip çı.


- Kendi soyunabilir, ancak giyinmek için yardıma ihtiyacı vardır.


- Büyük butonları açıp kapayabilir.


- Pastel boyaları daha iyi kullanır.


- Süt dişleri düşebilir.


3 yaşında sosyal gelişim:


- Anne, babasını idolleştirir.


- Telefona cevap verir.


- Büyüklerden onay almak ister.


- Sınırlamaları sürekli test eder.


- Sıklıkla yalnız oynamayı tercih eder.


- Hayali bir oyun arkadaşı olabilir.


- Diğer çocuklarla oyunlar kurar.


- Oyunda sırasını bilir.


3 yaşında duygusal gelişim:


- Daha sakin uyumludur.


- Bazen ağlama tutturmaları olabilir.


- Yabancı olduğu nesne faaliyetlerden korkabilir.


- Bazen gibi davranabilir.


- Rüyaları hakkında konuşmaya başlayabilir.


3 yaşında zihinsel gelişim:


- Yaşını, adını, soyadını, oturduğu semti bilir.


- Yaklaşık 1000 kelime bilir.


- Bazı gramer prensiplerini kavrar.


- Bazı hikayeleri tekrar tekrar dinlemekten hoşlanır, öğrenebilir.


- renkleri yabilir.


- Bazı çok basit sorumluluk üstlenebilir.


- Merak edip sorular sorar.


- Dikkat süresi birkaç dakikadan uzun değildir.


4 yaşında çocuğunuz neler yapabilir?


4 yaşında fiziksel gelişim:


- Sıçrama,koşma,tırmanma yeteneği artar.


- Kolay yorulur.


- Sakardır.


- Bağırmaktan hoşlanır, beklenmedik seslerden korkar.


- Kendi kendine tuvalet ihtiyacını şılar.


- Kendi giyinir,soyunur,fermuarını çeker.


- Bildiği nesnelerin resmini çizer.


4 yaşında sosyal gelişim:


- 20 dakika süreyle seyreder.


- Son için ailesine danışır.


- Sınırlamaları test eder.


- Tepkinizi gözlemek için argo kullanır.


- Grup aktivitelerine hazırdır.


- Farklı cinsiyet rollerini bilir.


- Yetişkinlerin aktivitelerini taklit eder.


4 yaşında duygusal gelişim:


- Zaman zaman gibi davranır.


- Yeni korkular gösterebilir.


- Şakacı olma eğilimindedir.


4 yaşında zihinsel gelişim:


- Yaklaşık 1.500-2.000 kelime bilir; 4-5 kelimeli cümleler kurar.


- Eğlenceli, abartılı hikayelerden hoşlanır.


- Ona kadar sayabilir; bazı şekilleri r.


- Bazı zaman kavramlarını anlamaya başlar (dün, bugün, yarın).


- Sürekli “?” diye sorar.


- Yardımsız oyuncaklarını toplar.


- Basit işlerde etmeyi sever.


- Doğru yanlış arasındaki farkı anlamaya başlar.


- Hayal ile gerçek hayatı ayırma yeteneği gelişir.


5 yaşında çocuğunuz neler yapabilir?


5 yaşında fiziksel gelişim:


- Süt dişleri düşmeye başlayabilir.


- Sağ veya sol el tercihi belirginleşir.


- Ayrıntılı yapıları kurar.


- Kolay yorulur.


- Kendi başına banyo yapar, yer, giyinir, tuvalete gider.


- Semistructured oyunlara katılmaya başlar.


- Hareketli oyunlardan hoşlanır.


- Sesli ritim çlardan hoşlanır.


- Doğum üreme hakkında sorular sorar.


5 yaşında duygusal gelişim:


- Duygularını kelimelerle ifade etmeye başlar.


- Kolayca utanır.


- Ölüm hakkında duygular ortaya çı.


- Aşırı yaramazlıklar yapar.


- Bağımsızlıktan hoşlanır.


- Ağır başlı güvenilirdir.


5 yaşında sosyal gelişim:


- Kurallara daha fazla uyumludur.


- Bazen ispiyon, kötü söz, vurma, itme gibi davranışlar gösterebilir.


- Farklı cinsiyet rollerini bilir.


- Basit grup ödevlerine uyum gösterir.


- Büyükleri sevindirmekten hoşlanır.


- Diğer çocuklarla daha rahattır.


- Aile aktivitelerine çok ilgilidir.


5 yaşında zihinsel gelişim:


- Harf kelime farkını anlamaya başlar.


- Oyunları daha fazla süreyle devam ettirir.


- Gerçekleri ister.


- renkleri bilir.


- Sağ sol kavramını anlar.


- 2.000-2.500 kelime bilir.


- Kolay ev işlerine edebilir.


- Adres numarası öğrenebilir.


- 10″a kadar sayabilir.


- şıtlık kavramını anlamaya başlar.


- 6-8 kelimeli cümleler kurabilir.


- Paraları ayırt eder.


- “Sabah, öğleden sonra, akşam, dün, bugün, yarınö gibi kavramları anlar.


- Gerçek hayat ile hayal ürünü arasındaki farkı daha iyi ayırt eder.


- Tek düşüncenin kendisininki olduğuna inanır.


6 yaşında çocuğunuz neler yapabilir?


6 yaşında fiziksel gelişim:


- Oyunlarda aktif rol almayı sever.


- Bazı motor kabiliyetleri gelişmektedir.


- Banyo yapmak istemeyebilir.


- Mum boyayla iyi boyar ancak yazı yazma kesmede zorlanabilir.


6 yaşında duygusal gelişim:


- Ruh oynaktır.


- Eleştirilmekten hoşlanmaz.


- Yanlış yapmaktan çekinir.


6 yaşında sosyal gelişim:


- Oyun oynarken kurallar koyar.


- Arkadaşlarını değerlendirebilir.


- Yaşıtlarıyla ortak oyunlar kurar.


- Özgürlüğüne düşkündür.


6 yaşında zihinsel gelişim:


- Basit ev işlerini yüklenebilir.


- 100″e kadar sayabilir.


- Şekil, zaman, , sayı gibi kavramları daha iyi anlar.


- Kaza maksatlı davranışları artık layabilir.


- Dikkat süresi 15 dakikayı geçmez.


- Fikir farklılıklarının olabileceğini anlar.


8 yaşında çocuğunuz neler yapabilir?


8 yaşında fiziksel gelişim:


- Yazı çizgisi motor yeteneğinin artmasıyla hızla ilerleyecektir.


- Dış görünümü davranışları konusunda rahattır.


- Kilosu boyuyla ilgilenir.


- Sonsuz enerjisi vardır.


8 yaşında sosyal gelişim:


- Tartışır, bazen üstünlük taslar.


- Aynı zamanda sevgi dolu tepkilidir.


- Başkalarının fikirlerine yorumlar getirir.


- Arkadaşları arasında gruplaşmalar başlar.


- Sır saklar.


- şı cinse biraz hırçındır.


8 yaşında zihinsel gelişim:


- İdealisttir.


- Çeşitli projeler geliştirir; koleksiyon yapar.


- Verilen işi bitirmekten gurur duyar.


8 yaşında ruhsal gelişim:


- Hemen utanır.


- , kızgınlık, üzüntü gibi duyguların paylaşıldığını hisseder.


- Umudu kolay kırılır.

kaynak: bayanca.net

Boyu masaya bile yetişmeyen küçük oğlunuz dik bir pozisyonda elleri belinde size kafa tutuyor. Bırakın ona söylenenleri dinlemeyi, çileden çıkmanız için ne gerekirse yapıyor.


Siz de karmakarışık duygular içinde sinirinize hakim olmaya çalışıyorsunuz. İyi bir anne, iyi bir baba olamadım, nerede yaptım diye kendinizi yargılıyorsunuz. Parmak kadar çocuğa, yapması gerekenleri anlatamadığınızı, söz geçiremediğinizi sorguluyorsunuz.


Aslında işin gerçeği şu; çocuğunuz kendini artık sizin kadar önemli kuvvetli hissediyor. Bir bakıma kendini bu şekilde ıspatlanmış da oluyor. Amacıysa insan yerine konmak, söz hakkına sahip olmak. en önemlisi o, kendi kararlarını kendi vermek istiyor. Sadece anne babanın yönlendirmelerine göre yaşamayı tercih etmiyor. Ufacık bir çocuğun aklına böyle şeyler geliyor diye düşünmeyin. Onlar sadece emirler alıp, başkalarının isteklerine göre hareket etmek istemiyorlar.



Birey olarak kabul görmek istiyor


Günümüzde artık şartlar o kadar değişti ki… Çocuklar sadece cezalandırılmaktan korktukları için değil, anne babalarını sevdikleri onları hayal kırıklığına uğratmak istemedikleri için laf dinlemeyi tercih ediyorlar. Azarlanan çocuk çok daha büyük tepkiler verebiliyor.


Çocuk anne babası tarafından sevildiğini kendisine saygıyla yaklaşıldığını hissettiğinde, bunun şılığını da zaten sorunsuz veriyor. Onları hayal kırıklığına uğratmak istemiyor onları onurlandırmak için elinden geleni yapıyor.


Ceza vermek işe yarıyor mu?


Eğer çocuğunuz gerçekten laf dinlemiyorsa, mutlaka onun da kendince sebepleri vardır. Böyle durumlarda anne babanın yapabileceği en büyük hatalardan biri- eskiden olduğu gibi- çocuğu cezlandırmak. Cezalar geçici olarak işe yarasalar da sonradan başka aksaklıklara anlaşmazlıklara yol açıyorlar. Hatta çocuğu derinden etkileyerek sonraki davranışlarına yansıyorlar. Bu nedenle anne babanın yapması gereken ilk şey çocuğun derdini dinleyip, bu konuda ona etmek.


Bazı çocuklar küçük yaştan itibaren garip tepkiler veriyorlar. Aileleri ne derse desin, onların ağızlarından çıkan kelime “niçin” veya “hayır” oluyor. Örneğin siz “Acele et okula geç kalıyorsun” diyorsunuz, o “hayır, bugün gitmeyeceğim” diyor. Sebebini sorduğunuzdaysa “Canım istemiyor” yanıtını alıyorsunuz. Böyle durumlar sizi hemen çaresizliğe itmesin! Biraz araştırın sebeplerini ortaya çıkarmaya çalışın. Göreceksiniz ki, durum hiç de göründüğü kadar basit değil. Okula gitmemek için bahane uyduran çocuğun, asıl probleminin öğretmeniyle veya sınıf arkadaşlarıyla olması gibi…


Hırçınlığının sebeplerini araştırmalısınız


Bazen olaylara biraz daha objektif bakmak, çocuğun gerçek sorununu ortaya koyabiliyor. Kıskançlık bu gibi durumların öncüsü olarak görülüyor. İkinci bir çocuk dünyaya geldiğinde anne tüm ilgisini bebeğe yöneltiyor. İlk başta hevesle beklediği kardeşin onu tahttan indirmesi ise farklı bir durum yaratıyor. büyük çocuk yeni kardeşi bir rakip gibi görüyor ona bu şekilde yaklaşıyor. Annenin bebeğe olan sevgisini kıskanıyor, çünkü ı değiştirmesine, oyun oynamasına bazen sabahlara kadar yanında kalmasına k oluyor. İlk günlerde bu olayları sadece izlerken, zaman içinde tepki vermeye başlıyor. Anneye içten içe sinirleniyor, anlamsız yersiz tepkilerde bulunuyor. Örneğin eşyalara, etrafına zarar veriyor. Anne bebeği sevgiyle kucaklarken, kardeşinin parmağını ısırarak onun ağlamasını sağlıyor. Başlangıçta çoğu anne baba bu davranışların asıl sebebini fark etmiyor, hatta büyük çocuğu yargılama yoluna başvuruyor. Dolayısıyla sorun ya giderek büyüyor veya anlaşılmaz bir çıkmazın içine giriyor.


Sorunun kaynağı kıskançlık olabilir


Kardeşini kıskanan çocuğun saldırıları bazen anne babaya yönelik oluyor. Çünkü onun gözünde eve yeni bebeği getiren sorumlu kişiler anne baba oluyor. Hatta özellikle de anne… Bu nedenle anneler hamilelik döneminde dikkatli olmalı çocuklarını yeni gelecek kardeşe hazırlamalılar. Çünkü doğumdan sonra diğer çocukta olumsuz davranışlar görülüyorsa, bunun sebebi çoğunlukla eve gelen yeni kardeş oluyor. Çocuk saldırganlaşabiliyor veya aşırı suskun kalabiliyor.


Yardıma ihtiyacı var


Bazı çocuklar hislerini hiç belli etmiyorlar. aslında içten içe küçük kardeşe şı bir kıskançlık duyuyorlar. Eğer büyük çocuğunuz kardeşinin ı değiştirmek veya onu kucağına almak istiyorsa buna izin verebilirsiniz. Ama bu tür istekler onun kardeşini kıskanmadığı anlamına gelmiyor. Çünkü ne de olsa yeni kardeş bir bakıma evin kralını tahtından indiriyor annenin yoğun ilgisini üstünde topluyor. Kıskançlık bir süre devam etse de zaman içinde anne babanın doğru tutumuyla alevini söndürüyor. Çocuk, kardeş sahibi sahibi olmanın iyi yönlerinin farkına varıyor.


Sevginizi hissettirmelisiniz…


Çocuğunuzun söz dinlemediği dönemlerde yardıma ihtiyacı olduğunu hissetmeli onunla dayanışma içine girmelisiniz. Bunu, onu günlük ev işlerine, ortak aktivitelere veya bakımına dahil ederek yapabilirsiniz. Böylelikle çocuğunuz kendisine bir birey olarak değer verildiğini görür zamanla hırçınlığından vazgeçer. En önemlisiyse ona sonsuz sevgi vermeniz, sevginizi hissettirmeniz… Kolay gibi görünse de aslında bunu başarmak son derece zor. Çünkü anne baba için kıskançlığından çıldıran bir çocuktan daha dayanılmazı yoktur. Peki bu durumda anne baba davranmalı? Çocuk annenin her hareketini gözlüyor çileden çıkmasını adeta dört gözle bekliyor. Her tepkiye daha çok çıldırarak şılık veriyor. zaman zaman anne sonradan pişman olacağı tavırlar sergiliyor. Bağırıyor veya atıyor. Sonunda çocuk hem istediğini elde ediyor, hem de içler acısı ağlayabiliyor. bunun için bir sebebi var! Onun istediği gibi hareket ederek, çok daha büyük sorunlara yol açmış oluyorsunuz. Tam aksini yaparak soğukkanlı kalmaya çalışın. kavganın en doruk noktasında çocuğunuzun en az beklediği davranışı yapın. Örneğin bebeğin yanına gidin, onu kucağınıza alın “bak ağabeyin hiç de yaramaz bir çocuk değil!” deyin. Bu davranışınız o kavgalı ortama sıcaklık sevecenlik katacaktır.


Ona sorumluluk verilmeli


Bebeğe mutfakta mama hazırlarken, küçük yaramazınızın kapıda durduğunu garip garip baktığını fark edebilirsiniz. Bu gibi durumlarda ona hemen bir görev vermelisiniz. Örneğin ondan masanın üzerindeki bisküvi paketini açarak size vermesini isteyebilirsiniz. Bunu büyük bir hevesle yaptığını göreceksiniz. Hatta tezgahın yanına bir sandalye çekerek, mamayı hazırladığınızı izlemesini sağlayın. Böylece çocuğunuz kendini dışlanmış hissetmez size düşman olmaktan vazgeçer.

kaynak: bayanca.net

Uzmanlar, kendi halinde bırakılan çok fazla uyarı almayan çocuklarda, geç konuşma iletişim sorunları olabileceğini belirtiyorlar…
Çocuk Akıl Sağlığı Rehberliği Derneği Genel Sekreteri, Çocuk Genç Psikiyatrisi Uzmanı Osman Abalı, konuşma dil gelişiminin, iletişim ile sosyal n en önemli öğesi olduğunu belirterek, “Kişi, iletişim larıyla kendini ifade eder nı devam ettirir. Konuşma iletişimin eksik kaldığı bir hayatta birçok sıkıntının gelişmesi açısından zemin hazırlanmış olur” dedi.
Çocuğun zamanında konuşmasının, psikososyal gelişimin aşamalarının düzenli olması, çocuğun sosyal ilişkilerinin gelişiminin normal olması, zeka öğrenme kapasitesinin normal seviyeye gelmesi için gerekli olduğuna dikkati çeken Abalı, “Eğer çocukta anatomik psikiyatrik bir sorun yoksa, genelde ilk 6 ayında yavaş yavaş heceler çıkmaya başlar. . aydan itibaren kelimeler çıkaran çocuk, 18.


aydan itibaren de cümle kurmaya başlar” diye konuştu.
Bazı çocukların, hiçbir problemi olmadığı halde geç konuşmaya başladığını dile getiren Abalı, anne babaların, belli bir dönem beklendikten sonra hala konuşmayan çocukları için gerekli incelemeleri yaptırmalarının uygun olacağını söyledi.
Kendi halinde olan, çok fazla uyarı almayan çocuklarda, bedensel bir sorun olmamasına rağmen geç konuşma iletişim sorunları olabileceğine dikkati çeken Abalı, şu bilgileri verdi:
“Çocuğun doğduğu andan itibaren insanlar arasında olması, onunla konuşulması, sevilmesi, oyun oynanması, onun gerekli çevresel ları alarak konuşmasını hızlandıracaktır. Diğer yandan etrafında fazla insan bulamayan, kendi halinde kalan çocuklarda bu gelişim geri olabilmektedir.”
bedensel bir sorunu olmadığı halde işitme sorunu yaşayan çocuğun konuşma iletişim yönünde gelişimini hızlandırmak için ailelere büyük görevler düştüğünü dile getiren Abalı, anne-babalara şu önerilerde bulundu:
“Çocuğa sevgi huzur dolu bir aile ortamı hazırlayın yaşı ne olursa olsun onunla sık sık konuşun. Çocukla birlikte vakit geçirin yaşına uygun oyunlar oynayın. Onun kendi haline kalmasına izin vermeyerek, mümkün olduğunca yaşıtlarıyla birlikte oyun oynamasını, sosyal ortamlarda bulunmasını sağlayın.”
Aşırı izletmeyin
Özellikle 0-3 yaş grubundaki çocukların televizyonda saatlerce müzik reklam izlemesinin de belli sakıncaları beraberinde getirdiğini belirten Osman Abalı, şöyle devam etti:
Bu yaşlarda çok fazla izleyen çocuklarda dış dünyadan kopma, kendi halinde olma eğilimi, insanlardan insanlar arası ilişkilerden uzaklaşma, nesneler ile daha fazla ilgilenme, duygusal alışverişten vazgeçme, konuşmama, yaşıtları ile ilgilenmeme, seslenince bakmama gibi durumların olduğu psikiyatrik bir tablo gelişebilir. Buna bağlı olarak çocukların konuşması gelişmez veya geliştikten sonra gerileyebilir.
Bu durum geç fark edildiği zaman konuşma sorununun yanı sıra bir çok sorunun eşlik ettiği lisan sosyal gelişiminde bozulmaların olduğu psikiyatrik bir durum gelişebilir.

kaynak: bayanca.net

Günümüzde okul öncesi dönemde çocuğun önem kazanıyor. Hal böyleyken, uzmanlar hem eğlendirici, hem eğitici, hem de zeka geliştiren özellikleriyle satrancı ailelere ediyor.


Gün geçtikçe okulöncesi eğitim programlarında sıklıkla rastlanan bir oyun/ haline gelen satranç, çocukları hem eğlendiriryor hem de eğitiyor. Aileler eğitimciler de duruma kayıtsız kalmayıp çocuklarına en kısa zamanda bu oyunu öğretip çocuklarını bu spora yönlendiriyorlar.Siz de çocuğunuzun satranç öğrenmesini istiyorsanız mutlaka bu yazıyı okuyun önerilerimize kulak verin…


Zihni hayal kurma gücünü geliştirir


Çocuk oyun boyunca etkin bir düşünme pratiği içindedir. Hamle düşünür, oyun kurgular, yanıt alacağını hesaplar bu canlı süreci oyun sırasında hep yaşar.



Dikkati geliştirir


Oyunda yüz yüze kaldığı kalacağı pozisyonlar olması nedeniyle, istemediği sonuçlarla şılaşmamak için dikkatini oyuna hamlelere yoğunlaştırmak durumundadır.


Öngörüyü geliştirir


Geleceğe dönük, eylemleri ile oluşacak sonuçları hesap etmek durumundadır ” Eğer bu taşı oynarsam, yeni durumun bana yararı zararı ne olacak ?” sorusunu kendisine sorar.


Kapsamlı düşünmeyi öğretir


Strançta her yeni hamle, aynı zamanda binlerce yeni seçenek olasılık demektir. Çocuk tüm satranç tahtasını ya da eylem alanını gözden geçirmek, alacağı her ın varacağı farklı sonuçlarını hesap etmek pek çok hamle seçeneği içinden kendine en uygun olanı bulup seçmek durumundadır.


Sabırlı olmayı öğretir


Çocuk hareketlerini ya da hamlelerini üstünkörü yapmanın ne gibi sonuçlar doğurduğunu kavrar. Bu nedenle acele vermeyip, durumu düşünüp analiz ettikten, birçok kere gözden geçirdikten iyice emin olduktan sonra harekete geçecektir.


Özgüven kazandırır


Düşünen, değerlendiren, cesaretle alan, uygulayan sonuç alan çocuk kendine güven kazanır. İşlerin kötü gittiği durumlarda hayal kırıklığına uğramamayı öğrenir. Yararlı bir değişiklik olabileceğini bekleme yeni çareler arama alışkanlığı edinir.


Yeni sözcük kavramlarla tanıştırır


Taşları yıp onların hareket ettiğini öğrenir. Uygulama yaperken “düz, çapraz, arka, ileri, geri, yan, L biçimi, kare, mat, hamle, hareket…” gibi pek çok yeni sözcük kavram öğrenir.


Kurallara rakibe saygılı olmayı öğretir


Bir oyun olarak satranç, çocuğun ancak kurallara/ilkelere uyması koşuluyla sürebilecektir. Rakibin de bu kurallara uymasını bekler.


Zevk verir eğlendirir


Belki de en önemlisi, çocuğun oyun sürecini zevkle yaşaması eğlendiğini duyumsamasıdır.

kaynak: bayanca.net

Arkadaşları tarafından dövülen veya korkutulan çocuklarda depresyon veya başka sorunlarının yaşanması olasılığı, diğer akranlarına göre daha yüksek.


6 ay boyunca 9 ila 11 yaşında bin 118 çocuğun katılımıyla yürütülen araştırmada, söz konusu çocuklara arkadaşları tarafından şiddete maruz bırakalıp bırakılmadıkları soruldu. Araştırmada şiddet kapsamında sayılan unsurlar arasında, takma adla çağrılmak veya çeşitli şekillerde dışlanmak da yer aldı.


Sonuçları inceleyen araştırmacılar, söz konusu şiddet unsurlarına maruz kalan çocukların, depresyona girme ihtimalinin yaşıtlarına göre 4 kat fazla olduğu sonucuna vardı. Şiddete maruz kalmanın ayrıca aşırı heyecan, altına kaçırma ın ağrısı gibi durumlara yol açtığı da ortaya konuldu.


Araştırmacılar, çocuklarında çeşitli sorunları baş göstren aileleri, bu durumun okulda maruz kalınan şiddetle alakası olabileceği konusunda yor.



kaynak: bayanca.net

Küçük çocuklar evde düşme, ilaç yutma, soluk borusuna cisim kaçması gibi tehlikelerle şı şıya kalıyorlar. Uzmanlar ebeveynleri çocuklarının yanında dikkatli davranmaları konusunda yor!


* 1 yaş civarındaki çocuklar büyükleri taklit ederler. Bu nedenle yanlarında ilaç yutulmamalı.


* İlaçlar ambalajlarından çııldıktan hemen sonra alınmalı tekrar çocukların ulaşamayacağı bir yere konulmalı.


* Emekleyerek veya yürüyerek mutfağı, banyoyu ıştırabilirler. Ulaşabileceği yerlerde deterjanlar, kireç çözücüler, lavabo açıcılar, böcek öldürücüler, ilaç, kimyasal maddeler olmamalı.


* 1 yaşından sonra gazın düğmesini çevirebilecekleri için mutfakta yalnız bırakılmamalılar.


* ocağın arka gözlerinde pişirilmeli.


* Tava, tencere çaydanlık sapları çocuğun ulaşabileceği yönde olmamalı.


* Odada veya mutfakta piknik tüpünün üzerinde birşey pişirilmemeli.



* Soba gibi ısı veren cisimlerin etrafında korkuluk olmalı, uygun biçimde yakılmayan hiçbir soba kullanılmamalı.


* Pencerelerin önünde basıp tırmanmalarına yardımcı olacak sehpa, koltuk, kanepe gibi mobilyalar olmamalı.


* Balkona yalnız başlarına çıılmamalı, balkon demirleri başlarını sokabilecek genişlikte olmamalı. Burada da üzerlerine basıp düşebileceği eşyalar bulunmamalı.


* Evde su geniş ağızlı kapta biriktirilmemeli,
Küçük çocuk olan evlerde çatal bıçak çekmecesi çocuğun boyundan daha yüksekte olmalı.


* 9. aydan sonra tutunup kalkabilecekleri için, masa sehpa gibi mobilyaların üzerinden sarkan örtülere dikkat edilmeli. Bunları çekerken üzerlerindeki eşyaları düşürüp yaralanabilirler.


* Küçük çocuklar bahçede yalnız bırakılmamalı.
Buradaki zehirli otları yiyerek zehirlenebilirler ya da böcek sokabilir.


* Giysilerinin üzerine, emzik ipi gibi boynunun etrafını dolanıp boğabilecek uzunlukta zincir ip benzeri şeyler takılmamalı.


* Giysilerinin üzerindeki kopma tehlikesi olan cisimler hemen onarılmalı.


* Vücudundaki bit gibi zararlıları temizlemek için zararlı kimyasalmaddeler kullanılmamalı.


* Gazyağı, petrol gibi maddeler daha önce içinde yiyecek içecek bulunan kaplara konulmamalı.


* Evde silah varsa boş olarak, çocukların ulaşamayacağı yerlere konulmalı.


* Elektrik prizlerinin mutlaka kapağı olmalı, elektrik kabloları koltuk arkası ya da halıların altına gizlenmeli.


* Tadına bakmak amacıyla yiyebileceği için evde zehirli bitki bulundurulmamalı.


* Ütü çocuğun bulunduğu yerde yapılmamalı.


* Pencere ya da dolap kapaklarının kırık camları hemen değiştirilmeli.


* Çocukların çarpıp düşebileceği köşeli mobilyalar alınmamalı.

kaynak: bayanca.net

Uzmanlar gelişimi normal olan çocukların beyinlerinin sol tarafının, geç konuşan çocukların beyinlerinin ise sağ tarafının daha aktif olduğunu tespit ettiler.


Radiology dergisinde yayımlanan makaleye göre, Miami Çocuk Hastanesi”nde görevli radyologlar Nolan Altman Bryron Bernal, 2 ila 8 yaşlarındaki çocukların beyinlerinin çeşitli bölgelerindeki aktiviteyi manyetik rezonans tomografisiyle görüntülediler.


Bilim adamları, incelenen 52 çocuktan 17″sinin konuşmayı çok geç öğrendiğini, diğer 35 çocuğun konuşma gelişiminin normal olduğunu kaydettiler.


Annelerinin kaydı dinletilen çocukların beyin aktivitesini ölçen bilim adamları, konuşma konusundaki gelişimi normal olan çocukların beyinlerinin sol tarafının, geç konuşan çocukların beyinlerinin ise sağ tarafının daha aktif olduğunu tespit ettiler.


Altman, ciddi konuşma bozukluklarının, erken teşhis tedaviyle engellenebileceğini belirtti.



Deney sonucunun başka araştırmalarla doğrulanması halinde, konuşma bozukluklarının erken yan etkisiz teşhisinin mümkün olacağını söyleyen Altman, erken teşhisle başlanan tedavinin lı olup olmadığının da bu yöntemle kontrol edilebileceğini kaydetti.

kaynak: bayanca.net

Anne baba olmak hele ikiz sahibi olmak herkes için mucizevi bir olaydır. Ancak ikiz bebekleri olacağını öğrenen anne babalarda şınlık kaygı, heyecan duygularına baskın çı.
Çok sevimli görünseler de ikizlerin bakımı hiç de kolay değildir.İkiz bekleyen anne adaylarının hamilelik sırasında, doğum sonrası yaşantılarını organize etmelerinde büyük fayda vardır.
Planlama çok önemli
İkizlerin eve gelmeleriyle birlikte büyük bir organizasyon da başlar. Burada zamanın çok iyi planlanması; her işin en iyi şekilde veverimli olarak yapılmasını sağlayacaktır. Bu planlama sadece çocukların bakım beslenmesini içermemeli annenin de kendisinezaman ayırmasını sağlamalıdır. Burada babaya büyük bir rol düşer. Anne ikizlerden birini beslerken; baba diğeriyle ilgilenmeli,bebekleri yıkamada, gazlarını çıkarmada, mama hazırlamada eşine destek olmalıdır.


İkizlerden önce doğan başka çocuklar varsa buçocuklarla ilgilenmek de babanın görevi olmalıdır. Ancak bunlar yapılırken anneye gereğinden fazla müdahale etmek de rahatsız ediciolabilir. “Sen yapamazsın; sen yorulursun” şeklindeki annede güven kaybına yol açabilir.
İlk yıl çok zor
Doktorlar bebekliğin ilk bir yılında ikizlerin anneyle aynı odada kalmasını öneriyor. Özellikle gece bebeklerin kolayca kontroledilmesi beslenmesi için anne yatağının yanına şeffaf görünümlü sentetik maddeden yapılmış yatakları tercih edilebilir.Bebeklerin beslenmesinde ilk aylar sadece anne sütü verilmelidir. İkiz doğuran annelerde aslında anne sütü her iki bebeğibeslemeğe de yeter. Ancak bunu sağlamak için stresten uzak durmalı, bol sıvı almalı fazla hareket edilmemelidir. Bebekleri aynıanda emzirmek zamandan tasarruf sağlar. Anne ilk aylarda iki bebeği aynı anda her iki göğsünede yatırıp beslemelidir. Eğer süt yetmiyorsa bir öğün birine anne sütü verirken diğerine mama bir sonraki öğünde ise tam tersi uygulanmalıdır. İkizlere ilk aylardanitibaren gece-gündüz kavramını öğretmek de ebeveynlere büyük zaman kazandırır. Böylece yeme, uyuma ya da kakayapma zamanlarını çok daha çabuk öğrenecektir. Bunun için gündüzleri beslenme ı değiştirme gibi işler bol ışıkta bebeklerlekonuşarak yapılırken akşamları uyku odalarına alınarak gereksinmeleri loş ışıkta konuşmadan yapılmalıdır.

kaynak: bayanca.net

Çocukların yaparken kullandıkları renkler şekiller ruh hallerini yansıtıyor.


Özellikle okul öncesi dönemdeki çocukların yaptıkları resimlerin çoğu zaman dış dünyadan çok iç dünyalarını yansıttığını vurgulanarak, bu dönemde çocuklar kırmızı olan bir eşyayı sarı olarak boyayabildiği gibi bir kediyi çok farklı çizerek onun kedi olduğunu söyleyebiliyor.


Canlı renkler ifadesi


Siyah, kahverengi, gri, mavi, mor tonları çocuğun melankolik ruh halini; kırmızı, yeşil, sarı, turuncu gibi canlı renklerin kullanması çocuğun mutlu huzurlu bir çocukluk geçirdiğini gösteriyor.


Uzmanlar, çocukların sevmedikleri kişileri küçük veya canavar gibi, sevdiklerini büyük çizdiklerini söylüyor

kaynak: bayanca.net

Çocuklarının araç içindeki güvenliklerinin sağlanması çok önemlidir. Bu nedenle olası bir kazada tehlike riskini en aza indirgemek için çocuklar için üretilmiş özel oto koltukları kullanmanız gerekir.


* En önemlisi koltuğun çocuğunuzun boyuna, kilosuna, yaşına tabii arabanıza uygun olması. Çocuğunuz büyüdükçe de uygun olanı ile değiştirmeyi sakın aklınızdan çıkarmayın. Koltuk satın alırken eğer çocuğunuz yanınızda olursa deneyerek en uygun olanı bulabilirsiniz.


* Mutlaka Avrupa Güvenlik Standardına uygun olan onaylı koltukları satın alın kullanın.


* Koltukla ilgili ayarlamaları kullanım kılavuzundan öğrenerek en doğru şekilde yapmalısınız. Bu nedenle de kullanım kılavuzunu çok iyi okumalı gerektiğinde yeniden bakmak için saklamalısınız.


* Kısa ya da uzun olmasını önemsemeden her yolculuktan önce mutlaka koltuğun yerine çocuğunuzun da koltuğa iyice yerleşmiş olduğundan emin olmalısınız.


Bu arada kemer kayışların da sıkı olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Seçeceğiniz koltuğun omuz bel emniyet kemeri ile birlikte çocuğunuzu koruyup korumadığına mutlaka dikkat etmelisiniz.


* Kullanılmış, kaza geçirmiş ya da kemerleri aşınmış bir koltuğu kullanmayın. Bu yüzden de daha ucuz olur düşüncesiyle sakın 2. el koltuklarını tercih etmeyin çünkü koltukları belli bir zaman sonra dayanıklılıklarını kaybederler. Ya da herhangi bir kaza geçirmişse koltukta çıplak gözle görülmeyen çatlaklar ya da eksik parçalar olabilir. Bu da koltuğun gerektiği şekilde işe yaramasını engelleyebilir. Eğer siz bir kaza yaşadıysanız sonrasında mutlaka koltuğu değiştirin.


* Yüzde 100 pamuklu terletmeyen kumaşa sahip arabaları tercih edin. Bu arada kirlendiğinde de çııp yıkayabilmelisiniz.


* Koltuğu asla ön koltuğa airbag (hava yastığı) önüne yerleştirmeyin.


* Çocuğunuzla yalnız yolculuk yapıyorsanız yerini aynadan onu görebileceğiniz bir şekilde ayarlayın.


* En az 8.5-9 kg olana dik oturabilene dek bebekleri arkaya bakacak sekilde yerleştirin. 9 kg üzerindeki yüzleri öne bakacak şekilde yolculuk yapabilirler.


* için çocuğunuz uyuduğunda omuriliğine baskı olmaması için oto koltuğu mutlaka yatma pozisyon ayarlı olmalı. ( koltuğunun beşik hareketini yapması özellikle 2-3 yaşa kadar çok önemlidir.)


* Alacağınız koltuğunun iç hacminin geniş olması çocuğunuzun içinde rahat etmesi de gözönünde bulundurmanız gereken diğer önemli bir özellikler.

kaynak: bayanca.net

Bebeğe annesi tarafından yaptırılan banyonun, anne ile arasındaki sevgi bağlarını kuvvetlendirmesi açısından çok önemli bir faktör olduğu bildirildi.


Bebeklerin ciltlerinde yeterince koruyucu yağ tabakası oluşmadığı için kolay üşüdüklerini ısı değişikliklerine hemen uyum sağlayamadıklarını kaydeden uzmanlar, “Bebeklerin ciltlerindeki bariyer fonksiyonu gelişmediği için, ciltleri çabuk nem kaybediyor. Bu sebeple banyo suyunun sıcaklığının 36 derece, oda sıcaklığının ise 22-24 derece olması gerektiği unutulmamalıdır. cildi yetişkin cildine göre daha olduğu için çabuk üşür. Bu nedenle banyo süresinin ise 5-6 dakikadan fazla olmaması gerekiyor” diye konuştu.


İşte bebeği yıkamadan önce, yıkarken yıkadıktan sonra dikkat edilecek önemli hususlar:


Yıkanmadan önce


Bebeğinizi mutlaka karnı açken ya da beslenmeden en az 1.5 saat sonra .


Çünkü tok ınla yıkadığınızda midesine basınç yapıp kusmasına olabilirsiniz.


Soğuk suyu, sıcak su katarak ılıştırın. Suyun sıcaklığını dirseğinizle kontrol edin.


Suyun yaklaşık 10 santimetre derinlikte olmasını sağlayın.


Bebeğin cildine uygun, gözlerini yakmayan ürünlerini hazırlayın.


Küvetin içine mutlaka bir havlu ya da küvet filesi koyarak bebeğinizin sert zeminle temas etmesini engelleyin.


Yıkarken…


Yıkama işlemine vücudundan başlayın. Başını en son . Çünkü ısıyı en çabuk başlarından kaybederler.


Bebeğin ön kısmını yıkarken baş, omuz sırtını bir elinizle destekleyerek poposunu küvete oturtun.


Sırtını yıkarken bebeği çenesinin altından sıkmayacak şekilde parmaklarınızla kavrarken vücudunu aynı elinizin kol kısmıyla destekleyin yarı dik olacak şekilde tutun.


Başını yıkarken yüz üstü olmasına kulaklarına su kaçmamasına dikkat edin. Göbek kordonu düşene kadar bebeğinizi küvete yatırmadan, üzerine su dökerek, kordonu düştükten sonra ise küvete yatırarak yıkayabilirsiniz.


Mümkünse banyo sırasında yanınızda bir yardımcı bulundurun.


Yıkadıktan sonra


Kurulamak için mutlaka 2 havlu bulundurun. İlk havlu ile bebeğin vücudunu kuruladıktan sonra bebeğinizi giydirene kadar ikinci havlu ile sarılı tutun. Çünkü vücudundaki suyu emen ıslak havlu bebeğinizin üşümesine hızla ısı kaybetmesine oluyor.


üşüdüklerinde ısılarını tekrar kazanmak için enerji harcıyorlar bu da alımını yavaşlatıyor.


Giydirmeden önce bebeğinize yağı ı ile masaj yaparak hem bebeğinizin gelişimine yardımcı olun hem de aranızdaki bağı kuvvetlendirin.

kaynak: bayanca.net

Çocuklarda görülen; yineleyici, istem dışı, amaca yönelik olmayan, ancak baskılanabilen göz kırpma, burun çekme, boğazını temizleme gibi garip hareket çıkarmalar, tik olarak adlandırılır.


çıkarma şeklindeki tikler diğer vücut hareketleri ile ilgili tiklerle birlikte görülürse Tourette Sendromu adı verilen özel bir durumdan bahsedilir. çıkarma şeklindeki tikler; boğaz temizleme, çıkarmadan konu dışı belirli sözcükleri ya da deyişleri yineleme, açık saçık sözcükler kullanma, küfür kendi söylediklerini, duyduğu son sesi cümleyi yinelemesi şeklinde ortaya çı.


çocuklar?


Nedeni tam olarak anlaşılamamış olmakla birlikte tiklerin oluşmasında genetik çevresel etkenlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Beyin kimyasallarından (nörotransmitter) biri olan dopaminin anormal metabolizmasından kaynaklandığına dair dikkate değer kanıtlar bulunmuştur.


Tik genellikle gerginlik veren bir olay sonrasında artar. Aile çevre tarafından yapılan lar ile cezalandırmalar tiklerde artışa olabilir. Tiklerin genetik özelliği belirgin olup, yakın akrabalarında tikler olan çocuklarda daha sık rastlanır.


Bazıları kalıcı olabilir!


Tikler geçici ya da kalıcı olabilir. Geçici olarak niteleyebileceğimiz tikler, çeşitli beden bölgelerinde ortaya çı bir yıldan kısa bir sürede kaybolur. Bu bozukluk, çocuklar arasında oldukça yaygındır. Sağlıklı çocukların %-14″ünde, daha sık, 3-10 yaşları arasında görülür. Eğer bir çocukta bu davranışlar bir yıldan fazla sürerse buna uzun süren tik bozukluğu adı verilmektedir. Çocuklarda görülen tiklerin büyük bir kısmı erişkin yaşa gelmeden kaybolur, ancak bir kısmında erişkin dönemde de kalıcı olabilir.


Ebeveynler ne yapmalı?


Tiklerin yerleşmesinde anne, baba ya da öğretmen gibi, çocukların iletişimde olduğu kişilerin rolü önemlidir. Çünkü yetişkinler, çocukta ortaya çıkan tikler nedeniyle kaygılanmakta, çocuğun her davranışını kontrol etmeye çalışmaktadır. Yetişkinlerin, çocukları sürekli uyararak kendilerini kontrol etmelerini istemeleri, iki şekilde etkili olarak çocuklarda tiklerin yerleşmesine yol açmaktadır. Anne babanın kaygısı nedeniyle çocuk davranışlarını kontrol etmeye çalışır sonuçta da, yaşadığı gerginlik tiklerin daha çok ortaya çıkmasına olur. Bu nedenle tikleri söndürme yok etmede, aile öğretmen işbirliği önemlidir. Öğretmenin bilgilendirilmesiyle sınıfta çocuk için daha olumlu destekleyici bir çevre sağlanabilir. Öğretmen tarafından çocuğun tikleri nedeniyle sürekli azarlanması okuldan uzaklaşmasına olabilir. Öğretmenin bilgilendirilmesi de, tik davranışlarına olumlu yaklaşmasının sağlanması çok önemlidir.

kaynak: bayanca.net

Çocuk sahibi olmanız tatile çıkamayacağınız anlamına gelmez. Sadece anlık kararlar ile verilmiş haftasonu tatilleri artık size uzaktır.


Eğer uzun bir seyahate çıkacak iseniz son kontrolünden itibaren uzun bir süre geçmiş ise çocuğunuzun sağlığının iyi olduğundan emin olmalısınız. Son bir ay içinde muayene oldu ise sadece doktorunuz ile yapacağınız bir görüşmesi yeterli olabilir. Yola günün hangi saatinde çıkacağınız çocuğunuzun değişikliklere verdiği yanıt, seyahat şekliniz süresi ile yakın ilgilidir.Seyahatlerinizin yolcu sayısının az olduğu saatlerde olmasına dikkat edin. (Daha fazla koltuk boş olabilir, bebeğiniz daha geniş bir hareket alanı bulur daha az kişi rahatsız olur.)Eğer bebeğinizde arabada uyuma alışkanlığı varsa uzun bir seyahati düşünüyorsanız yol aldığınız saatlerin çoğunluğunu onun uyku saatlerine getirin, eğer larda uyuyamayacak kadar çok heyacanlı oluyor ise o zaman uykusunu uyutup sonra yola çıkmalısınız.


Özellikle uçak yolculuğunda çocuğunuza özgü menü şiparişini 24 saat önceden verebilirsiniz. Bununla birlikte yanınıza bir miktar kahvaltılık alın, bu uzun süren geçikmeli yolculuklarda size yardımcı olacaktır.


Planlarda değişiklik yapmayın


Seyahat sırasında gereksiz problemlerden kaçınmak istiyorsanız hemen öncesinde gereksiz değişiklikler yapmayın; örneğin seyahatın hemen öncesinde çocuğunuzu memeden kesmeye çalışmayın. Alışılmamış ortamlar günlük proğramdaki değişiklikler zaten yeterince stres oluşturur, bunları arttırmayın. Yola çıkış gününden önce tüm rezervasyonlarınızı kontrol edin.

kaynak: bayanca.net

Her anne babanın en büyük isteği çocuğunun normal sağlıklı büyümesidir. , yürümeye başladıktan sonra da önemli bir soru anne babaları sürekli düşündürür: Acaba çocuğumuz uzun boylu mu, yoksa kısa boylu mu olacak?

Çocuğun normal sağlıklı büyümesi bazı koşullara bağlı. Uzmanlar, çocuğun büyümesini etkileyen belli başlı beş sıralıyorlar:


Kalıtım


Çocuğun büyümesinde en büyük etken genetik geçmişidir. Genetik faktörler, çocuğun özellikle gelişmesinde çok önemli rol oynar. Çocuğun kısa boylu olmasından yakınmadan, ailenin genetik gerçekleri incelenmeli.


Beslenme


Çocuk doğru beslenmezse normal bir büyüme sürecine giremez. Bebeğin fazla şişman olmasını önlemek için yapılan uygulamalar da bazen ters tepki verir. doğru yeterli beslenmeli.



Çocuğun daha bebeklik döneminde vücut egzersizlerine alıştırılması gerekir.