nedir

Genç zinde kalmayı istemez? Son yıllarda daha sık duymaya başladığımız “anti aging” yaşlanmayı yavaşlatmayı, yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlıyor.
Yaşlanmayı durduramasak da geciktirmek, yaşam kalitemizi yükseltmek bizim elimizde… Dünyaca ünlü “anti-aging” uzmanlarının ortak görüşü de “zamanı yavaşlatmanın bizim elimizde olduğu” yönünde…
Tedbir alın
Anti-aging kelime anlamı olarak lığa şı demektir. Anti-ageing terimini tıbbi olarak, aktif tedbir alma veya koruyucu olarak nitelendirebiliriz. Anti-aging yaşlanmayı mümkün olduğu kadar yavaşlatmak vücudun bir bütün olarak orantılı sağlıklı yaşlanmasını sağlamak amacıyla uygulanır.

Hücreler yenilenir
Cilt dokusunu bağlayıcı hücreleri yenilemek, hormonal dengesizlikleri kadında ayrı ayrı ele alarak dengelemek, cinsel gücü sağlığı arttırmak, yaşlanma sonucu olaşabilecek hastalıklara şı erken tanı önlem almak, işte bütün bunlar anti aging uygulamalarının amaçlarıdır. Anti-aging check-up değildir ama özel bir check-up ile başlanmalıdır. Bu check-up kişinin şeker metabolizması, kan sayımı, karaciğer fonksiyonları, böbrek fonksiyonları, troid fonksiyonları, kolesterol, kan yağlarının tespitini içeren kan testleri ile muayeneden oluşur.

kaynak: bayanca.net

Yaşlanma önce ciltte etkisini gösteriyor. , kırışıklıklar, çizgiler… Doğru uygulanan bakım bu etkileri azaltabilyor…
Gün boyunca is, sigara dumanı, toz, mikrop gibi bir yığın dış etkene maruz kalan cildimizin koruyucu PH tabakasının bozulmadan temizlenmesi büyük önem taşıyor. Aynı zamanda, bu işlem yapılırken cildin doğal neminin azaltılmamasına dikkat edilmeli.
Temizlik ilk şart
- Temizleme ürününü, parmak uçlarınızı kullanarak daire şeklindeki hareketlerle çeneden başlayarak yukarı doğru hareketlerle yüz, boyun boynun alt kısmına uygulayın.
- Hafif ıslatılmış pedi ya da pamuk üzerine 4-5 damla tonik damlatın. Yüzünüzün alt kısmından başlayarak yumuşak hareketlerle yukarıya doğru (çene, yanaklar, burun, alın) tüm yüz (göz etrafı, dudak kenarı hariç) cildinizi temizleyin.
- Cilt tipinize göre seçtiğiniz gündüz kreminizi sabah temizliğinden sonra spatül ile az miktarda alarak nokta nokta tüm yüze dağıtın.


Hafifçe nazik şekilde çeneden başlayarak yanaklarınıza tüm yüzünüze daire şeklindeki hareketlerle yedirin. Kalan kremi de boynunuza sürün.
- Gece bakım kremini ise, cildinizin temizlik işlemini yaptıktan sonra nokta nokta dağıtarak sürün. Ardından hafif yumuşak daire şeklindeki hareketlerle masaj yapın elinizde kalan kremi boynunuza aşağıdan yukarı doğru yedirin.
Aklınızdan çıkarmayın
- Sabun yerine size uygun bir temizleme ürününü kullanmanın ilk etkisini cildinizdeki yumuşaklıkla hissedeceksiniz. n ınızı temizlemeden, nemlendiricinizi sürmeden asla yatmayın. Böylece gözenekleri tıkanmayan, problemsiz bir cildiniz olacak.
- Yüzünüz için kullanacağınız nemlendiriciyi mutlaka boynunuza da uygulayın.

kaynak: bayanca.net

30″lu yaşlar, cilt hassaslaşmaya yüz tuttuğu için, stilinizi gözden geçirme dönemidir. Kullandığımız malzemelerden, yoğunluğuna kadar konusundaki alışkanlıklarınıza büyüteç tutmanız, size uygun tarzı ürünleri benimsemeniz gerekiyor….

İlk vuruşlar
Cildiniz olması gereken daha mat duruyorsa, canlandırıcı etkisi olan ürünler fondöten kullanın. Hatta krem fondöteninizi, nemlendiriciler ile ıştırıp sürdüğünüzde daha parlak diri bir cildiniz olacak. Bu ürünler senelerin etkisini yüzünüzden silecek 20″lerdeki bir genç gibi olacaksınız. yumuşaklığındaki bir cilt için cildinize pudra sürmek yerine fazla yağı yüzünüzden atacak ürünleri kullanın. SPF içeren etkin koruyucuları mutlaka deneyin.
noktalar
Kaşlarınız, bakışlarınız yüz ifadeniz üzerinde çok etkilidir. Belirsiz biçimsiz kaşlarınız varsa size boyamanızı ediyoruz.


Saç ten renginize uygun renkleri tercih etmeye dikkat edin. Çeşitli tonlarını bulabileceğiniz kaş boyama ürünlerini mutlaka deneyin.
Renkler
Günlük kıyafetiniz için yapacağınız göz ında kahverengi, gri mor tonlarını tercih edebilirsiniz. Belki de bu mat renkleri daha modern bir görünüm için parlak renklerle ıştırabilirsiniz. Mor parlatıcıları veya şeker pembesini deneyebilirsiniz. Şeker pembesi bej rengi sizi diri canlı gösterecek fakat sakın abartıya kaçmayın. Bronz rengindeki eyeliner ile muhteşem bakışlarınızla parıl parıl parlayacaksınız.
Yanaklar
Genç görünmek aslında hiç de zor değil. Pembe tonlarda krem allıkları kullanarak canlı etkileyici yüzünüz olacak. Elmacık kemiklerinizin üzerinde uygulama yapın gençliğe merhaba deyin.
Dudaklar
Koyu renkli rujlardan uzak durmaya devam edin kesinlikle parlak renkler ile parlatıcılara özenmeyin. Belki de hafif parlaklık yeterli olacaktır, seksi görünüm için sade bir görünüm ile kendinden emin bir ifade yeterli…

kaynak: bayanca.net

Daha önce hiç duymadığınız sırlarıyla teninize, saçınıza, ınıza yeni boyutlar kazandırmak ister misiniz? Bu sırlarla birlikte anlayışınız evrim geçirecek!


1. Parlak farlar gündüzleri de kullanılabilir!
Kadınların çoğunun kullandığı mat görünümlü kahve tonlarındaki göz farları, gözlerinizi sandığınız gibi doğal göstermez. Tam aksine gözünüzü iyice çember içine alıp daha ufak gözükmesine yol açar. Son günlerin trendi gümüş renklerini kullanmakta hala tereddüt mü ediyorsunuz? Onları gündüz kullanmanın abes olduğunu mu düşünüyorsunuz? Çok yanılıyorsunuz! uzmanlarına göre; bu renkler gece kullanıldığı gibi gündüz de pekala kullanılabilir, üstelik yüzünüze ışıltı kazandırıp daha görünmesini de sağlar.


2. Açık renkler dudaklarınızı daha gösterir!
Tıpkı gözkapaklarında olduğu gibi dudaklar için de koyu ruj kullanmak, onları doğal olmayan bir görüntü içine sokar.


Dudaklarınıza dolgun seksi bir görünüm kazandırmak istiyorsanız, pembemsi, parlak rujlar kullanmanız gerekiyor. Dudaklarınıza en yakın pembe tonunu bulmak için, denediğiniz ruju elinizin üst kısmına sürün. Böylece teninize uygun olup olmadığını görebilirsiniz.


3. Kaşlarınızı almadan önce onları kısaltın!
İşte size uzmanlarından göz kamaştırıcı kaşların sırrı: İlk aşama kaşlarınızı almanız gereken bölgeyi belirlemek. Dikkat etmeniz gereken, kaşlarınızın her ikisinin de eşit oranda incelmesini sağlamak. Bunun için bir çubuk ıyla kaşlarınızın başlangıç bitiş noktalarını işaretleyin. Elinize cımbızı almadan önce ufak bir makas kullanın.


İlk önce, bir fırça ıyla kaşlarınızı yukarı doğru tarayın. Burna yakın olan kılların daha uzun olduklarını göreceksiniz. Makasla bu uzun kılların uçlarından hafifçe alın. Kavisli bir kaş için burnunuza doğru bir eğim olacak şekilde kaşlarınızı alın. Daha sonra, kaşınızı tarayıp uzun olan kılları kısaltın. Son olarak da artık cımbızınızı alıp, fazlalıkları tamamen ortadan kaldırabilirsiniz.


4. Yüzünüzü fazla yıkamayın!
Üniversitesi dermatologlarından Jeannette Graf”ın açıklamalarına göre; yüzü fazla yıkamakla tenin doğal lipitlerine(yağlara) zarar verip, cildimizin kurumasına oluyoruz. Eğer teniniz kuruysa fazla nem kaybetmek cildinizin tahriş olmasına sebep olacaktır. Eğer teniniz yağlıysa, yağ kaybına yağ bezeleri cevap verecek daha çok yağ üretecektir.


Cildinizin nem dengesini bozmak istemiyorsanız, fazla yüz yıkama huyunuzdan vazgeçin. Yüzünüzü yalnız akşamları sabunla . Öğleden sonra yüzünüzü yıkama ihtiyacını duyarsanız, su serpiştirmekle yetinin. Her iki defasında da hafif bir nemlendirici kullanarak su kaybınızı önleyin.


5. Ph konusunda hassas davranın!
Ürünlerin etiketlerinde okuduğumuz Ph miktarları o ürünün ne kadar asit veya ne kadar alkalin içerdiğini gösterir. Bu rakamlar 1″le başlar (1=çok asit) 14″le biter (14=çok alkalin). Gündüz kullanımında düşük Ph”lı (3.5) alfahidroksit asit C vitamini içeren kremleri tercih ediyorsanız, cildinizin “kolajenaz” denilen bir madde salgılamasına sebep olursunuz.


“Kolajenaz” enzimi cildi sıkı tutan yaşlanmasını önleyen kolajen dokuya zarar veriyor. O yüzden ürün seçiminizde Ph değerlerine dikkat edin

kaynak: bayanca.net

Sabahları kalktığınızda yüzünüz çok yağlı mı görünüyor? Göğsünüzde sizi “kıl” eden kıllar mı çıkmaya başladı? Dudaklarınız hep kuru çatlak mı? Bu bunun gibi bir sürü bakım problemi günlük mızı sürekli meşgul ediyor. Dert etmeyin, her şeyin bir çaresi var.

1. Bazen dilim paslanıyor nefesim kötü kokuyor…
Sindirim bozukluğundan kaynaklanan bir sorun olabilir. Ya da karaciğerin yorulması, dişlerdeki sorunlar da bunlara sebeb olabilir.

Ne yapılabilir?
Baharatsız çok ışık olmayan yiyecekler yiyin. Sindirimi düzenleyici bitki çayları, ilaç ya da bol lifli yiyecekler tüketebilirsiniz. Ayrıca bir diş hekimine görünmenizde fayda var.

2. Karma cilt tipine sahibim, ama sabahları yüzüm parlıyor.
Eğer geceleri yatarken ınızı temizlemezseniz, uyurken cildin yağ salgısı daha da artar.

Ne yapılabilir?
Yatmadan önce cildinizi her zamanki temizleme sütünüzle değil, yumuşak bir temizlik ürünüyle silin. Bu ürünün yağ salgısını kontrol altına alıcı bir etkisi olmasına da dikkat edin. Örneğin Clarins”in Gel Nuit Normalisant temizleme jeli gece boyu cildin dengesini koruyor.

3. O kadar çok terliyorum ki, giysilerimin koltukaltında hep oluşuyor.
Aşırı derecede terlemek heyecanın, ısı değişimlerinin veya hormonal dengesizliğin göstergesidir.
Ne yapılabilir?
Bluzlarda tişörtlerde leke oluşumunu önlemek için giysilerin tene değen koltukaltı kısımlarına talk pudrası sürün. Koltukaltınızı gün içinde hassas üllü bir vücut temizleme ürünüyle . Ardından da giyside leke bırakmayan bir deodorant sürün.

4. Ağdadan sonra kasıklarımda kırmızı sivilceler oluşuyor.
İşini çok iyi bilen bir kuaförle geçiş dönemini kolay atlatabilirsiniz. Çeşitli ışık oyunlarıyla gölgelerle geçiş dönemini iyi bir saç modeliyle geçiştirebilirsiniz.
Ne Yapılabilir?
Ağdadan birkaç gün önce meyve asidi içeren bir jel kullanın. Bu jel, ölü hücreleri temizleyici batık tüyleri çııcı bir etki yapacaktır. Tüyleri aldıktan birkaç saat sonra da o bölgeye antibiyotikli bir pomat sürün. Yıkanırken parfümlü duş jeli kullanmayın.

5. Dişlerim niçin lekeli?
Sigaranın gözle görülen en önemli etkilerinden biri. Ama yanlış beslenme alışkanlıkları, çok fazla çay kahve tüketiminin de etkisi var.

Ne yapılabilir?
En az yılda bir dişçinizden dişlerinizi temizlemek için randevu alın. Dişinizdeki tartarları temizletin, gülüşünüz değişsin.

6. Dudaklarım hep kuru çatlak
Vitamin eksikliği, soğuk güneş, dudaklarda kurumaya çatlamaya sebeb olur.

Ne yapılabilir?
Günde birkaç defa dudaklarınıza bol miktarda dudak koruyucusu sürün. Ruj sürüyorsanız, UVA filtreli E vitaminli olanlarını tercih edin. Ayrıca dudaklarınızı yalamayın ısırmayın.

7. Göğsümde aniden sert tüyler oluştu. Alabilir miyim?
Göğüs çevresindeki tüylenmenin sebebi hormonal dengesizliklerdir.

Ne yapılabilir?
Cildinizi gergin tutarak cımbızla tüyleri alabilirsiniz.

8. Biraz bronzlaşmanın bacaklarımdaki varisleri kapatacağını düşünüyordum. Ama tersi oldu .
Aslında güneş, damarları genişlettiği için varislerin en büyük düşmanıdır.

Ne yapılabilir?
Güneş ışınlarından bacaklarınızı koruyun. Bu konuda uzman bir hekime başvurun. Ayrıca çok yüksek topuklu ayakkabı giymekten kaçının.

kaynak: bayanca.net

Bakım programları, terapiler egzersizler dışında, birkaç küçük püf noktasıyla da kusursuz bacaklara sahip olabilirsiniz. İşte, adım adım mükemmel bacaklara ulaşmanın sırrı…


Bacak bacak üstüne atmanın göze her ne kadar hoş görünsede açısından pek yararlı olduğunu söylemek zor. Çünkü bu “estetik” hareket, kan dolaşımını düzensizleştiriyor metabolizmanın yavaşlamasına oluyor. Özellikle masa başında çalışıyorsanız, bacak bacak üstüne atmak yerine,bacaklarınızı mümkün olduğunca uzatın gerin. Her öğünde karbonhidrat bakımından zengin tahıl ürünleri, ekmek, makarna, pilav meyve gibi gıdaları tüketin. Bu gıdalar sindirim sistemini düzene sokarak metobolizmanızı harekete geçirecektir.


Düzenli masaj yapın: Cildinizdeki ölü hücreleri gidermek için harcadığınız çaba enerjiyi vücudunuz içinde harcamalısınız. Temizleyici yenileyici etkisi olan peeling”in canlandırıcı etkisi vücut içinde geçerlidir.


Özellikle cildin kalınlaştığı diz dirseklerinizi peeling ile yumuşatabilirsiniz.


Banyodan sonra özellikle sıcak suyun etkisiyle kuruyan cildinizi nemlendirmek için vücut sütü kullanmalısınız. Bacaklarınızı kremlerken ürünü topuklarınıza kadar sürmeye özen gösterin. Böylece kuruyan, çatlayan kalınlaşan topuklarınızı yumuşatabilirsiniz.


Özellikle sıcak yaz günlerinde sık sık duş almak için birçok nedeniniz olacak. Bunlardan biri de yüksek topuklar üzerinde şişen yorulan bacaklardaki gerginliği yok etmek… Duşun son üç dakikasını bacaklarınıza ayırın soğuk suyu doğrudan bacaklarınıza tutun. Bacaklarınızın daha zinde bir görünüm kazandığını göreceksiniz.


Hiç sigara hiçmeyin: Sigaranın en büyük düşmanı olduğu hiç kuşkusuz ki bilinen bir gerçek. Sigara birçok sorununun yanında cildin havasız kalmasına oluyor gözeneklerin de tıkanmasına yol açıyor. Sağlıklı bir yaşam için asla sigara içmeyin.


yapın: Yapacağınız egzersizler kan dolaşımını hızlandırarak, bacak kaslarını besler. Özellikle aerobik ya da step egzersizleriyle ya da bisiklet kullanarak bacak kaslarınızı şekillendirebilirsiniz.


Masa başında otururken de yapabilirsiniz.


Oturduğunuz yerde popo kaslarınızı gerin bırakın. Bu hareketi hergün 10 kez tekrarlayarak kalça bacaklarınızın şekillenmesini sağlayabilirsiniz.


Bacaklarınızın iç kısımlarını sıkılaştırmak için dizlerinizin arasına bir tenis topu koyup, onu patlatacakmış gibi sıkın. Kaslarınızın çalıştığını hissedeceksiniz.


Haftada bir kez lavanta ya da kekik yağı katılarak yapılan rahatlatıcı bir banyonun, kan dolaşımını düzenleyici bir etkisi bulunuyor. Ama dikkat; banyo süresi beş dakikadan fazla olmamalı. Yoksa bacaklarınız kurur cilt yüzeyinde pul pul dökülmeler olur.


Dondurucuda 10 dakika beklettiğiniz kalın naylon çorapları giyerek bacaklarınıza buz terapisi uygulayabilirsiniz. Böylece bacaklarınızın eskisinden daha sıkı canlı bir görünüme kavuştuklarını göreceksiniz.


Banyo yaptığınız suyun sıcaklığını kontrol altına alın. Çünkü çok sıcak su özellikle bacak kalçalardaki damarların ortaya çıkmasına yol açar.


Uygun bir yere uzanın, bacaklarınız kalbin seviyesinde olsun. Örneğin, ayağınızın altına yastık koyabilirsiniz. Bacaklarınızı sırayla havaya kaldırın, elleriniz ile eksenler çizerek masaj yapın.


Tüm gün vücudumuzun yükünü çeken bacaklarınız için yapacağınız egzersizlerin yanında en etkili yöntemlerden biri de trambolin ile zıplamak. Daha çok salonlarında bulunan trambolin ile 10 dakika yapacağınız zıplama hareketi bacak kaslarınızı açacak güçlendirecektir.

kaynak: bayanca.net

Her şeyin doğalı en güzeli, en iyisi. Hatta “doğal” olan, çoğu zaman “ilaç” niyetine de kullanılabiliyor. Doğadaki bitkilerden elde edilen yağların da böyle bir etkisi var. Eğer selülit, ya da aşırı stres problemleriniz had safhadaysa kendinize bir iyilik yapın bu yağlarla “” olun!


Aromatik yağı
Lavanta, adaçayı, biberiye, nane gibi bitki özlerinin harmanlanmasıyla elde edilen bu yağ; selülit giderici, sirkülasyon artırıcı yağ eritici özelliklere sahip. Yağı, her gün duştan sonra, ayak bileklerinizden başlayarak yuvarlak hareketlerle bütün vücudunuza sürün. On-onbeş gün içinde fazlalıklarınızdan kurtulduğunuzu göreceksiniz!


Aromatik banyo yağı
Bu uygulama için biberiye, gül, lavanta, mercan köşkü gibi bitkilerin yağları kullanılır. Banyo doldurulup yağdan sekiz-on damla eklendikten sonra 10-15 dakika beklenir. Bu yağlar, banyo esnasında buharlaşarak kişinin sakinleşmesini sağlar.



Kompres
Üç-dört damla konsantre yağ, suyla ıştırılır. Temiz bir sargı bezi bu ışıma batırılır sorunlu bölgeye 10-15 dakika kompres . Rahatsızlığın türüne göre sıcak veya soğuk su kullanılabilir. Ayrıca, selvi ağacından elde edilen yağ, hemoroid tedavisinde kullanılabilir.


Buğu
Kaynar su dolu büyük bir kaba, iki-üç damla yağ damlatılır. Beş-on dakika derin nefes alarak buğu banyosu . Sivilceli cilt için ardıç, nezle soğuk nlığı için okaliptüs yağları kullanılabilir.


Zindelik yağı
Buğday tohumu yağı, susam yağı, bergamot, biberiye, limon, katur, lavanta içerir. Vücut sistemini hızlandıran, kan dolaşımı sirkülasyonunu sağlayan özel bir yağdır.


Rahatlatıcı yağ
Susam yağı, fesleğen, ardıç, lavanta ylang-ylang içerir. Bu bileşim stres endişeyi
giderir, kasları yumuşatır.


Selülit yağı
Susam, jojoba, ardıç, limon, selvi fesleğen içerir. Doğal yağ vitaminlerle dolaşımı hızlandırır hücreleri aktive eder.


HANGI DURUMDA YAÐLAR UYGULANMAZ?

-Atesli hastalıklar
-Deri veya eklem iltihapları
-Bilinmeyen kaşıntı kızarıklıklar
-Ödemler şişmeler
-Açık yaralar
- yaralanmaları burkulmalar
-Adale yırtılmaları veya bağ dokusu zedelenmeleri
-Kemik kırılmaları
-Yanıklar
-Varisler (direkt olarak üzerine masaj uygulanmaz)
-Yeni ameliyat yerleri

kaynak: bayanca.net

Sofranızdaki yiyeceklerden güzelleşmek için de yararlanabilirsiniz. Pürüzsüz bir cilt, parlayan saçlar, kırılmayan tırnaklar için neler yapmanız gerektiğine bir göz atın.


Sağlıklı saçlar için , ışıltılı bir cilt için … Bazı yiyeceklerin sizi güzelleştiren etkileri olduğunu unutmayın.Sağlıklı besinlerle daha olmanız mümkün…


Keskin gözler
A vitamini E vitamininin, özellikle de hücrelerin yaşlanma sürecinden sorumlu serbest radikallere şı olan etkileri göz önüne alındığında, beslenmede eksik olmaları düşünülemez. A E vitaminleri, cildin uzun süre taze genç kalmasını sağlamanın yanı sıra, görme göz sağlığı için de değerlidirler. Bugüne kadar özellikle E vitamininin görme fonksiyonu üzerine etkisi bilinmezken, son araştırmalar katarakt hastalığı üzerinde iyileştirici özelliğinin olduğunu göstermektedir.


, süt, tahıl ürünleri, , yağlar sebzeler…


Cildin, saçların, tırnakların sağlığı estetik görünümü için ideal olan beslenme; kalsiyum, magnezyum, demir, B vitaminleri, esansiyel yağ asitleri aminoasitler içermelidir.


A E vitaminleri de cildi korumak için gereklidir. Kırılgan tırnaklar, yıpranmış soluk saçlar, genellikle kalori protein açısından yetersiz, sıkı bir yapılmasından ya da eksik beslenmeden kaynaklanır.


Dişler için
Temiz parlayan dişler, bir gülümseme için esnasında şekersiz beslenmek dışında, bol miktarda florlu (çay, , ayçiçek yağı, tahıl ürünleri, , süt), kalsiyumlu, fosforlu selenyumlu besinler tüketmenizde yarar var.


Bacaklara ne yapmalı?
Lİmon, C vitamini kaynakları diğer etkili antioksidanlar… Mercimek, çok hafif biyolojik değeri yüksek protein yüklü bir besin olmasının yanı sıra, gerçek bir demir, kalsiyum fosfor kaynağıdır.


C vitamini kaynakları
Güzelliğinizin ihtiyacı olan C vitaminini beslenmenizde turunçgillere yer vererek elde edebilirsiniz. Ayrıca günde 1-2 porsiyon (kırmızı C vitamini açısından çok daha zengindir), taze ıspanak, lahana, brokoli, marul, hindiba, roka, patates, kivi, çilek papaya gibi tropikal meyveler de, gerçek birer C vitamini kaynağıdır. Çinko, özellikle ayçiçeği kabak çekirdeklerinde bulunur. İstiridye, kuzu eti, peynir, , istakoz, ciğer, kepek, buğday soğan da son derece önemli birer çinko kaynağıdır.

kaynak: bayanca.net

En sık şılaşılan cilt sorunları akneler, kızarıklıklarla başa çıkabilmek için yapılması gerekenler çok kolay! Sadece doğru yöntemi bilmek gerekiyor…

Cilt bakımı deyince aklımıza uzun saatler alan maskeler, birbirinden pahalı ürünler gelir. Fakat alacağımız nemlendirici, tonik temizleyici ile günde 15-20 dakikamızı ayırarak cildimizin bakımını yapabiliriz. Özellikle geçiş mevsiminde olduğumuz şu günlerde artık cildimizin korunmaya bakıma daha çok ihtiyacı var. Bu konuda görüşlerini aldığımız Dermal Skin Care Center Müdürü Melike Niksarlı pek çok hastalığın temelinde olduğu gibi cilt hastalıklarının temelinde de stres yattığını belirterek şunları belirtti:


Stres ister istemez mızda var ama kişi bir yerden sonra strese şı direnebilmeli. Uzmanlar tarafından meditasyon, yogolar, ayurvedalar, Aromaterapiler yapılması öneriliyor. Ama kişi bunları yapamıyorsa kendine hiç olmazsa günde 5-10 dk ayırabilmeli kendiyle baş başa kalmalıdır.


Bir bakıma bu da meditasyondur. Cilt problemleri genel olarak egzama, sedef, akne lekelerdir. Cildin durumunu ise nemsiz, hassas stresli olarak ayırabiliriz. Hava kirliliği, stres güneş ışınları gibi pek çok etken cildi olumsuz etkiliyor. Akne artık sadece bir ergenlik dönemi sorunu olmaktan çıktı. Bugün 35-40 yaş grubu kadınlar da akne sorunuyla bize geliyorlar. Bu aknelerin oluşumunda stres, beslenme biçimi cilde bakım çok etkili. Kuru bir ciltte her gün 5 milyar hücre oluşur, 5 milyar hücre de ölür dökülür.


Güneş ışınları pigmentlere etki yapar oluşur. Güneş ışınlarını UVA, UVB UVC olarak ayırmak mümkün. UVA yaşlanmaya sebep olan, UVB ten rengini oluşturan UVC kansere olan ışınlardır. Halk arasında zamansız yaşlanma dediğimiz olayın nedeni UVA ışınlarıdır. Doğum kontrol hapları da güneşi çeker. Güneşten koruyucu ürünler kullanılmadığında ya da sürekli solaryuma girildiğinde deri yıpranır, derideki pigmentler bir araya toplanır istemediğimiz kahverengi oluşur. Ayrıca hormonlarımız kullandığımız şampuanların içindeki renklendiriciler de leke oluşumuna olur. Özellikle hamilelik döneminde kadınların elmacık kemiklerinin üstünde, alnında dudak bölgesinde oluşur buna doğum maskesi denir.


Stres bu lekelerin daha çok çoğalmasına olur. Bu doğumdan sonra bakımı yapılırsa en az seviyeye indirgenebilir.


Vitaminler önemli!
sigarayı çok tüketen kişilerin bol miktarda A, C E vitamini almalarının yanı sıra yapması gerekiyor.


E vitamini özellikle damarlar için gereklidir.
Ayrıca sigara içenlerin ciltleri içmeyen kişilere oranla daha kurudur. Mutlaka nemlendirici kullanmalı beslenmelerine dikkat etmelidirler.


Çatlak selülitler
Selülite genel olarak vücuttaki yağ hücrelerinin çoğalmasının olduğu düşünülür. Oysa vücuttaki yağ hücreleri asla çoğalmaz. Fakat beslenmeye bağlı olarak toksinlerin vücuttan ne kadar uzaklaştırıldığı önemli. Çünkü toksinler yeterli miktarda atılmazsa yağ hücreleri genişler. Bu genişleyen yağ hücreleri vücutta belirginleşir selülit dediğimiz şekilleri oluşur. Selüliti minimum seviyede tutabilmek için düzenli olarak yapmalı, besinlere dikkat etmeli kola, kahve gibi kafeinli içeceklerden kaçınılmalıdır.


Çatlaklar özellikle ergenlikte ya da doğumda görülen ani alıp vermeyle oluşur. Çatlakları önleyebilmek için hızlı alıp vermeme dışında yapılabilecek bir şey yok.


Kızarıklıklar
Eğer akciğerlere yeterli oksijen gitmiyorsa yüzde; özellikle burun üstünde elmacık kemiği üstünde ya kızarıklık olarak ya da siyah nokta olarak ortaya çı. Çocuklukta geçirilen alerjilerin etkisiyle ya da sinüziti olanların rahat nefes alamamalarından dolayı yüzlerinde kızarıklık oluşabilir. Önlemi alınmazsa ileride kılcal damar çatlamalarına olabilir. Bu tür cildi olanlar, damarları kuvvetlendirici ayrıca güneşten, soğuktan rüzgardan koruyucu ürünler kullanmalılar.


Cildinizin sağlığı sizin elinizde!
Cildin yaşlanmaması için güneş koruyucu kullanılmalı güneşin altında kalınmamalıdır. Herkesin her yaşta mutlaka, cildin dengesini bozmayacak maddeler içeren temizleyici, nemlendirici tonik kullanmaları gerekir. Mevsim geçişlerinde ısı farklılıkları cildin dengesini bozar buna şı koruyucu kullanılmalıdır. Pek çok kişinin cildi rüzgara şı hassastır. Bu kişilerin rüzgara şı koruyucu ürünler kullanmaları gerekmektedir.

kaynak: bayanca.net

Geniş gözenekler siyah noktalar, cildiniz ne kadar ne kadar temiz olursa olsun bakımsız görünmenize olur. Oysa ki gözeneklerin genişlemesini önlemek siyah noktalardan kurtulmak mümkün. mı?
Aslında gözenekler yağ üretip salgıladıkları için cildimizi alerjiden çevre kirliliğinden korurlar. Eğer gözenekler olmasaydı, yağlar derinin altına iner, yüzümüzde kistler oluşur deri altında enfeksiyonlar meydana gelirdi.
Ancak çok gözenekli ciltlerde, eğer cilt iyi temizlenmiyorsa siyah nokta oluşur. Hem görünüm hem de açısından siyah noktanın oluşmasını engellemek lazım.
Gözenekler genişler?
. Yağlı ciltlerde gözenekler daha açık olur.
. Herhangi bir problemi yaşayıp amaçlı ağır ilaçlar kullanıldığı zaman cilt yağlanabilir. Cilt yağlandığı zaman da gözenekler açılır.
. Gözeneklerin olacağı kalıtımla belirlenir.
.


UV ışınlarının da gözenekleri genişlettiği yapılan araştırmalarla saptanmış durumda.
Gözenekleri daraltmak için…
Gözeneklerin açılması için ilk etapta gözenekleri kapatmaya çalışmak yerine, yağ ifrazatını durdurmak ya da dengelemek lazım. Yağlı ciltler daima su miktarı az olan ciltlerdir. Su miktarı az olduğu zaman ölü hücrelerin doku yüzeyine çıkıp asitli tabaka ile koruma faktörü oluşturması zorlaşır. Bu nedenle cildin yüzeyi dış etkenlerden zarar görür.
Yağ ifrazatının yavaşlatılması, ciltteki su miktarının artırılmasıyla mümkündür. Bunun için de su bazlı ürünler kullanılması doğru ürünün kullanılması şart. Cildinize uygun ürünü kullanmak için de bir uzmana danışmanızda fayda var.
Dengeli bir cildin gözenekleri kendiliğinden kapanır. 35 yaşın altındaki genç ciltlerde gözeneklerin kapanması kolaydır. Eğer cildin su yağ dengesi düzelirse gözenekler ya kendiliğinden ya bakımla ya da maskeyle kapatılabilir. Ama yaşınız 35″in üzerindeyse deri kalınlaşmış, çizgiler kırık çizgi haline gelmişse, bu gözenekleri kapatmak biraz daha zordur. Gözenekleri kapatmak için mücadele vermek yerine, daha fazla büyümemelerini önlemek daha iyi bir çözümdür.
Gözenekleri temizleyen bantlar işe yarıyor mu?
Siyah noktaları azaltmak için uygulanan yöntemlerden biri de bantlar… Siyah noktaları kimi zaman tümüyle ortadan kaldıran bu bantların kullanımı çok kolay. Bantları yapıştırmadan önce uygulayacağınız alanı ıslatıyorsunuz, suyla birlikte yapışkan bir özelliğe kavuşan bandı yapıştırıp kuruyunca çıkartıyorsunuz. Ancak siyah noktaları alan bu bantlar, gözenekteki yağları boşaltamıyor. Oksitlenen ü alabilen bantların, dokunun içindeki kanalı kapatan yağ kütlesini alması mümkün değil.
Siyah noktalardan kurtuluruz?
Siyah noktalar oluştuktan hemen sonra bir uzmana başvurup temizletilerek uygun ürünle tekrar oluşmamasını sağlamak lazım. Oluşmaması için de cildi, sabah akşam temizlemek gerekir. Ancak bunu sabunla yapmamak lazım.
Cildi, türüne göre temizleme sütü tonikle temizlemek en doğrusu. Ardından sürülecek bir nemlendirici kremle bakım tamamlanabilir. yapılmasa bile, gündüz çok kirlenen cildi akşam mutlaka temizlemek gerekir.
Yapılan yanlışlardan biri de siyah noktaları bilinçsizce sıkmak. Böylece kılcal damarlarda doku altı hücrelerinde tahribat meydana gelebiliyor. En iyisi bir cilt uzmanına gidip siyah noktaları temizletmek…

kaynak: bayanca.net

Vücudu forma sokmak için uygulanan lipoliz yöntemi özellikle selülitlerinden yakınanlar için ideal. Havaların ısınmaya başlamasıyla, vücudu forma sokma telaşı da başlıyor. Oysa en doğrusu ideal kiloya ulaşmak onu koruyabilmek… Günümüzde formu koruyabilmek amaçlı pek çok yöntemden de yararlanılıyor. Lipoliz de bunlardan biri.
Yapılıyor?
Diyetle çözülmeyen, bölgesel incelme selülit sorunları için uygulanan lipoliz ülkemizde de uygulanmaya başlandı. Kadınlarda, erkeklere göre nispeten daha lı sonuçlar veren bu yöntem çok üçlü bir iğne ile ilaç enjeksiyonu şeklinde gerçekleşiyor.
Lipoliz seans sayıları aralıkları konusunda değişik birkaç metot mevcut. Bazen seans araları kısa tutularak 2-4 haftada bir ortalama 4-8 seans uygulanabilirken bazen 5 seansta verilecek toplam ilaç konsantre hale getirerek daha az seansta işlem tamamlanmış oluyor.


Uygulama acı verici bir işlem olmamakla birlikte uygulama yapılan bölgelerde hafif kızarıklık, kaşınma, ödem bazen küçük morarmalar görülebiliyor ancak bunlar 3-4 gün sonra sona eriyor. Bölgesel kalıcı yağ depoları yok etmek için yararlanılabilen bu yöntem verme yöntemi değildir.
Hangi bölgelerde
Örneğin doğum sonrası geri kalan yağ kitleleri, kol, bacak, boyun, ın, kalça yağları selülit vakalarında son derece lı sonuçlar sağlıyor ancak başlangıç aşamasında çok fazla bir söz konusu ise önce kişinin vermesi gerekiyor. Lipoliz hamileler, şeker hastaları rahatsızlığı olanlar, hastaları daha önce ağır bir karaciğer sorunu yaşayanlara uygulanamıyor.

kaynak: bayanca.net

Evinizde bulunan limon, salatalık, zeytinyağı gibi bazı besinler güzelliğinize de hizmet ediyor…


Yumuşacık eller: Ellerinizin yumuşacık olmasını istiyorsanız yatmadan önce küçük bir kaba zeytinyağı koyun içinde 10 dakika kadar bekletin. Eski bir eldiveninizi giyip yatın. Sabah kalktığınızda ellerinizin yumuşacık olduğunu göreceksiniz.


Güçlü tırnaklar: Limon susam yağı tırnaklarınızı güçlendirir. Yarım limonu ılık suyun içine sıkın, bir çay kaşığı susam yağı ekleyin. Ellerinizi birkaç dakika içinde bekletin. Kurulayın nemlendirin.


Ayaklara nane yağı: Bir kaba koyduğunuz ılık bir suyun içine birkaç damla nane yağı damlatın. Biraz da susam yağı ekleyin 10 dakika ayaklarınızı içinde bekletin. Çııp kurulayın nemlendirin. Ayaklarınızın yumuşacık olduğunu göreceksiniz.


Yoğurt portakal maskesi: Çeyrek portakalı 2 çay kaşığı yoğurt ile ıştırıp yüzünüze sürün. Birkaç dakika bekletin. nemlendirin.


Cildinizin pürüzsüz bir hal alacak.


Yorgun gözlere salatalık: Göz altındaki halkalar için salatalığı yuvarlak kesip gözlerinizin üzerine koyun birkaç dakika bekletin. Bu konuda patates de işinize yarayabilir. Patatesleri dilim kesip 10 dakika kadar gözlerinizin üzerine koyup bekletin.


Saça özel maske: Dört çay kaşığı limon suyu yarım çay bardağı zeytinyağını ıştırın, saçınıza uygulayın. Yaklaşık 15 dakika bekledikten sonra iyice kurutun.

kaynak: bayanca.net

Cildinizin erken yaşlanmasını istemiyorsanız kış güneşini hafife almayın. Dışarı çıkmadan yarım saat önce koruyucu nemlendirici sürmeyi ihmal etmeyin…
Kış şartları cilt üzerinde de olumsuz etkiler yaratabiliyor. Özellikle kuru bir cilt yapısına sahip olanların daha da dikkatli olması gerekiyor.
Kışın sadece soğuk havanın değil, havadaki zehirli gazların özellikle yüksek bölgelerde güneş ışığından kaynaklanan ultraviyole ışınlarının da cilt hastalıklarına olabileceğini belirtiyor. Soğuk hava kış şartlarından en çok derinin açık kısımları, saç derisi, dudaklar, eller yüz etkileniyor. Ayrıca nemsiz kuru ortamlarda çalışan yaşayanlarda da deri kuruluğu deri dökülmeleri olabiliyor.
Kış güneşi de zararlı
Kış güneşini zararsız sanmayın. Rakımı bin metreden yüksek olan ın çok kaldığı bölgelerde de güneş ışınları cilde zararlı.


Deniz seviyesinden her 10- metre yükseldikçe ultraviyole ışınlarının yüzde 10 arttığını belirten Erdem, karda güneş ışınlarının etkisinin yüzde 80 arttığının ı çiziyor. Buna bağlı olarak deri yanıklığı foto yaşlanma denilen deri yaşlanması gibi cilt rahatsızlıkları da görülebiliyor.
Bazı öneriler
- Cildi nemli tutun. Kaliteli nemlendiriciler kullanın. En iyi sağlıklı nemlendiricinin saf vazelin olduğu belirtiliyor.
- Nemlendiriciyi dışarı çıkmadan en az 30 dakika önce kullanmalısınız.
- Ortamı nemlendirin. Cilt kuruluğu cilt dökülmesinin en büyük nedenlerinden birisi ortamdaki kuru havadır. Bunun için özellikle kaloriferli ev iş yerlerinde peteklerin üzerine su konulması gerekli.
- Bol su için. Deriyi nemlendiren en önemli etkenin su olduğunu belirten uzmanlar, kış aylarından günde ortalama 1.5-2 litre su içilmesi gerektiğini belirtiyor.
- Deriyi besleyen A E vitamini içeren yeşil sebzeleri bol miktarda tüketin.
- Çok fazla keselenmeyin. Haftada bir ya da iki defa vücudunuzu yüzünüzü keseleyebilirsiniz fakat bunu çok sık yaparsanız cildinizi tahriş edersiniz.
En büyük düşman sigara
Sigara damarlarda büzülmeye yol açarak kan dolaşımını zayıflatıyor. Böylece cildin oksijeni azalıyor cildin esnekliğini sağlayan kolajen maddesinin oluşumu yavaşlıyor. Ayrıca cilt hücrelerinin yıpranmasına olan toksinlere şı vücudun doğal savunma mekanizmasına zarar veriyor. Cildin bir başka düşmanı ise uykusuzluk. Parlak, gergin bir cilt için uyku saatlerinizin düzenli olmasına dikkat edin. Banyo yaparken çok sıcak su kullanmak da doğru değildir. Bu da cildinizin zarar görmesine olabilir.

kaynak: bayanca.net

En çok kulladığımız dolayısıyla en çok yıpranan organlarımızdan biri eller… Bu yüzden onlara gerekli özeni göstermek boynumuzun borcu!
Ellere ne zarar verir?
. Fazla sıcak fazla soğuk su
. Deterjanlar, evde kullanılan temizlik ürünleri
. Güneş, soğuk, yağmur, deniz toprak da elleri hırpalar.
Elleri korumalısınız?
. Suyla yapılacak işlerde lastik eldiven giyin.
. Ev işlerinde ise pamuklu eldiven kullanın.
Elleriniz için küçük yardımcılar
. Ellerinizi ıslattıktan sonra iyice kurulayın. El kremi ya da losyon sürün.
. Ellerinizi günde iki, üç kere yumuşak sabunla yıkayıp bol suyla durulayın. Günde bir kere parmakları, tırnakları fırçalayın.
. Sert olmayan bir ponza taşı da elleriniz için yararlıdır. Sert derileri aldığı lekeleri de çıır.
. Haftada bir kere ellere çok yağlı kremle masaj yapın. Her parmağın ucundan başlayarak dibine kadar iyice sıvazlayın. Avuç el üstüne masaj yapmayı unutmayın.


Bunun için en uygun zaman gece yatmadan öncedir.
. Arada bir ellerinize kalın tabaka krem, vazelin sürün pamuklu eldiven takıp yatın. Uyumakta biraz zorlanabilirsiniz. Ama sabah kalktığınızda elleriniz çok bakımlı olacaktır.
. El üstlerine sürülecek parafin tabakası gözenekleri açmak için çok yararlıdır.
. Limon da eller için yararlıdır. Elin rengine iyi gelir.
Özel bakım gerektiren durumlar
1. Esmer : Bunlara lık lekeleri denir. Ellerde kahverengimsi oluşur. Bu lekelerin çıkmasını geciktirmek, hatta önlemek mümkündür. Bunun için filtreli güneş ilacı kullanabilirsiniz. Eldeki benekler için de pigmen renklerini açan bir krem yararlı olur. En kötü ihtimalde suda çıkmayan fondotenle kapatabilirsiniz. Bu yöntem aynı zamanda damarların gözükmesini engeller.
2. Soğuk kabarcıkları: Parmakların yeteri kadar hareket etmemesi, soğuk nemden yeterince korunmaması olur. En iyi yol, yapmaktır. Çünkü bu egzersizler kan dolaşımını hızlandırır.
3. Sert deri çatlaklar: Bunlara soğuk hava, elleri fazla zorlayan işler yol açar. Çatlaklara kir dolabilir. Bu kirleri limonla çıkarabilirsiniz. Sonra da bir parça pamuk ıyla zeytinyağı sürün. Bir süre bekledikten sonra ellerinizi sabunlu suyla yıkayıp iyice durulayın. Tabii ki sonra krem sürmeyi unutmayın. Bunun her gün yaparsanız elleriniz düzelir.

El parmak egzersizleri
1. Yumruk : Yumruğunuzu iyice sıkın. Sonra parmaklarınızı öne doğru mümkün olduğunca açın. İki eli de aynı zamanda yapın. Bu hareketi en az 6 kere yapmalısınız.
2. Parmak ayırma: Ellerinizi avuçlarınızın yere bakacağı şekilde tam önünüze koyun. Parmaklar birbirlerine sıkaca yapışmış olsun. Sonra parmaklarınızı açabildiğiniz kadar açın.

kaynak: bayanca.net

Renkler, parlaklık, ipuçları, hileler bu sıcak havalarda dudaklarınızın çekiciliğini artırmak için yapmanız gerekenler!


Kış boyunca dudaklarınızda kullandığınız renkler, sizi yazın inanılmaz lezzetli gösterecek olan renklerden çok farklıdır. Yüzünüz biraz renklendiğinde pastel renkli rujlar bile işe yarayacaktır. Yaz için favori tonlar bej toz pembesi. Eğer amacınız güçlü bir imajı çizmekse, klasik mat kırmızı rujdan vazgeçmeyin.


Dudaklara acil bakım
Dudak bakımı yaz aylarında, kışın olduğu gibi bütün zamanınızı alan bir işlem değildir. Kurutan ısıtma sisteminden dudaklarınızı parçalayan kış soğuğundan uzakta olsanız da bu sefer dudaklarınızın büyük düşmanı güneş oluyor. Dudakların doğal koruması yoktur dudaklardaki deri o kadar incedir ki sadece ruj parlatıcı sürmek güneş yanmalarına çatlaklara davetiyedir. Önemli olan dudaklarınızı nemli tutabilmek. Bunu yapmak için çok fazla su içmek gerek.


Dudaklarınızı sürekli nemli tutmak için bir hilesi de, nemlendiriciyi dudaklarınıza sürmek kuru bir diş fırçasıyla fırçalamaktır.


Parlak mı, mat mı?
Bu ateşli bir konusu. Parlaklığı savunan uzmanları bir rujun ne kadar şeffaflığı varsa dudaklara o kadar çok boyut gerçeklik verdiğini savunuyor. Matlığı savunanlar ise sıcak pembe gerçek kırmızı gibi bazı renklerin mat varyasyonlarının daha durduğunu savunuyor. Eğer ille de mat ruj kullanmakta kararlıysanız, nemlendirici özelliği olan rujları seçin. Önce dudaklarınıza nemlendirici sürün daha sonra rengi parmaklarınızla dudaklarınıza yedirin.


Ruj sürme tüyoları
Ruju parmaklarınızla veya doğrudan tüpten sürerseniz, dudaklarınıza daha doğal bir hava verebilirsiniz. Dudaklarınızın şeklini iyice bilmelisiniz. Ruju ortadan başlayarak sürün. Ruj fırçasını ileri geri hareket ettirin. Turuncu tonları dişlerin sararmış gözükmesine olabilir.


Yumuşak dudaklar
Sıcak yaz günlerinin dudaklarınız iç in gizli silahı nemlendiricilerdir. Çantanızda her zaman iyi cinsinden bir nemlendirici bulundurmalısınız. Yazın nemlendiriciler ürünü olmaktan çıkıp malzemesi haline dönüşüyor. Ruj sürmeyi sevmeyen biri olsanız dahi dudaklarınıza sadece nemlendirici sürererek muhteşem bir görüntüye sahip olabilirsiniz.


Dudakların parlaklığı
uzmanlarının mükemmel yaz dudakları için duymak istedikleri en doğru sıfat: “Nemli.” Bunun sebebi ise yazın tenininizin daha çıplak nemli olması bu yüzden dudaklarınızın da bunu yansıtması. Dikkat etmeniz gereken şey ise fazlasıyla parlatıcıya bulanmış dudakların öpüşmeyi bir kabusa dönüştürmesi saçınıza yapışması..

kaynak: bayanca.net

Kadınlara müjde; kozmetik ürünlerine milyonlarca lira harcamanıza gerek yok. Yeşil çay lavantadan losyon, susam papatya yağından da temizlik maskesi hazırlamak mümkün. Üstelik, doğal yollarla evde yapılan losyonlar cildi zamana şı koruyor.

Evde bakım malzemesi hazırlamadan önce kişi öncelikle cilt tipini öğrenmeli. Çünkü normal, ışık, yağlı kuru ciltler için birbirinden farklı reçeteler hazırlanıyor. Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayşegül Yıldırım, kadınların şifalı bitkileri kullanarak doğal yollarla cilt, saç bakımı yapabileceğini söylüyor. Yıldırım, kullanılacak malzemede cilt tipinin önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Yağlı cilt, iri gözenekli sivilcelenmeye yatkındır. Yıkandıktan kısa süre sonra yine parlak bir görünüm kazanır. İçeriğinde bulunan ürünleri kullanmayın. Kuru cilt, sert pulludur, göz ağız çevresinde genç yaşlarda kırışıklar oluşmaya başlar.


Mevsimlere yaşa göre cildin özelliklerinde değişimler görülebilir. Soğuk suyla yıkamamak gerekir. Eğer cildinizin hangi sınıfa girdiğine veremiyorsanız, cildiye uzmanı bir doktora danışmalısınız. Yağlı bölgeleri veya ışık ciltteki sivilceli bölgeleri yağdan arındırıcı maddelerle temizlemeye çalışmayın. Cildin asidik koruma örtüsünü tahrip edebilirsiniz.” Yrd. Doç. Dr. Ayşegül Yıldırım, cilt bakımının yapılması gerektiğini şöyle anlatıyor:


Cildin kendini yenileyebilmesi için (regenerasyon) haftada 1-2 kere, cilde uygun yüz maskeleri uygulanmalı.


Peeling yöntemi, ayda 1-2 kere yapılmalı. (Cildin sertleşmesini önler)


Papatya yağı: (Her tür cilt için) 30 g mayıs papatyası, 100 ml susam yağı 100 ml kantaron yağına eklenir. yağ kavanozu bir saat boyunca içinde çok sıcak su bulunan derince bir kapta bekletilir. Daha sonra iyice çalkalanır temiz bir tülbentten geçirilerek süzülür. Özellikle sonrası cildi canlandırmak için yağa batırılan pamukla yüz iyice temizlenir. Bu tip temizlik ciltteki ölü hücreleri azaltarak cildin kırışmasını yaşlanmasını geciktirir.


Doğal yağ ışımı (Normal ışık cilt için): 10″ar ml soya yağı hintyağı, 20 ml bademyağı 30 ml zeytinyağı iyice ıştırılarak koyu renkli bir şişeye aktarılır. Yağla ıslatılan bir pamukla, yumuşak hareketlerle yüze, boyuna dekolteye yedirilir.


Temizlik maskesi (Yağlı cilt için): Bir sarısı, bir kaşığı susam yağı 3-4 damla limon suyu iyice ıştırılarak krem kıvamına getirilir. Elle veya bir bezle, yüze, boyuna dekolteye sürülür 10 dakika beklenir. Sonra bolca ılık suyla yıkanır.


Peeling (Yağlı ciltler için): İki kaşığı rendelenmiş limon kabuğu, iki kaşığı yulaf unu altı kaşığı dolusu buğday kepeği iyice ıştırılır biraz su eklenerek esnek bir lapa haline getirilir. Dairesel hareketlerle, 2-3 dakikalık bir süre boyunca cilt temizlenir. Sonra bolca ılık suyla yıkanır.


Çay losyonu (Kuru ciltler için): Bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suda bir tatlı kaşığı dolusu yeşil çay haşlanır, üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Bir sarısı, bir tatlı kaşığı dolusu çiçek balı 10 ml gliserin eklenip demlenen yeşil çay mikserle iyice ıştırıldıktan sonra bir kavanoza konarak saklanır. Haftada iki-üç kez yüze temiz bir pamuk ıyla cilde sürülür.


Yağlarla gelen
Yrd. Doç. Dr. Ayşegül Yıldırım, reçeteleri için en sık kullanılan kolay bulunan malzemeler hakkında şu bilgileri verdi:


Bademyağı: Acı tatlı badem çekirdeğinin ışımından elde edilir. Özellikle duyarlı, kuru çatlak ciltler üzerinde çok olumlu etki gösterir. Ciltteki pürüzleri alır. Hamilelikte ın çatlaklarının oluşmasını engellemek için, bebeklerde pişiklerde de kullanılabilir.


Hintyağı: Müshil ilacı olarak bilinir. Kendine özgü kokusu nedeniyle kozmetiklerde kullanılır. Özellikle saçları güçlendirmede etkilidir.


Jojoba yağı: Meksika kökenli bir ağaççığın meyve çekirdeklerinden kazanılır. Akışkan bir mumdur. Kozmetik ürünlerinde yaygınlıkla kullanılır.


Kabak çekirdeği yağı: Cildi düzgünleştirir, yumuşatır yaşlanmasını yavaşlatır.


Soya yağı: Soya fasulyesinin yağı, yüksek oranda içerdiği lesitin A vitamini göz önünde bulundurularak cilt bakımında kullanılan öteki yağlara eklenebilecek en değerli yağlardandır. Cildin beslenmesinde önemli görevler üstlenebilir.


Susam yağı: Cildi besleyici güneş ışınlarından koruyucu özellikler taşır. Cilde derinlemesine işler, temizleyici, dinlendirici zararlı maddelerden arındırıcı olarak kullanılabilir.


Zeytinyağı: Kaliteli sızma zeytinyağı klasik bir kozmetik katkısıdır. Cilde derinlemesine işler yenilenmesine yardımcı olur.


Lavantadan nemlendirici
Dr. Ayşegül Yıldırım, günde iki kere kullanılmasını önerdiği nemlendiricilerin hazırlandığı hakkında şöyle bilgi verdi:


ışık cilt için lavanta suyu: Saf su aktardan alınabilecek kuru lavanta ile ıştırılır. Bir kavanoza konur.


Yağlı cilt için lavanta suyu: Yukarıda hazırlanan ışıma, iki-üç damla nane yağı bir tatlı kaşığı dolusu elma sirkesi katılarak bir kavanoza konur.


Kuru cilt için: Bir kaşığı portakal çiçeği, bir kepçe gülsuyu bir kaşığı aynı safa çiçeği saf su bir şişede iyice çalkalayarak ıştırılır. 24 saat bekletilir.

kaynak: bayanca.net

Yakası açık kıyafetler giyildiğinde , sivilceler, kırışıklıklar canınızı sıkıyorsa bir şeyler yapmanın zamanı geldi demektir.


Dekolte bölgeniz yağlanmaya müsaitse buhar banyosu iyi bir çözümdür. Gözenekleri genişletir, yağ birikintilerinin temizlenmesini sağlar. On kaşığı kadar tuzu kaynamış suya ıştırın ışımı geniş bir kaba dökün. Sizi kabı örtecek şekilde çadır gibi havluyla örtünün. Beş dakika kalın sonra cildinizi banyo lifi ile ovun.


kaynak: bayanca.net

Göğüslerin cildi oldukça hassas… Bu nedenle onlara özel bir bakım uygulanması gerektiğini asla unutmayın. Hem hangi doğuştan hayalindeki göğüslere sahip olabiliyor ki?
Ancak iyi düzenli yapılan bakımla bir süre sonra daha hoş görünen göğüslere sahip olabilirsiniz. Çünkü cildiniz tıpkı doğal bir sutyen fonksiyonu taşıyor. Dolayısıyla burada bulunan cildin bağ dokusu ne kadar gergin olursa, göğüs estetiğiniz de o kadar hoş görünüyor.


Soğuk-sıcak değişim duşları cilt yüzeyine yapılan buz masajları dokuları uyardığından, günlük bakıma dahil edilmeli… Üstelik böyle bir uygulamadan sonra bakım kremleri tonikler cilde daha etkili olabiliyor.


Eğer aşırı alıp vermeden ya da doğumdan dolayı göğüs bölgesindeki cilt hasar gördüyse, ampul kürlerinden yararlanabilirsiniz. Bunların sıkılaştırıcı içerikleri cilde çok daha hızlı nüfuz ediyor derinlerden başlayarak gerginlik sağlıyor.


Sıvı olan bu bakım ürünleri yıllar içinde gerileyen elastiki dokuların kayıplarını belirli sınırlarda tutuyor.


Göğüs bölgenizin cildi çok kuru yapıdaysa veya güneş ışınlarına fazla maruz kaldıysa kırışıklıklarla şılaşmanız da son derece normal…


kaynak: bayanca.net

Diş beyazlatma yaptıracak olan kişinin çürüğü olmaması, bu işi bilen bir hekime dişlerini emanet etmesi gerekir…
Diş beyazlatma uygulaması uzmanlar tarafından yapılmadığında dişetlerinde çekilme gibi olumsuz sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Diş Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Murat ün, “Dişini beyazlatmak isteyen kişi, mutlaka bir diş hekimine başvurmalıdır. Aksi takdirde dişteki mine dokusunun erimesi gibi büyük risklerle şılaşılabilir. Diş beyazlatma uygulaması yapılacak hastanın ağzının sağlıklı olması gerekir. Dişeti çekilmesi çürüğü olan ağızlara bu uygulama, ancak ağızdaki kusurlar edildikten sonra yapılabilir” diyor.
Sigara
sırasında hastaya başta sigara olmak üzere çay, kahve gibi içecekler yasaklanıyor. Uygulamadan sonra sigarayı bırakmayan kişilerde diş en fazla 3 yıl sonra eski rengine geri dönüyor.


Hamilelere, süt veren annelere peroksit maddelere alerjisi olanlara bu uygulama yapılamıyor. Diş beyazlatma uygulamasının iki şekilde yapılabileceğini belirten uzmanlar “Bunlar hekimin muayenehanesinde uygulayacağı hekimin talimatları doğrultusunda hastanın evde uygulayacağı yöntemlerdir. Hekimin muayenehanede uygulayacağı yöntem, daha kısa sürelidir. Ortalama bir veya iki seans sonrasında sonuç alınır. Bu yöntemde yüksek konsantrasyonlu ürünler, kısa sürede kişiye uygulandığı için ev uygulamalarına göre yan etkiler daha fazladır. Ev uygulamasında hekim tarafından hastaya bir gece koruyucusu hazırlanır bu koruyucunun içine ağartma jeli sıkılır.
, hazırlanan bu koruyucuyu geceleri ağzına takarak tedaviyi uygular. Süresi 15 gün ile 1 ay arasında değişir” diyor.

kaynak: bayanca.net

Seksilik sadece vücudumuzun belli bir bölgesine atfedilecek bir durum değil tabii… Her ne kadar erkeklere öyle geliyorsa da, seksi bir aslında bakımlı demektir.
O halde hemen şu önerileri uygulayın