nedir

hayvanları evcilleştirildi?

Yazımıza başlamadan önce “ bazı türleri evcilleştirebiliyor da bazıları evcilleştirilemiyor?”sorusuna cevap vererek başlamak isliyoruz: Evcilleştirmede ilk adım, uysallaştırmadır. Her memeli ,
çok küçük bir yaşta anasından alınır çok erkenden bir insan-koruyucu tarafından büyütülürse, korkusuzca uysallaştırılabilir. Ancak büyüdukten sonra da uysallaşıp uysallaşamayacağı, eninde sonunda sonsözü söyleyen bazı kalıtımsal sosyal davranış biçimlerine bağlıdır.
Uysallaştırılmış bir hayvana, hangi noktada artık “evcil” denilebilir? Bana göre, kendisinin üremesini, yerleşimini yiyeceğini kontrol eden bir insan toplumu içerisinde geçim ya da kazanç amacıyla tut sak olarak yetiştirilen bir hayvana “evcil” demek doğru olur. Evcilleştirme sonucunda, davranış görünüşü aynı türün yabani örneklerinden ayrılan bir nesil oluşur.

Hayvanların evcilleştirilmesini incelemek için, on binyıl öncesine kadar geri gitmek gerekir. Bu sıralarda, insanlar evcilleştirdikleri köpekler, Avrupada başlıcala ıl geyikler, ren geyikleri , sığırları sayıları gitgide azalan atları olan büyük otçul hayvanları avlıyorlardı. Batı Asya da ise, keçisi koyunu, geyikler, sığıırları domuzları ile eşeklerı, etleri için avlanan en önemli av hayvanlarıydılar. İlk evcilleştirilen hayvanlar, gunümuzden 9000 yıl kadar önce, keçiler koyunlar olmuştur. Bunu sığırlar domuzlar izlemiştir . En son olarak at, özellikle Ukraynada 5000 yıl önce evcilleştirilebilmiştir.

Evcilleştirilecek olan bir ın atasının ideal olarak bir bölgeye bağlı bulunmaması, geniş sürüler halinde yaşayabilmesi, değişik türde bitkileri yiyebilmesi kolay avlanılabilir olması gerekir. keçileri koyunları dağ hayvanları oldukları için evcilleştirmeye özellikle uygundur, Bunlar sürü halinde yaşar, -dişi birlikte gezer bir bölgeye bağlı kalmazlar. En buyük dertleri avcılardan kaçmaktan çok, yeterli yiyecek bulabilmektir. Kaçmakta biraz ağır davranırlar o kadar hızlı bir koşucu değildirler. Halbuki düzlüklerden hoşlanan ceylanlarda durum tamamen değişiktir: Çiftleşme mevsiminin dışında erkeklerle dişiler ayrı sürüler oluşturur; erkekler bir bölgeye bağlıdır kolaylıkla ürküp kaçarlar.

Bütün bu davranışlara bakarak, keçilerin evcilleştirilip de ceylanlarla ıl geyıklerin evcilleştirilmediğini anlamak kolaydır. Buna şılık, Amerika yerlilernin iri boynuzlu dağ koyununu, eski Mısırlıların
koyununu Avustralya yerlilerinin çeşitli kanguru türlerini evcilleştirememiş oldukları, henuz açıklanamamıştır . Ancak öyle görünuyor ki, insanın çevresi kültürü de hayvanların evcilleştirllmesinde önemli bir rol oynamaktadır.

Evcilleştirilmiş bir , birçok bakımdan insan kültürünün bir ürünüdur. kendi tabii çevresinde bir avcıyı görür görmez kaçmayı öğrenmişken, şimdi pek bir tehditle şılaşmadığı korunmuş bir
yere getirilmektedir . Yegane tehlike, O da sahibi isterse. kasaplık et haline gelmektir! Evcilleştirilmiş hayvanlar, tıpkı insanlar gibi değişik kültür çevrelerinde yetişirler davranışları da bunlara paraleldir. Mesela ilkel bir avcı-yağmacı topluluğundan bir bebeği bir yavrusunu birlikte bir Avrupa şehrine getirirsek, büyüdükleri zaman her ikisi de bir Avrupalı insan ya da köpekten farksız bır kültür edineceklerdir. Her ikisi de atalarının avcı-yağmacı yeteneklerinden habersiz olarak yetişecekler, çocuk günlerini masa başında geçirecek, boynunda yularla gezdirilmeye alışacak köpeğin yavruları yatak üzerinde uyumayı, ihtiyaçlarını evde değil, dışarıda gidermeyi öğreneceklerdir. Kendilerini avlayan bir yırtıcı olmayınca, evcil hayvanlar insan efendilerinin kültürünü benimsemektedir. Bu kültüre öyle uyum sağlamaktadırlardır ki, yabani ataları ile bütün bağları kopmaktadır.
bir insan değişik çevrelere uyum gösteriyorsa, bir inek de kendisini bir çayırda olduğu kadar, bir inek çiftliğinde de rahat hissetmektedir.

Mainz Üniversitesinden Helmut Hemmer, evcilleştirmeyi ın dünyayı layış biçiminde bir değışiklik olarak yorumlamaktadır. Varsayımının temeli, nesilden nesile ıslah suretiyle evcilleştirmede
lama strese şı tepkide bir meydana geldiğidir.
Bu varsayım, gerçeklere uygun görünüyor. Nitekım bir Pekin köpeğinin yapısı etrafındakileri lama biçimi, herhalde bir kurdunkinden çok farklıdır. Varsayımnın aksak tarafı, kültürel çevreyi ıslah suretiyle arttırabilen yetenekleri dikkate almamış olmasıdır.

İnsanlarla hayvanların birbirlerine şı davranışları ilişkileri, sayısız sosyal biyolojik etenlere dayanır. Bunlar son 10000 yıldan beri pek fazla değişmemişlerdir.
Önemli etkenlerden biri, toplumsal güçtür. Insan aileleri de, tıpkı kurt aileleri gibi, çoğu kere hiyerarşik olmuştur. Evcil hayvanlarsa bu hiyerarşi piramidinin hep en altında yer almışlardır.
Kölelerle hayvanlar, çoğu kere sadece bir “mal” sayılmıştır. Nitekim Romalı Cato: ” Yeni bir çiftlik alırken envanter yapın yıpranmış öküzleri, kusurlu sığırları, postları, eski arabaları, eski aletleri, yaşlı köleleri, köleleri bunun gibi lüzumsuz olan
şeyleri satıp başınızdan savın” diye yazıyor. Günümüzde ise medem ülkelerde köle bulundurmak bunlara gibi muamele etmek, insanlık dışı Olarak sayılmaktadır. Belki yüz yıl kadar sonra,
hayvanlara köle muamelesi yapmak da aynı şekilde insanlık dışı sayılacaktır. Hayvanların bazıları da, insanlar tarafından hadımlaştırılmaktadır. Özellikle kedi gibi ev
hayvanlarına uygulanan bu işlem, artık üreme yeteneğini kaybetmiş böyle hayvanları büsbütün insana bağlamak bir arkadaşın, dostun hatta bir çocuğun yerine geçmelerini sağlamak için yapılmaktadır.
Eski çağlarda köpekler ya da kediler nadiren hadımlaştırılıyordu, ancak daha meolitik çağdan itibaren çiftlik hayvanlarının hadımlaştırıldığını biliyoruz. Nitekim M.Ö. 2000 yıllarına gelındiği vakit,
bu işlem bütün Avrasyaya yayılmış bulunuyordu. Hadımlaştırma, hayvanların daha kolaylıkla uysallaştırılmasını sağlamıştı. Boğalar, koçlar, domuzlar aygırlar, testisleri çııldığı zaman daha
durgunlaşmaktaydılar. Hadımlaştırmanın başka yararları da vardır: Eğer ın gelişimi tamamlanmadan yapılmışsa, irileşmekte yağ bağlanamaktadır. Bu da, fosil yakıtların bulunmasından önceki
günlerde çok değerli sayılan donyağını sağlıyordu. Hadımlaştırma ile uysallaştırılan sığırlar atlar gibi güçlU hayvanlar ise, yük taşımak saban sütmek içln kullanılabiliyorlardı.

Hadımlaştırma doğal olarak başka işlere de yaramaktadır: Güney Avrupa Batı Asyada köpekler sürüyü toplamaktan çok, sürüyü korumak için kullanılırlar. Sürüyü toplama işini ise, eski zamanlardan
beri kösemen ya da sürübaşı yapmaktadır, Sürubaşı çoğunlukla hadımlaşlırılmış bir koyun ya da keçidir. Çobanın elinde büyütülmüştUr onun sözlü komutlarına aynen uyar.

Kyoto Üniversitesi üyelerinden Yutaka Kani, eski insan toplumlarındaki hadımın rolünü, hadımtaştırılmış sürübaşınınkine benzetmektedir. Ona göre, hadım kişi,. kral (hüküm süren) haremi (hüküm altındakiler) arasında bir çeşit aracılık yapıyordu. Bu benzetmeyi ilk defa 1986da duyduğum vakit, bunun çok aşırı olduğuna hükmetmiştim . Ancak eski devirlerde hayvanlarla kölelere yapılan muamelenin birbirinden pek farklı Olmadığını düşününce, bu görüş bana pek aşırı gelmemeye başladı. zaten Hiroşima Üniversitesinden Kazuya Maekawa da bu görüşü
desteklemektedir. MaelUrwa, Uçüncü Ur çağında (M.O.2100) metinlerinde çok kullanılan “amar-kud” teriminin yalnız hadımlaştırılmış genç at boğalar için değil, hadımlaştırılmış gençler için de kullanıldığını göstermiştır. Bu gençler, dokumacılıkta çalıştırılan
kölelerin oğullarıydılar. kölelerin kızlan gene dokumacıltkta çalıştırılırken, bunların oğulları ise hadımlaştırılarak seyis yamaklığı ya da rençberlik gibi, o devrin hor görülen işlerinde kullanılıyordu.
Eski çağ insanları hayvanlara ne kadar zalimce davranırlarsa davransınlar, gene de onları tek başına varlıklar olarak görmekteydiler. Bugün de yeni doğmuş bir kuzuyu biberonla besleyen bir çiftçi, bu
davranışı yansıtmaktadır. Ne var ki, bir kere malik olunan hayvanların sayısı artınca. bunlar artık ayrı kişiliklere sahip tek başına varlıklar olmaktan çıkıp bir sürü haline gelmektedirler. Çağdaş dunyanın hayvancılık endüstrisinin kaçınılmaz sonucu, bu olmuştur.
Her gün artan insan nüfusunu beslemek için gerekli evcil sürülerine “canlı sebze” gözüyle bakılmakta, birbirinin tıpatıp aynısı biçimde yetiştirilmekte, sıra sıra kafaslerde beslenmekte gerektiğinde ürün gibi kesilip biçilmektedirler. Bu davranış, hayvanlara bir zulüm olduğu kadar, insanlık açısından da büyük bir kayıptır. Kendimizi öteki varlıklardan uzakta küçük küçük evler içinde hapsettikçe
korkariz ki, dünyadaki hayat diğer canlılar hakkındaki anlayışımız da o ölçüde daralacaktır.

Juliet Clutton-Brock

New Scientist. 15 Şubat 1992
Çeviri: Dr. Ergin KORUR

Kelebek

Dünya daha çok gençken, havada kanat çırpan, ilkbahar yaz günlerini renkleriyle şenlendiren kelebekler yoktu. Toprağın yüzünde kelebeklerin atası olarak gçrülen bazı sürüngen böcekler vardı, ama bunlar henüz uçamıyorlardı. Bu böceklerin renkleri çok parlaktı, ama yanlarından geçip giden insanlar onların güzelliklerini göremiyorlardı.

O günlerde ” İlkbahar Çiçeği”adında bir genç yaşıyordu kendisini yan herkese neşe saçıyordu. Dudaklarında hep sıcak bir gülümseme tatlı bir söz, ellerinde ateşli hastaları bile iyileştiren serin bir ilkbahar rüzgarı taşıyordu. Elini ateşli bir hastanın alnına koyar koymaz, o kişinin ateşi hemen düşüyordu. olduğu zaman bu özellikleri daha da güçlendi gördüğü bir düş üzerine her türlü hastalığı iyileştirmeye başladı. Düşünde hiç bilinmeyen, uçan yaratıklar ona gelmişler taşıdıkları ebemkuşağı renklerini ona armağan etmişlerdi. Ebemkuşağının her renginin ayrı bir iyileştirici rengi vardı uçan yaratıklar hepsini ona açıkladılar. Ona dediler ki, “Yaşadığın sürece bu güçlerle herkesi iyileştireceksin öldüğün zaman bu güçleri tekrar havaya salacaksın, böylece bütün insanlar ondan yararlanabilecek.” Bu yaratıklar düşünde ona bir de isim takarak “Ebemkuşağını Gökyüzüne Dokuyan ” dediler. “Ebemkuşağını Gökyüzüne Dokuyan ” yıllar boyunca işini sürdürdü. İnsanları iyileştirdi herkese giderek çoğalan bir dostluk neşe içinde hizmet etti. Bir gün bir adamla şılaştı. Bir düşçüydü bu adam onu da koa olarak aldı. İki çocukları oldu, onları birlikte büyütüp güçlü, sağlıklı,mutlu insanar haline getirdiler. Bu çocuklar da ana babalarının güçlerini daha da arttırdı dört bir yandan hastalanan herkes onun kapısına koştu. O da elinden geldiğ herkese etti. Zamanla iyileştirici güçlerin bedeninden akıp geçmesi onu iyice yormaya başladı düşünün geriye kalan ünün gerçekleşmesi zamanının yaklaştığını anladı.

Yaşamı boyunca ne zamna toprağa otursa, topraktaki canlı, parlak renkli böceklerin hemen kendisine sokulduğunu gördü. Bu böcekler ellerine yaklaşıyor yüzlerini ellerine sürüyorlardı. Bazen de birisi kolundan tırmanıyor, kulağına yaklaşıp orada duruyordu. Bir gün yine dinlenirken böceklerden biri gelip kulağına kadar tırmandı. böceklerin hepsinin zaman zaman kendisine yardımcı olduğunu bildiği için, onu hoş şıladı “Sizlere edebilirim?” diye kulağına tırmanan böceğe sordu. “Kardeşim” dedi böcek “Benim halkım her zaman senin yanında oldu sırtlarında taşıdıkları parlak renklerle, senin gökkuşağının iyileştirici güçlerini hastalara aktarmana ettiler. Şimdi sen ruhlar alemine geçmeye hazırlandığın için, renklerimizin bundan sonra insanlara yararlı olabileceğini bilemiyoruz. Eğer uçabilseydik, insanlar bizi kolayca görebilirler renklerimiz onlara neşe ferahlık verirdi. O zaman iyileşmeye gereksinim duyan kişilerin çevrelerinde uçuşur onlara güç verirdik. Uçmamız için bize yardımcı olabilir misin?” “Ebemkuşağını Gökyüzüne Dokuyan ” bu onuda elinden geleni yapacağına söz verdi. Olan biteni kocasına anlattı düşünde bu konuda herhangi bir şey görürse kendisine bildirmesini rica etti.

Ertesi gün, adam geceliğin gördüğü düşün heyecanıyla uyandı hemen ısına anlatmak için ısına dokundu, ama “Ebem Kuşağını Gökyüzüne Dokuyan ” kıpırdamadı. Adam ısının yüzüne baktı onun ruhlar alemine gittiğini anladı. ısının ruh için dua ederken nu gömmek için hazırlanırken gece gördüğü düş aklına geldi, biraz avundu. “Ebemkuşağını Gökyüzüne Dokuyan ”ı gömüleceği ormana götürdükleri zaman, kocası, düşünde gördüğü böceği bekliyordu. ısının mezarı yanında onu buldu. Yavaşça onuyerden kaldırdı eline aldı. ısını mezara koydukları üstünü toprakla örtmeye başladıkları zaman böceğin konuştuğunu gördü: “Beni de ının omzunun üstüne koy. Toprak bizi örttüğü zaman benim de bedenim ölecek. Ama ruhum ının ruhu ile kaynaşacak topraktan çıkıp birlikte uçup gideceğiz. Ondan sonra halkımın yanına dönecek onlara uçmayı öğreteceğiz. Böylece ının başlattığı uğraş sürecek. O da beni bekliyor. Hadi beni onun yanına mezara koy.” Adam böceğin dediğini yaptı gömme töreni devam etti. Törene katılanlar gittikten sonra, adam bir süre daha mezarın başında kaldı. Mezara baktı ısının o güne kadar sunduğu onca sevgiyi düşündü. Birden bire mezardan bir şey uçtu, kanatlarında ebemkuşağının bütün renklerini taşıyan çok birşeydi bu. Uçup geldi adamın omzuna kondu. “Üzülme kocacığım” dedi. “Benim düşümün süresi doldu şimdi bilgimi sunup edeceğim varlıklar, insanlara hep iyilik, saçacaklar senin ruhlar alemine göçme vaktin gelince seni orada bekleyeceğim, yeniden beraber olacağız.”

Birkaç yıl sonra adam da başka bir dünyaya girmek için bu dünyadan ayrıldığında çocuklar mezarının başında yalnız kaldılar. O sırada kelebek denilen yeni yaratıklardan birinin mezarın üstünde uçtuğunu gördüler. Birkaç dakika sonra babalarının mezarından da tıpkı onun gibi bir kelebek çıktı kendisini bekleyenle buluştu. İkisi birlikte kuzeye, yenilikler ülkesine doğru uçup gittiler…

İşte o zamandan beri, insanların çevresinde, güzellikleriyle havayı yaşamı süsüleyen kelebekler uçuşur durur.

kaynak: hayvanlar.us

Anadolu Koyunu (Ovis gmelini anatolica)

Elli yıl öncesine kadar İç Anadolu`nun batı (Sivrihisar, Nallıhan, Emir Dağları) güney (Karaman civarı, Bolkar Dağları) sınırlarında, orta yükseklikteki dağlarda yaşayan Anadolu Koyunu, evcil koyunların atası olmasına şın, onlara hiç benzemez. Çok zarif çevik bir hayvandır.

Yazın sarımsı kahverengi olan postu kışın koyulaşır, ayak bileklerindeki sağrısındaki (beli ile kuyruğu arasındaki dolgun yuvarlakça kısmında) beyaz belirginleşir. Erkeklerin iki yana doğru açılan yaşlandıkça uzayan boynuzları vardır. Dişiler boynuzsuzdur diğer akrabaların bu şekilde ayrılırlar. Erkeklerinin 45-74kg, dişilerininse 35-50kg ağırlıkta olduğu bu hayvanların boyları 105-140cm`dir.

Anadolu Koyunu`nun tipik yaşama ortamı, bozkırla ormanın birbirine yaklaştığı, kurak yumuşak hatlı tepelerdir. Otlar, baklagiller yer altından kazarak çıkardıkları yumrularla beslenirler. Düşmanlarını çok uzaktan görüp hızla kaçabilirler.

koyunları 15 yaşına kadar yaşayabilir. Erkekler 4-5 yaşından sonra, dişiler iki yaşından sonra ürerler. Dişiler gençken tek, yaşlanınca ikiz kuzu doğururlar. Yaşlı erkekler ışma mevsimi dışında, diğer bireylerden ayrı olarak gevşek sürüler oluştururlar.

Dünyanın en eski uygarlıklarından belki de ilk kenti olan Çatalhöyük, Hodulbaba Dağı`ndan yalnızca 100km uzaklıkta. Hayvanların evcilleştirilmesinde önemli rol oynadıklarına inanılan Anadolu`nun bu eski halkı, belki Andolu Koyunu`nu da ilk evcilleştiren insanlardı. Değişik ülkelerden birçok araştırmacı, şu sıralarda arkeolojik genetik çalışmalarla gerçeği aydınlatmaya çabalıyorlar.

1966`da koruma altına alınınca, Anadolu koyunlarının sayıları hızla artmış; bugün 700`ü ın oldukları tahmin ediliyor. Yörede evcil koyunların çokça otlatılması çoban köpeklerinin koyunu kuzularını öldürmeler en önemli azalma etkenleri. Bunu önlemek için 1989 yılında, yaklaşık 5000 hektarlık bir alan elektrikli tel örgüyle çevrilmiş kışın kuru ot ile desteklenmiş.

Yerel olarak “ceran” ya da “ceren” olarak da adlandırılan Anadolu koyununun dünya üzerindeki toplam bireylerinin %90`ı şimdi Milli Parklar Av- Hayatı Genel Müdürlüğü`nün yönettiği Üreme İstasyonunda bulunuyor.

Eğer yolunuz düşerse dünyadaki evcil koyunların çoğunun atasını doğal ortamında görmeyi unutmayın.
Kaynak - animals.kolayweb

Kara Avcılığı Kanunu

Kanun Numarası : 4915

Kabul Tarihi : 1/7/2003

Yayımlandığı R.Gazete : : 11/7/2003 Sayı : 25165

Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 42 Sayfa:

BİRİNCİ KISIM

Genel Hükümler

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam mlar

Amaç kapsam

Madde 1 - Bu Kanunun amacı; sürdürülebilir av hayatı yönetimi için av

hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmalarını, geliştirilmelerini,

avlanmalarının kontrol altına alınmasını, avcılığın düzenlenmesini, av kaynaklarının millî

ekonomi açısından faydalı olacak şekilde değerlendirilmesini ilgili kamu özel hukuk

tüzel kişileri ile işbirliğini sağlamaktır.

Bu Kanun av hayvanlarını yaşama ortamlarını, bunların korunmasını

geliştirilmesini, av hayatı yönetimini, avlakların kurulması, işletilmesi

işlettirilmesini, avcılığın, av turizminin, hayvanlarının üretiminin, ticaretinin

düzenlenmesini, toplumun bilinçlendirilmesini, avcıların eğitimini, av na

ilişkin suçlar, suçların takibi cezaları kapsar.

mlar

Madde 2 - Bu Kanunda adı geçen;

1) Bakanlık: Çevre Orman Bakanlığını,

2) Bakan: Çevre Orman Bakanını,

3) Genel Müdürlük: Doğa Koruma Millî Parklar Genel Müdürlüğünü,

4) Av ı: Bu Kanun kapsamında avlanan, korunan Bakanlıkça belirlenen

listede yer alan hayvanları,

5) ı: Sadece suda yaşayan memeliler dışında kalan Bakanlıkça

belirlenen bütün memelileri, ı sürüngenleri,

6) Avlak: Av hayvanlarının doğal olarak yaşadıkları veya sonradan

salındıkları sahaları,

7) Özel avlak: Bir bütün teşkil eden özel mülkiyetteki tapulu arazilerden,

Bakanlığın avlaklar için tespit ettiği mladığı şartlara uygun olan avlakları,

8) Devlet avlağı: Devlet ormanları, toprak muhafaza ağaçlandırma sahaları

benzeri yerlerle Devlet tarım işletmeleri, baraj gölleri emniyet sahalarında, ilgili kuruluşun

muvafakatı alınarak Bakanlıkça avlak olarak ayrılan yerleri,

9) Genel avlak: Özel Devlet avlakları dışında kalan bütün av sahaları ile göl, lagün,

bataklık sazlık gibi sahaları,

10) Örnek avlak: Devlet avlakları genel avlaklar içinde Bakanlıkça belirlenecek

esaslara göre ayrılan işletilen veya işlettirilen avlakları,

11) hayatı koruma sahası: hayatı değerlerine sahip, korunması gerekli

yaşam ortamlarının bitki türleri ile birlikte mutlak olarak korunduğu

devamlılığının sağlandığı sahaları,

) hayatı geliştirme sahası: Av hayvanlarının nın

korunduğu, geliştirildiği, av hayvanlarının yerleştirildiği, yaşama ortamını iyileştirici

tedbirlerin alındığı gerektiğinde özel avlanma plânı çerçevesinde avlanmanın yapılabildiği

sahaları,

13) Üretme istasyonu: Av hayvanlarının üretildikleri tesisleri,

14) Trofe : ının boynuz, diş, post benzeri hatıra değeri taşıyan

parçalarını,

15) Sulak alan: Doğal veya yapay, devamlı veya geçici, suları durgun veya akıntılı,

tatlı, acı veya tuzlu, denizlerin gel-git hareketlerinin çekilme devresinde altı metreyi

geçmeyen derinlikleri kapsayan bütün suları, bataklık, sazlık turbalıkları,

16) Av hayatı yönetimi: Av nın sürdürülebilirliğinin

sağlanması hedefinden hareketle; av hayvanları ile yaşama alanlarında gerekli

araştırma, etüd envanter çalışmalarının yapılması, koruma geliştirme faaliyetlerinin

belirlenmesi, faydalanmanın düzenlenmesi de dahil; yönetim plânlarının yapılması,

uygulanması, denetlenmesi, izlenmesi değerlendirilmesini,

17) Avlanma plânı: Envanteri yapılan, sınırları belli bir avlak alanında avlanmasına

izin verilen hayvanlarının tür, cinsiyet yaş itibariyle kaç hangi usul

kurallara uyularak ne kadar süre içerisinde avlanacağını düzenleyen yaşama ortamının

geliştirilerek sürdürülmesi için gerekli önlemleri öngören Genel Müdürlükçe onaylanmış

plânı,

18) Avcı: Avcılık belgesine sahip olan kişiyi,

19) Avcı kuruluşu: Kuruluş statüsünde, avcılık ile av nın korunması,

geliştirilmesi düzenlenmesine ilişkin hükümlerin yer aldığı dernekleri bunların

oluşturduğu federasyon konfederasyonları,

20) Gönüllü kuruluş: Amacı av nın korunması geliştirilmesi olan

bu alanda faaliyet gösteren vakıf, veya bunların oluşturduğu federasyon

konfederasyonlar gibi sivil toplum örgütlerini,

21) Avcılık belgesi: Onsekiz yaşını doldurmuş, silâh taşıma ehliyetine sahip, bu

Kanuna göre avcılık belgesi almaya engel bulunmayan, avcılık av hayatı ile

ilgili eğitim almış sınavda lı olmuş kişilere başvuruları halinde verilen belgeyi,

22) Avlanma hakkı: Avcılık belgesine sahip olan kişilerin yıllık avlanma izin ücreti

ödeme koşulları ile elde ettiği hakkı,

23) Av yılı: 1 Nisandan başlayarak eden yılın 31 Mart sonuna kadar olan süreyi,

24) Av sezonu: Merkez Av Komisyonunca tespit edilen avlanmasına izin verilen ilk

grup av hayvanlarının avının açıldığı ile son grup av hayvanlarının avının kapandığı

arasındaki süreyi,

25) Avlanma zamanı: Gün doğumundan bir saat öncesi ile gün batımından bir saat

sonrası arasında kalan zamanı,

26) Avlanma: Bu Kanun kapsamında avına izin verilen ı türlerini, izin

verilen yerlerde, tespit edilen zaman miktarlar ile belirlenen esas usullerle canlı veya ölü

ele geçirmeye çalışmayı veya ele geçirmeyi,

27) Yasa dışı avlanma: Bu Kanun kapsamında korunan veya avına izin verilen

ı türlerini; izin verilen yerler, belirlenen zamanlar, miktarlar dışında /veya

zehirleyerek, tuzak kapan kurarak veya men edilen diğer usullerle canlı veya ölü ele

geçirmeye çalışmayı veya ele geçirmeyi,

28) Avlama ücreti: Örnek avlaklar ile Genel Müdürlükçe belirlenen Devlet avlakları

genel avlaklarda, yıllık avlanma izin ücreti dışında, türlerine, ağırlıklarına trofe

değerlerine göre ayrıca alınan ücretleri,

29) Avlanma izin ücreti: Her av yılı için, av ı gruplarına avcılık belgesi

çeşitlerine göre Bakanlıkça tespit edilen ücretleri,

30) Döner Sermaye İşletmesi: Bu Kanun çerçevesinde toplanan gelirlerin, yine sadece

bu Kanun çerçevesinde kullanılmak üzere yatırıldığı, 21.5.1992 tarihli 3800 sayılı Orman

Bakanlığının Kuruluş Görevleri Hakkında Kanunun 35 inci maddesine göre kurulmuş

bulunan Döner Sermaye işletmelerini,

31) Av koruma memurları: Bu Kanun kapsamındaki suçların takibi, av

hayatı yaşama ortamlarının avcıların kontrolü, av hayvanlarının bakımı,

korunması, geliştirilmesi, gözlenmesi sayımı ile bu konularda gerekli tespitleri yapmak

üzere eğitilen görevlendirilen, Çevre Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğünde

her sınıf, derece vazifede çalışan memurları,

32) Saha bekçisi: hayatı koruma geliştirme sahaları ile avlaklarda koruma

görevi verilen memur işçi statüsünde çalışan personeli,

İfade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Merkez Av Komisyonu İl Av Komisyonları

Av komisyonları

Madde 3 - Merkezde, Bakanın veya Müsteşarın başkanlığında, Bakanlık Genel

Müdürlük merkez teşkilâtı ilgili birimlerinden üç, bir bitki koruma uzmanı bir veteriner

hekim olmak üzere Tarım Köyişleri Bakanlığından iki, Jandarma Genel Komutanlığı,

Orman Genel Müdürlüğü, Gençlik Genel Müdürlüğü ile orman fakülteleri gönüllü

kuruluşları temsilen birer, dokuz coğrafi bölge esas alınarak belirlenecek avcı kuruluşlarından

dokuz, özel avlak temsilcisi bir olmak üzere toplam yirmibir üyeden teşekkül eden Merkez

Av Komisyonu kurulur.

İllerde ise valinin veya görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında; Bakanlıktan

iki, Tarım Köyişleri Bakanlığı ile millî eğitim müdürlüğü, gençlik il müdürlüğü,

jandarma teşkilâtı gönüllü kuruluşları temsilen birer, mahalli avcı kuruluşlarından üç üye

olmak üzere toplam onbir üyeden teşekkül eden il av komisyonu kurulur.

Gerekli hâllerde valilik, il av komisyonundaki yapıya benzer ilçe av komisyonu

kurabilir.

İlçe av komisyonu kararları il av komisyonunda, il av komisyonu kararları da Merkez

Av Komisyonunda değerlendirilir. Merkez Av Komisyonu bu Kanunda Bakanlığa verilen

yetkiler dışında av nın korunması geliştirilmesi için gerekli kararları alır.

Merkez Av Komisyonu ı kesindir.

Merkez Av Komisyonu ile il ilçe av komisyonlarının görev, yetki

sorumlulukları, üyelerinin seçimi, çalışma usulleri, coğrafik bölgelerin belirlenmesi,

alınması, kararların yayın yayım esasları Bakanlıkça çıılacak yönetmelikle düzenlenir.

Merkez Av Komisyonunda alınan kararların uygulanması, av hayvanlarının

korunması, üretimi bakımı ile avcı kuruluşlarının kurulmasının çalışmasının teşviki,

üyelerinin Bakanlıkça yürütülür.

İKİNCİKISIM

Av Hayvanlarının Korunması, Hayatı Koruma Geliştirme

Sahaları, Üretme İstasyonları, Av Sezonu, Avlanma Esas Usulleri,

Av Hayatı Yönetimi

BİRİNCİ BÖLÜM

Av Hayvanlarının Korunması, Hayatı Koruma Geliştirme

Sahaları Üretme İstasyonları

Av hayvanlarının korunması koruma alanları

Madde 4 - ı türleri içinde yer alan Bakanlıkça belirlenen av

hayvanlarından, korunması gerekenler Merkez Av Komisyonunca, av hayvanlarının dışında

kalan hayvanları ile diğer türler gerektiğinde ilgili kuruluşların uygun görüşleri alınarak

Bakanlıkça koruma altına alınır. Bu Resmî Gazetede yayımlanır. Koruma altına alınan

hayvanları avlanamaz. hayvanları üreme, tüy değiştirme göç dönemlerinde

rahatsız edilemez, yavru yumurtaları toplanamaz, yuvaları dağıtılamaz memeliler kış

uykusunda rahatsız edilemez. Lüzumu halinde bu hayvanlarının kendilerinden, yavru

yumurtalarından, korundukları süre içinde faydalanma zararlı olanları ile mücadele

men edilen avlanma usulleri ile geçici olarak avlanma esasları Bakanlıkça tespit edilir.

Koruma altında olmayan hayvanlarının avlanmanın yasaklandığı gün

sürelerde; tarım alanları ile besi hayvanlarına zarar verecek sayıda çoğalmaları veya

bulaşıcı taşıdıklarının tespiti durumunda, söz konusu alanlarda konu mahallî tarım

köyişleri ile orman teşkilâtı görevlilerince incelenerek hazırlanacak ortak rapor doğrultusunda

belli sayıda ının belirlenecek esas usullerle avlattırılmasına Genel

Müdürlükçe izin verilebilir.

Taraf olunan uluslararası sözleşmeler gereğ el konulan veya doğal afetler, çevre

sorunları, yaralanma sahipsiz kalma gibi nedenlerle bakıma veya tedaviye muhtaç olan av

hayvanlarının, tekrar doğal yaşama ortamlarına bırakılıncaya veya yabancı türlerin

orijin ülkesine gönderilinceye kadar bakım, rehabilitasyonlarının yapılacağı

kurtarma merkezleri kurulur. Bu yerlerin kurulması işletilmesine ilişkin esaslar Bakanlıkça

hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.

Av hayvanlarının beslenmesine, barınmasına, üremesine korunmasına

imkân veren doğal yaşama ortamları zehirlenemez, sulak alanlar kirletilemez, kurutulamaz

bunların doğal yapıları değiştirilemez.

hayatı koruma geliştirme sahalarında hayatı tahrip edilemez,

ekosistem bozulamaz, hayatı koruma geliştirme sahaları ile üretme istasyonları

dışında da olsa bu sahalara olumsuz etki yapacak tesislere izin verilemez, varsa mevcut

tesislerin atıkları arıtılmadan bırakılamaz, onaylanmış plânlarda belirtilen yapı tesisler

dışında hiçbir yapı tesis kurulamaz, irtifak hakkı tesis edilemez. Bu sahalarda Bakanlıkça

gerektiğinde ilave yasaklamalar getirilebilir. Bakanlığın uygun görüşü alınmadan diğer kamu

kurum kuruluşlarınca yasaklama getirilemez.

hayatı koruma geliştirme sahalarındaki kamuya ait açıklıkların mevcut

olan ağaçların, bitki örtüsünün yanması, her ne sebeple olursa olsun kesilmesi, sökülmesi,

boğulması, budanması sonucunda oluşacak açıklıklar arazinin düzeltilmesi suretiyle elde

edilecek sahalar işgal edilemez, kullanılamaz, bu yerlere her türlü yapı tesis yapılamaz, bu

yapı tesisler tapuya tescil edilemez. Bu gibi yapı tesislere hiçbir şart aranmadan

doğrudan doğruya Bakanlıkça el konulur. Bu sahalarda nın tahrip olmasına,

ekosistemin bozulmasına olan olumsuz müdahalelerden dolayı Bakanlıkça yapılacak

iyileştirme çalışmalarına ait giderler sebebiyet verenlerden ayrıca tazmin edilir.

hayatı koruma geliştirme sahalarında mülki alanı bulunan köy tüzel kişiliği

belde belediyeleri ile koruma hizmeti için işbirliği yapılabilir. Koruma hizmetinin

alınmasına ilişkin esas usuller Bakanlıkça belirlenir.

hayatı koruma geliştirme sahaları ile üretme istasyonları, orman rejimine

giren yerlerde Bakanlıkça, diğer yerlerde Bakanlar Kurulunca tefrik edilir. Bu sahaların

ayrılması yönetimine ilişkin esas usuller Bakanlıkça çıılacak yönetmelikle belirlenir.

İKİNCİ BÖLÜM

Av Sezonu, Avlanma Esas Usulleri ile Av Hayatı Yönetimi

Av sezonu

Madde 5 - Sürüngen, kuş memeli av hayvanlarının sınıf türlerine göre eş tutma,

üreme, yavru büyütme, erginleşme gibi yaşam evrelerini dikkate alarak avlanma sürelerinin

başlama bitiş tarihleri ile populasyon durumuna göre avlanma günleri av miktarlarını

tespit etmeye, Devlet avlakları genel avlaklarda bazı türlerin avını bazı avlaklarda

avlanmayı belli bir süre yasaklamaya; il av komisyonlarının görüş önerileri doğrultusunda

Merkez Av Komisyonu, özel avlaklar ile örnek avlaklarda ise Bakanlık yetkilidir. Nesli

tehlike altında olan, nadir, hassas benzeri statülerde yer alan türler ile endemik göçmen

türlerin korunması amacıyla gerekli koruma tedbirlerini almaya, bu türler için bu Kanunda adı

geçen koruma alanlarını oluşturmaya bu alanları ekolojik ihtiyaçlarına göre yönetmeye,

doğal türlerin azalması veya nesillerinin tehlike altına girmesi durumunda yeniden yerleştirme

çalışmalarının ekolojik prensiplere göre yapılmasını sağlamaya, av yasağına ilişkin esas

usulleri tespit etmeye, avcılığın denetlenmesi izlenmesi çalışmalarını yapmaya

uygulamada gerekli tedbirleri almaya Bakanlık yetkilidir.

Merkez Av Komisyonunca tespit edilen av miktarları avlanma süreleri dışında

avlanılamaz.

Av nın korunması, geliştirilmesi sürdürülebilir yönetiminde;

kamuoyu desteğinin sağlanması için toplumun bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi ile

avcıların toplumun eğitilmesi amacıyla; sınırları içinde yayın yapan ulusal,

bölgesel, yerel radyo televizyonlar; av sezonunun başlamasından onbeş gün önce sona

ermesinden itibaren de onbeş gün süreyle eğitici, tıcı yayın yapmak

zorundadırlar. Bu yayın tım faaliyetleri her kuruluşun ana bültenlerinden sonraki

kuşakta ücretsiz olarak yayınlanır. Bu programların süresi yılda toplam üç saatten az

olamaz. Bu hizmetlerin yürütülmesinde kurum kuruluşlar Bakanlık ile işbirliği yaparlar.

Avlanma esas usulleri

Madde 6 - Avlanma, avcılık belgesi avlanma izni almak şartıyla, yasalarla izin

verilen silâh, araç eğitilmiş hayvanlarla, avlanma plânlarına veya Merkez Av Komisyonu

kararlarına göre .

Zehirle avlanmak yasaktır. Haznesi iki fişek alacak şekilde sınırlandırılmamış

, yarı , pompalı benzeri yivsiz av tüfekleri ile havalı tüfek tabancalar

avda kullanılamaz. Eğitilmiş hayvanlarla mücadele kapsamında kullanım yeri, şekli

özellikleri Merkez Av Komisyonunca belirlenecekler dışında kara, hava ları yüzer

larla, , manyetik dalga, ışık yayan araç gereçler, canlı mühre, tuzak, kapan diğer

benzeri araç, gereç usullerle avlanılamaz. Avda kullanımı Merkez Av Komisyonu ı ile

men edilen manyetik dalga yayan cihazlar, tuzak kapanlar ile benzeri araç

gereçlerin pazar ticarethanelerde bulundurulması satışı yasaktır. Özellikleri Merkez Av

Komisyonunca belirlenenlerin dışında gümeler kurulamaz bu gümelerde avlanılamaz.

Avlanan hayvanların taşınması avlanma gayesi dışında mücadele kapsamında

kişilerin kendilerini, tarlalarını sürülerini korumak maksadıyla avlaklarda avcılık belgesi

avlanma izni olmadan avlanmada kullanılan silâhları ları taşıma veya

bulundurma ile eğitilmiş hayvanlarla avlanma zamanı dışında avlanma esasları Merkez Av

Komisyonunca tespit edilir. Bu esas usullere aykırı şekilde avlanılamaz.

Av hayatı yönetimi

Madde 7 - Av hayatı yönetimine, saha, avlak, istasyon tesislerin

kurulmasına ait iş işlemler, gerektiğinde ilgili kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça

veya yaptırılır.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Avlama Ücretleri, Katılım Payı, Ücret Alınmayacak Hâller Toplanan

Gelirlerin Kullanılması

BİRİNCİ BÖLÜM

Avlama Ücretleri, Katılım Payı Ücret Alınmayacak Hâller

Avlama ücretleri katılım payı

Madde 8 - Av hayatı yönetimi ile avlanma plânlarına göre yapılacak

avlanmalar için; av hayvanlarının türlerine, ağırlıklarına trofelerine göre alınacak avlama

ücretleri Bakanlıkça tespit edilir. Avlama ücretleri, Genel Müdürlükçe tahsil edilir Döner

Sermaye İşletmesine yatırılır.

Ateşli, ateşsiz, yivli, yivsiz av tüfekleri ile mermi, fişek, barut, saçma, çekirdek, kapsül

kovanların perakende satışında satış bedelinin % 2’si Döner Sermaye İşletmesine katılım

payı olarak satışı eden üçüncü ayın son gününe kadar yatırılır. Bu ödemelerle ilgili

olarak düzenlenecek katılım payı cetvelleri aynı süre içinde Genel Müdürlüğe gönderilir.

Katılım payları süresi içinde yatırılmadığı takdirde; yatırmayanlar hakkında 21.7.1953 tarihli

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.

Tahsil edilen avcılık belgesi harçlarının %30u Bakanlık Döner Sermaye işletmelerine

yatırılır.

Ücret alınmayacak hâller

Madde 9 - Bilimsel yönden tabiata türlerine zararlı olan hayvanların bu Kanun

gereğ görevliler veya avcılar tarafından avlanmasında ücret alınmamasına ilişkin usul

esaslar Bakanlık tarafından tespit edilir.

Yabancı devletlerin diplomatik pasaport taşıyan temsilcileri ile Devlet misafirlerinden,

ikili veya çok taraflı sözleşmelere mütekabiliyet esasına bağlı olarak avlanma izin ücreti

veya avlama ücreti alınmayabilir.

İKİNCİ BÖLÜM

Toplanan Gelirlerin Kullanılması

Gelirlerin kullanılması

Madde 10 - Bakanlık, av hayvanlarının korunması, geliştirilmesi av

hayatı yönetimi, avlakların kurulması, bakımı, işletilmesi avlanmaların kontrol altına

alınması, üretme istasyonları, koruma geliştirme sahaları kurulması, hayvanlarının

hastalıkları ile mücadele edilmesi, avcıların eğitilmesi, avcılığın av turizminin

geliştirilmesi için Döner Sermaye İşletmesinde bu Kanun nca toplanan gelirin tamamını

kullanır.

DÖRDÜNCÜ KISIM

Avlaklar, Avcılık Belgesi Avlanma İzni

BİRİNCİ BÖLÜM

Avlaklar

Avlakların kuruluşu, yönetimi denetimi

Madde 11 - Özel avlaklar Bakanlıktan izin alınarak kurulur, sahipleri veya kiracıları

tarafından yönetilir, işletilir veya işlettirilir. Diğer avlaklar ise Genel Müdürlükçe yönetilir,

işletilir veya işlettirilir. Genel Müdürlükçe yönetilen, işletilen veya işlettirilen avlakların

plânlanması, kuruluşu, sınıflandırılması, alanlarının belirlenmesi, işaretlenmesi, yönetimi,

işletilmesi, işlettirilmesi denetimine ilişkin esas usuller Bakanlıkça düzenlenir.

Özel avlaklar dışındaki avlakların işletilmesi amacıyla bu avlaklarda sahası bulunan

köy tüzel kişilikleri belde belediyeleri ile koruma, üretim, bakım avcılığın düzenlenmesi

şılığı işbirliği yapılabilir. İşbirliği yapılan avlaklardan sağlanan gelirden, köy tüzel

kişiliklerine belde belediyelerine verilecek miktar, sahaların özelliğine göre Bakanlıkça

belirlenir.

Avlanma plânları yapılmış örnek avlakların, plânda belirtilen esaslara göre

işlettirilmesi Bakanlıkça gerçek veya tüzel kişilere verilebilir. İşletmeci avlak işletmesinde

istihdam edeceği iş gücünü öncelikle mahalli köylerden sağlar. Bu hususlarla ilgili esaslar

Bakanlıkça belirlenir.

Bütün avlaklar Bakanlıkça denetlenir.

İzne tâbi, serbest av sahaları

Madde - Özel avlaklarda avlanmak avlak sahibinin, Devlet avlakları, genel

avlaklar örnek avlaklarda avlanmak Bakanlığın iznine bağlıdır. Sahipli arazilerde

avlanmayla ilgili esaslar Bakanlıkça tespit edilir.

Özel kanunlarla veya Merkez Av Komisyonunca avlanmanın edildiği yerlerde

2 nci maddenin 11, 13 üncü bentlerinde mlanan saha istasyonlarda

avlanılamaz. Buralarda, ancak av hayvanlarının çoğaldığı zararlı olduğu hâllerde

avlanmaya Bakanlıkça izin verilebilir. 2 nci maddenin nci bendinde mlanan sahalarda

ise özel avlanma plânlarına göre Bakanlıkça verilecek izinle avlanılabilir.

Av yılı içinde bazı av ı türlerinin nesillerini devam ettiremeyecek sayıya

düşmesinin söz konusu olduğu hâllerde, avlanmanın açık olduğu avlaklarda avlanmayı belli

bir süre yasaklamaya gerektiğinde yeniden açmaya Bakanlık yetkilidir. Bu hususlarla ilgili

esaslar Bakanlıkça belirlenir.

İKİNCİ BÖLÜM

Avcılık Belgesi Avlanma İzni

Avcılık belgesi

Madde 13 - Avcılık belgesi, vatandaşlarına bir defaya mahsus olmak üzere

verilir her yıl vize edilir. Avcılık belgelerinin vize edilmesine ilişkin iş işlemler

Bakanlıkça belirlenir.

10.7.1953 tarihli 6136 sayılı Ateşli Silâhlar Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında

Kanunun 7 nci maddesine göre alınan yivli av tüfekleri sahiplerinden avlanmak isteyenler

ayrıca bu Kanun gereğ alınması gerekli avcılık belgesini almak zorundadırlar.

Avcılık belgesi alacak olanlar, eğitime yeterlik sınavına tâbi tutulur.

Türkiyede ikamet eden yabancı uyruklulara avlanabilmeleri için yabancı avcılık

belgesi verilmesinde mütekabiliyet esası aranır. Avcı turistlere ise geçici avcılık belgesi

verilir. Eğitim, yeterlik sınavı avcılık belgelerinin verilişine dair esas usuller Bakanlıkça

çıılacak yönetmelikle belirlenir.

Avcılık belgelerine ait iş işlemler Bakanlıkça yürütülür bu belgeler olmadan

avlanılamaz.

Avlanma izni

Madde 14 - Avcılık belgesi sahibi avcılar, avlanmak istedikleri av yılına ait avlanma

izin ücretini Döner Sermaye İşletmesine yatırmak suretiyle avlanma izni almak zorundadırlar.

Avlanma izin ücreti Bakanlıkça, gruplarına, avlanmanın il, bölge veya ülke genelinde

yapılmasına göre farklı olarak tespit edilebilir. Avlanma izni bir av yılı iç.

Avlaklarda, avcılık belgesi avlanma izni olmadan avlanılamaz.

Özel avlaklarda üretilip salınan türlerin avlanması için gerekli izin, avlak sahibi veya

işletenlerce ücreti şılığı verilir. Bu ücretin %10u Döner Sermaye İşletmesine yatırılır, aksi

takdirde özel avlak kuruluş izni iptal edilir.

Avlanma izin ücretlerinin tahsili Döner Sermaye İşletmesine yatırılması ile ilgili

esaslar Bakanlıkça tespit edilir.

BEŞİNCİ KISIM

Av Turizmi, Ticareti Özel Üretim

BİRİNCİ BÖLÜM

Av Turizmi

Yabancıların avlandırılması

Madde 15 - Türkiyede av turları, çekimleri ile av

hayvanları gözlem turları yaptıracak seyahat acenteleri, Bakanlıktan av turizmi izin belgesini

almaya; seyahat acenteleri vasıtasıyla veya münferiden sadece özel avlaklar ile gerçek

tüzel kişiler tarafından işletilen avlaklarda avlanmak üzere yurdumuza gelen avcı turistler ise

13 üncü maddede belirtilen geçici avcılık belgesini almaya avlayacakları av hayvanlarını

bu belgeye kaydettirmeye mecburdurlar. Av turizmi izin belgesinin verilişine dair esas

usuller Bakanlıkça çıılacak yönetmelikte belirlenir.

Av turizmine ilişkin esas usuller ile avcı turistlerin avlayabilecekleri av

hayvanlarının tür, cinsiyet miktarları, bunlardan alınacak avlanma ücretleri diğer

ücretler Bakanlıkça tespit edilir.

18..1981 tarihli 2565 sayılı Askeri Bölgeler Güvenlik Bölgeleri

Kanunu ile 15.7.1950 tarihli 5683 sayılı Yabancıların Türkiyede İkamet Seyahatleri

Hakkında Kanun hükümleri saklıdır.

Yabancıların getirebilecekleri av teçhizatı

Madde 16 - Avcı turistler, beraberlerinde ok-yay ile yivli yivsiz av tüfeklerini

bunlara ait mermileri getirebilirler. 6136 sayılı Kanun ile 11.9.1981 tarihli 2521 sayılı

Avda Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı,

Satımı Bulundurulmasına Dair Kanun hükümleri saklıdır.

Yabancıların götürebilecekleri av hayvanları

Madde 17 - Avcı turistler, avladıkları onaylanmış geçici avcılık belgelerine kayıtlı

av hayvanlarının etlerini hatıra değeri taşıyan parçalarını, Türkiyenin taraf olduğu

uluslararası sözleşmelerdeki taahhütlerini dikkate almak kaydıyla başka bir izne bağlı

olmadan yurt dışına beraberlerinde çıkarabilirler, adreslerine gönderebilirler veya

göndertebilirler.

İKİNCİ BÖLÜM

Av Hayvanlarının Ticareti

Üretim Esasları

Ticaret esasları

Madde 18 - Taraf olunan uluslararası sözleşmelerle ticareti yasaklanan yerli

yabancı hayvanları bu Kanunun 6 ncı maddesi çerçevesinde belirlenen avlanma esas

usullerine aykırı olarak avlanan hayvanları canlı veya cansız olarak veya bunların et,

, deri, post, boynuz benzeri parçaları ile bunların türevleri satılamaz, satın

alınamaz, nakledilemez bunların ithalatı ihracatı yapılamaz.

Taraf olunan uluslararası sözleşmelerle ticaretine düzenleme getirilen türler ile bu

Kanun kapsamında yasal olarak avlanan av hayvanları bunlardan elde edilen parçalarının

ticaretini denetlemeye kısmen veya tamamen yasaklamaya, bunların ticaretinden Döner

Sermaye İşletmesine gelir alınması ile ilgili usul esasları düzenlemeye Bakanlık yetkilidir.

Yurt içinde sergilenmek üzere veya gösteri amaçlı olarak uluslararası sözleşmeler

çerçevesinde ithalatına Bakanlıkça izin verilen hayvanları satılamaz. Bu hususlar

Bakanlıkça denetlenir.

Üretim esasları

Madde 19 - Kamu kurum kuruluşları ile gerçek tüzel kişiler, av

hayvanlarından Türkiyede doğal olarak yetişen türleri Bakanlıktan izin almak şartıyla

üretebilirler. Bunların doğaya salınabilmesi için Bakanlıktan ayrıca izin almak zorunludur.

Yabancı türlerden Türkiyenin uluslararası yükümlülükleri çerçevesinde doğal türlerimize

zarar vermeyecek olanlarının ithalatına üretimine, ilgili kurum kuruluşların görüşleri

alınarak Bakanlıkça izin verilebilir.

ALTINCI KISIM

Suçların Takibi Cezalar

BİRİNCİ BÖLÜM

Suçların Takibi

Suçların takibi

Madde 20 - Avcılığın kontrolü, av hayvanlarının korunması, av suçlarının takibi bu

Kanunun 19 uncu maddesi kapsamında üretim yapan yerlerin denetimi Bakanlık Orman

Genel Müdürlüğünce . 4.7.1934 tarihli 2559 sayılı Polis Vazife Selâhiyet Kanunu

ile 10.3.1983 tarihli 2803 sayılı Jandarma Teşkilât, Görev Yetkileri Hakkında Kanun

hükümleri saklıdır.

Suçların takibi ile görevli olan av koruma memurları saha bekçileri bu Kanunda

belirtilen yasaklara aykırı hareket edenleri avlanmadan men etmeye, haklarında suç zaptı

düzenlemeye silâh, alet ekipmanlar ile canlı, cansız av hayvanlarını, av hayvanlarının

bizatihi avında kullanılan suç vasıtalarını kime ait olursa olsun zapt etmeye bu amaçla

yakalamaya görevli yetkilidir. Av suçu işleyenler, olay yerinde gerekli tutanaklar

düzenlendikten sonra derhal serbest bırakılır. Hüviyeti tespit edilemeyen suçlular vakit

geçirilmeksizin hüviyeti tespit edilebilecek en yakın köyün muhtar veya ihtiyar heyetine

bunlarla da tespiti mümkün olmazsa en yakın zabıta merkezine götürülürler. Görevli

memurların bulunmadığı yerlerde, kır köy bekçileri ile köy muhtarları da aynı yetkiyi

haizdir. Yukarıda sayılan görevlilerce düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar

muteberdir.

Zapt edilen suç aleti silâhlar en yakın orman idaresine teslim edilir. Bu silâhlar

soruşturma evrakı ile birlikte mahalli Cumhuriyet savcılığına intikal ettirilir. Zapt edilen diğer

canlı, cansız av hayvanları ile bizatihi av suçunda kullanılan vasıtalar, suç aleti

ekipmanları, vazifeli memurlarca muhafaza edilmek üzere orman idaresine, orman idaresi

olmayan yerlerde suç mahalline en yakın belediye, köy muhtarı, köy ihtiyar heyeti

üyelerinden birine yedi emin senedi şılığında teslim olunur. Belediye veya köy

yetkililerine teslim olunan canlı, cansız av hayvanları, suç aletleri ekipmanları ile bizatihi

av suçunda kullanılan vasıtalar en kısa zamanda orman idaresine idarece nakledilir. Bunlardan

cansız av hayvanları Cumhuriyet savcılığına bildirilerek herhangi bir ına gerek

kalmaksızın Bakanlıkça veya Orman Genel Müdürlüğünce bekletilmeksizin satılır. Satışa

ilişkin esas usuller Bakanlıkça tespit edilir. Canlı av hayvanları hemen, yaralı olanları ise

edildikten sonra doğaya salınır veya Türkiyenin uluslararası sözleşmelerdeki

taahhütleri de dikkate alınarak Bakanlıkça gerekli işlem . Av hayvanlarının avında

kullanılan zapt edilen diğer suç aleti, ekipmanları