Bugün: 08/10/2008. Hoşgeldiniz!

‘Hayvanlar’ Kategorisi

Sardalya ve Camgözün hikayesi

Yazan: admin Tarih: Ağustos - 4 - 2008

Gelelim balıkların öyküsüne,
camgöz balığını bilir misiniz?
köpek balığından biraz küçük bir deniz canavarı.
sardalya balıklarına bayılırmış.
sardalya balıkları, camgözün yaklaşmakta olduğunu
kokusundan mı, denizin kıpırtısından mı nasılsa
anlarlar, hemen bir araya gelir, birleşir, yanyana,
sırtsırta bir duvar oluştururlarmış.

camgöz gelir, gelir, gelir, iyice sokuldu mu,
sardalya balıkları birden pullarını sirkeleyip
kaçarlarmış. sonra bu pullar denizin üzerinde
pırıldamaya başladı mı balıkçılar, burada camgöz
var deyip, ağlarını atar, kazıklarını çakarlarmış.

ruhi su

Altın yutan ördek, altın yumurtlaması bekleniyor :)

Yazan: admin Tarih: Temmuz - 31 - 2008

Kayseri’de ”altın yumurtlayan tavuk” hikayesi gerçek oldu. Bankalar caddesindeki bir iş hanında sarraflık yapan Tansel Turgut’un, kızı için aldığı yavru ördek, 1 gram altını yuttu.
Turgut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 4. sınıfa geçen kızı Özge için dükkanına gelen bir satıcıdan 2 YTL’ye yavru bir ördek aldığını, tezgahın üstünde beslemek istediği ördeğin ise hurda altın kutusundan bir parça altını yuttuğunu söyledi.
Ördeğin altını çıkarmasını beklediklerini, ancak henüz bunun gerçekleşmediğini belirten 20 yıllık sarraf Tansel Turgut, şöyle devam etti:
”2 YTL’ye kızım için aldığım yavru ördek, 1 gram civarındaki hurda altını yuttu. Altının şu andaki değeri 42 YTL. Bağ evimizde ördeğimizi besliyoruz. Sabahleyin ördeğin kutusuna baktım dışkı yoluyla altın çıkmamış. Biraz zaman alabilir. Çok sevimli bir hayvan.
Akşam evde kızıma ve annesine ördeğin altın yuttuğunu ve yakın zamanda çıkartabileceğini söyledim. Böyle bir şey ilk defa başıma geliyor. ‘Altın yumurtlayan tavuk’ hikayesini duymuştum ama hikayenin benzerinin başıma geleceği aklımdan geçmezdi.”
Babasının kendisi için aldığı ördek yavrusu ile oynadığını belirten 10 yaşındaki Özge ise, ”Babam benim için ördek almış. Ancak işyerinde korkunç bir olay olmuş. Bir parça altını yutmuş. Babam akşam bağ evimize ördeği getirdiğinde bu olayı bize anlattı. Çok şaşırdık. Şampuanla ördeği yıkadık. Şimdi, altının çıkmasını bekliyoruz”dedi.
Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdullah İnci de ördeğin karnındaki altının dışkı yoluyla ne zaman çıkacağını net olarak söylenemeyeceğini belirtti. İnci, ”Altının ne zaman çıkacağını bilemeyiz. Tavsiyem, ördeğin sahibi olan vatandaşlarımız hayvana iyi baksınlar” diye konuştu.

Dev kalamar

Yazan: admin Tarih: Temmuz - 20 - 2008

Yeni Zelandalı bilim insanları, geçen yıl şubat ayında yakalandıktan sonra dondurulan ve hakkında pek az şey bilinen dev mürekkep balığını (kalamar) incelemek üzere buzlarını çözmeye başladılar.
Dev mürekkep…

İki pitbull cinsi köpek bir boğaya saldırırsa ne olur? Son derece tehlikeli olan iki pitbul bir boğaya saldırıyor. Bakalım pitbulllarla boğa savaşında kazanan kim oluyor?

İki pitbull cinsi köpek bir boğaya saldırırsa ne olur? Son derece tehlikeli olan iki pitbul bir boğaya saldırıyor. Bakalım pitbulllarla boğa savaşında kazanan kim oluyor?    Bir Irmak kenarında otlayan boğanın yanına yaklaşan pitbullar boğayı önce rahatsız ediyorlar. İki köpek boğanın etrafında dönerek kafa tarafındaki bölgeden ısırmaya çalışıyor ama boğa kıvrak bir hareketle kurtulmaya çalışıyor…Kafa darbesiyle putbulun birini etkisiz hale getiren boğa diğer köpeğin kendine arkadan yaklaşmasını bekliyor. Pitbul boğayı tam ısırma anında boğa bu kez tekmesini kullanıyor…Bu tekmenin ardından pitbulun biri yerden kalkamıyor. Az önce kafa darbesiyle yanından uzaklaşan diğer pitbulu da boğa yine tekmeyle kendinden uzaklaştırıyor…Boğa her iki pitbulu da yere seriyor… icerix

Sun Bear

Komondor Dog

Angora Rabbit

Red Panda

Sloth

Emperor Tamarin

White-faced Saki Monkey

Tapir

Hagfish

Star-nosed Mole

Proboscis Monkey

Pink Fairy Armadillo

Axolotl

Aye-aye

Alpaca

Tarsier

Dumbo Octopus

Frill-necked Lizard

Narwhal

Sucker-footed Bat

Pygmy Marmoset

Blobfish

Platypus

Shoebill

Yeti Crab

sivas kangalının resimleri, En şirin, en güzel, Kangal resimleri, sivas kangal köpek fotoğrafları, çok büyük sivas kangalı, en büyük kangal fotoğrafı, iri kangal köpeği fotoğrafıNetgunlugu.net

Köpekler ve Çikolata

Yazan: admin Tarih: Ocak - 9 - 2008

Bir çok köpek sahibi evcil hayvanlara çikolata verilmemesi gerektiğini bilir. Çikolatanın hayvanlarımız tarafından yendiğinde kendilerine zarar vereceğini bildiğimizden çikolatalarımızı onların erişemeyeceği yerlerde saklarız… Bir gün açıkta unuttuğunuz bir çikolatanın boş ambalajı ile karşılaştığınızı düşünün. Ya da siz yemek pişirirken yere düşmüş bir çikolata parçasını yediğini hayal edin. Böyle bir durumla karşılaştığınızda ne yapardınız ? Çikolatanın zararlı olduğunu biliyoruz, fakat bu noktada bilmemiz gereken konu ne kadarlık bir çikolatanın köpeğimiz tarafından yendiği ve çikolata ile köpeğimiz karşılaştığında ne yapmamız gerektiğidir.

Çikolatayı meydana getiren kimyasal bileşen evcil hayvanlar için zehirlidir (kedi, köpek, hatta atlar). Kakao ağacında bulunan teobromin, kafein ile aynı aileden gelen bir bileşimdir. Evcil hayvanlar bu kimyasal bileşeni yavaşça sindirir ve bu onların kalbine, merkezi sinir sistemine ve böbreklerine etki eder. Zehirli reaksiyonun oluşması için köpeğinizin her kilosu için 100-150 miligram teobrominin kana karışmış olması gerekmektedir. Bazı çikolataların yüksek kakao içermesi nedeniyle teobromi seviyesi çikolata tiplerine göre değişkenlik gösterir. Sütlü çikolata tahmini olarak 28 gramda 44 miligram teobromin içerirken yarı şekerli bir çikoatada bu oran 28 gramda 150 miligramdır. Yemeklik çikolatadaki miktar ise 28 gramda 390 miligramdır. Zehirli sayılabilecek bir miktar hesabı şu şekilde yapılabilir: Sütlü çikolatada köpeğin her bir kilosu için 60 gram çikolata, yarı tatlı çikolatada köpeğin her bir kilosu için 20 gram ve yemeklik çikolatada köpeğin her bir kilosu için 7 gram çikolata.

Teobromin zehirlenmesinin erken belirtileri kusma, ishal, yorgunluk hali ve artan idrardır. Eğer köpeğiniz bu belirtileri gösteriyorsa hemen veteriniz ile temasa geçin. Eğer müdahale edilmezse teobromin artan kalp atışı, kas titremesi, nöbet, koma ve ahtta ölüme neden olabilir. Eğer köpeğinizin tehlike yaratacak miktarda çikolata aldığını düşünüyorsanız belirtiler ortaya çıkmadan veterinerinize başvurmanız atılacak en iyi adım olacaktır. Bu tür kötü durumlar ile karşılaşmamak için mutlaka köpeğinizden çikolataları uzak tutunuz.

Çikolatadan zehirlenmiş bir köpeğe verilebilecek hiçbir panzehir yoktur. En iyi tedavi köpeğinizi kusturmaktır. Köpeğinizi kusturmak için %3lük hidrojen peroksiti -kusma başlayana kadar- 2 ya da 3 çay kaşığı ile 15 dakikada bir köpeğinize vermelisiniz. En iyi tedavi köpeğiniz çikolatayı yedikten sonraki 3 saat içerisinde yapılanıdır. Alınan miktara bağlı olarak çikolatanın etkisi 12 saat sürebilir.

Köpeğinizin tıbbi bir müdahaleye ihtiyacı olup olmadığını bilmek için köpeğinizin yemiş olduğu çikolatanın cinsi ve miktarını bilmeniz çok önemlidir. Az miktar çikolata köpeğiniz için zararlı olmayabilir ama yapılacak en iyi iş çikolatayı köpeğinizden uzak tutmaktır.

Kaynak: Davit Beart, http://www.buzzle.com/chapters/animals-and-pets_dogs-and-dog-care.asp, 4 Ağustos 2008

Biyotop Akvaryumu ve Malawi Nedir? Tanganyika Biyotopu

Yazan: admin Tarih: Ocak - 9 - 2008

Biyotop akvaryumları bir bölgenin doğal yaşam alanının olabildiğince taklit edildiği akvaryumlardır. Bu akvaryumlarda seçilen bölgenin balıkları, bitkileri, su değerleri, dekorları, su hareketleri nitelik ve nicelik olarak bölgeye olabildiğince benzetilmeye çalışılır. Bu benzetmeyi yaparken 2 husus çok iyi göz önünde bulundurulmalıdır. 1.si akvaryum gibi küçük bir hacime sahip olduğumuz, 2.si ise aradağımız her şeyi bulamayacağımızdır. Aynı bölgede bulunan av ve avcıyı yan yana koymak biyotop kurallarına uysa da doğa kurallarına uymayacak, avın; aklını, becerisini ve şansını kullanıp kaçma şansı kalmayacaktır. Bir diğer durum da istediklerimize sahip olamamamızdır. İstediğimiz bir bölgedeki istediğimiz bitki, taş, kum ve kütük parçalarına ulaşmak özellikle de ülkemiz şartlarında zordur. Bu yüzden olabildiğince yerlerine benzer özellikte şeyler koymalıyız. Bu konuyu en iyi örnekleyerek görebiliriz.

1-Tanganyika Biyotopu:

Su değerleri; pH: 7.8-9.0, 12-20 dH, 24-28 C olmalıdır.

Dekor seçimi bölgelere göre ayrılır. Tanganyikada farklı bölgeler vardır. Bütün, düz yapıda kayalardan oluşan bölge, yarıklı kayalardan oluşan bölge, dem oval kyalarda oluşan bölge, yarı kaya yarı kumluk, tam kumluk bölge ve boş salyangoz yatakları gibi… Akvaryumun büyüklüğüne göre bu bölgelerden bir ya da birkaçı bulundurulabilir.

Dekor olarak seçilen bölgeye uygun tipte kaya, irili ufaklı boş kabuklar ve ince kum gereklidir.

Akıntı az miktarda su oldukça temiz, renksiz ve berrak olmalıdır.

Tanganyika bitki bakımından zengin değildir. Bu bölgenin bitkisi olarak vallisnerialar (sazlar) kullanılabilir. Eğer biyotop kurallarını biraz çiğnemek istersek bu şartlara uyumlu java moss ve java fern gibi bitkilere de bakabiliriz.

Balık olarak klasik tanganyika cichlidleri dışında Synodontis türleri (Synodontis petricola, ve Synodontis multipunctatus), Lamprichthys tanganicanus, Tetraodon mbu ve bölge omurgasızları gibi canlılara bakabiliriz. Tanganyika çöpçüleri yavaş yavaş popülerleşse de diğer türlerin ülkemize gelmesi belki de uzun süreler alacaktır.


Tropheus tankında olması gereken büyük oval iri kayaların üzerinden geçen Tropheus sürüsü. Yüzeye yakın bu yerlerde Tropheuslar sürü halinde gün boyu bu taşların üzerinden yosun kazırlar.


Yüzbinlerce salyangoz kabuğunun bulunduğu ölü salyangoz yatakları. Brevis, ocellatus gibi türlere ev sahipliği yapmaktadır.


Kimi zaman 50cm akvaryum derinliğinde bile su bulanıklığını farkediyoruz. Oysa ki Tanganyika gölünde temiz ve berrak su nedeniyle görüş mesafesi çok fazladır.


İşte muhteşem bir tanganyika biyotopu.

Kuma krater açmış muhteşem bir furcifer.

2-Malawi Biyotopu:

Su değerleri: pH 7.8-8.6, 6-10 dH, 23-28 C

Malawi gölü Tanganyikaya göre daha fazla cichlid türü barındırsa da daha fakir bir biyotopa sahiptir. Bu yüzden de balıklarının çoğu birbirine büyük benzerlik gösterir. Türlerin büyük çoğunlunu oluşturan Mbunalardır. Mbuna kaya balığı demektir. Bu balıklar gün boyu kayaların üzerindeki ve etrafındaki yosun, yosun içindeki küçük canlılar ve kubuklularla beslenirler. Tüm malawi cichlidleri geniş yüzme alanı isterler. Akvaryumları iri kayalardan oluşmalıdır.

Bunun yanında bir diğer bölge ise kumluk bölgedir, bu bölge de sazlık ve sadece kumluk olarak ikiye ayrılır. Yaprak cichlid gibi türler genellikle avlarını yakalamak için bu sazlarınarasında saklanırlar. Yunus Cichlidler, Elektralar ve Venüstüs gibi balıklar ise açık su balıklarıdır açıklarda tamamen dibi kumluk alanlarda bulunurlar. Ahli, lithobates gibi balıklar ise kayalık ile kumluk arası geçiş bölgelerinde bulunurlar. Balık-bölge seçimleri uyumlu olmalı, tabanda ince taneli kum kullanılmalıdır. Örneğin yunus cichlidi bol kayalık, üstelik de iri taneli kuma sahip bir ortama koymak yanlıştır.

Örnek Biyotop Akvaryumu ve Malawiden Görüntüler

3-Güneydoğu Asya Biyotopu:

Su değerleri; pH 5.5-6.5, 0-4 dH, 27-29 C. En görkemli biyotoplardan biridir. Bol bitkili ve balıklı, çok az kaya olan veya kaya bulunmayan, yumuşak, asidik, kahverengi ve yüzey akıntısı olan suya sahip bir biyotoptur. suyun akvaryumdan peatden (turba, torf) geçirilmesi iyi olur. Bu bölgede yaşayan canlılar; betalar, guramiler, rasboralar, loachlar, kedibalıkları, halfbeakler, karidesler, yengeçler vb.dir. Bölgenin dağlık orman kesimlerinde ise su berraklaşır ve pHı 8e kadar çıkar. Bu alanda da mevcut türlerin pek çoğuna ek olarak daniolar ve vantuzlu loachlar da yaşar. Buradaki canlılar 4-8 arası değişen pHı tolere edebildikleri için beslenmesi de kolay canlılardır.

Cryptocoryne, Nymphaea, Eleocharis türleri de bu sularda yaşadığı için kullanmak için elimizde eşsiz bir bitki yelpazesi bulunur. Tabanda ince kum veya tercihen kil kullanılmalıdır. Bu habitatlarda kütükler de yer almaktadır.


Sığ Kesimler


Örnek bir kurulum.

Amazon Biyotopu

Amazon nehri biyotopu yapılması en zor biyotoptur. Kollar boyunca berrak sudan, kahve rengini almış suya kadar pek çok nehir bulunur. Ayrıca bu renk değişimi mevsimden mevsime de değişiklik gösterir.
Kimi bölgeleri akıntılı, kimi kısımlar ise durgundur. Işık genellikle su rengi ve/veya su üzwerindeki ağaçlarca kesilir. Kesilmediği bölgelerde aşırı derecede bitki olur. pH 4.5 ile 7 arasında değişirken su minarel bakımından zayıf (yumuşak) hümik asitler bakımından oldukça zengindir. Sıcaklık 26-30 C derece arası değişiklik gösterir. Discus, melek balıkları, çöpçüler, cüce cichlidler, vatozlar ve tetralar gibi çoğu ünlü balığa bu sular ev sahipliği yapar. Aynı zamanda Echinodorus türleri, vallisnerialar, Cabomba, Myriophyllum gibi bitkiler de bu sularda yetişir.

Bu biyotopu kurmadaki zorluktan birisi gerekli malzeme ve canlıların temin edilmesinin güçlüğü, bir diğeri ise mevsimsel değişimlerin taklit edilmesinin zorluğudur. Mevsimlerin taklit edilmesi ilgili makale bu linkte mevcuttur.


Amazondan bir görüntü.

Hazırlayan: Refet Ali Yalçın
Kaynak: mongabay.com