Bugün: 07/10/2008. Hoşgeldiniz!

‘Cinsellik’ Kategorisi

Türkiye’deki her 10 kadından biri için, evlendiği gece hayatının en kötü gecesi oluyor.Kadınlar eşleriyle seks yapmaktan korkuyor. İstese de, sevse de cinselliği yaşayamıyor. Vajinismus adı verilen bu durum aylarca hatta yıllarca sürebiliyor. Bazı evliliklerde seks hiç yaşanmıyor.

Cinsel Terapist ve Evlilik Terapisti Cinsel Tıp Enstitüsü Genel Başkanı Dr. Cem Keçe, kadınların en büyük korkularından biri olan ilk gece korkusuyla ilgili soruları yanıtladı:

* Vajinismus nedir? Daha fazla…
Vajinismus tıpkı deprem gibidir. Kişi umutsuz olduğuna yürekten inanır, ‘Ya canım acırsa’ diye cinsellikten korkar ve vajina kasları öyle bir kasılır ki, asla ilişkiye giremez. Bu, en önemli cinsel fobilerden biridir. Vajinismusun en temel belirtisi o an geldiğinde kişinin panik atak benzeri bir durum yaşamasıdır. Yani kişi eşini iter, kasılır, endişe, korku ve kaygı duyar. O kadar açık bir kaygı duyar ki, bilinci açık olsa bile kontrolünü yitirir. Bundan utanır, suçluluk duyar, kendinden nefret eder, hayal kırıklığına uğrar. Zamanla cinsel isteksizlik ve çocuk sahibi olamama kaygıları buna eklenir. Bu, kadın için de erkek için de zor bir durumdur. Bazı evlilikler buna sadece 5-10 yıl dayanır. Ancak bu korkular 30 yıl bile devam edebilir.

ANİDEN ORTAYA ÇIKABİLİR

* Tedavi edildikten sonra vajinismus tekrarlar mı?
Vajinismusun tipleri vardır. Genelde ilk gece ortaya çıkar ve doğru tedaviden sonra geçer. Bazen cinsel hayatı olan kişilerde birden ortaya çıkar. Doğum yırtıkları, düşükler, kürtaj, kötü ve sert yapılan bir cinsel muayene bile buna neden olabilir. Bu kadınlar fiziksel problemler ortadan kalksa bile cinsel birleşme yaşayamaz. Daha önce tedavi olmuş kişilerde bu hastalık tekrarlayabilir.

* Kolay tedavi edilebilir mi?
Geçmişte yaşanan bir cinsel travma yoksa ya da muayene edilebiliyorsa, bu ‘basit vajinismus’tur. Nispeten tedavisi kolaydır. Bazılarında geçmişte yaşanmış cinsel bir travma öyküsü vardır ve derinlerde bastırılmıştır. Bu, ‘ağır vajinismus’tur. Tedavisi zor ama mümkündür. Bazı kadınlar ise partneri ile olan diğer problemleri nedeniyle istemli olarak ağrı, yanma, acı ve kanama olacağından korkarak cinsel birleşme sırasında kendilerini kasarlar ve cinsel ilişkiye izin vermezler. Buna da ‘durumsal vajinismus’ denir.

* Vajinismus, anne-baba olmaya engel teşkil eder mi?
Hayır, vajinismus yalnızca sağlıklı ve mutlu bir cinsel birleşmeye engeldir. Normale göre gebelik şansının az olmasına rağmen, vajenden kayan spermler nedeniyle gebelik oluşabilir. Son yıllarda tüp bebek yöntemiyle anne-baba olan birçok çift var. Sorunlarını çözmek yerine aşılama yöntemi ile anne-baba oluyorlar. Halbuki bu durumda tüp bebek ve aşılama gibi yöntemler sadece zaman ve para kaybıdır. Normal doğumdan sonra bu sorundan kurtulacaklarını düşünenler yanılırlar. Bazı jinekologlar bile doğum sırasında bu konunun kendiliğinden çözülebileceğini düşünür. Ama genellikle sorun devam eder. Zaten bu çiftler genellikle sezaryeni tercih ederler.

* Eşi vajinismus olan erkekler ne yapıyor?
Bu önemli bir boşanma sebebi mi? Sanılanın aksine vajinismusun yol açtığı boşanma oranları düşüktür. Çünkü cinsel korkular çifti birbirine yakınlaştırır. Devamlı reddedilme ve tatminkar olmayan bir ilişki nedeniyle erkekler pasifize olur. Vajinismuslu kadınlar eğer görücü usulüyle evlendirilmemişlerse, eş veya sevgililerini otoriter ve baskıcı babalarının aksi özellikteki erkeklerden seçerler. Evlilik öncesi başka kadınlarla yaşadıkları cinsel deneyimleri sınırlı olan eşleri, çoğunlukla aşırı nazik, pasif, girişken olmayan ve edilgin erkeklerdir. Tencere ve kapak misali karı-koca birbirlerini kırmaktan aşırı derecede korkar. Vajinismuslu kadınlar nasıl birer ‘iyi kız’ ise, eşleri de aynı şekilde ‘iyi çocuk’lardır.

ISRAR SORUNU BÜYÜTÜR

* Vajinismusu olan bir kadına kocasının cinsel ilişki için ısrar etmesi normal midir?
Eğer erkek kadının korkusunu anlamaya çalışıp ona destek olmak yerine, bir an önce cinsel ilişkiyi gerçekleştirip hem kendisine, hem eşine, hem de ailesine erkekliğini ispatlama gayreti içinde hareket ederse sorun daha da büyür. Maalesef genellikle süreç bu şekilde işler. İlk geceden sonra aile büyüklerine hesap veren çiftler, sorunun büyümesine neden olur. Vajinismuslu kadınların eşleri istenmedikleri, reddedildikleri, yeteri kadar sevilmedikleri korkusuna kapılabilirler. Ne yapacaklarını bilemezler, ki bu çok normaldir. Hayatlarının cinsel ilişkiye girmeden geçeceğini düşünerek, bu sorundan kurtulmak için kendilerini tamamen işlerine adamayı denerler.haber3

Ne zaman nasıl bir ruhsal durumunuz olduğunu bilmek ister misiniz ?
Aylık hormon değişimleri kendinizi bazı günler enerjik, bazı günler bitkin hissetmenize neden olduğu gibi aynı zamanda libidonuzun düşük ya da yüksek olmasını sağlayan en önemli etkenlerden biridir. Bu değişimlerle ayın hangi günlerinde ve ne şekilde karşılaşacağınızı bilirseniz ruhsal gel-gitlerinizle uğraşmanız daha rahat olur. Biz de bunu düşünerek size ayın dört haftasının ‘hormon haritası’nı çıkardık.Daha fazla…

Regl’in ilk gününden başlayarak

1-7 gün arası

Regl’nin ilk günü. Kocaman bir hamburger yemek için can atıyorsunuz. Bu günlerde özellikle de çok kanamanız varsa vücudunuz demir kaybedebilir. Bu da kendinizi yorgun hissetmenize neden olabilir. Bu yüzden ıspanak, kırmızı et gibi demir bakımından zengin yiyecekler tüketmeye özen gösterin.

1-7 gün arası

Bedeniniz için kötü bir hafta: Astımınız ya da migreniniz varsa regl döneminin ilk günü bu rahatsızlıklarınızın şiddetinde artış hissedebilirsiniz.

Beyniniz için iyi bir hafta: Reglinizin altıncı gününde yumurtanız olgunlaşarak yumurtalığınızdan çıkma aşamasına gelir. Vücudunuz bu dönemde rahattır. İşlerinizle ilgili önemli konulara odaklanabilir ve yaratıcılığınızı kullanmanız gereken işlere başlayabilirsiniz.

8-14 gün arası

Araştırmalar yumurtlama dönemindeki kadınların esmer erkekleri daha çekici bulduğunu söylüyor.

Kendinizi iyi hissettiğiniz bir hafta: Östrojen hormonu önce sürekli artarken birdenbire hızlı bir artışa geçer. Bu hafta içinde ruhen iyi hissediyorsunuz. Bu dönemde uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızla görüşün, iyi vakit geçirmeye bakın.

8-14 gün arası

Bebek yapmak için uygun bir hafta: Vücudunuzdaki östrojen hormonunun seviyesi yavaş yavaş yükseliyor ve 14. gün gerçekleşecek olan yumurtlama gününe hazırlanıyor.

Seks hayatınız: Uzmanlar erkeklerin yumurtlama dönemindeki kadınlara yöneldiğini çünkü bu kadınların kokularının farklı olduğunu fark ettiklerini ve bu kokunun onlara daha çekici geldiğini belirtiyor.

15-21 gün arası

Yumurtlama döneminiz bitse de siz yine de sevişirken korunun. Spermin üreme bölgenizde yedi gün yaşayabileceğini unutmayın.

Teniniz için kötü bir hafta: Bu dönemde akneler daha da yoğunlaşabilir. Böyle bir durumda dermatoloğunuza başvurarak akneler için uygun bir tedaviye başlayabilirsiniz.

15-21 gün arası

Kendinize güvendiğiniz bir hafta: Haftanın ortasına doğru vücudunuzdaki progestron hormonunun seviyesi yükseleceği için iyimser bir bakış açısı kazanarak mutlu günler geçireceksiniz. Bunlar fırtınadan önceki en sessiz ve sakin günleriniz tadını çıkartın.

22-28 gün arası

Vücudunuz için kötü bir hafta: Vücudunuzdaki progesteron hormonunun doruğa çıktığı bu hafta regl öncesi sendromları görülür. Vücuttaki erkek hormonu olan testosterondaki artışla tüyleriniz uzayabilir vücut kokunuz yoğunlaşabilir. Ruhsal açıdan kötü bir hafta: Kendinizi mutsuz ve sürekli aç hissediyorsunuz. Bu hafta yüksek proteinli ve tuzsuz yiyecekler tüketmenizi öneriyoruz.

28. gün

Mideniz kötü, uyku probleminiz var ve başınız ağrıyor. Regl olmak üzeresiniz. Bugün kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak aktiviteler gerçekleştirin, kendinizi sıkmayın. Rahatlatıcı egzersizler yapın.
leyditürk.com

Onlar Ege ve Akdeniz bölgelerinin, özellikle yaşlı kadın turistlere hizmet eden jigoloları. Hemen hepsi, 22 ila 35 yaşlarındaki Doğu ya da Güneydoğu Anadolulu gençler.

 

Asıl işleri ya aşçılık ya hamallık ya da garsonluk olan bu gençlerle Hürriyet’ten Şermin Terzi konuştu..

Jigololuk yaptıklarını aileleri bile bilmiyor. Bu işten kazandıkları parayı da ailelerine göndermiyor, “Haydan gelen huya gider” diyerek kendilerine harcıyorlar. Ama bu işe başlık parası biriktirmek için girişenler de var. Hamal Y.D. (25) onlardan biri. “Hamallıktan omuzlarım yara olmuştu. Sevdiğim kız için 20 bin YTL başlık parası istediler. Hamallıkla bu para birikmez. Bir arkadaşım internetten jigololuğu öğrenmiş. Şimdi ben de jigololuk yapıyorum. Hem gözüm gönlüm açıldı hem de üç beş para biriktiriyorum.”

Ne güvenli seksten haberleri var ne de seks literatüründen. Prezervatife prezektif, Kama Sutra’ya kasatura, diyecek kadar cahiller. İzmir’de 20, Antalya’da 30 kişilik jigolo organizasyonunun başındaki N.S., fotoğraf çektirmek bir yana, ne kimliklerinin açıklanmasını ne de memleketlerinin bilinmesini istiyor. En korktukları şey polis tarafından yakalanıp deşifre edilmek. Benim polis olduğum paranoyasına kapıldıkları için röportaj yaptığımız yerden kaçanlar bile oldu. Yine de konuşabildiklerime şu soruları sordum: Sistem nasıl işliyor? Müşteriler kimler? Jigolo olmak isteyenler kime, nereye başvuruyor? Birbirlerini nasıl buluyorlar? Tarifeleri ne? Jigololuktan başka işleri var mı? Aralarında evli ya da sevgilisi olan var mı? Günde kaç kadınla beraber olabiliyorlar? Yabancı müşterileriyle dil bilmedikleri halde nasıl anlaşıyorlar? İşte zorlukla öğrendiklerim.

Önce görüşmekten çekinip sonra ikna olanlar arasında, jigololuğa henüz iki ay önce adım atan Y.D ve beş yıldır jigololuk yapan S.O. var. Y.D’nin jigololuk “mazereti” başlık parası biriktirmek.

Memleketi Muş’tan İzmir’e jigololuk için gelmeden önce, inşaatlarda çalışıyor ve hamallık yapıyormuş. “Bacım sen bizim oraları bilmezsin” diyerek lafa başladı. “Bizim oralarda iş yok. İnşaatlarda iş bulacaksın, hamallık yapacaksın da üç kuruş biriktireceksin. Ama iş başlık parasına gelince kimse işsizlik dinlemiyor. 10 bin, 20 bin, 30 bin YTL başlık parası istiyorlar. Hamallık yapmaktan omzumda yaralar çıktı. İnşaatlarda çalışmaktan sıkıldım. Arkadaşlarım internette böyle bir iş yapıldığını, bir de üstüne para verildiğini duymuş. Ben de duyunca bu işi yapayım dedim. İnternetten tanıştığım N.S ile buluştum. Yaptığım şey kötü bir şey değil ki! Sonuçta başlık parası biriktirmek için çalışıyorum. Hem gözüm gönlüm açılıyor, hem de üç beş para biriktiyorum. Henüz yeni olduğum için bana çok fazla iş vermiyorlar ama ben bu işi uzun süreli yapmak istiyorum.”

S.O. ise 33 yaşında ve Diyarbakırlı. Onun da asıl işi tekstil işçiliği. Jigololuğu onaylamadığını anlatıp “Beş yıldır telefon geldikçe, çağrıldıkça bu işi yapıyorum. Y.D. gibi para biriktirmiyorum, bu paradan hayır gelmez” diyor.

“Beni bir kere çağıran müşteri, yine sürekli beni ister” diyerek böbürleniyor. Ama bir sitemi var: “Bizi kimse sevgili diye koluna takmıyor, bize kıro diyorlar. Ama bu işe gelince herkes bizi çağırıyor, anlamadım bu işi.”

Kendimi tutamayıp gülmeye başlayınca, “Bak siz de hak veriyorsunuz ki, gülüyorsunuz” diye bana çıkışıyor. Ben de onların sektöründe ne olup bittiğini bilmediğimi, sadece tespitine güldüğümü söyleyince, “Sektör mektör anlamam” diyerek anlatmaya devam ediyor: “Benim hem ihtiyaçlarım karşılanıyor hem de para kazanıyorum. Bazen insanın iştahını kapatan yaşlı çirkin kadınlar oluyor ama gözümü kapatıp işime bakıyorum.”

JİGOLOLARLA BULUŞMADA NELER YAŞANDI?

Jigololarla buluşmak üzere İzmir’e hareket etmeden önce onlarla telefonda defalarca konuştuk. Onları deşifre etmeyeceğime, fotoğraflarını çekmeyeceğime, gizli çekim yapmayacağıma ikna olmak istiyorlardı. Röportaj için “evet” dediklerinde bile tedirginlerdi. Randevu gününü de, yerini de, saatini de onlar belirledi.

Buluşma yerimiz İzmir’in pek de tekin olmayan bir bölgesiydi. Tenha bir yerde, hiç tanımdağım beş jigolayla görüşmek pek akıl kárı sayılmayacağı için, bir erkek gazeteci arkadaşımla gittim randevuya. Randevu yerine geldiğimi telefonla bildirdiğimde, hem jigololuk yapan hem de diğer jigoloları organize eden N.S. (29) etrafı tedirgin tedirgin kontrol ederek yanıma geldi.

Bizi aldı ve kendi seçtiği bir çay bahçesine götürdü. Diğer arkadaşlarının nerede olduğunu sorduğumda, birazdan yanımıza geleceklerini, yolda olduklarını söyledi. Fakat telefonu sürekli çalıyor, yanımdan uzaklaşarak konuşuyor, sıkıntılı bir yüz ifadesiyle geri geliyordu.

“Ters giden bir şeyler mi var?” diye sorduğumda, “Evet, diğer arkadaşlarım sizi yalnız bekliyordu, yanınızdaki erkeğin polis olduğunu düşünüyorlar. Bu yüzden de size söz verdikleri halde gelmeyeceklerini söylüyorlar” dedi.

Dağ başında, hiç tanımadığım beş jigoloylagörüşmeye yalnız gelmemi bekleyemeyeceklerini söylediğimde, “Haklısınız ama huylandılar bir kere ikna olmuyorlar” dedi.

“Tamam o zaman arkadaşım gitsin, onlar gelsin” dedim ama ikna olmadılar. Dakikalarca polis olmadığımıza ikna etmek için dil döktükten, defalarca telefonla konuştuktan ve gazeteci arkadaşım da yanımızdan uzaklaştıktan sonra diğerleri de gelmeyi kabul etti.

Biri iri yarı 30’lu yaşlarında, diğerleri 20’li yaşlarda zayıf, kavruk gençlerdi. Ancak elimi sıkıp bana kerhen merhaba dedikten sadece 30 saniye sonra “Arabamızı kötü bir yere park ettik, gidip hemen geliriz” diyerek ortadan kayboldular. Diğerleri de “Bizim de bir telefon açmamız lazım” diyerek hemen peşlerinden kalktı. Masada yine N.S. ile baş başa kaldık.

JİGOLO ORGANİZATÖRÜ N.S. ANLATIYOR

İşi bilmeyenlere porno izlettirip eğitim veriyoruz

N.S. 29 yaşında asıl işi aşçılık. Beş yıldır jigololuk işinde. Beş parasız bir arkadaşı birkaç yılda ciplerle gezip pahalı elbiseler giymeye başlayınca böyle bir işin varlığından haberdar olmuş. İşin “mahiyetini” öğrenince de “Benim ondan neyim eksik” diyerek bu işe başlamış. Şimdi hem jigololuk yapıyor, hem de jigolo organizasyonu.

Zayıf, kısa boylu, giyimi sıradan, yakışıklı değil. Ama buna rağmen, “Bir bara gideriz, bizim gibi yakışıklı, bakımlı erkekleri görünce bakışlar üzerimize çevrilir” diye iddialı laflar edecek kadar kendine güveni tam. Kendisine jigolo değil, playboy diyor. Soru işaretli gözlerle ona bakarken açıklıyor: “Playboy, jigolonun kibarcası.”

“Yaptığınız işi ailenizden bilen var mı” diye sorduğumda, “Allah korusun! Anası yaşında kadınla yatıyor diye beni vururlar” diyor gülerek.

Müşterilerini internet, anlaşmalı barlar ve diğer müşterilerinin referanslarıyla buluyorlar. Anlaşmalı barlar onlara müşteri bulursa yüzde 10 komisyon alıyor. Müşterilerle güvenli olsun diye, kendi belirledikleri otellerde buluşuyorlar. N.S., bazı işkadınlarının fantezi olsun diye işyerine çağırdığını ama bunu güvenli bulmadıkları için gitmediklerini söylüyor. Müşterilerin fantezi isteklerini sorduğumda, Hintlilerin aşk sanatı Kama Sutra’yı kast ederek, “Kasatura mıdır nedir, onu bilip bilmediğimizi soruyorlar” cevabıyla beni dumura uğratıyor.

BU PARADAN HAYIR GELMEZ DİYE AİLELERİNE GÖNDERMİYORLAR

Söylediğine göre müşterilerden saatine 300 Euro alıyorlar. Kimi zaman gecelik, kimi zaman da tatil partneri olarak hizmet veriyorlar! “Bu paranın kaynağı nereden” sorusuna muhatap olmamak için ailelerine çok az para gönderiyorlar. Gönderdikleri para genellikle asıl yaptıkları meslekten kazandıkları para oluyor. Çünkü, jigololuktan gelen paranın, ne kendilerine ne de ailelerine hayrının dokunacağına inanıyorlar. “Bu parayla gelecek kurulmaz, o yüzden de kazandığımızı harcıyoruz, güzel yaşıyoruz” diyor N.S.

N.S., İzmir’de 20, Antalya’da ise 30 kişilik jigolo kadrosunda devlet memurlarının da bulunduğunu, onların randevularını da vakitleri uysun diye hafta sonuna ayarladığını iddia ediyor. Jigoloların kazandıklarının yüzde 50’si N.S’nin cebine giriyor.

ALDATILAN KADINLAR İNTİKAM İÇİN JİGOLO TUTUYOR

Müşterileri arasında zenciler ve Uzakdoğulular olmadığını söylüyor N.S. En iyi müşterileri İzmir’de Hollandalılar ve Almanlar, Antalya’da ise Ruslar ve Almanlar. Hangi dilde anlaşıyorsunuz diye sorduğumda gülerek, “Tarzanca” cevabını veriyor. Türk müşterileri arasında en fazla iş kadınlarının bulunduğunu, kocası tarafından aldatılan kadınların intikam için jigololarla beraber olduğunu anlatıyor. Ama madalyonun bir başka yüzünde de, eşleri tarafından aldatılan erkeklerin intikam için jigololuk yapması var.

YAZIN JİGOLOLUK YAPIYORKIŞIN KÖYLERİNE DÖNÜYORLAR

Jigololuk yapmak isteyenler genellikle internet siteleri üzerinden, ya da bu işi daha önce yapan tanıdıklarının referansıyla onlara ulaşıyor. Kendisi de Doğulu olan N.S, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki gençlerin yazın jigololuk için başvurduğunu, kışın da köylerine döndüklerini söylüyor.

İşi bilmeyen jigolo adaylarını eğitimden geçirdiklerini de anlatıyor N.S. “Hayatında toplasan iki kadın görmüş adam gelip jigolo olacağım, diyor. Ona kalsa hurra kadının üstüne çullanacak. Ama önce porno filmler izletip ’Bak müşteri en çok bunu ister’ diyoruz. Ben karıma bile bunları yapmadım deyip itiraz edenler çıkıyor. Yapmazsan güle güle, diyoruz.”

Jigolo olmak için kolunda ya da vücudunun herhangi bir yerinde faça bulunmaması şartı da var. Aksi halde müşteriler, “Bu adam psikopat beni de kesebilir” diye düşünüyormuş. Ayrıca, seks shoplarla anlaşmaları var. Satın aldıkları malzemelere para vermiyor, karşılığında internet sitelerinde reklam yapıyorlar.

PREZEKTİF KULLANIYORUZ!

“Prezervatif kullanıyorsunuz değil mi?” dediğimde “Tabii, prezektif kullanıyoruz” diyor. N.S her ne kadar “Prezektif kullanıyoruz” dese de, ne Y.D ne de S.O. kullanmadıklarını söyledi. Hatta S.O. “Neydi o dediğin? Ondan kullanmayı sevmiyorum, gerek yok” diyor. Kılığı kıyafeti temiz olanın hastalık da taşımadığını düşünüyor: “Bizim gittiğimiz tip kişiler hastalık taşımaz” diyecek kadar güvenli seksten bihaberler.

TÜRKLER’İN EN SEVDİKLERİ SEKS OYUNCAKLARI

Türkler’in tercih ettiği ilk 10 ’seks oyuncaı’…

Tempo Dergisi, İstanbul’un en bilinen ’seks shop’larını dolaşarak, en fazla tercih edilen seks oyuncağını tespit etti.
Bu seçimleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. AKif Poroy yorumladı.

Buna göre Türkler’in en fazla tercih ettiği seks oyuncaklarının ilk 10′u şöyle sıralanıyor:

1 - Geciktiriciler
2 - Uyarıcılar
3 - Yapay vajina
4 - Sertleştiriciler
5 - Şişme kadın
6 - Belden bağlamalı penis
7 - Penis büyütücüler
8 - Penis ve vibratör
9 - Kayganlaştırıcı
10 - Penis uzatıcı aparat

Peki bunun anlamı ne? Dr. Poroy’a göre bu tercihlerin yorumu:

Geciktiriciler: Geciktiricilerin bu kadar fazla satılması erken boşalma sorununun ülkede ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Erkeklerin cinsellikle ilk genelevlerde tanıştığı toplumlarda ortaya çıkıyor. Profesyonel kadınların, erkeği çabul boşalmaya koşullandırması sonucu, evliliğe geçtikten sonra da bir erken boşalma sorunu olduğunu görüyoruz. Bu ürünler cinsel organı uyuşturarak hissizleştirmeye ve birleşme süresini uzatmaya yönelik ürünler.

Uyarıcı Ürünler: Ülkemizde kadın erkek ilişkisi, birbirini tamamlayan bir unsur değil, adeta bir savaş meydanı gibi görülüyor. Kadının fizyolojisini erkeğin tanımaması ve özgüveninin zayıf olması sonucu bu ürünler tercih ediliyor.

Yapay Vajina: Yapay vajinaya müracaat etmek zorunda kaldığımıza göre; ortada üzücü bir durum var. Karşı cinsle  iletişim kuramıyoruz. Bana gelen çiftleri biliyorum. Erkek bekarken  yapay vajina kullanmaya başlamış. Evlendikten sonra, eşiyle beraberliğinin yanında yapay vajina kullanmaya devam ediyor. Bu bir cinsel sapmadır.

Penis ve vibratör: Dünyanın her yerinde en çok satılan seks oyuncağı. Çifler bunları her seferinde kullanıyorsa, ön sevişme sorunu vardır.

Belden bağlamalı penis: Lezbiyen çiftler tercih ediyor. Lezbiyenlerden bazıları biseksüel olduğu için, tam homoseksüel olan partner, eşini memnun edebilmek için bu tarz aparatlar kullanabiliyor.

Penis büyütücü: Bazı ereksiyon bozukluklarında, vakum denilen pompalarla bedendeki kan penis içine çekiliyor ve ereksiyon sağlanıyor. Bu tarz ürünler kesinlikle penis büyütmez. Penis boyu sorunu olduğunu düşünen çok sayıda erkek olduğu için bu ürünler çok talep görüyor. Oysa erkekler kendi penislerine yukarıdan baktıkları için küçük görüyorlar.

Serleştirici: Sertleşme sorunu olan kişilerde bu tarz ürünlerin kullanılmasını tıbbi bir destek olarak olumlu karşılıyoruz.

Kayganlaştırıcı: Kadında cinsel uyarı yeterince olmuyorsa birleşmede ağrı hissedebilir. Bu nedenle kayganlşatırıcı kullanılır. Hastalarımdan edindiğim tecrübeye göre, bizde ön sevişme safhası pek olmadığı için kadının salgıları harekete geçmiyor.

Penis uzatıcı: Erkekler penis boylarının kısa olduğundan endişe ettikleri için prezervatif benzeri ucu uzatmalı olan bu ürüne yöneliyorlar. Bu ürünün çok satılması penis boyu konusunda ne kadar bilinçsiz olduğumuzu gösteriyor.

Şişme kadın: Kapalı toplumun bir yansıması… Bu kadar fazla satılması, kadın erkek cinsel ilişkilerindeki sorunu ortaya koyuyor. Tıbbi seksoloji açısından şişme kadın almaktansa geneleve gitmek daha sağlıklıdır. Sarışın şişme  kadınlar tercih ediliyor, çünkü birçoğumuz esmeriz.

Türkler’in tercihleri ve uzman yorumu böyleyken, Amerikalılar bu işi biraz da eğlence ve oyuna dönüştürmüş durumda. ‘Disney’s Hannah Montana Peen’ isimli şekerlemeler, ‘penis’ şeklinde…

Kısaca HIV ve AIDS nedir ?

Yazan: admin Tarih: Haziran - 6 - 2008

HIV nedir?

HIV, Human Immunodeficiency Virus’dür (İnsanlarda Bağışıklık Sistemini Bozan Virüsdür). Bu virüs AIDS hastalığına sebep olur. HIV, vücudun bağışıklık sistemini bozduğu için, kişiyi bazı enfeksyonlara karşı zayıflatır. Vücudunuzda, HIV virüsü olması, AIDS olduğunuz anlamına gelmez. HIV virüsünün vücudu, hasta duruma getirecek kadar, bağışıklık sistemini zayıflatması birçok yıl alabilir. Bu zaman süresince HIV’li bir kişi hasta olmayabilir, ve AIDS’e dönüşmeden yıllarca sağlıklı olarak yaşayabilir.
AIDS nedir?

AIDS, Acquired Immune Deficiency Syndrome (Kazanılan Bağışıklık Sistemi Bozukluğu Sendromu)’nun kısaltılmışıdır. AIDS, HIV’li kişilerin yakalanabileceği, bir dizi ender görülen enfeksyonlar ve kanserlerin birleşimidir. Eğer, HIV’li bir kişi bu belli hastalıklardan birine yakalanırsa, o zaman AIDS olmuş olur. Bu hastalığa sebep olan organizmaların birçoğu çok yaygındır ve sağlıklı bir bağışıklık sistemi olan birisi için zararsızdır. Ancak, bağışıklık sistemi kötü bir şekilde zarar görmüş olan birisinde çok ciddi hastalıklara ve ölümlere sebep olabilirler.

Rahim ve Vajinanın yapısı, fotoğraflı anlatım

Yazan: admin Tarih: Mayıs - 15 - 2008

RAHİM VE VAJİNAMIZI TANIYALIM

 

Genital yapı dışarıdan görünüm ve yan kesit

 

Rahim ve vajina genel görünüm

 

 

İdrar torbası, idrar yolu ve vajen yandan kesit

Mantar enfeksiyonlu ve ülserli bir vajina da ağrılı bir ilişki yapar.

bu başlık için RenkliGeceler.com u ziyaret ediniz..

bu başlık için RenkliGeceler.com u ziyaret ediniz..

bu başlık için RenkliGeceler.com u ziyaret ediniz..

HYMEN - Kızlık Zarı -  ve Çeşitleri

 

Daire şeklinde, Yarım Ay şeklinde, Çift Halkalı, Elekvari, Dantel Benzeri ve İlişki sonrası Zar artıklarını içeren Hymen Tiplerini görmektesiniz… Yarım Ay şeklinde olan model ilişki sırasında yırtılmayabilir… ( Vaginismus adlı kitaptan izin ile alınmıştır.)

 

Dış genital organlar -bakirede-