Tiyoüre Liçi

Altın ve gümüşün asidik tiyoüre çözeltisinde çözündüğü ilk kez 1941 yılında Plaksin ve Kozhukhova tarafından açıklanmıştır. Bu konuda saf metaller, cevherler, konsantreler ve artık malzemelerden altın ve gümüş kazanımına yönelik çeşitli araştırmalar yapılmıştır.

Groenewald (1976) tarafından Güney Afrika altın cevheri kullanılarak, cevherde mevcut demirden kısmen oksitleyici olarak yararlanılma yanında, oksitleyici olarak sülfürik asit kullanılarak asidik tiyoüre liçi deneyleri yapılmıştır. Bu deneylerde ton cevher başına 1,4 kg tiyoüre ve 0,5 kg sülfürük asit kullanılması durumunda bir saatlik liç süresi sonunda altının % 98′inin çözeltiye alınabileceği anlaşılmıştır. Tiyoüre derişiminin 0,1 mol olması durumunda ise aynı sonuca ancak 8 saatlik bir liç süresi sonucunda ulaşılabilmektedir. Böyle bir uygulamada, siyanürleme işlemi ile kıyaslandığında, tek dezavantajın daha fazla reaktif tüketimi olduğu sonucuna varılmıştır. 50 gr altın ve 250 gr gümüş içeren bakır konsantresi kullanarak siyanürleme ve asidik tiyoüre liçi deneyleri yapmışlar ve asidik tiyoüre kullanılması durumunda altının % 12,2 ve gümüşün de % 10,8 kez daha hızlı çözündüklerini göstermişlerdir. Ayrıca, çözünme tepkimesinin kütle transferine dayandığı ve tepkimenin düşük derişimlerde demir iyonlannın difüzyonu ile kontrol edildiği sonucuna varmışlardır. Altın kazanma verimine siyanürlemede 36 saat sonunda ulaşılırken, tiyoüre liçinde bu sürenin 6 saate düşebileceği anlaşılmıştır. Çevre açısından daha az sorun yaratması, çözelti elden geçiriminin daha kolay olması yanında, tiyoürenin, altın ve gümüşe karşı daha seçimli davrandığı sonucuna varılmıştır.

Amonyak Liçi

Refrakter karakterli sülfürlü cevherlerin siyanürleme öncesi kavurma işlemine tabi tutulması sırasında oluşan SO2 gazı çevre sorunlarına neden olmaktadır. Basınç altında oksitleme işlemleri ise yüksek sıcaklıklarda ve korozif asidik koşullarda çalışma erektirmesi yanında, daha sonraki siyanürleme işleminin alkali ortamda yapılması nedeniyle bazı zorlukları beraberinde getirmektedir. Söz konusu sakınca ve zor koşullan ortadan kaldırmak amacıyla ucuz, az toksik, az korozif, geri kazanımı kolay ve iyi bir kompleks oluşturucu olan amonyak çözeltisiyle doğrudan altın ve gümüş kazanımı üzerinde çeşitli çalışmalar yapılmıştır. cevherlerden altın ve gümüşün %95′inin 2-4 saat arasında çözeltiye alınabileceği anlaşılmıştır. Çözünmenin sıcaklığa çok bağlı olduğu ve yeterli bir çözünme hızına 120°C‘nin üzerinde ulaşılabileceği ifade edilmektedir. Çözünme tepkimesinin karıştırma hızına pek bağımlı olmadığı ve kimyasal karakterli olduğu, kullanılan oksitleyici cinsine bağlı olarak da, aktivasyon enerjisinin 49-90 kJ/mol arasında değiştiği belirlenmiştir.vs..vs..

Tiyosülfat Liçi

Siyanüre kıyasla daha az toksik olması ve iyi bir kompleks oluşturucu ve yabancı katyonlardan daha az etkilenme özelliği dikkate alınarak altm ve gümüş kazanmamda tiyosülfat üzerinde durulmuş ve bu konuda çeşitli çalışmalar yapılmıştır.

Klor Liçi

Çözünme hızının yüksek olması, ucuz olması ve çözünme mekanizmasının oldukça basit olması dikkate alınarak cevher, konsantre ve artık malzemelerden klorlama yoluyla altın kazanımı konusunda çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Klor ortamında altının çözünmesi Tepkime 15 uyarınca gerçekleşmekte ve anyonik bir kompleks oluşmaktadır. Ancak, ortamda mevcut metal sülfürler de (özellikle pirit) klorla etkileşmekte ve önemli ölçüde klor tüketimine neden olmaktadır.

İyot-tyodür Liçi

Bu yöntemde bir alternatif olabilir.

Altın aramada yeni araştırılmaya başlanan alternatifler

Altın bazı zamanlar, mikroskopla görülemeyecek kadar küçük olabiliyor. Örneğin, sülfürlü minerallerin içindekiler… Bu tip altına “görünmez altın” deniyor. Güney Afrikalı bilim adamları, altın parçacıklarını ayrıştırabilmek için öncü bir yöntem geliştirdiler. Mineral örneğiyle beslenen bakterileri kullanarak bu “görünmez altın’ı elde ettiler. Ancak, düşük kalitedeki cevherden altın elde etme konusunda çok ilginç ve yeni bir yardımcı daha bulundu: hardal bitkisi..

“Phytology”(bitkibilimi) ve “mining” (madencilik) kelimelerinin birleşmesinden oluşan “phtyomining” yönteminde, Çin hardal bitkisi, altının ayrışmasında kullanılıyor.

Sonuç Olarak

Refrakter karakterli altın cevherlerinin ekonomik olarak değerlendirilebilmesi için tek bir çözüm yolu bulmak olası değildir. Her malzemeye özgü farklı özellikler dikkate alınarak en uygun çözüm yolunun belirlenmesi gerekmektedir. Bazı durumlarda malzemenin bir oksitleme işleminden geçirilmesini takiben siyanürleme prosesi başarı ile uygulanabilirken, bazı durumlarda ön işlemlerden geçirme de yeterli olamamaktadır. Refrakter özellikler yanında, siyanürün son derece toksik bir madde olması da çeşitli sorunlar yaratmaktadır. Siyanürleme prosesi, özellikle alkali ortamda çalışıldığı için, son derece güvenli bir uygulama olmakla birlikte, gerekli önlemler alınmaması durumunda proses atıkları çok ciddi sorunlara neden olabilmektedir. Siyanürün son derece toksik bir madde olması insanların bu prosese bir önyargı ile yaklaşmalarına da neden olmaktadır. Tüm bu nedenler bir araya geldiğinde de siyanüre alternatif, tercihen toksik olmayan veya en azından daha az toksik olan, bir çözücü ile altın ve gümüşü çözeltiye alabilme konusunda oldukça yoğun araştırma geliştirme faaliyetleri sürdürülmektedir. Söz konusu araştırmalar içerisinde endüstriyel ölçekte kullanılabilirlik düzeyine en yaklaşmış olanının tiyoüre olduğunu söylemek mümkündür.

derleme: Güvenç Sönmez Ocak & Şerife Gümüş

No tags for this post. Siyanüre alternatif altın arama yöntemleri, siyanürden başka altın arama yöntemleri, ALTIN nasıl bulunur?, Nasıl çıkartılır?, Altın arama işlemi, Altın arama alternatif diğer yöntemler siyanürsüz altın arama. konusu
Benzer yazılar:
    Benzer yazı yok