nedir
hepsi bir cemre kemer hepsibir hepsi 1 cemre hepsi bir cemre kemer : 1985 İstanbul doğumlu.Ortaöğrenimini liseyi Mimar Sinan Sanatlar üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale ünde bitirdi. Yine aynı okulda Klasik Bale eğitimine devam ediyor.AKM Gençlik Balesinde beş yıl görev aldı. Alaycı, sinirli, inatçı, Obsesif, Merhametli, dostlarına bir o kadarda dostluğa çok düşkün. Yanlızlığı sevmez.Genellikle karanlıkta uyur. Yaseminle aynı odada kalıyor. Yasemin loş odada yatabildiği için göz bandı kullanıyor .
hepsi bir eren bakici hepsibir hepsi 1 eren bakici hepsi bir eren bakici hepsi eren hepsi bir eren bakici : 1984 İstanbul doğumlu. Eren orta okul liseyi Mimar Sinan Üniversitesi Sanatlar Devlet Konservatuarı Bale ünde okudu. Halen Mimar Sinan Üniversitesinde Modern eğitimini devam ettiriyor.
Altı yıl boyunca Kültür Merkezi Çocuk Gençlik Balesi’nin sergilediği oyunlarda sayısız rol aldı.
Londra’da Urdang Akedemisinde Budapeşte okulunda uzun süre eğitim aldı. Sinema düşkünü, patavatsız, uzaylı sevgisi var. Uykusuz açken gözü döner. Sağlıklı yeme konusunda takıntıları vardır. Yemekle ilgili tüm programları eder. Yalanı hiç sevmez.Çok fazla iyi niyetli polyanacı… Lakabı E.T. Gülçinle birlikte aynı odada kalıyor.
hepsi bir gulcin ergul hepsibir hepsi 1 gulcin ergul hepsi bir gulcin ergul hepsi eren hepsi bir gulcin ergul eren bakici Ergül: 1985 yılında İstanbul’da doğdu. Orta okulu liseyi Mimar Sinan Üniversitesi Sanatlar Devlet Konservatuarı Bale ünde okudu. Şu an Mimar Sinan Üniversitesinde Modern eğitimini sürdürüyor. 7 yıl süresince Kültür Merkezi Çocuk Gençlik Balesi’nin sergilediği oyunlarda sayısız rol aldı. Özel piyano, şan hip-hop dersleri alarak kendini geliştirdi. Ayrıca Tv’lerde dönen Reklam jingle’ları seslendirdi. Bunun yanında Kültür Merkezi Çocuk korosundada rol aldı. Mükemmelliyetçi, biraz unutkan, Dağınık, şımarık,kaprisli bir okadarda şıpsevdi…Ayrıca en çok sevdiği günlük tutmaktır.Grup içindeki lakabı akreptir.Erenle aynı odada kalıyor.
hepsi bir yasemin yuruk hepsibir hepsi 1 yasemin yuruk hepsi bir yasemin yuruk hepsi eren hepsi bir gulcin ergul eren bakici yasemin yuruk : 1986 yılında İstanbu’da doğdu. Yasemin orta okul liseyi Mimar Sinan Üniversitesi Sanatlar Devlet Konservatuarı Bale ünde okudu şu anda halen üniversite eğitimini devam ediyor. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale ünde okuyor. Üç yıl boyunca Kültür Merkezi Çocuk Gençlik Balesi’nin sergilediği oyunlarda sayısız rol aldı. Özellikle tiyatro dersleri aldı. Tvlerde dönen bir çok jingle’ı seslendirdi. Özel şan piyano dersleri aldı. Uyumlu, arabulucu, alıngan, Arabalara tutkun. Kokoş bir o kadarda erkeksi. Sorun çözücüdür ama yanlız kalırsa hep içine kapanır. Karanlık fobisi var, sürekli loş ışıkta uyur. Korkut ondan hoşlanıyor.. Herkes farkında ama o ilgilenmiyor. Lakabı “Schumacher” Cemre ile aynı yerde kalıyorlar.
Pelin Karahan msn avatarlar, Pelin Karahan msn nickleri, Pelin Karahan resimleri, pelin karahan resim
Pelin Karahan msn avatarlar, Pelin Karahan msn nickleri
Pelin Karahan resimleri, pelin karahan resim
Pelin Karahan msn avatarlar, Pelin Karahan resimleri
Pelin Karahan msn avatarlar, Pelin Karahan resimleri

Peliu Karahan resimleri avatarlari… Arkadasina gonder

serkan şenalp resimleri serkan şenalp dizisi serkan şenalp avatarları serkan resim
serkan şenalp resimleri serkan şenalp msn serkan şenalp renkli avatar resimiserkan şenalp resimleri serkan şenalp msn avatarları serkan resimi

kelimeler: Serkan Şenalp Resimleri resimleri serkan

Yazılı Avatarlar, Yazılı Avatarlar ifadeleri, Yazılı Avatarlar avatarları, Yazılı Avatarlar nickleri, Yazılı Avatarlar , yazılı avatarları, ifadeleri, nickleri, Yazılı Avatarlar 10, display picture, , web

Yazılı Avatarlar, Yazılı Avatarlar msn ifadeleri, Yazılı Avatarlar msn avatarları, Yazılı Avatarlar msn nickleri Yazılı Avatarlar msn nickleri, Yazılı Avatarlar msn, msn yazılı avatarları, msn ifadeleri, msn nickleri, Yazılı Avatarlar , display picture, msn messenger, web messenger Yazılı Avatarlar, Yazılı Avatarlar msn ifadeleri, Yazılı Avatarlar msn avatarları, Yazılı Avatarlar msn nickleri Yazılı Avatarlar msn nickleri, Yazılı Avatarlar msn, msn yazılı avatarları, msn ifadeleri, msn nickleri, Yazılı Avatarlar , display picture, msn messenger, web messenger
Yazılı Avatarlar, Yazılı Avatarlar msn ifadeleri, Yazılı Avatarlar msn avatarları, Yazılı Avatarlar msn nickleri Yazılı Avatarlar msn nickleri, Yazılı Avatarlar msn, msn yazılı avatarları, msn ifadeleri, msn nickleri, Yazılı Avatarlar , display picture, msn messenger, web messenger Yazılı Avatarlar, Yazılı Avatarlar msn ifadeleri, Yazılı Avatarlar msn avatarları, Yazılı Avatarlar msn nickleri Yazılı Avatarlar msn nickleri, Yazılı Avatarlar msn, msn yazılı avatarları, msn ifadeleri, msn nickleri, Yazılı Avatarlar , display picture, msn messenger, web messenger
Yazılı Avatarlar, Yazılı Avatarlar msn ifadeleri, Yazılı Avatarlar msn avatarları, Yazılı Avatarlar msn nickleri Yazılı Avatarlar msn nickleri, Yazılı Avatarlar msn, msn yazılı avatarları, msn ifadeleri, msn nickleri, Yazılı Avatarlar , display picture, msn messenger, web messenger Yazılı Avatarlar, Yazılı Avatarlar msn ifadeleri, Yazılı Avatarlar msn avatarları, Yazılı Avatarlar msn nickleri Yazılı Avatarlar msn nickleri, Yazılı Avatarlar msn, msn yazılı avatarları, msn ifadeleri, msn nickleri, Yazılı Avatarlar , display picture, msn messenger, web messenger
Yazılı Avatarlar, Yazılı Avatarlar msn ifadeleri, Yazılı Avatarlar msn avatarları, Yazılı Avatarlar msn nickleri Yazılı Avatarlar msn nickleri, Yazılı Avatarlar msn, msn yazılı avatarları, msn ifadeleri, msn nickleri, Yazılı Avatarlar , display picture, msn messenger, web messenger Yazılı Avatarlar, Yazılı Avatarlar msn ifadeleri, Yazılı Avatarlar msn avatarları, Yazılı Avatarlar msn nickleri Yazılı Avatarlar msn nickleri, Yazılı Avatarlar msn, msn yazılı avatarları, msn ifadeleri, msn nickleri, Yazılı Avatarlar , display picture, msn messenger, web messenger

Grubu Resimleri Avatarları, Grubu Resimleri Avatarları ifadeleri, Grubu Resimleri Avatarları avatarları, Grubu Resimleri Avatarları nickleri, Grubu Resimleri Avatarları , yazılı avatarları, ifadeleri, nickleri, Grubu Resimleri Avatarları, display picture, , web , background

Hepsi Grubu Resimleri Avatarları, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn ifadeleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn avatarları Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Resimleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Nickleri, Msn, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları, Msn Yazılı Avatarları, Msn ifadeleri, Msn nickleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Hepsi Grubu Resimleri Avatarları, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn ifadeleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn avatarları Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Resimleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Nickleri, Msn, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları, Msn Yazılı Avatarları, Msn ifadeleri, Msn nickleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları
Hepsi Grubu Resimleri Avatarları, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn ifadeleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn avatarları Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Resimleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Nickleri, Msn, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları, Msn Yazılı Avatarları, Msn ifadeleri, Msn nickleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Hepsi Grubu Resimleri Avatarları, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn ifadeleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn avatarları Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Resimleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Nickleri, Msn, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları, Msn Yazılı Avatarları, Msn ifadeleri, Msn nickleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları
Hepsi Grubu Resimleri Avatarları, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn ifadeleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn avatarları Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Resimleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Nickleri, Msn, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları, Msn Yazılı Avatarları, Msn ifadeleri, Msn nickleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Hepsi Grubu Resimleri Avatarları, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn ifadeleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn avatarları Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Resimleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Nickleri, Msn, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları, Msn Yazılı Avatarları, Msn ifadeleri, Msn nickleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları
Hepsi Grubu Resimleri Avatarları, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn ifadeleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn avatarları Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Resimleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Nickleri, Msn, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları, Msn Yazılı Avatarları, Msn ifadeleri, Msn nickleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları Hepsi Grubu Resimleri Avatarları, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn ifadeleri, Hepsi Grubu Resimleri Avatarları msn avatarları

http://webmessenger..com

bu adresten kullanarak e giriş yapabilirsiniz. Programa ihtiyacınız yoktur, parolanızı yazdıktan sonra giriş yap a basın klavyeden ctrl tuşuna basın. ctrl tuşuna basılı tutun. bu sayede yeni pencere açılmasına izin vermiş olacaksınız. iyi kullanımlar

That’s All Folks

Warner Bros çizgi filmerinin bitiminde -hani filmlerinde “SON” yazarya- kullanılan sözdür.. Bilgisayarda programların kaynak kodlarının sonunda da bulabilirsiniz. Yani zor bi işi bitiren bir kişi, yalaklık olsun diye “bukadarcık” demiş gibi bi anlam katıyor bence :P

örnek:

kod:

<textarea onClick=”this.select();” rows=6 cols=40><iframe frameborder=”0″ align=”center” marginheight=”0″ marginwidth=”0″ width=”260″ height=”205″ name=”-hesapla” src= “http://www.idealkilohesaplama.com/-hesaplama.”> </iframe></textarea>

yani : onClick=”this.select();” ile bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz!

Mahmut S.(26):

Haydar Bey, bu size yazdigim üçüncü , umarim bu kez yanitlama
inceligini
gösterirsiniz.

Derdime gelince, ben, Tayvan’li bir kadinla üç aydir chat yapiyorum.
Iki
aydan beridir de sanal yapmaktayiz.

Ancak, ben bir oturumda üç kere iliski kurmak istiyorum, o ise
ikinciden
sonrasini istemiyor.

Saglikli bir olarak ben bundan rahatsizlik duyuyorum. Ayrica, bu
kadin
sahiden orgazm oluyor mu, yoksa orgazm taklidi mi yapiyor, bunu da
söyler
misiniz?..

Haydar Dümen’in Cevabı:

çocugum, önceki iki mailine cevap veremedim, çünkü ne zaman
okumaya
baslasam gülme krizim tutuyor. Nihayet kendimi zorlayip maillerini
okuyabildim… Hakkaten de çok saglikliymissin evladim!..

Ancak saglikli bir adam, gidip Tayvanlar’dan bir kadin ayartip sanal
sanal
sevisirdi. Sorularina yine de cevap vermem gerekirse; önyazismayi uzun
tutarsan hem sayini üçe çikartabilirsin, hem de orgazmi garantilersin
evladim…

—————————————————–

RAFET ELMASAL(25):

Degerli BÜYÜĞÜM, size bir sorunsalimi anlatmak istiyorum.

Son 3 AYDIR karimla Karsisinda SANAL SEKS yapiyoruz ama,
karim
tatmin olmuyor. Sizce klavyenin BOYU mu önemli, yoksa ISLEVI mi?..

Haydar Dümen’in cevabı:

Bence senin geri zekaliligin daha önemli evladim. Bir an önce bir
psikiyatrise filan git de, balans ayarini yapsinlar.

Öptüm çocugum bu evladim. Unutmadan, biliyorsun ben ayni zamanda
psikiyatristim, muayane için bana gelirsen sana bir yaparim.

—————————————————–

Berkant Ceviz(37):

Degerli Haydar Abicigim.

Bu yasima geldim hala bir kizin elinden tutabilmis degilim. Çünkü ne
zaman
bir kiz görsem, ellerine degil memelerine uzatiyorum ellerimi. Sizce
çok mu
utangaç bir yapiya sahibim, ben ne zaman bir kizin elinden
tutabilirim?..

Haydar Dümen:

Utangaçmis, çüs!.. Senin gibisine düpedüz sapik derler. Bence en kisa
zamanda bir cerraha görün bilimum cinsel uzuvlarini aldir, ondan
sonra
zaten kizlarin ellerinden baska bir yerlerini düsünemezsin. Acil
sifalar
evladim.

—————————————————–

Mahmut Kayit(27):

Abicigim esimle evleneli 2 yil oldu ama hala su malum isi yapmadik.
Esim her
gün geç saatlerde eve geliyor yattiktan sonra da basim agriyor deyip
uyuyor. Bana bir akil verin abicigim.

Haydar Dümen:

Evladim biz buna tip dilinde kisaca semptomus boynuzus diyoruz. Uzman
bir
hekime görünürsen eminim bu teshisi koyacaklardir.

Çaresi yok gibi bir sey, tek şansin o kadini bosayip basi agrimayacak

dolayisiyla senin de basini agritmayacak bir hatun bulup evlenmek.
Geçmis
olsun canim evladim

 

Soru: Sevdiğim ın annesi doğumda ölmüş, o da ölür mü?
Yanıt: Bana değil, bir yolunu bulup Allah’a sormalısın
Soru: Merhaba sayın doktor Haydar Dümen. Öncellikle millete şı konusunda bilgi verdiğiniz eğittiğiniz için sizi kutlarım.
Benim de bazı sorularım var.
1) İlk gece ilişkide ın illa altta mı kalması lazım. Yani adamın altına yatacağına, adam ın altına yatsa olmaz mı?
2) Penis kırılması olur.
Et parçası kırılır? Kırılma olayı doğruysa kırılır nasıldır?
3) Kadınların biter?
4) Sevdiğim ın annesi onu doğururken ölmüş. Eğer ben sevdiğimle evlenecek olursam ki öyle görünüyor, o da çocuk doğururken ölür mü? Bunun genetik olup olmadığını anlarız? Hamileliğin ilk haftalarında aylar sonra teşkil edebilecek bir durum daha hamileliğin başında anlaşılır mı? Ne edersiniz.
5) Bundan 100- 150 belki de 200 yıl önce insanların sperm sayıları 70-80 milyonmuş. Şimdiki nesillerin ise 15-20 milyon. Bir insanın penisine kaç tane sperm sığdırılabilir ki? Üst limite çıkartmak istesem kaç ay ya da yıl geçmesi lazım?
6) Sırtımda orman gibi tüy var son derece rahatsızım. Genetik
olarak çocuklarıma geçmesini istemiyorum. Lazerle operasyon geçirirsem cinsel organ olarak daha aktif olmamı sağlar mı ya da kısırlık tehlikesi var mıdır? Bu konuya hangi doktor bakar. Şimdiden teşekkürler. Hocam, sen bir numarasın.
Yanıt:
Değerli okurum,
1) İster alta yat, ister üste çık. Nerede yatarsanız yatın bu işi adam gibi estetik, önyargısız, ileride içinizde tatlı anılar kalacak bir biçimde uygulayın. Yol sizin, sizin.
2) Penis et parçası değildir. İçinde etten sünger vardır. Sünger kanla dolunca sertleşir. Birçok insanda o kadar çok sertleşir ki gene halkın deyimiyle ‘kemik ya da çivi gibi olur’. Ani sert bir hareketle örneğin ın üzerine düşmesi gibi bir kaza sonucu sünger yırtılır penis kırılır ameliyatladır.
3) Bilmiyorum. Onu hanımla özel olarak konuşmak gerekir. Yani bazı yemeğe, bazı insanların ağzının suyu akar. Ama iştah açıcı değilse bu mübarek tükürük bile kurur.
4) Değerli okurum, bu soru bana yanlışlıkla gelmiş. Bir yolunu bulup Allah’a sormalısın. Ya da ulemalara!
5) Absürtle uğraşmak absürttür. Yani saçma bir soruna verilecek her türlü yanıt da saçmadır. Nereden çııyorsun 200 yıl önce spermler şu kadarmış ya da şimdi bu kadardır diye. Penis su deposu değil ki. Doldurabildiğimiz kadar sperm dolduralım. Testislerin ne güne duruyor ki? Yorulmaz işçiler gibi, kapalı cezaevleri gibi hücrelerinde durmadan sperm üretiyorlar, işleri bu. Bu nedenle belirli bir sınır koymak gibi bir olay yok.
6) Değerli okurum, sen sırtındaki orman gibi tüylerin olduğunu söylemesen de ben tahmin etmiştim. diye sorarsan cinselliğe bu denli kafa yoran insanın içgüdüleri güçlüdür. Kıllar da birazcık cinsel aktivitesi gibi ya da hormon çokluğunun işareti gibidir. Yukarıdaki sözüm yanlış anlaşılmaya. Bu yanıtta benden sana: “Şimdiden teşekkür ederim, doktor sen bir numarasın” diyorsun. Eğer ayıp olmazsa, vallahi bana da öyle geliyor. Sağ ol.

Soru: Kafamdan seksi silemiyorum
Yanıt: Tüpünü doldurmana bak
Soru: Merhaba. Öncelikle sorularımızı yanıtladığınız için size teşekkür ediyorum. Ben 16 yaşında, genç bir erkeğim. Benim sorunum seksi çok sevmem. Canım her zaman istiyor. Bazen kendimden küçük kızlara ilgi duyuyorum. Onları istiyorum. çok yapıyorum.
Günde iki-üç defa. Zararlı mıdır? Kafamdan seksi silemiyorum. Sizce ne yapmam gerekir? Çok teşekkür ederim.
Yanıt: yavrum. Biraz rahatla, biraz yap, koş. Odanda yalnız kalma. İçine kapanma. Cinsellikle ilgili ya da programlarına fazla bakma. Haftada üç-dört defa yap. Kendini n gelecek zorluklarına hazırla. Şimdiden dağarcığa ne koyarsan ileride onu kullanacaksın. Tüpünü doldurmana bak. İleride ın da, çocukların da senden bir şeyler isteyecek. Dünya seksle idare edilseydi hiç kimse yataktan çıkmazdı.
Bizler de mağara devri yaşardık.

Soru: Adımın kötüye çıkmasını istemiyorum
Yanıt: Fantezi beşamel soslu bonfile gibidir
Soru: Merhaba, ben olgun bir ım. Pek çok cinsel iliş oldu. Üç aylık sevgilimin garip fantezileri var. Hep , sinema gibi yakalanabileceğimiz yerlerde ilişkiye girmek istiyor.
Ben de yakalanarak oturduğumuz muhitte adımın kötüye çıkmasını istemiyorum. Ama arkadaşımı da seviyorum. Onu kaybetmek istemiyorum. Sizce ne yapmalıyım?
Yanıt: okurum. Fantezilerin sınırı yoktur. Her fantezi aşırıya doğru yol aldığında sapmanın eşiğine gelir. sonra da ondan kurtulmak zorlaşır. Aslında gerekli olan dozunda kullanıldığı zaman zevke zevk katar. Beşamel soslu bonfile gibi. Tek başına sos yeterli olmayacağı gibi, sossuz bir bonfile de kuru gelebilir. İkisi yan yana geldiği zaman her şey mükemmel olur. Damak doymak bilmez. Mide “Daha daha” diye ister. Ama bir tabakta ceviz kadar bonfile, iki kepçe beşamel sos olursa o da çok iştah açmaz. Yani sosu kaşıklamaktan başka çare kalmaz. Partnerinizin arabada yapacağı seks fantezilerine yakalanmama koşuluyla “Olur” diyelim. Hayat sizin, yol sizin, keyif sizin, seks sizin. Bizler burada biraz gevezelik yapıyoruz.

Soru: İlişkiden sonra ölmek istiyorum
Yanıt: Canın ne istiyorsa onu yap ama başını belaya sokma!..
Soru: Merhaba Haydar bey. Benim sorunum çok büyük. Kendimden küçüklere ilgi duyuyorum onlarla ilişkiye girmek istiyorum. Daha önce de böyle ilişkilerim oldu. Artık buna dayanamıyorum. Artık kendimi sapık gibi hissediyorum çünkü bunun normal bir davranış olmadığını biliyorum. Ama elimde değil. Her cinsel ilişkiden sonra ölmek istiyorum. Kimseye derdimi anlatamıyorum. Lütfen bana yardımcı olun yoksa canıma kıyacağım. Rumuz: Leyla
Yanıt: okurum. Önüne koymuş baklavaları yiyorsun yiyorsun, miden şişmiş karnın doyunca pişman oluyorsun. Bir başka zaman yeniden yiyorsun ardından ölmek istiyorum gibi laflar ediyorsun. Ama kendinden küçük dediğin çocukların yaşları kaç? Örneğin 11- mi? 21-22 mi? Yahu sen kaç yaşındasın onu bile yazmamışsın. Örneğin; sen 50 yaşındasın. 30 yaşındaki gençlere mi ilgi duyuyorsun? Bir mektup yazarken, bir uzmandan yanıt beklerken ona ayrıntılı bilgi verin ki doğru öneriler alın. Bir falcıya gittiğinizde bile yüz yüze geliyorsunuz, ananızın, babanızın adını yaşını söyleyecek kadar bilgi veriyorsunuz ama doktora gelince ‘ben ne yapayım?’ cümlesiyle bağlıyorsunuz. Ne yapacaksın. Canın ne istiyorsa onu yap. Başını belaya sokma. Bekârsan evlen. Evlenirken kendi yaşıtlarından birini seç. Eğer arkadaşların 18 yaşından büyükse sapık değilsin. Ama 15 yaşından küçükse normal değilsin bunu böylece bil.

Soru: Biz eşcinsel miyiz?
Yanıt: Kars’ın bir köyündeki suni penis olayını da ben kafama taktım
Soru: Ben Kars’ın bir köyünden 25 yaşında bir ım. Şu zamana kadar hiçbir erkekle cinsel ilişkiye girmedim. Köydeki arkadaşlarımla beraber orgazm oluyorduk. Bazen takma penislerle birbirimizi tatmin ediyorduk. Biz eşcinsel miyiz? Erkeklerden de soğudum. Ne yapmalıyım?
Yanıt: okurum. Cinsel yokluklar yasaklarda insan beyni sınır maz. Herkes kendine göre bir çözüm yolu üretir. Bu durum anormaldir değildir, o bölüme girmeyeceğim. Ama Kars’ın bir köyünde takma bir suni penis olayını da ben kafama taktım. ım nereden buldunuz onu? Siparişlerle mi alıyorsunuz? Çünkü bu tür kuruluşlar gazetelere ilanlar veriyorlar. Kargolarla eve teslim ediliyor. Tabii saçma sapan vaatlerle de birçok paralar uçup gidiyor. Ama bu pazarlama ya da genç kızlarımızdaki bu cesaret köylerimize kadar girmişse artık sizin ikinizin arasındaki eş mi olayını değil, ’nin ilişkilerini kısıtlayarak hangi boyutlara doludizgin koştuğunu düşünmek durumundayım. Bana göre biz toplum olarak aileler olarak çoğu zaman doğruyu erdemli olanı yapmıyor, katı saplantılar bağnazlıklarla birçok şeyi koruduğumuzu sanırken fark edelim ki kendi kendimizi kandırıyoruz. Bütün bu söylediklerimin doğru mu yanlış mı olduğunuzu hangi ortamda yaşıyor olursanız yaşayın, gözlerinizi açın çevrenize bakın neler göreceksiniz. Ancak rahatsız olursanız gözlerinizi kapatmayın, düşünün ki hiç olmazsa ’nin geleceği kurtulsun.

Soru: Prezervatif her şeye çare mi?
Yanıt: Ailesi duyarsa başına gelecek felaketlere çare olmaz
Soru: Merhaba Haydar bey. Ben 17 yaşında bir erkeğim. arkadaşım her fırsatta benimle ilişkiye girmek istediğini söylüyor. Bunu ben de istiyorum ama hamile kalmasından korkuyorum. Sizce prezervatif kullanmak her şeyin çaresi olabilir mi? Lütfen yardımcı olun.
Yanıt: Değerli yavrum, prezervatif arkadaşını hamilelikten korur. Ama senin sorun biraz kapsamlı. “Sizce prezervatif her şeyin çaresi olabilir mi?” diyorsunuz. Ben de o zaman yanıtlarımı sıralayayım: Kızlık zarının kanayıp kanamamasına çare olmaz. İlişkinizi ın ailesi duyarsa başına gelebilecek felaketlere çare olmaz. Hele ın durumu. Onu incecik prezervatif değil şun geçirmez yelekler bile giyse korumaz. Sonra siz alışırsınız birbirinize, daha karnınız doymadan başlarsınız ilişki düşleri görmeye. Sonra n balyozu tepenize bir iner ki orda prezervatif çelikten bile olsa dayanamaz patlar. Aklıma geldi. Bazen kalitesiz prezervatifler ilişki sırasında da patlar. İşte o zaman hamilelik ortaya çı. Nereden baksanız dört tarafı kirli değnek. Sadece uçları değil ortaları da. Ben diyorum ki aşklı meşkli, duygusal, romantik ilişkiniz sürse de öteki işi zamana bıraksanız. Daha çok erken. Haa!.. Ne dersin evladım. Okuyorsan derslerine bir çalışsan iyi bir getirsen. Ondan sonra bu olayları düşünmeye çok zaman olacak.

Sual: Kalb ile yürek farklı mıdır? Kalbi temizlemek gerekir?
CEVAP
Göğsün sol tarafındaki et parçası yürektir. Yürek, hayvanlarda da bulunur. Kalb, yürekte bulunan bir kuvvettir. Görülmez. Ampulde bulunan elektrik cereyanı gibidir. Buna, gönül de denir. Gönül, insanlarda bulunur, hayvanlarda bulunmaz.

Bedendeki bütün a’za, kalbin emrindedir. His uzuvlarımızın duydukları bütün bilgiler kalbde toplanır. İnanmak, sevmek, korkmak, insanın kalbindedir. İman eden, kâfir olan, kalbdir. Kalbi temiz olan, dine uyar. Kalbi kötü olan dinden kaçar. , iyi ahlakın kötü huyların yeri kalbdir. Allahü teâlâ dinlerini, peygamberleri, kalbi temizlemek için gönderdi. Kalbi temiz olan, herkese iyilik eder. Dünyada rahat, huzur içinde yaşar. Ahirette de sonsuz saadete kavuşur. Kötü huylar, kalbi, ruhu eder. Hastalığın artması, kalbin, ruhun ölümüne sebep olur. Önce kalbi temizlemek lazımdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kalb bozuk olunca, bedenin işleri de hep bozuk olur.) [Beyheki]

İnsanı Allahü teâlânın rızasına, sevgisine kavuşturan yol kalbdir. İnsanı Allahü teâlâdan uzaklaştıran şeylerin en zararlısı, kalbin kararmasıdır. Bu sevgi, kötü arkadaşlardan lüzumsuz zararlı şeyler seyretmekten hasıl olur. Faydasız , [, hikaye, gazete, dergi] okumak, lüzumsuz şeyler konuşmak, bu sevgiyi arttırır. resimleri [resimli dergi, filmler, tv] seyretmek, şarkı, çalgı dinlemek, bu sevgiyi kalbde yerleştirir. Bunların , insanı Allahü teâlâdan uzaklaştırır.

Kalb, sevgi yeridir. Sevgi bulunmayan kalb ölmüş demektir. İslamiyet’in emir yasaklarına uymalıdır. Kalbi uyanık olmayanın, Allahü teâlânın varlığını, büyüklüğünü Cennet nimetlerini Cehennem ateşinin şiddetini hatırlamayanın, düşünmeyenin bedeninin İslamiyet’e uyması güç olur. Bedenin İslamiyet’e severek kolay uyması için, kalbin temiz olması lazımdır. Kalbin temiz nefsin mutmainne [uysal] olduğunun alameti, bedenin İslamiyet’e seve seve uymasıdır.

Namaz kılmak, kalbi temizler. Günahların affedilmesine sebep olur. Fakat, kulluk vazifesi olduğunu düşünmeden, şehvetlerini, dünya çıkarlarını düşünerek kılınan namaz, şartlarına uygun olup, sahih olsa bile, dünyada ahirette faydası olmaz. Namaz kılarken, Allahü teâlânın büyüklüğünü, Onun emrini yapmayı düşünmek lazımdır. Ancak, böyle kılınan namaz, kalbi temizler, insanı kötülük yapmaktan korur.

Feyz, kalbden kalbe gelen, insana Allahü teâlânın razı olduğu şeyleri yaptıran nurdur, bir kuvvettir. Feyzler, Resulullah efendimizin mübarek kalbinden yayılmakta, evliyanın kalbleri vasıtası ile, evliyayı çok seven kalblere gelmektedir. Feyze kavuşan bir insanın kalbi, ilimler, marifetler, kerametler hazinesi olur. Bu saadete kavuşmak için, Ehl-i sünnet itikadında olmak dinin emir yasaklarına uymak şarttır.

Bedeni besleyen rızıklar kalbi temizleyen feyzler, ezelde takdir taksim edilmiştir. Fakat, bunlara kavuşmak için, âdet-i ilahiyyeye uymak, sebeplerini aramak, bulmak için çalışmak lazımdır. Şartlarına uyarak çalışana elbet verilir. Kıymetli ulema evliyanın kitaplarından tercüme edilerek hazırlanmış olan Hakikat Kitabevi’nin yayınlarından ilmihal diğer kitaplardan her gün bir veya iki sayfa okuyan o büyüklerden feyz alır. Feyz, nur demektir. Nur kalbe yağar, kalbi temizler. Okudukça kalb nurlanır. Okuduğunu da anlamaya başlar. Evliya, Resulullahı iyi dığı için, Onun mübarek kalbinden feyz alır bu feyzler, bunun kalbinden, kendisine bağlananların kalblerine akar. Feyz gelen kalb temizlenir. Ahlakı olur. Velinin kalbindeki feyzler, nurlar, güneşin ziyası gibi yayılır. Onu seven müslümanların kalblerine akar. Onların bu feyzleri aldıklarından haberleri olmaz. Kalblerinin temizlendiğini anlarlar. Karpuzun güneş şısında olgunlaştığı gibi, kemale gelirler. Eshab-ı kiram, Resulullahın sohbetinde, böyle kemale geldi.

Sual:
Kalbi temizlemek için ne yapmalıdır?
CEVAP
Kalbi karartan günahlardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bir kimse, günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta hasıl olur. Eğer tevbe ederse, o leke silinir. Tevbe etmeyip tekrar günah işlerse, o leke büyür kalbin tamamını kaplar, kalb, kapkara olur.) [Harâiti]

Günahlar kalbi kararttığına göre günaha sebep olacak şeylerden de kaçmak gerekir. Mesela uyku mubahtır. Ancak çok uyumak kalbe kasvet verip günah işlemeye zemin hazırlar. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Üç şey kalbe kasvet verir: Yemeği, uykuyu rahat olmayı sevmek.) [Deylemi]

Günah işleyince, hemen tevbe istiğfar etmelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Paslanan her şeyin bir cilası vardır. Kalbin cilası “Estağfirullah” demektir.) [Deylemi]

Ölümü çok hatırlamak da, oruç tutmak da kalblerin pasını siler. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Her ay 3 gün oruç tutanın kalbinin pası temizlenir.) [Nesai]

(Su değdiği,
[rutubette kaldığı] zaman demirin paslandığı gibi, kalbler de [günah yüzünden] paslanır.) Orada bulunanlar, (Kalblerin cilası ya Resulallah) dediler. Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Ölümü çok hatırlamak ’an-ı kerim okumaktır.) [Beyheki]

Müminin kalbi temizdir. Fasıkların kalbi kirlidir, karadır. Kâfirlerin kalbi ise simsiyahtır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Müminin kalbi temizdir, orada parlayan bir ışık vardır. Kâfirin kalbi simsiyahtır terstir.) [Taberani]

Sual: Bir işi yaparken kalbime bir sıkıntı geliyor. Ne yapmak gerekir?
CEVAP
İslam âlimleri buyuruyor ki:
Kalbinin ürperdiği işi yapma! Nefsine uyma! Şüphe ettiğin işlerde kalbine danış! Şüpheli bir şeyle şılaşınca, eli kalb üzerine koymalı, kalb çarpması artmazsa, o şeyi yapmalı! Eğer, farzla çarparsa yapmamalı! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Elini göğsüne koy, helal şeyde kalb sakin olur. Günah işte çarpıntı olur. Şüpheye düşersen, adamları fetva verseler de yapma!) [İ. Ahmed, Hakim]

(Günah olan iş yapılırken kalbde çarpıntı olur.)
[Beyheki]

(Nefse sükunet kalbe ferahlık veren şey, iyi iştir. Nefsi azdıran, kalbe heyecan veren iş günahtır.) [Beyheki, İ.Ahmed, Taberani]

(Helal haram bellidir. Şüphelilerden kaçın! Şüpheli olmayanları yapın!)
[Taberani]

(Seni rahatlatan şey iyidir. Seni şüpheye düşüren, sıkıntı uyandıran şey günahtır. Sana fetva verse de böyledir.)
[İ. Ahmed, Beyheki, Taberani]

(Kalbine danış; iyilik, kalbin mutmain olduğu, rahatladığı şeydir. Günah ise, canını sıkan, kalbinde tereddüt uyandıran şeydir. Aksine fetva verseler de.)
[Taberani, İbni Asakir]

(Yapacağın bir iş için, yedi defa Rabbinden hayırlı olanı iste, sonra kalbine bak, hangisi kalbine ferahlık veriyorsa, hayırlı olan odur.)
[Deylemi]

(Şüphelileri bırak, şüphe uyandırmayana bak. Doğru işlerde kalb sakin olur, yalan ise kalbde şüphe uyanır.) [Tirmizi, Nesai]

(Müftüler, fetva verseler de sen, yine kalbine danış.) [İ.Ahmed]

Ahir zamanda bilen bilmeyen herkes, hakkında konuşup fetva veriyor. Bazısı, son hadis-i şerife dayanarak, bir çok sahih hadise, “Bu benim kalbime yatmıyor” diyerek uydurma damgasını vuruyor. Dinimizde, herkesin kalbi ölçü olsa idi, ’an-ı kerime, Peygambere âlimlere ihtiyaç kalmazdı. Bid’at fırkalarından mutezile de, (Akıl, iyi ile kötüyü, hak ile batılı birbirinden ayırır) diyerek aklı ölçü kabul ediyor. Bugün mutezile kafasında olanlar dindeki dört delile göre değil, aklına göre konuşuyorlar. Dinimizde akıl da kalb de, bir şeyin haram olmasında kesin ölçü olamaz. Mesela bir doktor, yazdığı kitabında (Dalak kandır haramdır) diyor. Halbuki fıkıh kitaplarında dalak yemenin haram olmadığı bildiriliyor. Bazıları da, (Ben Ankara’dan oğlumun bulunduğu İstanbul’a uçakla kısa bir zamanda geldim. Bir gün kalıp gideceğim. Ben günlerce yol gitmedim ki, hem gittiğim yer kendi evim sayılır, kendi evimden daha çok rahat ediyorum. Niye İstanbul’da seferi olacakmışım ki. Üstelik Peygamberimiz, aklı olmayanın dini yoktur, müftüler fetva verseler de sen kalbine danış, demiyor mu? Öyle ise ben de aklıma kalbime danıştım, Ankara’dan İstanbul’a gelmekle seferi olmam) diyorlar. Halbuki, bir kimse Ankara’dan bir saatte İstanbul’a gelse, seferi olur da, Pendik’ten Fatih’e iki saatte gelse yine seferi olmaz.

Eğer dindeki dört delil esas alınmazsa, herkesin aklına kalbine göre sayısız meydana çı. Ölçüyü iyi bilmek gerekir. Bir kimse, bir memura verse, müftü, bir çıı olmadan, kendi rızası ile vermişse bu helal diye fetva verir. Ama o kimse, (Ben bunu memur işimi yapsın diye verdim, kalbim bunu hoş görmüyor) diyorsa, burada kalbin rolü vardır. Müftü o diye fetva verse de sen rüşvete bulaşma.

Sual:
Kalbin karardığı bilinir, temizlenmesi olur?
CEVAP
Haram kalbi karartır, eder. Zünnun-i Mısri hazretleri buyurdu ki: Kalbin kararmasının dört alameti vardır:
1- İbadetin tadını duymaz.
2- Allah korkusu hatırına gelmez.
3- Gördüklerinden ibret almaz.
4- Okuduklarını, öğrendiklerini anlayıp kavrayamaz.

Muhammed bin Fadl Belhi hazretleri de buyurdu ki: Kalbin kararmasına 4 şey sebep olur:
1- Öğrendiği ile amel etmemek.
2- Bilmeyerek yapmak.
3- Bilmediklerini öğrenmemek.
4- Başkasının öğrenmesine mani olmak.

Nefs, kötü isteklerden [dinin yasakladığı şeylerden] kurtarılınca, kalb temizlenir.
Kalbi temizlemek için riyazet mücahede gerekir. Riyazet, nefsin arzularını yapmamaktır. Nefsimiz, haramları, mekruhları arzu eder. Bunlardan kaçmak gerekir. Mücahede, nefsin istemediği şeyleri yapmak demektir. Nefsimiz, iyilik ibadet yapmak istemez. İyilik ibadet ederek kalbi temizlemelidir!

Nefsin istediği her şey, sonsuz ahiret nimetleri yanında kıymetsizdir. Ahiret nimetleri ise, dünya menfaatleri teneke bile değildir. Bu geçici basit menfaatler, sonsuz nimetlerle mukayese bile kabul etmez.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Allahü teâlânın emirlerini yapmamak kalbin bozuk olmasındandır. Kalbin bozuk olması, dine tam inanmamaktır. İmanın alameti, dinin emirlerini seve seve yapmaktır. [Namaz kılmayıp günah işleyenin, (Benim kalbim temiz, sen kalbe bak) demesinin çok yanlış olduğu buradan da anlaşılır.]

Kalb, sevgi yeridir. Sevgi bulunmayan kalb ölmüş demektir. Kalbde, ya dünya sevgisi veya Allah sevgisi bulunur. Allah’ı anarak, ibadet yaparak, kalbden dünya sevgisi çıılınca, kalb temiz olur. Bu temiz kalbe, Allah sevgisi, kendiliğinden . Günah işleyince, kalb ır, hastalanır, dünya sevgisi yerleşir Allah sevgisi gider. Kalbin bu , bir şişeye benzer. Su doldurunca, havası çı. Suyu boşaltınca, hava kendiliğinden .

Kalbi temizlerken dört engel çı:
1- Mal sevgisi: Malın kendisi değil, sevgisidir. Kalbi temizlemek, ahireti kazanmak için malın önemi büyüktür. Fakat mal sevgisi engeldir. Mal sevgisini kalbden çıkarmalıdır!

2- Makam sevgisi:
Ahiret nimetlerini elde etmek için makam mevki elbette iyidir. Mal gibi makamın da kendisi değil sevgisi engeldir. Hizmet için bir makama talip olmak başka şey, nefsin arzularını tatmin için makam sahibi olmak ayrı şeydir.

3- Yabancı sevgi:
Allah sevgisinden başka her sevgiyi kalbden çıkarmalıdır!

4- Günah:
Her günaha tevbe etmelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
( günah işlerse, kalbinde siyah bir nokta hasıl olur. Tevbe ederse silinir. Günahlara devam ederse, o leke büyüyüp kalbin tamamını kaplar.) [Nesai]

Bu dört engeli aşmak için dört şey gerekir.
1- Çok yememek, helalinden .
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Çok yiyip içmekle kalbinizi öldürmeyin!) [İ.Gazali]

(Haram ıştırmadan, kırk gün helal yiyenin kalbi nurla . Kalbine nehir gibi hikmet akar. Dünya sevgisi kalbinden çı.) [Ebu Nuaym]

2- Çok uyumamak.

Çok yiyen çok su içip çok uyur. Çok uyuyan da Kıyamette pişman olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, çok yiyip içeni çok uyuyanı sevmez.) [İ.Gazali]

3- Çok konuşmamak.

Hadis-i şerifte, (Çok konuşan çok eder, çok günah işler. Çok günah işleyen de, Cehenneme gider) buyuruldu. (Ebu Nuaym)

4- Kötülerden uzak durmak.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir, kiminle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin.) [Hakim]

Sual:
Kalbi günahlardan riyazetle temizlemek mümkünmüş. Riyazet ?
CEVAP
Günahlar kalbi karartır. Günahkâr kimsede, ibadet isteği kalmaz. Günahı silmek için iyilik ibadet yapmak lazımdır. Günah işlemeden iyilik ibadet yapılırsa kalb daha parlar, cilalanır. ’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Bizim için, bizim uğrumuzda mücahede edenleri elbette kendi yollarımıza kavuştururuz.) [Ankebut 69]
Nefs-i emmare ile cihad, iki yolla olur. Birincisine (Riyazet), ikincisine (Mücahede) denir.

Riyazet
, nefsin arzularını yapmamak demektir. Nefs ahmak olduğu için her istediği kendi zararınadır. Nefs daima haramları ister.

Mücahede
ise, nefsin istemediği şeyleri yapmaktır. Nefsimiz, iyilik ibadet etmemizi istemez. Nefse, günahlardan kaçmak, ibadet etmekten daha güç gelir. Onun için günahtan kaçmak daha sevaptır.
Yahya bin Muaz-i Razi hazretleri buyuruyor ki:
(Riyazet dört şeyle olur: Az , az uyumak, az konuşmak günahlardan gelecek sıkıntıya katlanmakla.)

Bir kimse mücahede riyazet yaparsa, yani bildiği hususlarda dinimizin emirlerine uymaya çalışırsa, bilmediği hususları da kolayca öğrenir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bildiği ile amel edene, Allahü teâlâ bilmediklerini de öğretir.) [Buhari]

Allahü teâlânın bildirdiği yola girip o yolda yürümeye çalışana yaptığı işler kolaylaştırılır. Allahü teâlâ bir iyiliğe on mislinden yedi yüz misline kadar, hatta daha fazla sevap verir. Allahü teâlânın ihsanı boldur. Allahü teâlâ, hadis-i kudside, (Bana bir ış yaklaşana, bir arşın yaklaşırım) buyuruyor. Elbette bu yaklaşma manevi yaklaşmadır.

Birisine, yakın dostum demek, evimiz yakın demek değil, dostluğumuz iyi demektir. Allahü teâlânın yakınlığını da böyle anlamalıdır. (Yere göğe sığmam, mümin kulların kalbine sığarım) (Müminlerin kalbindeyim) hadis-i kudsileri de böyledir.

Bir insan, her türlü kötülüğü yaptıktan sonra, kalbim temizdir, diyemez. Bir insanın iyi veya kötü olması yaptıklarına göre değişir. Bir insan eğer hiç kimseye zararı dokunmuyorsa, elinden geldiği kadar herkese faydalı olmaya çalışıyorsa, Allahü teâlânın emirlerine uyup yasakladıklarından kaçıyorsa o insan hem iyi niyetli hem de temiz kalblidir. Fakat her kötülüğü yapıyorsa, Allahü teâlânın emirlerini yapmayıp yasaklarından kaçmıyorsa; ne kadar niyetim iyi, kalbim temiz, sen kalbe bak, dese de ona inanılmaz iyi biri olduğu asla söylenmez. Çünkü Hadika isimli kıymetli kitapta buyuruluyor ki:
Haram işleyenlerin, sen kalbime bak, kalbim temiz demeleri yanlıştır. Müslümanları aldatmaktır. Ancak dinin emir yasaklarına uyanın kalbi temiz olur.

İbadet
Sual:
Allah’ın emrini yapmayıp, yasaklarından da sakınmayan küfre girer mi? İbadet ? Bir kimse bildiği halde ibadet etmezse, ancak kalbi temizse Cennete gider mi?
CEVAP
Üç sualiniz var:
1- Tekliflere yani emirlerin yapılması gerektiğine yasaklardan sakınmak lazım geldiğine inanmak, imanın şartıdır. Tekliflerin çoğuna inanıp da, yalnız birine inanmayan, beğenmeyen, buna uymak istemeyen, Muhammed aleyhisselama inanmamış olur. Kâfir olur. Müslüman olmak için, tekliflerin hepsine inanmak, hepsini beğenmek gerekir. Bir müslüman, tekliflere inandığı halde, bunlara uymazsa, mesela, tembellik ederek, namaz kılmazsa; kötü arkadaşa nefsine uyarak, içki içerse, , tesettüre riayet etmezse, imanı gitmez, kâfir olmaz. Günah işlemiş, asi müslümandır. Tekliflerin sadece birine uymak istemezse, yani beğenmez, vazife olduğuna önem vermez ise, hafif görürse, imanı gider, kâfir olur. (Namaz kılmıyorsam, açık geziyorsam ne çı? Sen kalbe bak. Kalbim temizdir) demek, veya (Önce ekmek parası kazanmak, herkese iyilik etmek. Sonra namaz) gibi , tekliflerin bir kısmını beğenip bir kısmını beğenmemektir. Her müslümanın bu inceliğe dikkat etmesi, tekliflere uymayanların, imanlarının gitmemesi için uyanık olmaları gerekir. Teklife uymamak başka, uymak istememek, beğenmemek başkadır. Bu ikisini ıştırmamalıdır!

2-
İbadet demek, Peygamberimiz Muhammed aleyhisselama tâbi olmak demektir. Yani bütün sözlerini hareketlerini Onun emirlerine nehylerine uydurmak demektir. Şunu iyi bilmelidir ki, ibadet şeklinde yaptığı işler, eğer Onun emri ile olmadı ise, ibadet olmaz, hatta günah olur. Namaz oruç ise de böyledir. Ramazan Bayramının birinci günü Kurban Bayramının her dört günü oruç tutmak günahtır. Halbuki, oruç bir ibadettir. Fakat, emir ile olmadığından günah oldu. Bunun gibi, başkasından zor ile alınan elbise ile veya böyle bir yerde namaz kılmak da günahtır. Halbuki namaz bir ibadettir. Fakat, emir ile olmayınca isyan oluyor. Bunlar gibi, bir kimsenin, nikahlı ailesi ile her türlü oyun latife yapması ibadettir, yani sevaptır. Halbuki yapılan şey oyun eğlencedir. Fakat emir ile olduğundan sevaptır.

Görülüyor ki, ibadet demek, yalnız namaz kılmak, oruç tutmak değildir. İbadet demek, İslamiyet’in emirlerine uymak demektir. Çünkü, namaz oruç, İslamiyet’e uygun olunca, ibadet olur.

3-
İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki: İyi bil ki, amelsiz ilim, insanı kurtaramaz. Bir kimse, dağda bir aslana rastlasa, yanında tüfeği kılıcı bulunsa bunları kullanmasını iyi bilse ne kadar cesur olsa da, bu aletleri kullanmadıkça, aslandan kurtulabilir mi? İşte bunun gibi, bir kimse ne kadar ilim sahibi, olursa olsun, bildiğine göre hareket etmezse, ilminin faydası olmaz.

Mütehassıs bir doktor hastalansa, hastalığı da kendi branşında olsa, bunun en etkili ilacını da bilse bu ilaç hakikaten o hastalığa çok iyi gelse, ilacı kullanmadıkça, yalnız bilgisi onu iyi edemez. Bir insan da, ne kadar ilim edinse, ne kadar kitab okusa, bildiklerini yapmadıkça faydası olmaz. (Eyyühelveled)

Sual: Günah işleyenlerin, “Sen kalbe bak, kalbimiz temizdir. Allah kalbe bakar” demeleri doğru mudur?
CEVAP
’an-ı kerimde mealen, (Günah işleyene kâfir olana itaat ) buyuruldu. (İnsan 23)
Allahü teâlâ, bu âyet-i kerimede, önce (günah işleyene) sonra (kâfire itaat !) buyurdu. Çünkü, müslümanın kâfirle buluşması az olur. Günah işleyenden emir alması daha çok olur. Bundan başka, günah işleyen ile birlikte bulunmanın, kâfirle beraber bulunmaktan daha çok zararlı olduğunu göstermektedir. Yine ’an-ı kerimde mealen, (Kalbi bizi zikretmekten gafil olan nefsinin arzuları peşinde koşan hareketlerinde İslam’ın dışına taşan kimseye itaat ) buyuruldu. (Kehf 28)

Bu âyet-i kerimeden anlaşılıyor ki, nefse uymak, kalbin gafil olmasını gösterir. Bedenin bozuk olması, yani günah işlemek, kalbin bozuk olmasının alametidir.

Açık gezenlerin, içki içenlerin veya başka günah işleyenlerin ibadet etmeyenlerin, müslümanlara şı, (Sen, kalbe bak, kalbimiz temizdir. Allah kalbe bakar) demelerinin yanlış bozuk olduğunu, bu âyet-i kerime göstermektedir. Hadis-i şerifte de, (Kalb bozuk olunca, bedenin işleri de hep bozuk olur) buyuruldu. (Beyheki)

Bu hadis-i şerif de, günah işleyenlerin bu gibi sözlerini yalanlamaktadır. (Allah dışınıza bakmaz, kalblerinize bakar) hadis-i şerifi, ibadet yapanlar, hayır işleyenler iç. Yani, ibadetin kabul olması için, Allahü teâlânın rızası için yapılması gerekir.

Sual: Bazı kimseler hiç ibadet etmediği her çeşit günahı işlediği halde, “Benim kalbim temizdir, sen kalbe bak” diyorlar. Kalb kirlenir, temizlenir?
CEVAP
Namaz kılmayan kendisine farz olan diğer ibadetleri yapmayan kimsenin kalbi temiz olmaz. Günah işleyenlerin kalbi temiz olmaz. Günah kalbi karartır. Zaten namaz kılmamak en büyük günahlardan biridir. Hatta namaz kılmayana kâfir diyen âlimler bile olmuştur. Namaz kılmayanın, içki içenin kalbi çok kararmış demektir. Her türlü rezaleti işleyip de, “Sen kalbe bak” demek, dinsizlerin veya cahillerinin sözüdür. Bir yazar, kitabında, bir fasıkı överken, “Çok içki içerdi. Şarabı hamamın kurnasına koyar, oradan içerdi; fakat tertemiz, pırıl pırıl bir kalbi vardı” diyor. Allahü teâlâ Peygamber efendimiz, namaz kılmayanın içki içenin kalbi temiz olmaz buyururken, cahil yazar, böyle söylemekle Allah’ı Resulullahı yalancı çıkarmaya çalışıyor. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bir kimse, günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta hasıl olur. Eğer tevbe ederse, o leke silinir. Tevbe etmeyip tekrar günah işlerse, o leke büyür kalbin tamamını kaplar, kalb, kapkara olur.) [Haraiti]

Müminin kalbi temizdir. Fasıkların kalbi kirlidir, karadır. Kâfirlerin kalbi ise simsiyahtır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Müminin kalbi temizdir, orada parlayan bir ışık vardır. Kâfirin kalbi simsiyahtır terstir.) [Taberani]

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Allahü teâlânın emirlerini yapmamak kalbin bozuk olmasındandır. Kalbin bozuk olması, dine tam inanmamaktır. İmanın alameti, dinin emirlerini seve seve yapmaktır.

Kalb, sevgi yeridir. Sevgi bulunmayan kalb ölmüş demektir. Kalbde, ya dünya sevgisi veya Allah sevgisi bulunur. Allah’ı anarak, ibadet yaparak, kalbden dünya sevgisi çıılınca, kalb temiz olur. Bu temiz kalbe, Allah sevgisi, kendiliğinden . Günah işleyince, kalb ır, hastalanır, dünya sevgisi yerleşir Allah sevgisi gider. Kalbin bu hâli, bir şişeye benzer. Su doldurunca, havası çı. Suyu boşaltınca, hava kendiliğinden .

Bir bardaktaki hava çıkmadıkça içine su girmez. İçine su koyunca da, bu suyu çıkarmadan başka şey koyulmaz. Kalb de bardak gibidir. Kalbi Allah sevgisiyle doldurmak için, başka her şeyi temizlemek gerekir. Bir kalbde iki veya daha fazla sevgi bulunamaz. ’an-ı kerimde mealen, (Allah, insanın içinde iki kalb yaratmamıştır) buyuruluyor. (Ahzab 4)

Nefs-i emmare, dine inanmaz. Bunun için, nefsi, tezkiye etmek, kötülüklerden temizlemek faziletlerle doldurmak gerekir. Şems suresinde mealen, (Nefsini tezkiye eden kurtuldu. Nefsini, günahta, cehalette, dalalette bırakan zarar etti) buyuruldu.

Hadika’da buyuruluyor ki:
Haram işleyenlerin, sen kalbime bak, kalbim temiz demeleri yanlıştır. Müslümanları aldatmaktır. Ancak dinin emir yasaklarına uyanın kalbi temiz olur. Peygamber efendimiz, (Günaha devam edenlerin zamanla kalbi mühürlenir. O, artık sevap işleyemez olur) buyuruyor. (Bezzar)

La ilahe illallah
kelimesini çok söylemek, kalbi temizlemekte çok tesirlidir. Her gün, belli miktar okumak iyi olur. Abdestli abdestsiz söylenebilir. (Kayyum-i Rabbani c.1, m.14)

Rabbimizin gazabını söndürmek için (La ilahe illallah Muhammedün Resulullah) kelimesinden daha faydalı bir şey yoktur. Bu kelime, Cehenneme götüren gazabı söndürünce, daha küçük olan başka gazaplarını elbette söndürür. Bu kelime, Kıyamet için ayrılmış olan 99 rahmet hazinesinin anahtarıdır. Küfür karanlıklarını, şirk pisliklerini temizlemek için, bu kelimeden daha kuvvetli, hiçbir yardımcı yoktur. Bir kimse, bu kelimeye inanınca, imanın zerresi hasıl olur. (c.2, m.37)

Allah’ı anmanın, La ilahe illallah demenin faydalı olabilmesi için dinimize uymak şarttır. Farzları sünnetleri yapmak haramlardan şüphelilerden sakınmak gerekir. (m.190)

Kalbin Allahü teâlâdan başka şeyleri sevmesi onu karartır, paslandırır. Bu pası temizlemek gerekir. Temizleyicilerin en iyisi sünnet-i seniyyeye uymaktır. Sünnet-i seniyyeye uymak, nefsin kalbi karartan isteklerini yok eder.

Her kaptan içindeki sızar
Sual:
“Önyargılı davranmamalı. İçki içmeyenleri hatasız, içki içenleri hatalı sanmak çok ama çok yanlış bir düşüncedir. Kumar oynamayanları hatasız, kumar oynayanları hatalı sanmak çok ama çok yanlış bir düşüncedir. Namaz kılanları hatasız, namaz kılmayanları hatalı sanmak çok ama çok yanlış bir düşüncedir. Dine uygun tesettürlü bir bayan hatasız, tesettürsüzler içerisinde gibi bir duyguya kapılmak çok ama çok yanlış bir düşünce. Dürüstlük giyim kuşamla değil yetişme tarzı karakterle ilgilidir. İnsanları giyim kuşamıyla yargılamak çok ama çok yanlıştır. Büyük hatadır. Böyle yanlış duygu düşünceye kapılanlar bu yanlışlarından vazgeçmelidir” iddiası doğru mudur?
CEVAP
Çok yanlıştır. Bir insanın iyi veya kötü olduğu, konuşmalarından, hareketlerinden, yaptığı işlerden anlaşılır. Bir hadis-i şerifte, (Her kaptan içindeki sızar) buyuruluyor. İmam-ı Rabbani hazretleri de, “Görünüşümüz, bâtınımızın [içimizin] alametidir” buyuruyor. Yunus Emre de diyor ki:
ki edepsiz gezer, er geç yolundan azar
Dış yüzüne o sızar, içinde ne var ise.

İstisnalar hariç, bir adamın işine bak, giyinişine bak, ne mal olduğu belli olur. İstisna olanları hüküm gibi ortaya atmak yanlıştır, hem de çok yanlıştır. Birkaç örnek verelim:
Minare olan yerde cami var demektir. Sünnet olmak Müslümanlık alameti sayılır. Sünnetsiz birini görsek buna gayri müslim demek yanlış olur. bayrakları dalgalanan yerin , polis elbisesi giyenlerin de polis olduğu anlaşılır. Ancak başka ülkede de bayrağı dalgalanabilir, polis olmayan biri de, polis elbisesi giyebilir. Ama bunlar istisnadır. İstisnalara bakıp da genel bir hüküm verilemez.

Allah korkusunun alameti, haramlardan kaçmaktır. Her günahı çok tehlikeli görmelidir! Müminin alametlerinden biri de günahını çok tehlikeli görür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Mümin günahını başucunda, hemen üstüne yıkılacak bir dağ gibi görür. Münafık ise burnuna konmuş hemen uçacak sinek gibi görür.) [Buhari]

Bedenin bozuk olması, yani günah işlemek, kalbin bozuk olmasının alametidir. Açık saçık gezenlerin veya başka günah işleyenlerin, (Sen, kalbe bak, kalbim temizdir) demelerinin yanlıştır. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Kalb bozuk olunca, bedenin işleri de hep bozuk olur.) [Beyheki]

İçki içen, kumar oynayan, namaz kılmayan, açık saçık gezen, başka vasıfları ne kadar iyi olursa olsun, bir kere açıktan işlediği bir günahı vardır. O peşinen salih birisi olmayı kaybetmiş, fasık sınıfına girmiştir. Allah’ın emrine isyan ediyor. Tesettürlü olan, çok kötü olsa bile, açıkça bir günahı görülmemektedir. Fahişelerin hemen açık saçık giyinir. Tesettürlü kadından da fahişe olabilir, ama bu oran çok azdır. Onun için kıyafetlerin önemi inkâr edilemez. “Dürüstlük giyim kuşamla değil” diyen cahil türedilere itibar etmemelidir. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
( cahillerinin çoğalması, kıyamet alametlerindendir.) [Buhari]

Haram işleyene, günah işlediği bilinene, açıktan günah işleyene fasık denir. Mesela namaz kılmayan, içki içen, kumar oynayan, yabancı kadınlara bakan, hanımını, ını açık gezdiren fasıktır. İşlediği günaha da fısk denir. Küçük günaha devam eden de fasık olur. Fasıklar hakkında hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Fasık övülünce, Rabbimiz gadaba gelir.) [Beyheki]

(Dinin afeti üçtür: Fasık âlim, zalim idareci, cahil sofu.) [Deylemi]

(Fıskı aşikâre olan fasıka lanet olsun.)
[Deylemi]

(Fıskını ilan eden fasık, hürmeti kaybetmiştir.) [Deylemi]

Ruh temizliği
Sual:
Ruh temizliği ?
CEVAP
Hadis-i şerifte (İlim ikidir: Beden bilgisi, bilgisi) buyuruldu. Yani (İlimler içinde en lüzumlusu, ruhu koruyan bilgisi bedeni koruyan bilgisidir) buyurarak, her şeyden önce, ruhun bedenin zindeliğine çalışmak gerektiğini emretti. İslamiyet, beden bilgisini, bilgisinden önce öğrenmeyi emrediyor. Çünkü, bütün iyilikler, bedenin sağlam olması ile yapılabilir.

İslamiyet’te ruh temizliği esastır. Yalan söyleyen, hilekârlık yapan, insanları aldatan, zulmeden, haksızlık yapan, kardeşlerine etmeyen, büyüklük satan, yalnız kendi menfaatlerini düşünen bir kimse, ne kadar ibadet ederse etsin, hakiki bir müslüman sayılmaz. ’an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
(Ey Resulüm, kıyamet gününü inkâr eden, yetimi, öksüzü incitip hakkını gasp eden, fakiri doyurmayan başkalarını da fakire iyilik yapmaya teşvik etmeyen o kimseyi gördün mü?) [Maun]

Bu gibi kimselerin ibadeti kabul olunmaz. İslam dininde yasaklardan, haramlardan sakınmak, emirleri, farzları yapmaktan daha önce gelmektedir. Hakiki bir müslüman, her şeyden önce, tam mükemmel bir insandır. Güler yüzlü, tatlı dilli, doğru sözlüdür. Kızmak bilmez. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kendisine yumuşaklık verilen kimseye dünya ahiret iyilikleri verilmiştir.) [Tirmizi]

Müslüman son derece mütevazı, alçak gönüllüdür. Kendisine başvuran herkesi dinler imkan buldukça eder. Müslüman vakurdur, kibardır. Ailesini vatanını sever. Hadis-i şerifte (Vatan sevgisi imandandır) buyuruldu. Bunun için, vatanına saldıranlara şı gereken vazifesini yapar. Hakiki müslüman, dinine, anasına, babasına, hocasına, âmirine şı saygılıdır. Lüzumsuz şeylerle uğraşmaz. Ancak faydalı şeylerle meşgul olur. Kumar oynamaz, vaktini boş geçirmez.

Sual: Kalb gözü ?
CEVAP
Kalb gözü, baştaki gözden daha keskin görür. Nitekim ’an-ı kerimde mealen, (Gözünün gördüğünü kalbi yalanlamadı) buyuruluyor. (Necm 11)

Cenab-ı Hak, İbrahim aleyhisselamdaki kalb gözünü kastederek buyuruyor ki:
(Biz İbrahim’e, göklerin yerin gizli sırlarını gösterdik.) [Enam 75]

Bu görme işinden habersiz olana da “kalbi kör” buyuruyor. ’an-ı kerimde mealen, (Gerçekte gözler değil, sinedeki kalbler kör olur) buyuruluyor. (Hac 46)

Kalb körlüğü çok kötüdür. ’an-ı kerimde yine buyuruluyor ki:
(Dünyada [kalb gözü] kör olan, ahirette de kördür.) [İsra 72]

Hadis-i şerifte de, (Ümmetimden kalb gözü açık, ilham sahibi [evliya] kimseler vardır. [Hazret-i] Ömer bunlardan biridir) buyuruldu. (Buhari)

Kalbim temiz mi?
Sual:
Kalbim bir kararda kalmıyor. Bazen iyiye bazen kötüye meyledebiliyor. Kalbimin hep temiz kalması sabit durması için ne yapmak gerekir?
CEVAP
Müminin kalbi zaten öyle olur. Kâfirin kalbi hareketsizdir. Kalbimizin temiz mi, kirli mi olduğu günahlara olan durumundan belli olur. Bir hadis-i şerif meali:
(Her kalb fitneye maruz kalır. Hangi kalbe bir fitne [günah] sinerse, orada bir siyah leke hasıl olur. Hangi kalb de, o fitneyi reddederse, orada beyaz bir nokta meydana gelir. O kalb, beyaz bir bez gibi bembeyaz olur. Fitne, ona hiç zarar veremez. Bulanık kalb ise, siyah bir taş gibidir. Yamuk veya ters bir bardağa benzer. Böyle kalb iyilikleri maz, kötülükleri yadırgamaz hep nefsinin hevasına uyar.) [Müslim]

Demek ki, günahlardan kaçıyorsak kalbimiz temizdir. Günahları rahat işleyebiliyorsak kirlidir. Neyin günah olduğunu da dinimiz bildirmiştir.

37 - ALÎ BEKKÂ (Rahmetullahi Aleyh)

TÖVBE, NASIL OLUR ?

Allah adamlarından, bir büyük “evliyâ“dır.

Kalpleri aydınlatan nasîhatları vardır.

Bu zât, bir sohbetinde buyurdu ki bir zaman:

(Yalnız “Hâlis amel”le kurtulur yarın insan.

Cennet” de, bir insanın, ederek hâlis niyet,

Yaptığı amellerin mükâfâtıdır elbet.

Dış”ın, “İç”e uyması lâzımdır ki muhakkak,

Eğer böyle olmazsa, olur o, “dinde nifak“.)

Bir gün de buyurdu ki: (Merak edersen eğer,

Ki dünyâ, senden sonra bir hâle girer?

İlk ölenlerden sonra, olduğuna bak.

Zîrâ senden sonra da, öyle olur muhakkak.

”nin, şartlarına uygun olması için,

Hâlis pişmân olması lâzım gelir kişinin.

sâdece dil ile, kabûl olmaz istiğfâr.

Bırakmış olmalıdır günâhı da âzâlar.

Kişi, küçük yaşında başlarsa “ ilmi“ne,

Yazı yazmak gibidir bu, mermer üzerine.

İlmi, ihtiyârlıkta öğrenenin de hâli,

Olur, su üzerine yazı yazmak misâli.