nedir

Ünlü şarkıcı Hande Yener, Ocak 1973 yılında İstanbul”da doğdu. Liseyi İstanbul”da bitirdikten sonra evlendi Çağın adını verdiği bir oğlu oldu. Evliyken bir giyim mağazasında satış elemanı olarak çalışmaya başlayan sanatçı, çalışırken 1992 yılında Sezen Aksu ile tanışarak hem vokalisti hem de asistanı oldu. “Deli ın üsü” albümüyle birlikte yaklaşık 40 konserde, sahnede Sezen Aksu”ya vokal yaptı.

Yener, 1993 yılında Sezen Aksu“nun yanından ayrıldı Erdem Siyavuşgil”den şan dersleri aldı. Aynı dönemde Özer”in ında şarkı söyledi. 1994 yılında boşandı. Daha sonra Antalya”da çeşitli barlarda 3 yıl süreyle şarkı söyledi. İstanbul”a dönerek İstanbul”da sahne almaya başladı. 2000 yılında çıkardığı ilk albümü “Senden İbaret” ile müzik piyasasına bomba gibi düştü.

Albümleri:
2000 yılında Senden İbaret
2001 yılında Extra
2002 yılında Sen Yoluna Ben Yoluma
2004 yılında Ruhundan Anlamıyor
2006 yılında Apayrı Hande Maxi
2007 yılında Delirdim

..::: Ödülleri :::..

Yıl Ödül veren organizasyon Kategori
2000 28. Kelebek Ödülü Yılın en iyi çıkış yapan sanatçısı
2001 Magazin Gazetecileri Derneği 8. Objektif Ödülleri Umut veren şarkıcı
2002 Kral Tv Müzik Ödülleri En çok satan albüm
2002 Kral Tv Müzik Ödülleri En iyi pop bayan sanatçı
2004 İstanbul FM ödül
2004 MÜYAP Müzik Endüstrisi Ödülleri albüm
2007 Powerturk TV 2007 Müzik Ödülleri En iyi şarkıcı
2007 Siyaset Dergisi Yılın şarkıcısı ödülü
2007 11. İstanbul FM Ödülleri (İFA) Pop
2007 11. İstanbul FM Ödülleri (İFA) En iyi albüm

..::: Diskografi :::..

Hande Yener

Senden İbaret

01-Yalanın Batsın
02-Bunun Adı Ayrılık
03-Güvenemiyorum
04-Yoksa Mani
05-Haykırdım Seni
06-Senden İbaret
07-Anlamadın ki
08-Bitmesin Bu Rüya
09-Güvenemiyorum (Remix)
10-Yalanın Batsın (Remix)

Hande Yener

Extra

01-Sürünüyorum
02-Yalanın Batsın
03-Senden İbaret
04-Güvenemiyorum
05-Bitmesin Bu Rüya
06-Yalanın Batsın (Club Mix)
07-Sürünüyorum (Club Mix)

Hande Yener

Sen Yoluna… Ben Yoluma…

01-Şansın Bol Olsun
02-Duyduk Duymadık Demeyin
03-Sen Yoluna… Ben Yoluma…
04-Yanmışız
05-Üzgünüm O Ben Değilim (Ü.O.K.B.)
06-Küs
07- Sandalı
08-Elin Diline Sakız Ederim
09-Sözün Söz müdür
10-Hadi Geçmiş Olsun
11-Mendil
-32 Kısım
13-Bakarım Keyfime
14-Bana Olanlar
15-Kazanamadık
16-Sen Yoluna… Ben Yoluma ( Version)
17-Duyduk Duymadık Demeyin (Alaturka)
18-Yanmışız (Ud Version)
19-Yanmışız (Greko Latin)

Hande Yener

Ruhundan Anlamıyor

01-Kırmızı
02-Bedenim Senin Oldu
03-Bir İz Gerek
04-Acele
05-Bu Yüzden
06-24 Saat
07-Armağan
08-Hoşgeldiniz
09-Yanındaki Var Ya
10-Acı Veriyor
11-Acısı Çıkıyor
-Savaş Sonrası
13-Bence Mutluyduk
14- Ruhundan Anlamıyor
15-Savaş Sonrası [Remix]
16-24 Saat [Remix]

Hande Yener

Apayrı

01-Yola Devam
02-Apayrı
03- Zor Şimdi
04-Kelepçe [Club Version]
05- Bilebilir ı
06-Bugün Sevgililer Günü
07-Şefkat Gibi
08-ın Ateşi
09-Kanat
10-Unut
11-Düş Bozumu
-Sakin Olmalıyım
13-Sorma
14-Kelepçe [Clip Version]
15-İnsanlar Çok

Hande Yener

Hande Maxi

01-Biraz Özgürlük
02-Deri Eldiven
03-Heey Çocuk
04-Kelepçe (New Version)
05- Bilebilir ı (New Version)
06-Yola Devam (New Version)

Hande Yener

Delirdim

01 Kibir (Yanmam Lazım)
02 Ne Yaparsın
03 Yalan Olmasın
04 Romeo
05 Fırtına
06 Şu An Erken
07 Paranoya
08 Delirdim
09 Kurtar Beni
10 Kötülük
11 Sen Anla
ın Gücü
13 Naciye
14 Seni Seviyorumlar…Yok
15 Kibir Remix(Cd Bonus Track)

kaynak: kimkimdir.gen.tr

1955 yılında doğan Önder Focan, müziğe 1970 yılında başladı. 1975″de caza ilgi duydu çeşitli gruplar ile çalışmaya başladı. 1985 yılından başlayarak çeşitli yerli yabancı caz etkinliklerinde sahne aldı. 1994’de “Önder Focan JAZZ GUITAR” isimli kaseti yine aynı yıl “Önder Focan Group- ERKEN-” adlı cd”yi yaptı. 1996-99 yılları arasında “Sekiz”, “On the Bosphorus” adlı cd’leri yaptı. 1997’de “MIDEM” tarafından Fransa’nın Cannes şehrinde düzenlenen 11 uluslararası gitarcının katıldığı (Jan Ackermann, Wolfgang Muthspiel, Terje Rypdal, Ximo Teber, Noel Akchiote, Eric St.Laurent, Seppo Tyni, Sandro Gibellini, Nigel Clarke, Herald Haerter) festivalde, İKSV adına ’yi “Guitar Night” gecesinde temsil etti.

Sanatçının 1998’in ilk günlerinde piyasaya çıkan “Beneath The Stars” adlı çalışması ise, “Blue Note” firmasından albümü çıkan ilk sanatçısı ünvanını da taşımaktadır. Bu albümde davulda Down Beat, jazz dergisince yılın gözde davulcusu seçilen Bill Stewart’la Hammond B3 Org’da ise yine ’lu Sam Yahel yer almışlardır. Focan, Ocak 1999 2000’de IAJE eğitim seminerlerine katıldı. Kasım 1999’da Viyana’da Thomastik Infeld tellerinin 80. kuruluş yıldönümü konserlerinde çaldı. 2001 Ocak ayında Los Angeles NAMM Show’da Thomastik Infeld standinde konuk olarak çaldı. 2002’de aynı fuarda Höfner Guitar tımı için yer aldı. 2001 Kasım’ında Finlandiya’da popüler parçalarının yorumlandığı “Standard A La Turc” albümünü kaydetti.

2002’de Berlin’de Almanya’nın önde gelen müzisyenlerinden bascı Stefan Weeke’nin “Spontaneous International Jazz Friends” adlı projesi ile aynı yıl Almanya’da piyasaya çıkan “No.One” adlı albümünde davulcu Ernst Bier ile birlikte yer aldı. 2001 yılında Viyana’da bascı David Friesen ile, 2003’de piyasaya çıkan REMinisce adlı albümün kaydını yaptı. 2000 yılında Müjdat Gezen Sanat Merkezi tarafından yılın en iyi Batı Müziği Sanatçısı ödülüne layık görüldü. Önder Focan, Thomatik Infeld telleri Höfner gitarlarını tercih etmektedir.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

1977 yılında İstanbul’da doğdu. Bilkent Üniversitesi, Amerikan Kültürü ı ü’nden mezun oldu. 2000-2002 yılları arasında ABD’de Kansas State University’de Siyaset Bilimi dalında şeref öğrencisi olarak yüksek lisans yaptı.

-Avrupa Birliği İlişkileri; Dünü, Bugünü Geleceği, Amerikan Devlet Politikası, Amerikan Parti Sistemleri, ”de Asker–Sivil İlişkileri, ’de Modernleşme Süreci, NGO’lar, Yeni Küresel Sivil Toplum Kavramı İç Dış Politikalara Etkisi üzerinde çalışmalar yapmakta, projeler yürütmektedir.

İngilizce Almanca bilmektedir.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

1954 yılında İstanbul”da doğan Abay, Galatasaray Lisesi İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi”ni bitirdi. Tiyatro kariyeri 1974 yılında başladı o günden bu yana 25 tiyatro oyununda rol aldı. “Çılgınlar Kulübü” adlı oyunu çe”ye çevirdi (1980). “Hayvanat Bahçesi” adlı oyunu yazdı (1982), “Büyük Koşu” adlı üç bölümlük TV dizisini yazdı, yönetti, başrolünü yapımcılığını üstlendi (1987).

Aynı yıl başladığı sunuculuk kariyeri bütün diğer uğraşlarının önüne geçti. Büyük çoğunluğu canlı yayın olmak üzere toplam 400 kadar TV ı, uluslararası yarışma ödül töreni sundu. Bunların önemli ünde, yapımcı, genel yönetmen, danışman olarak da sorumluluk taşıdı. İngilizce Fransızca”yı ileri düzeyde konuşmasının yanı sıra, ön hazırlıkla, İtalyanca Almanca sunuş da yapabilmesi onu çok dilde sunulması gereken uluslararası etkinliklerin vazgeçilmez sunucusu yaptı.

Birlikte sunuculuk yaptığı kişiler arasında Ornella Muti, Francesca Dellera, Peter Marshall, Bo Derek, Ursula Andress, Anthony Delon gibi sanatçılar; sahnede ağırladığı ünlüler arasında ise Shirley Bassey, Bernando Bertolucci, Naomi Campbell”den Jacques Seguela”ya kadar çok sayıda dünyaca nmış kişiler bulunmaktadır.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

1970″de İzmir”de dünyaya gelen Meltem Cumbul, 1991 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro ü”nden mezun oldu.

Sinema
-Duvara şı 2003 Yönetmen: Fatih Akın, Uluslararası Berlin Festivali Ayı Ödülü
-Abdulhamid Düşerken 2002 Yönetmen: Ziya Öztan, Uluslararası Portakal Festivali En İyi Oyuncu Ödülü
-Maruf 2001 Yönetmen: Serdar Akar
-Duruşma 2000 Yönetmen: Yalçın Yelence
-Geboren İn Absürditan 1999 Yönetmen: Houchang Allahyari
-Propaganda 1999 Yönetmen: Sinan Çetin
-ışık Pizza 1998 Yönetmen: Umur Turagay
-Usta Beni Öldürsene 1996 Yönetmen: Barış Pirhasan
-Böcek 1995 Yönetmen: Ümit Elçi
-Bay E 1994 Yönetmen: Sinan Çetin

Tiyatro
-Taming of the Shrew Başrol 2003-2004 İstanbul Şehir Tiyatroları
-Travelogue Konuk Oyuncu 2001 Ankara Devlet Opera Balesi
-Smokey Joe’s Cafe Konuk Oyuncu 2000 Ambassador Tiyatro Grubu
-Tell Scherezade, Tell Başrol 1997
-Four Seasons Yapımcı 1995 Beyaz Sahne Tiyatrosu
-Lyrics of Farewell Başrol 1994-95 Igot Tiyatrosu


-Gurbet ı 2003
-Biz Size Aşık Olduk 2002-03
-Beşik Kertmesi 2002
-Yılan Hikayesi 1999-2001
-Meltem Cumbul Show 1997
-Kolaysa Sen de Gel 1996
- Dünyalar 1994-96
-İşte n 1994-95
-Aşağı yukarı 1993-94
-KingKong Show 1993
-Genç Çizgi 1991-92
- Londra’dan yayın

kaynak: kimkimdir.gen.tr

30 Ağustos 1972’de California San Diego’da doğdu. Küba-Amerikan bir baba ile İtalyan Alman ırkından gelen yerli bir Amerikalı annenin ı olan Cameron, 16 yaşında Hollywood’da bir partide tanıştığı çı sayesinde Elite Model Ajansı ile bir anlaşma imzaladı. Modellikteki sı Japonya, Avustralya, Paris’te çalışmaya, Mademoiselle Seventeen gibi dergileride resimlerinin çıkmasına Calvin Klein, Levi’s gibi büyük şirketlerin reklam kampanyalarında rol almasına oldu. 1994’de Jim Carrey’in başrol oynadığı “The Mask / Maske” adlı aksiyon komedi filminde sinema kariyerine ilk adımını attı. Oyunculuk deneyimi hiç olmamasına rağmen filmdeki yardımcı oyuncu rolü denemelerine katılması sağlandı. kez geri çağrıldıktan sonra başrol oyuncusu rolünde oynaması kararlaştırıldı.

“The Mask” filminden sonra “The Last Supper”da rol alan Diaz, Hollywood”un yetenekli ı ile başrolü paylaştığı “Feeling ”da evlenmek üzere olduğu adamın kardeşine aşık olan bir ı canlandırdı. Bu filmle birlikte istediği çıkışı tam olarak yakalayamayan , daha sonraları ile “She”s the One” ile “Head Above Water”da rol aldı. “Head Above Water / İz Peşinde” filmindeki lı oyunculuğu ile eleştirmenler tarafından geleceğin yıldızları arasında gösterilen Diaz, sinemadaki kariyerine ticari filmlerle devam etmeyi tercih etti.

Romantik komedi filmi “My Best Friend”s Wedding / En İyi Arkadaşım Evleniyor”da Julia Roberts”a eşlik eden genç oyuncu, bu filmdeki performansıyla yükselişe geçti. “My Best Friend”s Wedding”in ardından Trainspotting”in yönetmeni Danny Boyle”un, “A Life Less Ordinary / Olağanüstü Bir Hayat” (1995) adlı filminde, ile başrolü paylaştı. Aynı yıl uzun süredir beraber olduğu La Torre”den ayrılan , 1998 yılında “There”s Something About Mary / Ah ” adlı filmde birlikte oynadığı üç yıl sürecek romantik bir ilişkiye başladı.

Bir kara mizah örneği olan “Very Bad Things / Hiç Hesapta Yokken”de Christian Slater”la başrolü paylaşan Diaz, 1999 yılında pek çok yaratan “Being / Olmak”da de rol aldı. Filmde, John Cusack”ın ısını canlandırdı bu rol ona 1999 Altı Küre Screen Actors Guild ödüllerinde en iyi yardımcı oyunculuğu kazandırdı. Aynı yıl, yönetmenliğini Oliver Stone”un üstlendiği, başrollerinde , gibi usta oyuncuların yer aldığı “Any Given Sunday / Kazanma Hırsı”nda babasından kendisine miras olarak kalan Sharks adlı bir takımın sahibi Christina Pagniacci”yi canlandırdı.

2000 yılında tüm dünyada seyircilerin yoğun ilgisiyle şılaşan gişe rekorları kıran “Charlie”s Angels / Charlie’nin Melekleri”nde üç melekten “Natalie”yi canlandıran , 2001 yılında bir başka büyük yapımla yine kamera şısındaydı. oyuncu, ile birlikte rol aldığı “Vanilla Sky”da ”lu yayıncı David Aames”e aşık rolünde izleyici şısına çıktı.

Diaz, 2002 yılında gösterime giren başrollerini Daniel Day Lewis”le paylaştığı “Gangs of / Çeteleri”nden sonra, yine aynı yıl ” The Sweetest Thing / Ateşli Tatlı” ” The Slackers” adlı fimlerde de rol aldı. Diaz, ile başrolleri paylaştığı, 2003 yapımlı “Charlie’s Angels: Full Throttle / Charlie’nin Melekleri: Tam Gaz” adlı filmdeki lı oyunculuğuyla yine sinemaseverlerden tam not aldı.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

1974 yılında Adıyamanda doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi ü’nden mezun oldu. 1998-2001 Demokrasiyi, piyasa ekonomisini, insan haklarını, özgürlükleri savunun bir gençlik derneği olan Gençyunuslar Gençlik Grubunun oluşturulması kurumsallaştırılması sürecinde aktif olarak rol aldı. Bu grubun Yönetim Kurulu Üyeliği Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü.

Avrupa Birliğine bağlı gençlik örgütü olan IFLR’ın, Strasbourg’da düzenlenen 2000 yılındaki toplantısına ’yi temsilen katıldı. Gençyunuslar Gençlik Grubu olarak Balkan Ülkeleri Gençlik Grupları ile Bulgaristan’da 2001 yılında, “ Balkan Ülkeleri Piyasa Ekonomisi” konusunda ortak toplantı düzenledi.

2000-2003 Avrasya Kuşağı Düşünce Grubu’nun Kurucularından Yönetim Kurulu Üyesi. Kuşağın dergisinde Demokrasi, Özgürlükler, Muhafazakarlık Liberalizm üzerinde makaleler yayınladı. 2000-2002 “Serbest Çizgi” Dergisinin Kurucusu Editörlüğünü yürüttü. Demokrasiyi, piyasa ekonomisini, hukuk devletini özgürlükleri savunan üç aylık siyasi aktüel derginin editörülüğünü yaptı, çeşitli makaleler yayınladı.

2003 - Ak Parti / İstanbul SHİP komisyonu üyesi. “Serbest Düşünce Derneği”nin Yönetim Kurulu Üyesi/Genel Başkan Yardımcısı.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

1974 yılında İstanbul”da dünyaya gelen Şule Kılıçarslan, İstanbul Üniversitesi Fakültesi “Sosyoloji ü”nden mezun oldu. Üniversite öğrenimi sırasında “Savas Sanatı” bazı İngilizce yönetim strateji kitaplarını çe”ye kazandırdı. 1996 yılında Yayıncılık tım Eğitim Hizmetlerinde editör yardımcılığı yaparak, lider yöneticiler, lı yönetim, kişisel gelişim konularında çeşitli kitaplar yayınladı. Bu sırada İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi”nde Uluslararası İşletmecilik ına gece devam ederek, ilk İşletmecilik sertifikasını aldı. Yayıncılık”ta editörlüğe yükseldi Reklam Ajansı”nı kurdu.

1999 yılında Yeditepe Üniversitesi”nde MBA yapmaya başladı 2 sene içinde “pazarlama yönetimi” “e-is” alanında iki MBA yaptı. 2000 yılında Boğazlardan tanker geçmemesi amacıyla yaptığı Amerika”daki sivil toplum kuruluşları Beyaz Saray danışmanlarına da gönderdiği “Code-Name S.O.S” CD-romu ile “Turkiye”nin En lı 10 Genci”nden biri seçildi. Halen Stratejik tım Danışmanlık Reklamcılık Halkla İlişkiler Ltd. Şti.”nde Genel Müdür şirket ortağı olarak çalışmakta, reklamcılık siyasi danışmanlık yapmaktadır. Dünya Bankası (Worldbank) Yayınları”nın temsilcisidir.

1996 - 2001 yıllarında Arı Hareketi”nde Uluslararası İlişkiler Komisyonunda çalışmalar yaptı. Anap İl Başkanlığında, Washington merkezli Uluslararası Cumhuriyetciler Enstitüsü (IRI) ile çalışmalar yürüttü.

Avrasya Kültürel Toplumsal Gelişim Derneği”nde Yönetim Kurulu Başkanı, Türkmenistan Dayanışma Yardımlaşma Derneği”nde Genel Sekreter, Avrasya İleri Araştırmaları Enstitüsü”nde Kurucu Üye, Liberal Demokrasi Enstitüsü”nde Yönetim Kurulu Üyesi, -Amerikan İşadamları Derneği”nde, İşletme İktisat Enstitüsü Mezunları Derneği”nde Washington DC merkezli Amerikan Genç Politik Liderler Konseyi”nde üye olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Council on Foreign Relations (CFR), American University Center for Global Peace, Konrad Adenauer Vakfı, IRI (Uluslararası Cumhuriyetçiler Enstitüsü), NDI (National Democrat Institute) ile çeşitli projelerde çalışmaktadır. AK Parti Il Yedek Yönetim Kurulu Üyesi oldu. Halen Siyasi Hukuki İşler Birimi”nde Siyaset Akademisi Yönetim Kurulu”nda çalışmalarına devam etmektedir.

Şule Kılıçarslan, Şubat 2004″te AK Parti İstanbul İl Yönetimindeki görevlerinden istifa etmiştir.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

1968 yılında Rize”de doğdu. Hacettepe Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi “Kamu Yönetimi” ü’nden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi”nde “Kent Çevre Bilimleri” dalında yüksek lisans yaparak, “’de Bölgesel Yönetim Arayışları” adlı tezini yayınladı.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde “Siyaset Bilimi” dalında doktora çalışmalarına devam etmekte ’de Muhafazakarlığın Gelişimi Muhafazakar Demokrat Kimlik Arayışları” adlı Doktora tezini hazırlamaktadır. 1992-95 yılları arasında “ Demokrasi Vakfı” bünyesinde çeşitli çalışmalar yürüttü. Bu vakıf bünyesinde kurulan üniversite gençliğine yönelik çalışmalar yapan “Demokrasi Kuşağı”nın kuruluşunda görev aldı.

1994-1999 yılları arasında “Liberal Düşünce Topluluğu”nun çalışmalarına katıldı. 2000 yılı başında, çoğu akademisyenlerden oluşan bir grupla; politikaları, uluslararası ilişkiler Orta Asya üzerine çalışmalar yürüten bir think tank kuruluşu olan “Avrasya Kuşağı Düşünce Grubu”nu kurdu halen bu grubun başkanlığını yürütmektedir. 2003 yılında İngiltere’de Muhafazakar Parti ona yakın think tank kuruluşları IDU (International Democtrat Union) üzerinde araştırma yaptı.

AK Parti’nin Kurucularındandır. AK Parti Dış İlişkiler Danışma Kurulu Üyesi olan Safi, Yurtdışı Teşkilatlanmadan Lobi Faaliyetlerinden Sorumlu Dış İlişkiler Başkan Yardımcılığı görevini yürütmektedir.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

Dragan Caviç, Bosna Hersek”de 2002 yılının Ekim ayında gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından, 28 Kasım 2002″de, Sırbistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı oldu. Caviç, eski cumhurbaşkanı Mirko Saroviç”in yerini aldı. Caviç, en yakın rakibi Milan Jeliç”in yüzde 22.1″lik oy oranına şılık olarak, oyların yüzde 35.9″unu aldı. Seçimlere katılma oranı yüzde 53.9 olarak gerçekleşti.

10 Mart 1958″de Zenica”da doğan Caviç, ilk orta öğrenimini Banja Luka”da tamamladı. Caviç, 1980 yılında Banja Luka Üniversitesi Ekonomi Fakültesi”nden mezun oldu. Ekonomist olarak çalışan Caviç, özel resmi bir çok özel şirket devlet kuruluşunun mali hizmetler ticaret müdürlüğü görevinde bulundu. Sırp Demokratik Partisi”nin üyesi olan Caviç, Haziran 1998″den Mart 2002″ye kadar partinin başkan yardımcılığı görevini yürüttü. Parti, 2002 yılında Caviç”I genel başkan yardımcılığına seçti.

Caviç, 1998 yılında Sırbistan Cumhuriyeti Parlamentosu Ulusal Meclisi”ne seçildi fakat dönemin Yüksek Temsilcisi Carlos Westendorp tarafından, Dayton Barış Anlaşması sürecini engellediği gerekçesiyle görevden alındı. Caviç”in görevden alınması, siyasi faaliyette bulunmasının da yasaklandığı anlamına geliyordu; fakat bu , Westendorp”un yerine gelen Wolfgang Petritsch tarafından, Temmuz 1999″da iptal edildi. Caviç, 2000-2002 yılları arasında, Sırbistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görev yaptı.

Evli olan Cavic”in, bir ı bir de oğlu var.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

Ahmet Hacıpasiç, 14 Şubat 2003’te dört yıllık bir süre için Bosna Hersek Federasyonu Başbakanlığı’na seçildi. Söz konusu görevlendirme, 2002 yılının Ekim ayındaki seçimlerin ardından yapıldı. Bosna Müslüman Demokratik Eylem Partisi’nin bir üyesi olan Hacıpasiç, federasyon başbakanlığı görevini Aliya Behmen’den devraldı.

Hacıpasiç, 1 Haziran 1952’de Cazin’de doğdu. Zenitsa Metalürji Fakültesi mezunu olan Hacıpasiç, 1984’te Saraybosna Üniversitesi’nde doktora eğitimini tamamladı. Hacıpasiç, Zenitsa’daki birçok şirkette çalıştı. 1993 yılının Kasım ayında katıldığı Metalno şirketinin yöneticliğine gelen Hacıpasiç, “1999 Zenitsa-Doboy Kantonu Yöneticisi” ödülü alırken, iki yıl sonra da “Onyılın Yöneticisi” ödülüne layık görüldü.

Saraybosna Üniversitesi’nde tam zamanlı öğretim üyesi olarak da görev yapan Hacıpasiç, Zenitsa Makine Mühendisliği Fakültesi’nde Bihaç Üniversitesi Teknik Fakültesi’nde misafir öğretim üyesi olarak görev yaptı. Hacıpasiç; yurtdışında da çeşitli çalışmalarda bulundu, ayrıca iki 60’ın üzerinde bilimsel makaleyle araştırma makalesine imza attı. Hacıpasiç, ayrıca Metalno (Zenitsa) basketbol kulübü Çelik (Zenitsa) kulüplerinin başkanlığını da yapmaktadır.

Hacıpasiç, evli iki çocuk babasıdır.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

09.05.2004 günü Çeçenistan”da yapılan bombalı suikastte öldürülen Kadirov, bir dönemler Rusya”nın baş düşmanlanı arasındaydı.

Çeçenistan”da adını Rus rejimine şı ilan ettiği “”cihad”" ile duyuran Kadirov, daha sonra İslamcı radikalizmi kınayarak, Moskova ile yakın ilişki kurmuştu.

Ahmed Kadirov, 1951 yılında, Stalin”in 2. Dünya Savaşı”nda sürgüneyolladığı Çeçen bir ailenin oğlu olarak Kazakistan”da dünyaya geldi. Özbekistan”da 1980″li yıllarda İslam üzerine çalışan Kadirov, 1989 yılında Kuzey Kafkaslar”daki ilk İslam Enstitüsü”nün başkanı oldu.

Cahar Dudayev yönetimi sırasında Çeçenistan Müftü Yardımcısı görevine getirilen Kadirov, 1995 yılında başmüftü oldu. Kadirov, başmüftü olduğu sırada başlayan Çeçenistan savaşında, aşırı dinci bir grubun gerilla komutanlığını da yapıyordu.

Kadirov, 1999 yılında Çeçen lider Şamil Basavey”i Dağıstan”da silah zoruyla İslami devlet kurmakla suçlayarak, bu grupla yollarını ayırdı Çeçenlere de Çeçenistan”a gelen Rus askerlerine şı silahlı direniş yapmaması çağrısında bulundu.

Aslan Mashadov, bu gelişmeler üzerine Kadirov”u bir numaralı düşman ilan ederek, başmüftü görevinden azlettiğini açıkladı. Kadirov, Rus askerlerinin Çeçenistan”a girmesinden sonra, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından uzun çetin müzakereler sonucu Moskova yanlısı Çeçen yönetiminin lideri olarak atandı.

Çeçen yönetimi lideri olarak atanmasının ardından kendisine yönelik saldırıların sayısı da giderek artmaya başlayan Kadirov, “”Beni öldürmeye yönelik o kadar çok girişim oldu ki, bunların sayısını toplamayı çok önceden bıraktım”" dedi.

Mashadov”a bağlı güçlerin de bir noktadan sonra, “”Onu öldürmek için kendimizi rahatsız etmeyeceğiz. Çünkü onu bizim yerimize öldürmekisteyen o kadar fazla düşmanı var ki, bize gerek bile kalmayacak”" dediği belirtiliyordu.

Kadirov, geçen yıl Çeçenistan”da yapılan devlet başkanlığı seçimini büyük bir farkla kazanırken, Rus güvenlik güçlerinin Çeçenistan”da eylemlerine yönelik de sık sık eleştiri yöneltiyordu.

Ahmed Kadirov, Rusya”yı Çeçenistan”da yeterli yatırım yapmadığı Rus güçlerinin Çeçen sivillere yönelik sert davranışları nedeniyle sürekli eleştiriyordu.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

5 Ağustos 1948″de İstanbul”da doğan etnik tasarımlarıyla nan ünlü modacı Cemil İpekçi, “Royal Academy of Art” Desen ünden 1971 yılında mezun olup, 1972-75 yılları arasında hazır giyim üzerine stilist olarak çalıştı 1975 yılından itibaren de kendi moda evini kurarak, özgür tasarımlarını “Tzagne” isimli butiğinde gerçekleştirmeye başladı. Cemil İpekçi, 1979 yılında Tzagne”i Nis”e de taşıdı 1984 yılına kadar İstanbul”da Nis”de olmak üzere iki butik birden çalıştırdı.

1984″de yeniden ülkesine dönüşüden bugüne değin yaşattığı tasarım evi Haute Couture!… Bundan önceki son on yıl içinde gerçekleşmiş bütün tasarımları Eski Anadolu Uygarlığı”nın izlerini taşırken, Haute Couture”le cağdaş gece modasına şaşırtıcı bir dönüş yapan İpekçi, 90″lı yıllarda yeniden özüyle buluştu böylece etnik çalışmalarına ara verdiği geçiş dönemi 92″de “Suzeni” ile sona erdi.

“Elbise, giyinme, örtünme fantezisidir” diyen İpekçi, moda hakkında şunları söylüyor: “Giyinirken insan herşeyden herkesten önce kendini tatmin etmelidir. Sokaktaki insanı, sık bir kalabalığı yada silueti çizilmiş bir çağdaş tarzın teorik bekçilerini değil, kendini memnun etmelidir. Giyim, güne uyandığın, neler hissettiğin, hüznün neşeyle ilgili olarak değişkenlikler, sürprizler taşımalı. İnsanlar hep beraber bugün ne giyeceklerine veriyorlar. Ya da hep birlikte belli renkler taşıyorlar vitrinlere doğadan. Günün modası demek kendine güvensizliğin çağdaş adıdır insan yeni biçimini savunmasının bir yoludur”.

İpekçi, 90″lı yıllardaki geri dönüşünün sebebini şöyle açıklıyor: “Çağdaş dünya yalnızca modada değil, sanatın bütün kollarında kişiyi körleştiren bir dünya, zamanla yarışılan, az zamanda çok is peşinde koşulan renklere, çizgilere ticari kaygılarla bakılan, gitgide işlevsel olmaya zorlanan bu dünya, tarihiyle anlamlı. Hele Anadolu!… O kadar çok uygarlıkla çarpışmış onlarla zenginleşmiş ki, öyle dipsiz ulaşılmaz bir kuyu ki, ondan vazgeçmek delilik!… Örtünmeyi, resimden, şiirden, bir Bizans penceresinden eski İstanbul evlerindeki ferforjelerden farklı görmüyorum. Sanat esintilerle, anılarla yüklüdür. Eğer podyumlarda otantik bir rüzgar estiriyorsan, onun yönünü, yerini gücünü doğru saptamak gerektiğine inanmıyorum. Doğu bir masal kadar güzeldir benim yapmaya çalıştığım, bu masalı dinletebilmek için onu çağdaş sözcüklere dökmektir…

Benim sözcüklerim kumaştır, renktir, çizgidir… Giysilerimle kendimi ifade ediş şeklim, geçmişten günümüze kurmaya çalıştığım gerçek temelli zarif bir köprüdür”.

Cemil İpekçi”nin gözünde siyahın yeri ayrıdır. İnciler, boncuklar, saçakların arasında siyahın ayrı bir gizemi olduğunu söyleyen ünlü modacı, koleksiyonlarında bu rengi mutlaka yer veriyor. Koleksiyonun diğer tamamlayıcıları ise işlemeler, boncuklar, aplikeler boyun güzelliğini bütünüyle ortaya çıkaran topuzlar.

”de moda deyince hemen akla gelen isimlerden biri olan Cemil İpekçi, farklı tasarımları, rengarenk koleksiyonları ile bir ekoldür artık. Yıllarını bu mesleğe vermiş olan lı modacı, Osmanlı esintileri taşıyan çzigileriyle modasına, yıllardı yön vermeye devam ediyor.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

Fizil Atik, 1970 yılında Ş.Koçhisar”da doğdu. Atik, resme küçük yaşlardan beri hep ilgi duydu. Selda Demirel Cezmi Orhan gibi hocalardan yağlı boya desen dersleri aldı. Sanatçının resimlerinde daha çok realist yaklaşımlar, kimi zamanda emprestyonist yaklaşımlar hakimdir. Renklerin büyüsü insanların yüz ifadeleri onu etkileyerek tuvaline yansıtmasına olmuştur. ”e olan sevgisi, resme olan tutkusu ile birleş coşkulu gerçekçi yaklaşımını tuvaline yansıtmıştır. Atik”e göre yapmak bir hayat tarzı olmuştur.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

1969 yılında ”de doğan Saadettin Metin; Selda Demirel KEnan Akçakoca”dan yağlı boya, Cezmi Orhan”dan desen dersleri aldı. Sanatçının resimlerinde konu içerisinde dolaşmak farklı bir duygu yaşatmakta insana. Saadettin Metin, insanları memnun kaygısıyla yapmadını gerçekliği taklit etmek yerine, tuvalde kendini ifade etmeyi, duygularını şekil renklere dönüştürmeyi, böylece bir anlam gerçeklik üretme heyecanıyla yapmakta olduğunu gösteriyor resimlerinde. Sanatçı, resimlerinde çok önemsiz bir objeyi olayı önemliymiş gibi sunmaktadır.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

1958 yılında ”ta doğan Nilgün Topsakal, çocukluğundan beri hayalini gerçekleştirmek için emekliliğini bekledi Mustafa Duymaz”dan ders alarak ilk adımı attı. DAha sonra Selda Demirel”le devam etti. Yaptığı resimlerle iç dünyasında sonsuz yolculuğa çıkan Topsakal, bu yolculuk neticesinde hayata bakış açısını değiştirdi. Her olumsuzluğun içindeki güzellikleri keşfetti çok renkli kişiliğini tuvaline yansıttı.

Kendi dünyasındaki tüm insanlığın ihtiyacı olan suyu, havayı güneşi, o da tuvalinde boyalarında buldu. Su onun hayat damarı oldu. Topsakal, resimlerinde görüneni değil içsel dünyasındaki heyecanları resmetti.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

1969 yılında Adana”da doğan ressam Gülendam Özcan; Selda Demirel”den yağlıboya, Cezmi Orhan”dan desen dersleri aldı. Sanatçının resimlerinde anlık fark edilen duygular yaşanmakta olup, bu bazen bir obje bazen de hatıralar oluyor. Özlenenleri yaşatmayı seven Özcan; renkleri bir araya getirip yeni boyutlar kazandırarak gerçekliği bulma çabası içerisinde bir bulmacaysa çözümünün sanat içinde olacağına inanıyor.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

19. yüzyılın ünlü piyanist bestecisi Clara Josephine Wieck, 13 Eylül1819″da Leipzig”de dünyaya geldi. Babası müzik öğretmeni piyano firması sahibi Friedrich Wieck, ının yeteneğini küçük yaşta keşfederek 5 yaşından itibaren onu müzisyen olarak yetiştirdi. 9 yaşındayken konserlerde çalmaya başladı. 11 yaşında ise ilk solo konserini verip ilk bestesini yaptı. 1831 - 1836 yılları arasında babasıyla birlikte Avrupa”yı dolaşarak bir dizi lı konser verdi “harika çocuk” olarak ünlenerek Mendelssohn, Paganini, Chopin, Goethe gibi zamanın önde gelen müzikçi çılarının hayranlığını kazandı.

Piyanist olarak ünü gittikçe yayılıyor, bunun yanında ailesinin maddi durumu da gittikçe iyiye gidiyordu. Clara, Baba Wieck”in eğitim metodunun ne kadar lı olduğunun canlı bir kanıtıydı, sayesinde babası daha çok daha paralı öğrenciler buluyor, bu arada piyano satışları da artıyordu. Bu mutlu hayatları Clara”nın 16 yaşındayken babasının öğrencilerinden Robert Schumann”a aşık olmasıyla bozuldu. Aslında Clara, kendisinden 9 yaş büyük olan Robert”i 9 yaşından beri yordu. Wieck, bu beraberliğe şiddetle şı çıktı, evlenmelerine izin vermedi. Bunun üzerine Clara Robert evlenme izni alabilmek için mahkemeye başvurdular. Bu mücadele Baba Wieck”in direnmesi yüzünden üç yıl sürdü.

Baba Wieck, yaklaşık üç yıl boyunca mahkemelerde bu savları yineleyerek izin vermemekte direndi; onun bu direnci yasaklamaları gençleri birbirlerinden uzaklaştıracağına daha da yakınlaştırdı. Clara Robert, bu süre içinde birbirlerine 400″e yakın mektup yazdılar gizlice buluşmaya da devam ettiler. Bu arada Clara, lı konserlerini Robert de bestelerini yapmayı sürdürdü. Hatta Robert, mesleksiz olduğu iddialarına son vermek amacıyla bir yandan da dergilerde müzik yazarlığı yaparken bir de felsefe diploması aldı.

Sonunda mahkemeden izin çıktı 1840″da Clara 21 yaşına girmek üzere iken Rober ile evlendi. Babası bu yenilgisinden dolayı yeni evlilere o kadar kin duyuyordu ki, Clara”nın yıllar boyunca verdiği konserlerden kazandığı paradan ına tek kuruş vermediği gibi hayatlarını zorlaştırmak için de elinden geleni yaptı. Öyle ki Clara, kendi piyanosunu bile ancak aylar sonra kendi evine getirebildi.

Alman yönetmen Peter Schamoni”nin 1983 tarihli “Frühlingssinfonie” (İlkbahar Senfonisi) isimli filmi, Clara ile Robert”in gençlik yıllarını, tanışmalarından evlenmelerine kadar olan süreci konu alıyordu, Nastassia Kinski”nin canlandırdığı Clara, yeni evine baba evinden kendi piyanosunu da getirdiğinde kocası: “Evimiz iki piyano için biraz küçük değil mi?” diye soruyor sona eriyordu. Bu cümle bir bakıma bu evliliğin geleceğini de özetliyordu. Başlangıçta evliliklerinin hem duygusal hem de mesleki açıdan verimli bir beraberlik olacağını düşünmüşlerdi ama zaman geçtikçe bazı dengeler özellikle Clara aleyhine bozulmaya başladı.

Robert evliliklerinin ilk on yılı boyunca halâ nmamış bir besteci olduğundan pek da kazanamadığından ailenin geçimini sağlamak Clara”ya düşmüştü. Kocası bu durumdan pek hoşnut olmasa da Clara, konser turnelerine çıkarak dersler vererek hem kocasına, hem de 14 yıllık beraberliklerinin ürünü olan 8 çocuğuna bakmayı üstlendi. Bu arada gerek konserlerinde bestelerini çalarak, gerek yeni besteler yapmaya teşvik ederek kocasına müzik konusunda destek vermeye devam etti, hatta zaman zaman kendi çalışmalarından ödün vermesi gerekse de; çünkü Robert bir evde aynı anda iki piyanonun birden çalmasından rahatsız oluyor, “bu gürültüde” beste yapamıyordu. Bu konuda fedakarlık eden de her zaman Clara oluyor, bir piyanist için elzem olan günlük egzersizlerinden bile vazgeçiyordu.

Evlenmeden önce Clara”yı sürekli çalışması beste yapması için teşvik eden Robert, evlendikten sonra neredeyse onun çalışmalarını engeller olmuştu. Besteci -yorumcu evliliğinin olabilecek en ideal beraberlik olacağını savunuyor görünse de Clara”nın kendisinden daha önde olmasını bir türlü hazmedemiyordu. Yıllar geçtikçe Robert”in ünlü lı eşinin gölgesinde nmamış bir besteci olarak kalmasının huzursuzluğuna kalıtsal hastalığının sebep olduğu sinir krizleri de eklenince Schumann”ların evliliği iyice tahammül edilmez hale geldi Robert bir intihar girişiminin ardından, 1854 yılında bir akıl hastanesine kapatıldı, 1856″da da orada öldü. Bütün bu süre içinde Clara, kendisini sadece bir kez, ölümünden iki gün önce ziyaret edebildi.

Clara, kocasının ölümünden sonra da müzikteki larını sürdürdü. Konser piyanistliğine öğretmenliğe devam etti. Bu arada Robert”in bütün eserlerini yayımlatarak bestelerini tma çabalarında lı oldu. Robert Schumann besteci olarak gerçek ününe ancak öldükten sonra ulaşabilmişti. Clara, sonraki yıllarda bir yandan çocuklarını üçünün ölümü (biri de Robert hayattayken ölmüştü) diğerlerinin de bazı sorunları yaşamını daha da zorlaştırmasına rağmen müzik çalışmalarına hiç ara vermedi.

1878″de Frankfurt Konservatuarının baş piyano öğretmeni oldu pek çok öğrenci yetiştirerek piyanistlikte bir ekol oluşturdu. Bu yıllardaki en yakın dostlarından biri de kocası hayattayken de aile dostları olan besteci Johannes Brahms”dı. Brahms”a da bestelerinde esin kaynağı oldu, bestelerini tmak için çaba harcadı. Brahms ise bir çok bestesini Clara”ya ithaf etti. Kimi müzik çilerine göre ilişkileri dostluktan da ileriydi. Clara, 1888″de 60. sanat yılını kutladı. Son konserini 1891″de verdi konservatuardan da ayrılarak sadece evinde ders vermeye devam etti. Clara, 26 Mart 1896″da Frankfurt”ta hayata veda etti. Bu Brahms için büyük bir darbe oldu onun ölümünden sonra sadece bir yıl yaşayabildi.

Aynı zamanda Clara Josephine Wieck”in, sanata yaptığı katkılarından dolayı 100 Alman Mark”ı üzerine resmi basıldı.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

Adnan Terziç, 2003 Ekim ayı başındaki seçimlerin ardından, 23 Aralık 2002’de Bosna Hersek Başbakanı oldu. Dragan Mikereviç’in yerine Başbakan olan Terziç, Bosna Hersek Merkezî Hükümeti’nde başbakanlığa dört yıllık bir süre için atanan ilk kişi oldu.

Terziç 1960 yılında Hırvatistan”ın başkenti Zagrep’te dünyaya geldi. Saraybosna Üniversitesi İnşaat Fakültesi mezunu olan Terziç, yüksek lisans çalışmalarını aynı üniversitenin Siyasi Bilimler Fakültesi’nde gerçekleştirdi. Terziç, 1991 yılında Müslüman Demokratik Eylem Partisi’ne katılarak, bu parti’nin başkan yardımcılığına kadar yükseldi. 1997 - 1998 Kasım 2000 - 2001 dönemlerinde iki kez Merkez Bosna Kantonu’nun valisi olarak görev yaptı.

Eşit sayıda Boşnak, Sırp Hırvat milletvekilinden oluşan Bosna Hersek Meclisi’nin Terziç’in başbakanlığını onaylamasının ardından bir konuşma yapan Terziç, reform sözü verirken, toplumun bütünüyle demokratikleştirilmesi, yasa gücü üstünlüğünün sağlanması, piyasa ekonomisini güçlendirilmesi toplumsal adalet konularının baş öncelikleri olacağını belirtti.

Temsilciler Meclisi’nde 23 Aralık 2002 günü yaptığı konuşmada Terziç, “Hedefimiz Bosna Hersek”in Avrupa bütünleşmesi ile ekonomik siyasi reformlar konularında ileri adımlar atmasıdır.” dedi.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

Borislav Paravaç”in, Mirko Saraviç”in istifasıyla boşalan yere gelerek Bosna Hersek Üçlü Cumhurbaşkanlığı”nın üyesi olması, 10 Nisan 2003 tarihinde onaylandi. Ülkenin Sırp kesimini temsil eden Paravaç, Cumhurbaşkanlığı”nda dönüşümlü başkanlık görevini de üstlenerek, Saroviç”in yerini aldı.

18 Şubat 1943″te Kostayniçe”de doğan Paravaç, 1966 yılında Zagrep Üniversitesi Ekonomi Fakültesi”nden mezun oldu. 1990 yılına kadar sanayi ticaret işletmelerinde çeşitli üst düzey görevlerde bulunan Paravac, daha sonra Doboj Belediye Başkanı olarak hizmet verdi. Paravaç, 1996-2002 yılları arasında, Sırp Cumhuriyeti Parlamentosu üyesi olarak görev yaptı. 5 Ekim 2002 yılında yapılan genel seçimlerin ardından Paravac, Bosna-Hersek Parlamentosu Temsilciler Meclisi üyesi birinci başkan vekili oldu.

Saroviç, Nisan 2003″te bir silah ihracat olayı nedeniyle istifa edince, Sırp Demokrat Partisi, cumhurbaşkanlığı için, onun yerine Paravaç”ı aday gösterdi. Yeminli mali müşavir mali mufettis olan Paravaç, ekonomik reformlara en büyük önceliği vereceğini soyledi.

Paravaç, evli iki çocuk sahibidir.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

1928 yılında İstanbul”da doğan Karakaya, lise eğitimini Kabataş Lisesi”nde tamamladı. Sahne na İstanbul Şehir Tiyatrosu”nda başladı.

İstanbul Şehir Tiyatrosu”ndan emekli olana kadar değişik komedilerde rol aldı. Tiyatroda “komedi” dendiğinde akla gelen bir kaç kişiden biri olan Feridun Karakaya, özellikle “Cilalı İbo” filmleriyle gerçek anlamda bir sinema ı olduğu dönemlerde bile tiyatroyu bir an olsun ihmal etmedi. Kendine özgü oyunculuğu performansıyla sürekli sahnelerde boy gösteren Feridun Karakaya, yaş haddinden emekliye ayrılmasına rağmen, “konuk oyuncu” statüsüyle Şehir Tiyatrosu sahnelerindeki görevine yetmezliği sonucu 24 Nisan 2004 tarihinde vefat edene kadar devam etti.

OYNADIÐI OYUNLARDAN BAZILARI

  • Balabanağa

  • Fermanlı Deli Hazretleri

  • Sarıpınar (1914)

  • Döne Döne (Oscar)

  • çı

  • Beyaz Mendil (1955)

  • Görünmeyen Adam İstanbul”da (1955)

  • Şehir Yıldızları (1956)

  • Berduş (1957)

  • Gurbet (1959)

  • Gönül Kimi Severse (1959)

  • Cilalı İbo Casuslar Arasında (1959)

  • Cilalı İbo Yıldızlar Arasında (1959)

  • Cilalı İbo Tophane Gülü (1960)

  • Cilalı İbo”nun Çilesi (1960)

  • Cilalı İbo Zoraki Baba (1961)

  • Cilalı İbo Rüyalar Aleminde (1962)

  • Cilalı İbo Kızlar Pansiyonunda (1963)

  • Cilalı İbo Perili Köşkte (1963)

  • Beş Şeker (1964)

  • Cilalı İbo Kırk Haramiler (1964)

  • Seveceksen Yiğit Sev (1965)

  • Sinekli Bakkal (1967)

  • Vuruldum Bu Kıza (1968)

  • Mısır”dan Gelen Gelin (1969)

  • Cilalı İbo Almanya”da (1970)

  • Cilalı İbo Teksas Fatihi (1971)

  • Cilalı İbo Yetimler Meleği (1971)

  • Newyorklu (1971)

  • Aman ım Duymasın (1976)

  • Nazmiye”nin Koltukları (1976)

  • Banka (2002)

kaynak: kimkimdir.gen.tr

28 Mayıs 1968″de Avustralya”nın Melbourne kentinde dünyaya gelen Kylie Minogue, oyunculuk kariyerine 1979 yılında, henüz 11 yaşındayken, “Skyways” isimli bir dizisiyle başladı. Sonra sırasıyla bir çocuk ı olan “The Henderson Kids”"e oradan da ünlü dizi “Neighbours”a geçiş yapan Minogue, bu dizide kazandığı popülerlik sayesinde şarkıcılık kariyerine başladı.

İlk olarak yerel bir plak şirketi olan Mushroom Records”dan çıkan toplama albümde şarkı söyleyen genç ; Mushroom Records”ın bir şekilde Londra”lı hit fabrikaları Stock, Aitken Waterman ile irtibat haline geçmeleri sonucu “I Should Be So Lucky” şarkısını söylemeye hak kazanan şanslı insan oldu. Bu şarkı, Minogue”un hem Avustralya hem de İngiltere listelerinde bir numaraya oturmasını sağladı.

Bu şarkının sından sonra Minogue, aynı takımla albüm çalışmalarına başladı albüm de beklenen ya ulaşınca, Minogue”un şöhret yolu tamamen açılmış oldu. Kylie Minogue, ilk üç albümü boyunca, hem şarkı sözleri hem de görüntüsü adına şirin masum imajını sarsacak bir şey yapmadı insanlar onu “iyi kalpli komşu ı” olarak yıp sevdiler. Ama 1990″lı yıllara geldiğinde Kylie Minogue, kadınlığının farkına vardı eğer güzelliğini kullanırsa önünde daha açılacak pek çok kapının olduğu gerçeğini kavradı.

Londra”lı müzik şirketi DeConstruction”dan yayınladığı birbirinden farklı ama lı iki albüm, Kylie”nin farklı bir yönünü ortaya çıkardı; artık o Avrupa”da çok ünlü, tatlı pop şarkıları söyleyen şeker gitmiş, yerine bir olarak gücünün ne istediğinin farkında olan seksi bir diva gelmişti. Minogue”un bu değişimine olan en önemli faktörlerden biri de o zamanlar sevgilisi olan ünlü rock grubu INXS”in şarkıcısı Michael Hutchence olmuştu. Kylie Minogue bu “kendini arama” dönemi içinde Nick Cave”le de iki tane düet yaparak saygınlığını artırdı.

2000 yılında ünlü İngiliz grup “Pet Shop Boys” aracılığıyla Parlophone şirketine geçiş yapan Kylie Minogue, “Light Years” albümüyle Pop müzik kariyerine kaldığı yerden devam etti. Albümden çıkan single “Spinning Around” hem İngiltere hem de Avustralya”da bir numaraya çıkarak, Kylie”nin yaşlandıkça güzelleştiğini kalitesinin arttığını vurguladı.

Geçtiğimiz 2002 yılının başları ise Kylie”nin kariyerinde dönüm noktası olan bir olaya klık etti: son albümü “Fever”ın yayınlanmasına. Bu albümden çıkan ilk single “Can”t Get You Out of My Head”, deyim yerindeyse listelerde tozu dumana kattı dünya çapında çok büyük bir hit haline geldi. Kylie, artık kariyerinin olgunluk çağını yaşıyordu hemen hemen herkes ona ya hayran ya da aşıktı (pop müziğin karliçesi Madonna bile bir ödül töreninde sahneye üzerinde “Kylie” yazan bir bluzla çıkmıştı).

Tıpkı Madonna gibi Kylie Minogue da, ister şarkıları, ister klipleri, isterse özel yla olsun, her daim gündemde kalmayı bilerek popülaritesini asla düşürmedi güzelliği kadar zekasıyla da hayranları arasında hep bir numarada kalmayı bildi.

kaynak: kimkimdir.gen.tr

Dido, ünlü “Faithless” grubunun simgesi lı müzik yapımcısı Rollo”nun kardeşi olarak 25 Aralık 1971″de, Londra”da dünyaya geldi. İlk enstrümanı cihazı, İlk gittiği konser ise bir Santana Pat Metheny performansıydı. 10 yaşında Londra Guildhall Müzik Okulu”na girdi. Kısa sürede kendini gösteren, piyano kemandaki yeteneğiyle dinleyenleri kendine hayran bırakan Dido, yirmili yaşlarında adından iyice söz ettirmeye başlayacak alçakgönüllülüğünden hiçbir şey kaybetmeden tüm dünyanın dığı bir olma sını gösterecekti.

Dido, amatör müzisyenlerle çalışmalar yaparken bir yandan da ağabeyinin albüm koleksiyonundan faydalanarak çeşitli müzikal öğeleri analiz etmeye çalışıyordu. Londra tabanlı birkaç grupta vokallik yaptıktan sonra Rollo”nun projesi olan “Faithless” topluluğuna katıldı. “Reverence” isimli albümleriyle inanılmaz bir ya ulaşmalarının ardından, Dido katkılı vokalleriyle 1,5 sene boyunca dinleyenlerini büyülemeye devam ettiler. Dido, grubun ikinci albümüne de önemli katkılar sağladı kendi şarkılarını yazmaya başlayarak solo kariyeri için de olumlu bir adım atmış oldu. Bu dönemde kaydettiği demolar, Cheeky Arista şirketleri tarafından 1999″da yayınlandı.

Genç şarkıcı, akustik pop ile elektronik tabanlı müziği bir araya getirip güçlü sesiyle ustaca şekillendirdiği parçalarını aynı yıl bir albümde topladı. Bu ilk albüm, “No Angel” adını taşıyordu. Arista Şirketi etiketiyle 99 yazında piyasaya sürülen BMG tarafından çok sayıda ülkeye dağıtımı yapılan çalışma, derin duygularla dolu “Here With Me”, dokunaklı melodilere sahip “Thank You” ilginç sözleriyle dikkat çeken “Don”t Think of Me”nin de içinde bulunduğu birbirinden şarkıyla müzik eleştirmenlerinin beğenisini kazandı. Enstrümental çeşitliliğin üst düzeyde tutulduğu birkaç müzik türünün bir arada uyumlu biçimde işlendiği “No Angel”ın yapımcılığını, şarkıcının ağabeyi Rollo, Rick Nowels, Duncan Bridgeman Sister Bliss üstlendi.

Albümde yer alan “Here With Me” adlı parça, Amerikan televizyonlarının ünlü dizisi Roswell”de çalınmaya başlarken “Thank You” ise, baş rolünü Gwyneth Paltrow”un oynadığı “Sliding Doors” filminin tema müziği olarak kullanıldı. Şarkıcıya basının gösterdiği ilginin şaşırtıcı derecede artması, Eminem”in “Stan” isimli single çalışması için yorumladığı “Thank You” adlı parçanın çıkışıyla gerçekleşti.

Ülkemizde de büyük ilgi gören haftalarca listebaşı olmayı başaran Dido, 30 Eylül 2003″te ikinci albümü “Life For Rent”i (”Kiralık Hayat”) çıkardı. Albüm; akustik gitarlarda Adam Zimmon, Paul Herman, gitar klavyede Rick Knowles, gitarda Rusty Anderson, Dave Randall, piyano, klavye programda Sister Bliss, klavye perküsyonda Mark