Saçınız capcanlı kalsın! saç bakımı
Ocak 5, 2008
Elidor”un sarışın, kumral ve kızıllara özel renk canlandırıcı serisi ile saçlarınız göz kamaştıracak!
Bir kadının güzelliğini tamamlayan, kendini doğal yollarla ifade etmesini sağlayan en önemli ayrıntı, pırıl pırıl parlayan, sağlıklı saçlardır şüphesiz.
Güneş, çevre kirliliği, fön ve boya gibi kimyasal işlemler neticesinde matlaşan, parlaklığını kaybederek donuk ve sağlıksız görünüm alan saçlar, ne kadar bakımlı ve güzel görünseniz de, bu güzelliğe gölge düşürür.
Genç, neşeli, pozitif, sıcak ve modern kadının değişmez tutkusu olan Elidor, bir kez daha kadınların bakımlı, sağlıklı pırıl pırıl parlayan saçlara en kısa zamanda kavuşmalarını sağlayacak yepyeni bir ürün serisi ile karşınızda
Elidordan her saç rengi için, renk canlandırıcı şampuan ve bakım serisi: Işıltılı sarı, yoğun kahverengi, tutkulu kızıl
Elidor, saç sağlığına, bakımına ve görünümüne özen gösteren modern kadınlar için yarattığı “Renk Canlandırıcı Bakım Serisi” ile ışıltıyı, parlaklığı, iddiayı, farklılığı, modayı ve lüksü bir arada sunuyor.
Temel saç renkleri göz önünde tutularak yaratılan “Elidor Renk Canlandırıcı Seri”, her renge özel bir formüle sahip. Doğal, gölgeli veya boyalı saçların parlaklığını ve ışıltısını arttıran Elidor Renk Canlandırıcı Seri sayesinde saç renginizi değiştirmeden, saçınızın kaybettiği ışıltı ve parlaklığa kavuşacaksınız. “Elidor Renk Canlandırıcı Seri”, sarışınlar için nemlendirici bal özleri içeren “Işıltılı Sarı”, kumrallar için zengin meyve özlerine sahip “Yoğun Kahverengi” ve kızıllar için yabani kiraz özleri içeren “Tutkulu Kızıl” serisinden oluşuyor.
Şampuan, saç bakım kremi ve renk canlandırıcı kremden oluşan “Elidor Renk Canlandırıcı Seri”, benzersiz formülü ve içerdiği doğal özler sayesinde saçlarınızı hem besliyor ve nemlendiriyor hem de ihtiyacı olan günlük bakımı yapıyor.
Mükemmel sonucu almanız için serinin 3 ürünü birarada ve düzenli kullanmanız öneriliyor.
kaynak: bayanca.net
Sağlıklı saçlara sahip olmayı herkes ister. Peki ama güzel ve parlak saçlara nasıl sahip olunur?
Uzmanlar sağlıklı saçlara sahip olmak için, sağlıklı, dengeli ve doğru beslenmek gerektiği görüşünde birleşiyorlar…
İşte sağlıklı saçlara sahip olmak için gerekli olan kurallar:
Kural 1: Saç sadece kökünden beslenir. Bu kural hiç unutulmamalıdır. Dışarıdan lokal olarak uygulanan preparatlar, saçlarımıza sağlık getirmez. Bu tür uygulamalar, saçların yıpranmış görüntüsüne, kısa süreli değişmeler dışında yarar sağlamaz. Saçlarımız için gerekli olan besin maddeleri, saçlarımıza, sadece kan yoluyla ulaşabilir. Yeterli protein, demir, çinko, biotin ve folik asit içeren beslenme şekli, saçlarımız için çok önemlidir.
Kural 2: Saç boyası, renk açıcılar, jöle ve köpük gibi kimyasal maddelerin günümüzde çok sık kullanılıyor. Bu maddeler doğru kullanıldığında, nadiren saçlara zarar verir.
Çok sık ve uzun süreli uygulamalar, saçların zaman içinde zayıflamasına ve kırılmalara sebep olur. Sık şampuanlama saçların yıpranmasına sebep olur. Gün aşırı yıkama, saç sağlığı açısından uygun gözükmektedir.
Kural 3: Saçlar ıslak iken daha kırılgandır. Islak saçlar yumuşak havlularla ve düşük ayarlı kurutma makineleriyle kurutulmalıdır.
Kural 4: Aynı şekilde kaba ve sert fırçalama, saçların çabuk yıpranmasına ve mat görünmelerine neden olmaktadır.
Kural 5: Kimyasal içeriği az olan bakım ürünleri kullanmalıyız. Örneğin ammoniyum lauryl sülfat ya da silikon içeren ürünler, saçlarımızı aşırı kurutarak daha kolay kırılmalarına yol açmaktadır.
Kural 6: Sıkı toplanmış saçlar, atkuyrukları, topuzlar ve örgüler saçların köklerini zayıflatır. Özellikle alnın yan kısmındaki saç dökülmelerinin sebebi saçların sıkı ve gergin toplanmasıdır.
Kural 7: Saç sağlığı için en önemli olan diyetin içeriğidir. Protein açısından yetersiz diyetler, saç köklerini dinlenme dönemine sokarak, proteinden tasarruf etme yoluna gider. Bu ağır diyetleri takiben 23 ay içinde yaygın saç dökülmesi görülebilir.
kaynak: bayanca.net
Kış sezonunun moda renkleri (okuyun, bayanlar için)
Ocak 5, 2008
Belki sokaklar soğuk olabilir ama birbirinden canlı ruj ve farlarla yüzünüz sımsıcak olacak!
Önümüzdeki sezonda pembeler, maviler ve parlak griler makyaj modasına hükmeden renkler olacak. Tırnaklar ve dudaklar cıvıl cıvıl parlarken, gözler de birbirinden güzel renkler sayesinde capcanlı bakacak.
Dudaklarda yine kırmızı ve pembenin hakimiyeti sürüyor. Geçtiğimiz sezonlarda kadınların bolca kullandığı parlak, ıslak hissi veren rujlar, kış sezonunda da sürekli karşımıza çıkacağa benziyor. Modası hiç geçmeyen saten rujlar ise, rahatlığı ve kolay bulaşmadığı için yine kadınların gözdesi. Kahverengi ve açık pembe önümüzdeki sezon hatıralarımız arasına gömülürken, bordo, koyu pembe, kan kırmızısı ve koyu kırmızı yine dudaklarda olacak.
Gözlerde ise çok renklilik söz konusu. Göz kapaklarımız gökküşağı gibi parlayacak. Koyu sarı, mavi, yeşil, pembe, mor ve haki yeşili bu sezon defilelerde oldukça kullanılan renkler.
Özellikle mavi ve haki yeşiili oldukça öne çıkıyor. Pastel ve soğuk renkler daha çok kullanılma başlanıyor. Yaz sona erdiği ve sıcak havalar artık bizi terkettiği için; dore, turuncu, açık mavi ve bronz tonlar sadece yazın çekilen fotoğraflarınıza kalsa iyi olur.
Yanaklarda yazın getirdiği bronzluk sona eriyor. Daha çok soğuktan üşümüş ve kızarmış hissi veren kırmızı ve pembe allıkları kullanabilirsiniz. Ya da kırmızı bir rujla dudaklarınızı renklendirebilirsiniz.
Tırnaklarda yine pembenin hakimiyetini görüyoruz. Cıvıl cıvıl ve sıcacık pembeler heryanınızı saracak. Fransız tipi manikür çok kibar ve şık, dolayısı ile oldukça revaçta…
kaynak: bayanca.net
Dünyadan güzellik sırları (okuyun, bayanlar için)
Ocak 5, 2008
Her kadın güzeldir ve her kadının kendine özgü bir cildi vardır. Bu güzelliği korumanın yöntemleri dünyanın her yerinde aynı değildir. İşte dünyanın farklı yerlerindeki farklı formüller.
İtalya
Ninelerinin ve annelerinin eskiden sıkça uyguladığı ve kullandığı hintyağı cilt bakımı, şu aralarda İtalya”da yine popüler. Hintyağı özellikle saçları güçlendirmede ve cildi beslemede çok etkilidir.
Çin
Bir-çay kaşığı biberiye yağı, bir fincan yeşil çayla karıştırılır. Bir süre beklenir ve en son saçlar durulanır. Saçlara doğal bir parlaklık verir. Güzellik kremlerinin bazılarının bileşiminde de bulunan ile yıkanan saçlar gürleşip güzelleşir. Ayrıca şampuanla yıkanmaktan yıpranan saçları canlandırır.
Bir bez torbaya konulan biberiye yaprak ve taze sürgünleri banyo musluğunun altına asılarak üzerine sıcak su akıtılıp böylece doldurulan küvette banyo yapıldığında cildi derinden temizler, teni kayganlaştırır ve güzelleştirir.
Çin beyaz çayı ise gençleştirici gizemi taşır! Gıda, sağlık ve kozmetikte yeni yeni popüler olmaya başlamıştır. Yaşlanma, kırışıklık ve sarkmalara karşı kullanılmaktadır. Cildi kuvvetlendirici, yeni cilt hücre yetişmeyi destekleyicidir. Çevre ve günlük cilt yıpranmalara karşı cildi koruyucudur. Pürüzsüz ve yumuşak bir deri oluşumunda etkin rol oynar.
Yunanistan
Yunan gençleri, vücutlarını bebe yağı ile ovarak ölü deriyi kumsala bırakırlar. Ve denizde durulanırlar.
Polonya
Balı, bir güzellik ürünü olarak cildi yumuşatmak ve parlatmak için kullanırlar. Bal cildin yorgun ve yıpranmış görüntüsünü alır ve geriye ışıl ışıl bir cilt bırakır.
Brezilya
Brezilyalı kadınların güzellik sırlarıysa Brezilya”nın mükemmel plajlarında saklıdır. Çünkü dünyada en güzel kadınların güneşlendiği yer olarak nam salmış bu plajlarda, kadınlar avuç dolu kumlarla vücutlarını ovarlar ve bol bol güneşlenirler. Kumlar, selüliti gidermekte ya da sülülite karşı cilteki kan dolaşmını hızlandırmakta. Pürüzsüz bir cilte sahip olmak açısından faydası olan bu “kumla ovma”dan esinlenmiş olmalı ki, son zamanlarda, İngiltere”de bazı ticari firmalar tarafından kumların bu özelliğinden faydalanılarak kozmetik ürünleri piyasaya sürülmüş.
Hindistan
Hindistan”da, her gece yoğurt ve bademden yapılan maskın yapılması zorunludur. On adet badem ezilir ve sonra yoğurtla karıştırılarak cilde sürülür. 25 dakika bekledikten sonra cilt temizlenir.
Avustralya
Avustralya kızları, yalınayak yürümek ve ayak parmağını açan sandallet giymeyi severler. Ayaklarının pürüzsüz olması için avakado ile ovarlar. Avakodo kuru ciltlere yumuşaklık kazandırır.
İspanya
İspanya”da gençler zaman zaman göz kapaklarını dinlendirmek için patatesten yararlanırlar. Çok ince dilimler halinde kestikleri patatesi, 10 dakika boyunca gözlerde tutarlar.
Jamaika
Karayip Adalarında, soyulmuş muz kabuklarını cilt bakımlarına uygularlar. Güneş yanıklarına karşıda iyi gelen muz kabuklarında, bazı proteinler sayesinde cilde yumuşaklık ve dirilik kazandırmaktadır.
Rusya
Soğuk bir iklime sahip Rusya”da, gençler ciltlerini soğuktan korumak için kaliteli paltolar ve kotlar giymekteler. Ve özelikle sarımsak yağıyla ciltlerini sıklıkla ovarlar. Sarımsak antibiyotik, antiseptik özellikleri ile akneye karşı savaşırken antioksidan özelliği ile de cildi korur ve onarır. Ayrıca sarımsak suyu uçuğa iyi gelmektedir.
Japonya
Japonya”da cilt bakımında kamelya yağı sıklıkla kullanılır. Beyaz kamelya ve fındık yağı cildi nemlendirmek, bes¬lemek, yumuşaklık vermek için kullanırlar. Doğum sonrası oluşan cilt kırışıklıklarını gidermekte ve saçları gürleştirmekte kullanırlar.
Türkiye
Türkiye”de, yeni yeni popüler olan kefir artık doğal güzellikte de kullanılmakta. Bir bakteri kültürü olan kefir, özelikle içerdiği etkin maddeleriyle cilde de faydalı olmaktadır.
İskandinavya
İskandinav kadınları, güzel ciltlerini korumak için saf memba sularından isitifade ederler. Her gün en azından 1.5 litre buz gibi memba madensuyuyla, yüzlerine 15-20 kere yıkarlar. Bu ciltlerine canlılık verir. Pahalı losyonlara ihtiyaç duymadan, buz gibi bu memba sularıyla da ciltlerini diri tutabilmekteler.
kaynak: bayanca.net
Hangi fondöten size göre ? (okuyun, bayanlar için)
Ocak 5, 2008
Fondöten, cildin kusursuz ve sağlıklı görünmesini sağlar. Kusurları ve lekeleri örter. Ton farklılıklarını yok eder… Peki hangi fondöten sizin cildinize uygun ?
Stick fondöden: Bunlarda krem fondötenle kapatıcı bir aradadır. Normal ve kuru ciltler için idealdir. Cildini daha fazla kapamak isteyenler de tercih edebilir. Kusurları örtmek veya kırmızı ve birden fazla tona sahip ciltler için ideal.
Sıvı fondöten: Kullanımı en kolay tip. Hemen hemen her cilde uyar. Şişe veya tüp içinde satılır. Yüzünüze sürdüğünüzde hafif renkli remlendiriciden daha fazla, krem fondötenden daha az örter.
Krem fondöten: Kuru ve normal ciltler için ideal. Koyu ve kalın kıvamına rağmen, nemli sünger kullanılarak kolaylıkla daha şeffat bir tabaka olarak sürülebilir. Kapatıcı olarak da kullanılabilir. Pul pul cildiniz varsa uzak durun. Kötü durabilir.
Köpük fondöten: Aslında köpük kıvamında bir tür krem fondöten. Sıkıştırılmış olarak değil, kavanozda satılır. Sıkıştırılmış olandan daha hafif ve daha şeffaf. Kalın bir tabaka oluşturmadan cildi pürüzleştirir. Olgun ciltler için öneriliyor, çünkü kalın krem fondötenler gibi ince çizgileri göstermiyor.
Hafif renkli nemlendirici: Fondötenler içinde en şeffafı ve yaz için uygun olanı. Aslında çok hafif bir renge sahip nemlendiricidir.
Krem-toz fondöten: Kullanımı kolay. Sürüldükten sonra kuruyarak pudraya dönüşen kremsi bir dokusu var. Bu nedenle ayrıca pudra sürmeniz gerekmez. Yağlı ciltler için uygun. İçeriğindeki pudra, aşırı parlamayı gidermeye yardımcı olur.
Sıkıştırılmış pudra: Cildi hızlı ve kolay bir biçimde kapatan çift kullanımlı toz fondötendir. Islak veya kuru olarak kullanılabilir. Kuru kullanılırsa pudra özelliğini korur. Genç kızlar için uygun. Yağ içeriği düşük. Gözenekleri tıkamaz, sivilce riskini düşürür. Hızlı rötüşlar için de ideal. Fırçayla uygulandığında şeffaf, süngerle uygulandığında daha kalın bir tabaka oluşturur. Nemli süngerle uygulanırsa sıvı ve krem fondötenler gibi daha fazla kapatır.
Pigmentli nimeralli pudra: Cilde yapışır. Cilde bakım yapan vitamin ve mineraller içerir. Sıkıştırılmış pudrayla hemen hemen aynı işlevi görür. Kolay uygulanır.
kaynak: bayanca.net
Makyajda renk oyunları (okuyun, bayanlar için)
Ocak 5, 2008
Makyajda amaç, yüzün kusurlarını gizlemek, güzel bölümlerini ise ortaya çıkarmaktır. Bu da ancak ışık, gölge ve rengin doğru olarak kullanılmasıyla gerçekleşir…
Makyajda da sanatta olduğu gibi “chiaroscuro” olarak adlandırılan ışık ve gölge tekniğinin iki basit kuralını bilmek gerekir: Açık renkler ışık verir ve hacim kazandırır, koyu renkler gölge yapar ve hacmi küçültür.
“Chiaroscuro ışık ve gölge tekniğini makyaja uyguladığımızda, açık renkler, yüzümüzdeki dar alanları geniş göstermek, çökük ve koyu bölümlerini yumuşatmak için; koyu renkler ise, çok geniş bölümleri daraltmak, uzun bölümleri kısa göstermek için kullanılır.
İki ayrı renk yan yana geldiğinde çarpıcı bir zıtlık ortaya çıkar. Buna kontrast denir. Makyajdaki temel prensip, bu kontrastlardan yararlanarak yüzdeki kusurları düzeltmektir.
Örneğin, burnunuza uyguladığınız rengin daha koyusunu burun ucuna ve burun kanatlarına uyguladığınızda burnunuz normalden daha kısa ve ince görünecektir. Aynı yoğunlukta ama aynı olmayan iki rengi yan yana koyarsak, parlak olan renk her zaman daha açık görünür. Aynı koyuluktaki mavi ile sarıyı yan yana koyduğumuzda mavinin daha koyu görünmesi gibi.
Siyah ve beyaz, ışık ve tonun en güçlü kontrastını yaratan iki renktir. Siyah, koyu ve tonludur. Saf ve duru bir rengin yanında daha parlak görünür. Diğer yandan beyaz, şeffaf ve durudur. Tüm renkler beyazın yanında koyu görünür. Siyah, karıştırıldığı rengi kasvetli yapar ve parlaklığını azaltır; beyaz ise canlandırır.
Kontrast sadece açık ve koyu veya sıcak ve soğuk renklerin bir araya gelmesiyle oluşmaz. Tamamlayıcı kontrastlar da vardır. Bunlar bir araya gelince birbirlerini takviye eden renklerdir. Birbirleriyle karışınca ise, yok olup gri-kahve bir renk alırlar. Tamamlayıcı kontrastlar, özellikle göz makyajında gölgeyi nötralize etmek ve göz rengini ortaya çıkarmak için sıkça kullanılır. Kahve-turuncu, mor-pembe göz farı uygulamaları gibi.
Hızlı makyaj yaparken
Ten
Cildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarında bir makyaj altı sürün.
Göz altlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı (concealer) kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı. Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin.
Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin.
Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.
Göz
Üst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün. Gözleriniz koyu renk ise ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.
Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin.
Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün.
Dudak
Dudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin.
Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin.
kaynak: bayanca.net
Bebek gibi bir yüz için… (okuyun, bayanlar için)
Ocak 5, 2008
İşte size bebek gibi bir yüze sahip olmanın yolları. Evde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle hazırlayabileceğiniz bu karışımları deneyerek farkı görebilirsiniz…
Yüz için nemlendirici maske
Malzemeler: Yumurta sarısı + süt
Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.
Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.
Siyah noktaların sonu geliyor
Malzemeler: Limon suyu + yoğurt
Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.
Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.
Sivilceler için karnabahar
Malzemeler: Karnabahar + Zeytinyağı
Hazırlanışı: Sekiz adet karnabahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Karnabahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir ya da iki kez.
Kırışıklara karşı maske
Malzemeler: Kaymak + Elma
Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.
Yağlı ciltler için
Malzemeler: Bal + süt + limon suyu
Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.
Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.
Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre 10 - 15 günde bir tekrarlayabilirsiniz.
kaynak: bayanca.net
Dermatologlar, cilt bakımı için yaptığınız en kötü hataları açıklıyor ve sıkça yapılan bu 7 güzellik yanlışını düzeltmeniz için çözüm yöntemleri sunuyor…
1. yanlış
Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.
Zararı: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin v.b.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinize yumuşaklık veren ve direnç kazandıran yapıyı bozup, erken yaşlanmayı tetikler. Ayrıca cildin kendi kendini yenileme özelliğine de zarar verir.
Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da, içenlerden mümkün olduğu kadar uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere yönelin (teraslı ya da dışarıda oturulabilen bar ya da restoranlar).
Eve dönünce de duşa girip saçınızla cildinize bulaşmış artıkları çıkarın. Hemen ardından da, C ve E vitaminleri içeren antioksidan özellikli bir nemlendirici kullanın.
2. yanlış
Tatile çıkmadan önce birkaç kez solaryuma giriyorsunuz.
Zararı: Hoş bir bronzluk için ilk temelleri atıyor olabilirsiniz ama cildinize verdiğiniz hasar plajda yaşayabileceğiniz herhangi bir yanığa eşit, hatta daha da fazladır. En yeni modellerinin yaydığı UVA radyasyonu güneşin yaydığından 15 kat daha fazla. Bu aslında sizi yakmaz ama derinizden derinlere işleyerek dokulara ve hücrelere zarar verir ki bu da cilt kanseri riskinizi arttırır. Bir araştırma sonucuna göre; düzenli bir şekilde solaryuma girmenin, melanoma (cilt kanserinin en ölümcül türlerinden biri) yakalanma ihtimalini yüzde 55 arttırdığı belirlenmiş. 20-29 yaş arası kadınlarda melanom olasılığı, yapay güneşlenme tekniklerini kullanmayanlara göre yüzde 158 daha fazla bulunmuş.
Yönteminizi değiştirin: Yanmak için solaryuma girmekten başka birçok seçeneğiniz var. Mesela yeni bronzlaştırıcılar. Yüz ve göğüs için, aloe ve E vitamini katkılı Clarins Intense Bronze Self Tanning Tint ve vücut için de cilde hızla işleyen ve gliserin ile yumuşatan Avon Skin-So-Soft Glow Daily Body Moisturizerı deneyebilirsiniz.
3. yanlış
Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.
Zararı: Evet, ölü hücrelerin atılmasını sağladığı için yararlı olabilir. Ancak fazlası, kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağa keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren kremler sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu da cilde zarar verir. Çünkü bu işlemler, cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.
Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem kese hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalama gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici kullanın. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gece veya gündüz nemlendiricisi (ama her ikisini değil) edinin. Haftada bir olarak da, sakinleştirici jojoba özleri içeren bir temizleyiciyle cildinizi rahatlatın.
4. yanlış
Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine, sabun ya da vücut şampuanı kullanıyorsunuz.
Zararı: Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünde kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde nemlendiricidir yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında korumazlar bu yüzden de tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul görünebilir.
Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın traş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendiren; cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Örneğin bir sonraki traşınızda cildi tıraşa hazırlayan Gilette Satin Carei tercih edebilirsiniz. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi kullanabilirsiniz. O bile bacağınızı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.
5. yanlış
Çenenizdeki o kocaman sivilceyi fark ettiğiniz an kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.
Zararı: Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısmı içerde, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.
Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel tasarlanan metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın (ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru ittirin. Bu yöntemi sadece ucu görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın. Derin kistlerde kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman için en iyisi; bir dermatoloğa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine bırakın, bu sayede bir kaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz pille çalışıyor ve ısı terapisi yöntemi ile sivilcedeki bakteri faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönüşmesini engelliyor.
6. yanlış
Hamile olduğunuzu bildiğiniz halde cilt bakım rutininizi değiştirmiyorsunuz.
Zararı: Montclair, New Jerseyde dermatoloji uzmanı ve Shape dergisi uzman kurulu üyesi Jeanine Downienin ciddi bir uyarısı var: Hamile olmayanlar için zararsız olan pek çok cilt bakım malzemesi fetüse zarar verebilir. Bilinen ve sürekli kullanılan anti-aging ve akne bileşenleri, kırışıklara karşı kullanılan retinol ve aknelere karşı uygulanan benzoil peroksid gibi maddeler hamile kadınlar için güvenli bulunmuyor.
Yönteminizi değiştirin: Hamile kalmaya karar verdikten sonra ürünlerinizin içeriklerini okumaya başlayın. Hamilelik esnasında kullanımları güvenli olan meyve özlü ya da laktik (süt özlü] ürünleri tercih edin. Doğal cilt soyucu özlere sahip Clean & Clear Morning Burst Sunshine Control yüz temizleyici iyi bir çözüm olabilir. Aniden beliren cilt sorunları için düşük yoğunlukta salisilik asit içeren ürünler kullanın. Bunun için Dermalogica Overnight Clearing Geli ya da içinde söğüt kabuğu gibi doğal bir bileşen bulunduran Skyn Iceland Anti-Blemish Gel With Willow Bark gibi ürünleri de deneyebilirsiniz.
7. yanlış
Makyaj fırçalarınızı nadiren temizliyorsunuz. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız ki?
Zararı: Fırçalar, zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt cildinize geri döner. Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere yerleşebilir. Bunun yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemesini kolaylıkla alamaz ve fırça, kılları birbirlerinin üstüne yığıldığından makyajınızda lekelere yol açar.
Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Makyaj fırçalarını yıkamaya zamanı olmayanlar için daha pratik çözümler de mevcut. Örneğin Clinique markasının bu probleme kökten çözüm getirmek için, anti mikrobik teknoloji kullanılarak geliştirdiği fırçalar.
kaynak: bayanca.net
Cilt kanserleri ve benler son 20 yılda bir önceki yıla göre yüzde dört oranında artış gösteriyor. Bu artışı, durdurmak mümkün olmasa bile, erken teşhis ve güneşe olabildiğince az maruz kalmak, hastalığa yakalanma riskini minimuma indiriyor…
Cilt kanserleri neden oluşur, daha çok vücudun hangi kısımlarında görülür?
Cilt kanserlerinin en önemli nedeni, cildimizde oluşan güneşe bağlı hasarlardır. Buna foto yaşlanma denilmektedir. Cilt kanserleri vücudumuzun her yerinde görülmekle birlikte en sık foto yaşlanmanın, yani güneş hasarlarının yoğun olduğu yerlerde görülür. Güneşe en sık maruz kalan yüz, boyun, kol ve bacaklar cilt kanserlerinin en sık rastlandığı yerlerdir.
Ne zaman cilt kanserlerinden şüphelenilmeli, belirtileri nelerdir?
Gövdemizde yeni çıkan, hızla büyüme gösteren, deriden kabarık, kanayan lezyonlar ve siyah renkli benler olduğunda şüphe duymalı ve dermatoloğa başvurmalıyız.
Kaç tür cilt kanseri vardır?
Üç tür cilt kanseri vardır: Bazal hücreli karsinom, skuamöz hücreli karsinom, malign melanom.
En çok risk altında olanlar kimlerdir, kalıtımsal faktörler etkili midir?
Cilt kanserleri en sık tip bir deri denilen beyaz ten, sarı saç, açık renkli gözlülerde görülür. Malign melanom türü cilt kanserlerinde de kalıtımsal faktörlerin önemli olduğu düşünülmektedir. Ailesinde malign melanom olanlarda bu kansere yakalanma riski olmayanlara göre daha yüksektir.
Görülme sıklığı erkeklerde mi kadınlarda mı fazladır?
İki cinsiyet arasında görülme sıklığı açısından bir fark yoktur.
Diğer kanserlere göre görülme sıklığı ne kadardır?
ABDde cilt kanserleri en sık görülen kanserlerin başında gelmektedir. Ülkemizde kesin istatistiksel sonuçlar olmamakla beraber oran yüksek değildir. Son 20 yılda, deri kanserleri her yıl bir önceki yıla kıyasla yüzde dört oranında artmıştır. Bunun başlıca nedenleri olarak; ozon katının incelmesi, ultraviyole ışınlarına maruz kalınması ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına sebep olan kronik böbrek yetmezliği ve AİDS gibi hastalıklardaki artış sayılabilir. İnsanların yaklaşık yarısında 65 yaşına kadar deri kanseri gelişmektedir. Yetmiş milyon nüfuslu bir ülkede her yıl yaklaşık 2500 kişi deri kanseri nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Bunların yaklaşık yüzde 75i melanom nedeniyle, geri kalan yüzde 25i de diğer deri kanseri türleri nedeniyle olmaktadır. Bazal hücreli kanserler ortaya çıktıkları bölgede tekrar belirme eğilimlidirler ve uzak organlara yayılmazlar. Skuamöz hücreli kanserler de benzer seyir göstermekle birlikte uzak organlara yayılmazlar. Skuamöz hücreli kanserler de benzer seyir göstermekle birlikte uzak organ ve lenf bezlerine yayılabilirler. Melanomlar ise ölümcül seyirli olup, erken tedavi edilmemeleri durumunda lenf bezlerine ve uzak organlara yayılırlar.
Bitkisel tedaviler cilt kanserinde ne kadar başarı sağlıyor?
Bitkisel tedavilerle cilt kanserlerinin tedavisi mümkün değildir.
Nüksetme riski var mıdır?
Cilt kanserleri tedaviden sonra hem ilk çıktıkları bölgede nüksedebilirler. Hem de uzak organlara yayılabilirler. Cerrahi tedavi sırasında kanser tam çıkarılmışsa ya da, dar sınırlarla çıkarılmışsa nüksetme riski daha yüksektir. Bu nedenle ilk tedavi büyük önem taşır. Benzer şekilde nüksetme durumunun erken tanı ve tedavisi için, hastaların tedaviden sonra 6-12 ayda bir doktorları tarafından kontrol edilmesi çok önemlidir.
Cilt kanserlerinden korunmak için nelere dikkat etmeliyiz?
Cilt kanserlerinin oluşmasında en önemli faktör güneş ışınıdır. Güneşe maruz kalma süremiz arttıkça cilt kanserlerine yakalanma ihtimalimiz de o oranda artar. Bu nedenle doğal ve suni güneş yanıklarının oluşmasına izin vermemeliyiz. Yaz aylarında mutlaka açık alanlardaki sosyal aktivitelerde ve deniz kenarında güneş koruyucuları kullanmalı. Ama en önemlisi kullanılan güneş koruyucularının hem UVA, hem de UVBye karşı etkili olduğuna, suda koruyucu özelliklerini yitirmediğine dikkat etmeliyiz. Yüz ve ellere 20 faktörün üstünde koruyucu krem sürmek, geniş şapka ve uzun kollu giysiler giymeye dikkat etmek de diğer önemli hususlardır. Bunun dışında, tüm cilt düzenli aralıklarla kontrol edilmeli ve herhangi bir lezyonun ortaya çıkması halinde mutlaka doktora başvurulmalıdır.
Cilt kanserlerinin tedavisi nedir? Yeni geliştirilen yöntemler hangileridir?
Cilt kanserlerinin en temel tedavisi cerrahi tedavidir. Erken dönemde yapılacak cerrahi tedaviler kesin tedaviyi sağlayacaktır. Hastanın yaşam kalitesi ve sağ kalımı etkilenmeyecektir. Sistemik olarak yayılmış ve cerrahi yapılamayacak kadar ilerlemiş cilt kanserlerinde sistemik tedaviler ve ışın tedavileri yapılabilmektedir. Deri kanserlerinin tedavisi kanserin türüne göre değişmekle birlikte, amaç kanserin tamamen çıkarılması ya da yok edilmesidir. Deri kanserlerinin büyük çoğunluğu plastik cerrahlar ya da dermatologlar tarafından cerrahi olarak çıkarılarak tedavi edilirler. Burada deri kanseri, çevresinde tümör hücreleri bırakılmayacak şekilde genişçe çıkarılır ve yara tekrar dikilerek kapatılır. Ancak deri kanseri tam çıkarıldıktan sonra ortaya çıkacak alan büyükse, deri grefti ya da lokal flep kullanılarak onarılır ve derinin eski görünümünü kazanması sağlanır.
Ben nedir ve nasıl oluşur?
Ben derinin rengini veren melanin pigmentinin aynı yerde aşırı çoğalması ve toplanması yüzünden kendisini kahverengi ve ya siyah şeklinde gösteren oluşumlardır, genelde özellikle güneşe maruz kalan el, yüz. boyun ve dekolte bölgelerinde görülür, ama hiç güneş almayan bölgelerde de bu oluşumlara rastlamak mümkün. Bazen genetik bazen ise daha sonraki yaşlarda oluşur ve artış gösterir. Benlerdeki 5 değişiklik benler için çok iyi belirtiler olmayıp bu tip değişiklikler gözlemlendiğinde uzman bir dermatoloğa görünmenizde yarar olacaktır:
1- Renk değişikliği: Benin renginde koyulaşma koyu kahve ve ya siyaha doğru bir renk değişimi
2- Benin boyutunda değişme, kısa sürede aşırı derecede büyümesi
3- Çevre dokunun düzensizleşmesi, benin çevresi genelde düzgün görüntüdedir. Girintili, çıkıntılı bir dış yüzey ben için iyi bir belirti değildir
4- Benin çevresinde kaşıntı, kanama, yara
5- Benin üst düzeyinin düzensiz bir görüntü alması
Et benleri en çok nerede görülüyor?
Et benleri en çok güneşe maruz kalan ve ince bir deri yapısına sahip olan boyun, dekolte gibi yerlerde görülmekle birlikte vücudun değişik yerlerinde de görülebilirler. Tedavilerinde koterizasyon (yakma) ve kriyoterapi (dondurma) gibi yöntemler uygulanır.
kaynak: bayanca.net
Cildinize ne derece özen gösteriyorsunuz? Cildinizin makyajdan sonra ne hale geldiğini biliyor musunuz ?
Yüz temizliği neden gerekli?
Sabahları
Yüz temizliği gün boyu ihtiyaç duyacağınız bakım kremine arınmış, duru bir cilt ile hoş geldin demek için gerekli. Unutmayın ki cildiniz ne kadar ter, toksin gibi atılım maddelerinden arınmış ise uygulayacağınız kremden o kadar çok fayda sağlarsınız.
Akşamları
Gün boyu maruz kaldığınız toz, kir, sebum fazlalığı ve makyaj cildinizin yüzeyinde birikti. Şimdi cildinizin nefes alma zamanı geldi. Günün yorgunluğunu üzerinden atıp yine taptaze, duru ve arınmış olmak istiyor.
Ne yapmalı?
Suyun ferahlığını seviyorsanız cildinize uygun bir jel veya köpük ile, süt ile silerek yüzeydeki birikimlerden kurtulabilirsiniz. Ardından ölü hücrelerden arınmak için bir tonik yardımı almalı ve cildinizi krem yardımıyla nemlendirmelisiniz.
Jelleri ve köpükleri mümkün olduğu kadar yumuşak bir fırça ile dairesel hareketlerle uygulayın. Kan dolaşımı hızlanır, etkinlik artar.
Nemlendirme neden gerekli?
Cildiniz için çok gereklidir. Cildinizde olması gereken nem oranı yüzde 15in altına düştüğünde cildiniz pürüzlü bir görünüm alır. Nemsiz bir cilt çok kolay yıpranır, güçsüzleşir, daha çabuk yaşlanır.
Cilt durumunuza uygun olan nemlendiriciyi hassasiyetle seçin. Gece bakımını ihmal etmeyin.
Nemlendiriciyi temizlenmiş cildinize yüzünüzün orta hattından dışarıya doğru yayarak uygulayın bu durumda kan akışı yönüyle uyum saplanır…
kaynak: bayanca.net
