nedir

Evlenmeden önce eşler sosyokültürel uyuma önem vermelidir. “Evliliği düşünen kimsenin aklından geçireceği ilk husus, kendi duygu düşüncesine uygun bir eş araştırmaktır.”


Şimdilerde pek çok genç bu hayati işi sırf hisleriyle değerlendirmekte sokakta, çarşıda pazarda tanıştığı biriyle hemen yuva kurmaya çalışmaktadır. Oysaki böyle bir düşünceyle kurulan yuvada huzur aramak son derece yanlıştır. Eşlerin her birinin evlenmeden önceki nda kendilerine ait bir sosyal kimliği vardır. Kimi dini n emrettiği bir hayat tarzını en incelikleriyle yaşamaktadır, kimi ise dinden diyanetten çok uzak yetişmiştir. dinini yaşamak ister, rahatsız olur. Bunun aksi de her zaman söz konusudur. Böyle bir ailede çekişme sürtüşmenin ardı arkası kesilmez.


Bazı erkekler, kendi anne babasına eşlerinin ilgi saygı göstermesini beklerler. Fakat kendileri eşlerinin anne babasına gerekli saygıyı göstermezler.


Halbuki eşinizden kendi anne–babanız için istediğiniz saygı sevgiyi, siz de eşinizin anne –babasına göstermek zorundasınız.


Eşler birbirlerine şı empatik davranmalıdırlar. Eşlerin birbirlerinin isteklerini, ihtiyaçlarını anlaması; eşini dinlemesi ona pozitif destek vermesiyle olabilir. Eşler arasındaki gerçek yakınlık, içtenlik bütünlük empati kurabildikleri sürece ortaya çı. Eşler empati kurabilmeyi becerebilirlerse koşulsuz sevgiyi ı yakalayabilirler. Aile içinde öfke kızgınlıkla başa çıkabilmelidir. Her kızgınlık bir kurallar ihlalidir. Birbirinize kızdığınızda dikkat edin, sizi rahatsız eden o kişinin davranışları değil, sizin koyduğunuz kurallarınızdır.


Aile içerisinde yaşadığınız küçük problemlerinizi biriktirmeyin. Bilindiği gibi patlamalar bir birikimin neticesinde olur. Yeri geldiğinde ifade edilmeyen küçük tepkiler bir sonraki ile birleşip tehlikeli hale gelecektir. Aile içerisinde huzur mutluluğu yakalamak için, eşinizle sizi şı şıya getirecek olan problemleri henüz büyümeden oturup konuşun onu çözmenin yollarını araştırın. olsa kendi kendine çözülür diye düşünmeyin.


İlişkinizin bakıma ilgiye ihtiyacı vardır
İlişkinize düzenli olarak bakım yapın. Biz insanların çok garip alışkanlıkları davranışları vardır. kullanırız; kullandığımız bize problem çıkarmasın diye periyodik bakım yaptırırız. Aynı titiz bakımı aile içi iletişimimize vermemiz gerektiğini hep unuturuz. Zaman zaman ilişkilerimize bakım yapmalıyız. Duygusal banka hesabımızı kabarık tutmanın yollarına bakmalıyız. Richard L. EVANS”ın bir sözü var: “Her şeyin bakıma, ilgiye, izlenmeye ihtiyacı vardır, özellikle mızdaki en hassas ilişkilerin.”


Bunlara dikkat edin
Eşinizi kesinlikle başkalarının yanında (çocuğunuz bile olsa) eleştirmeyin.
Eleştiri yaparken rencide edici değil, yapıcı olmaya dikkat edin.
Eşinizi değiştiremeyeceği fiziki özelliklerinden dolayı eleştirmeyin ya da başkalarıyla şılaştırmayın.
Sürekli eleştiri yapmaktan kaçının. Bu bir süre sonra şıdaki insanda “duyarsızlığa” sebep olur.
Sadece beğenmediğinizde değil, beğendiğinizde de eşinize bunu belli edin.
Eşlerinizin ebeveynleriyle iyi ilişkiler kurun.

kaynak: bayanca.net

Uzun süren bir ilişkiden sonra sıra geldi nikah masasına oturmaya.. Oturmasına oturacaksınız ama hala kafanızda cevaplanması gereken yüzlerce soru var. Doğru seçimi yaptığınızdan emin misiniz? Cevap “bilmiyorum” ise lütfen yazımızı okuyun…

Sevgiliniz size büyük soruyu sordu “Benimle evlenir misin?”; siz de ona “Evet” dediniz. Fakat hala emin değilsiniz? Doğru bir mı verdiniz? İlk önce aklınıza gelen soruların cevaplarını verin.



Beklentileriniz
Bu size ne getirecek? Bir arkadaş? Ait olma duygusu? Aile? Çocuklarınız olacak mı? Kaç tane? Aile kariyeri birbirinden ayıracaksınız?


İletişim
Sorunları çözeceksiniz? şınızdaki insanın iletişim kurma tarzından emin misiniz? Sinirli biri mi? Kimin alttan alması gerekecek?


Arkadaşlar
nızın neresinde olacaklar? Onlarla ne kadar zaman geçireceksiniz? Onun sevmediği arkadaşlarınızla görüşecek misiniz? Erkekler ayrı, bayanlar ayrı mı dışarı çıkacaksınız?



Paranın nereye harcanacağına verecek? Ya çok uzakta bir iş teklifi alırsanız? Faturaları ödeyeceksiniz? Ne kadar biriktireceksiniz?


Aile kurallar
Ailenin nızdaki rolü ne olacak? Eğer aranızda bir anlaşmazlık çıkarsa ne olacak?



Doğum kontrolde hangi yola başvuracaksınız? Ya başka birinden etkilenirseniz? sıkıcı olmaya başlarsa?


Çocuklar
Çocuk büyütmekteki düşünceniz birbirine uyuyor mu? Çocuklara bakacak? Bu soruların cevaplarını bir kağıda yazın gözden geçirin eğer cevabını bulamadığınız bir sorunla şılaşırsanız bunu müstakbel eşinizle paylaşın. Bakalım onun buna tepkisi ne olacak?

kaynak: bayanca.net

Suçlayıcı tavırlar kurumuna ciddi ölçüde zarar veriyor, uzmanlar eşlere “birbirinizi yargılamayın” sında bulunuyor.


Evlilkte mutlu olmanın sırlarını açıklayan çiftlere, “Emir cümlesi kullanmayın, yargılayıcı suçlayıcı olmayın, rolleri paylaşın, iletişime şılıklı anlayışa önem verin, kıyaslamayın, cinsel nızı renklendirin, eşinizi değil, kendinizi değiştirin” önerilerinde bulunuluyor.


Kültür farkı zarar veriyor
Kültür, anlayış davranış farklılıkları da evliliklere zarar veriyor. Çiftlerin çoğunluğunun birbirilerini fazla madan, duygularının etkisiyle yakınlaşıp, her şeyin toz pembe gideceği hayaliyle evlendiğini anlatan Keçe, bununda mutsuz yuvaların kurulmasına yol açtığını ifade ediyor.


Keçe, “Eşlerinden ayrılmayı düşünen veya anlaşamadıkları için mutsuz olduklarını ifade eden bu çiftlerin başa çıkılmaz olarak gördükleri sorunlar, büyük oranda karakter, kültür, anlayış davranış farklılıklarıdır” değerlendirmesini yapıyor.


Eşim çok değişti
Sorun yaşayan çiftler, “Eşim beni anlamıyor”, “Eşim çok değişti”, “Artık beni sevmiyor”, “Daha fazla dayanma gücüm kalmadı”, “Evlenmeden önce daha iyiydik” “Ne yapmam lazım bilemiyorum” şeklinde yakınmalarda bulunuyor. Keçe bu tür yakınmalar için de şunları söylüyor “Bu yakınmaları söyleyen evlenene kadar hiçbir problem yaşamadıklarını ifade eden çiftler, evlendikten sonra var olan her anlaşmazlığın tartışmanın kaynağını acımasızca kurumuna bağlama yanlışlığına da düşüyorlar. Belki de “Evlenmeseydik bunlar başımıza gelmezdi” diye düşünüyorlar. Ancak inatlaşmaları, şılıklı atışmaları, ego tatminsizliklerini veya karakter farklılıklarının doğurduğu mutsuzluklarını söylenemeyen, ön yargılı davranışlar sonucu görülemeyen gerçekleri kurumunun değil, kişilerin kendilerinin yarattıklarını kabul etmede de zorlanıyorlar. İşte bu nedenlerden dolayı danışmanlığının amacı, çiftlerin kendi başlarına çözemedikleri her türlü problem çatışmaları terapist ile beraber anlamaya çalışmaları çözüm yollarını öğrenmeleridir” diyor.

kaynak: bayanca.net

ı verdiniz ancak yine de içinizi kemiren bir şey mi var? Bazı düşünceler sizi rahatsız mı ediyor? O zaman bu yazımıza bir göz atın!


Beklediğiniz evlenme teklifi sonunda geldi siz de bulutların üzerinde uçuyorsunuz. Yani olaylar pek de sürpriz bir şekilde gelişmedi, her şey istediğiniz gibi. Peki, o zaman içinizdeki bu tuhaf duygu da neyin nesi? Size durmadan “Emin misin? Ya yapıyorsan?” diye soran bu duygu ?


Dürüst yanıtlar verin
Evlenmeye çok kısa bir zaman kala, çevrenizdeki herkes sevinç coşku içinde düğüne hazırlanırken bu tarz bir çelişkiye düşmeniz doğal bir tepki de olabilir, tehlike sinyali de… Belki her genç gibi ruhunuzdaki “kaçak gelin” harekete geçmiştir, belki de şüpheleriniz mutsuz bir geleceğin önsezisinden kaynaklanıyordur. Bunu anlamanın tek yolu kendinize bazı sorular sormanız bu soruların yanıtlarını dürüstçe, kendinizden kaçmadan vermeniz.


İşte, size yardımcı olabilecek anahtar sorulardan bazıları…


- Bir deftere imza atmayı sevdiğiniz erkekle birlikteliğinizin şahitler önünde onaylanmasını saçma mı buluyorsunuz? Yoksa tüm sevdiklerinizle birlikte bu mutlu günü kutlamayı bir eğlence, unutulmaz bir anı olarak mı görüyorsunuz?
- Evlenmezseniz, üzerinizde oluşacak toplumsal baskıdan ailenizi üzmekten korkuyor olabilir misiniz? Belki de aşık olduğunuz erkeğin hevesini kırmak istemiyorsunuz. Bu soruların cevaplarını iyice düşünün öncelikle, aslında niçin evlendiğinizi bulmaya çalışın.
- Nikah masasına giderayak kafanızda oluşan tereddütlerin kaynağı ne? Evliliğin sizi kısıtlayacağını mı düşünüyorsunuz? Yaşam biçiminizin değişmesinden mi korkuyorsunuz? Bir erkekle aynı evde bir ömür geçirme fikri size ters mi geliyor? Yoksa… Yoksa doğru o değil mi? Özellikle bu son soruya büyük bir içtenlikle cevap vermelisiniz çünkü eğer yanlış insanla evlendiğiniz hissine kapılıyorsanız tehlike çanları çalıyor demektir.


Doğru kişi değilse…
Kuşkularınızın kaynağı eğer damat adayı ise kesinlikle bu işten vazgeçin ya da en azından emin olana kadar düğünü erteleyin. “Her şey hazır, konukları çağırdık, annemler ne der, rezil oluruz…” gibi düşünceleri elinizin tersiyle bir kenara itin. Söz konusu olan koskocaman bir hayat, sizin nız… Yok, eğer kuşkularınızın yersiz olduğuna büyük ölçüde düğün hazırlığı stresinden kaynaklandığına verdiyseniz, evlenmenin nızı olumlu yönde değiştireceğine, işinizi, sosyal yaşamınızı diğer insanlarla ilişkilerinizi kötü etkilemeyeceğine gerçekten inanıyorsanız, rahatlayın bu özel günün tadını çıkarmaya bakın.

kaynak: bayanca.net

Evliliği mızın en büyük duygusal yatırımı olarak niteleyen uzmanlar sevgi saygının hakim olduğu aile yuvalarının “gerçek sultanlığı” yaşadığını söylüyor.


Her birimizin bekarlığa bakış açısı farklıdır. Bazıları için bekar olmak bir yaşam biçimidir…


Mutlu sultanlıktır
Evliliği mızın en büyük duygusal yatırımı olarak niteleyen uzmanlar sevgi saygının hakim olduğu aile yuvalarının “gerçek sultanlığı” yaşadığını söylüyor


Eros”un oku hedefteki kalbi vurmuştur. Pembe pancurlu ev hayalleri filmlerinde kalmış olsa da n en büyük “Duygusal yatırımı” olan , pembe beklentileri ardından getiriyor. Her evliliğin birbirinden farklı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, “Duygusal ekonomik olarak kendinizi hazır hissedince evlenin” sında bulunuyorlar. Mutlu için kayıtsız ilk şart ise “SEVGİ”…


Evleneceğiniz kişiyi iyi mak, evlilikte çıkacak problemleri büyümeden çözmeye kalkışmak, evliliği sağlamlaştırmak için emek harcamak gerekiyor. Uzmanlar, “Bekarlık sultanlıktır” diye düşünenlerin yanıldığına dikkat çekerek “Doğru zamanda, doğru seçimi yaparak mutlu evliliğe imza atanlar asıl sultanlığı yaşayanlardır” diyor.


”i hayatta yapılan en büyük “Duygusal yatırım” olarak değerlendirerek mutlu bir evliliğin başlangıcı için çiftin birbirini doğal halleriyle ması gerektiğini belirtti. öncesi birlikteliklerde seçilen kişinin olumsuz yanlarının görmezden gelindiğine dikkat çeken Samancı, “şınızdaki insan sizi kazanmak istiyorsa o da iç modelinizdeki gibi davranmaya başlayabilir. Onu için yeni tanışma ya da flört dönemindeki sevgililer evlenince “Onu mamışım” demeye başlarlar. Onun doğallığını görün severseniz onu öyle sevin. Doğal olmayan hiçbirşey uzun süre sürmeyecektir” dedi. öncesinde bayrağı taşıyan evlilikten sonra bayrağı kadına teslim ediyor. Doç. Dr. Samancı, evliliğin erkekler lehine işleyişini anlattı: “Koruyucu, kollayıcı toparlayıcı özelliklere sahip olan evliliği lehine çevirmiş oluyor. Tüm erkekler hem aktif, çalışan bir eş isterken toparlayıcı, anaç klasik özelliklerini de arıyor” dedi.


Evliliğe geç kalmayın
Zamanlaması doğru yapılmayan evliliklerde sorunlar ortaya çıkmaya başlıyor. Doç. Dr. Samancı, için en ideal yaşın 20″li yaşların ortası olduğunu belirterek doğru zamanlama konusunda bilgi verdi: “15-18 gibi çok genç yaşlarda yapılan evlilikler sağlıklı olmuyor. Evliliğin sağlıklı olması için duygusal olgunlaşma, gelişme gerçekleşmişolmalı. Ekonomik olarak bağımsızlık elde edilmeli. şısındaki insanı yacak olgunlukta olmalı. Bu şartların 15-18 yaşında oluşması mümkün değil” dedi. 30 yaşından sonra evlenmenin zorlaştığına dikkat çeken Samancı, “İlerleyen yaşla yaşanan ilişkilerin sayısı artıyor. Yaşanan ilişkilerle duygusal yıpranma artıyor. Tecrübeler evlenmeyi zorlaştırıyor” dedi.


öncesi bir bilene danışın
öncesinde kişilerin hazır olup olmadıklarını sorgulamalarını sağlayacak eğitimli terapistlerine ihtiyaç olduğu belirtiliyor. Samancı, “Kişiyi yaşamda en çok etkileyen kurum olan evliliğin profesyonel anlamda gözardı edilmiş. n en büyük yatırımı yapılıp evleniliyorsa sorgulanması gerekiyor. Özellikle öncesi ilişkisinde kaygı duyanlar sorunları öncesi bir uzmanla paylaşmalı” dedi.


öncesi uzun ilişki de sakıncalı
Samancı, öncesi uzun ilişkilerin sakıncalarını anlattı: “Duygusallık dışında bağlanma olmadığı için her an bitebilir. İlişki belli bir çizgide devam ediyor. Zamanla çiftlerden biri ilişkinin daha güçlü hale gelmesini ya da evliliği istemeye başlıyor. Uzun süren ilişkide çıkan sorunlar virüs gibi zamanla büyüyor.”


Nişanlılık dönemine dikkat!
Nişanlılık, aile onayının alındığı “Evet” demek için hazırlığın hızlandığı dönem… Doç. Dr. Samancı, nişanlılık döneminin çok kısa ya da uzun olmasının ardından sorunları getirebileceğine dikkat çekerek “Nişanlılık dönemini çok kısa tutmayın. Bu dönemde sorunları farketmeye çözerek evliliğe doğru adım atmaya çalışın. Çok uzun nişanlılık dönemi de ilişkinin yıpranmasına yol açabilir” dedi.


Nişanlılık döneminde neler yapmalı?
- Nişanlılık döneminin yakın ilişkiye sorumluluklara girdiğiniz bir dönem olduğunu unutmayın.
- Ailelerle ilgili problemlerde birbirinize destek olduğunuzu ya da çatışmalara girdiğinizi edin.
- Duygusal olarak ailelerden kopmama, doğal olarak birtakım sürtüşmeleri başlatabileceğini unutmayın…

Artık daha fazla utanmanıza gerek yok!..
Kimselere soramadığınız seks sorularınıza İlişkini Anlat sayfalarında yanıt bulabilirsiniz…

nın erkeği ya da ını bulmak, evlilikte sorunların ortaya çıkmasına engel olamıyor. Her evliliğin yapısı farklı olduğu için, ortaya çıkan sorunlar da değişiyor.

sorunları da n tuzu, biberi… nın erkeği ya da ını bulmak, sorunların ortaya çıkmasına engel olamıyor. Her birbirinden farklı olduğu içi sorunlar da değişiyor. Bazı evliliklerin iyiye giderken, bazılarının da kötüye gidebileceğine işaret eden uzmanlar, “Birbirinizi anlamaya çalışın” sında bulunuyorlar. Boşanma rakamları mutlu konusunda sağlıklı bilgileri vermiyor. ”deki yıllık yüzde 1″in altındaki boşanma oranı, mutsuz olduğu halde devam eden evliliklerin olduğunu işaret ediyor.


sonrası “ sürecek mi?” kaygısının yaşandığına dikkat çekerek evlilikle beraber çiftlerin birbirlerinin gerçek benleriyle tanıştıklarını söyledi. Evliliğin ilk dönemlerinde duygusal bağımlılığın sürdüğünü fakat iki taraftan birinin bireyselleşme isteğinin ortaya çıktığını belirterek “Bireyselleşme isteği birtakım çatışmalara götürebilir. Bu dönemde bireyselliği arama doğal bir dönemdir. Duygusal olarak uzaklaşmıyorsanız bu durum ilişkinizi tehdit edildiğini göstermez” deniliyor.


Kayınvalide sendromu!
Evlilikte sorunların ortaya çıkmasında aileler de etkili olabiliyor “Kayınvalide sendromu” bu sorunlardan biri. Bazı aileler, çocuklarından ayrılma duygusuyla baş edemiyorlar. Kimi çiftler de ailesinden ayrılamadığından bağımsızlığını yaşayamıyor, evlilikleri tehlikeye giriyor.


Cinsel sorunlar
Evlilikte konusundaki bilgisizlik sorunların ortaya çıkmasına oluyor. Samancı, olmasına şın birçok çiftin aylarca kimi zaman yıllarca yaşadıkları cinsel sorunlara çözüm aramadıklarından ilişkilerinin yıprandığına dikkat çekti.


Milenyum çiftleri dertli
Çağımız evliliklerinde roller de değişime uğruyor. Artık sözleşmeler üzerine kurulan evllikler gündemde. Milenyum damadı, evdeki otorite olmadığının farkında. Doç. Dr. Samancı, milenyum çiftinin sorunlarını şöyle anlattı: “Duygusal boyut ön plana çıkıyor. evine gelsin ayağını uzatsın, kahvesini getireyim” rolünden uzak.. , evin ekonomisini düzenleyen, tek başına veren rolünü kaybediyor. Kimi zaman rol değişimi nedeniyle sorunlar ortaya çıkabiliyor.”


Milenyum ını ,yat, kat mutlu etmiyor. Duygusallık istiyorlar. Evliliğin iyi olduğunu söyleyen kadınların yüzde 93″ü duygusal gereksinimlerinin şılandığını belirtiyor.


Evliliğin yapısını, evlenme nedenleri de etkiliyor. İşte evlenme nedenleri:
Duygusal beklentileri şılamak için yapılıyor.


Yalnızlık insana özgü olmadığı için evliliğe şı içten güçlü bir duygu var.


Sosyal beklentiler.


Ekonomik güçlerin yan yana gelmesi. Evli olanların ekonomik anlamda daha iyi olması.


İyi bireyi ekonomik, ruhsal sosyal anlamda destekliyor.


Duygusal, cinsel sosyal anlamda huzur bulup daha mutlu bir yaşam sürme isteği…


Pembe hayallerle kurduğunuz yuvanızda bir yastıkta ömür boyu mutlu olmak için, hayal gücünüzü kullanın, birbirinize daha çok zaman ayırın ara sıra da olsa sürpriz yapmayı unutmayın.


Mutlu evliliğin sırrı: DUYGUSALLIK
Birbirini seven çiftler, “aynı yastıkta kocamak” için ilişkilerini renklendirmeye çalışıyor. Romantik anlar geçirmek için fırsat yaratan çiftler, “mutluluğu” yakalıyor. “Kalbe giden yol mideden geçer” tezi günümüzde de geçerliliğini koruyor. Başbaşa yenilen yemekler ilişkiyi güçlendiriyor. Yaşanan sorunları zamanında uzmanlarla paylaşan, terapisine katılan çiftler, ya ulaşıyor.


için öneriler
- Evlilikten eşinizden beklentilerinizi iyi belirleyin.
- Eşinizin duygusal yapısını iyi yın.
- Eşinizin beklentilerini öğrenmeye çalışın.
- Eşinizin beklentilerinizin ne kadarını şılayabileceğinin farkına varın.
- sihirli değnek değil. Eşinizin bütün olumsuz özelliklerini evlilikle beraber sona ereceğini beklemeyin.
- İlişki için emek harcayın.


Aldatılma Sinyalleri
- Eşinizin ilgisi azaldı. Eve az zaman ayırıyor.
- Gecikmeler için söyledikleri birbirini tutmuyor.
- Sizinle mutsuz ama dışarıda mutlu olduğunu hissediyorsunuz.
- Cinselliği görev olarak yapıyor hissindesiniz.
- Artık içinizde kötü ama bir yere bağlıyamadığınız bir duygu var.

kaynak: bayanca.net

Yaz ınızı bir türlü unutamıyor musunuz? Kendinizi iyi hissetmek için biraz “vitamin” almaya ne dersiniz?

Bir kere yaz bitti artık ınız da bitti diye bir şey yok. Tamam bir süre görüşmeyeceksiniz fakat ilerde şılaşmayacağınızı nereden biliyorsunuz? Sonuçta gelişen ile birlikte , ya da mesajlarla birbirinize ulaşmanız mümkün. Ama bütün bunlar ınız kesin devam edecek anlamına da gelmiyor.


Bir süre daha özlemeye devam edersiniz fakat sonra bir bakarsınız ki aklınızdan çıkmış gitmiş. Özellikle Eylül Ekim aylarında yaşanan yaz ı sendromunu bir tek siz yaşamıyorsunuz. En büyük ilacınız zaman olacak ama bu sürede alacağınız vitaminler de bünyenizi güçlendirmeye yarayacak.


İşte uzmanların kırgınlıklarına önerdikleri vitaminler… Bir bardak arkadaşla içilir hücreleri birleştirerek, kırılmış olan hayallerin tekrar toparlamasına yardımcı olur! Yanına bir de çene suyu çorba ilave edilirse, kesin şekilde rahatlama sağlanır.


mı yapacaksınız? Bir hafta sonu, mümkünse de sizinle aynı dertten mustarip bir arkadaşınıza gidin ya da onu çağrırın. Bu vitamin anlattıkça rahatlamanızı ilk şoku üzerinizden atmanızı sağlayacaktır. Tabii, bu yalnızca başlangıç!


Değişiklik vitamini
Nöbetçi kuaförlerde bulabileceğin bu vitamin, saçlara verilen yepyeni bir şekil sayesinde inanılmaz etkili olur. Çünkü bu saç olayı öyle bir şeydir ki üzerinde yaptırılan en ufak değişiklik bile kendinizi iyi hissetmenizi sağlar. Kendinizi hissettikçe moraliniz de düzelecektir. Bu arada size bakan bakışlar da bir artış hissedilebilir. Bu durumda iyileşmeye başlıyorsunuz demektir.


Rahatlatıcı vitamin
Bir kalem bulun içinizi bir kağıda dökün. Bu vitamin öyle bir şeydir ki birkaç ay sonra yazdıklarınızı okuduğunuzda gülmenizi de sağlar. Ama size bir yazdıklarınızı ne olursa olsun atmayın!


vitamini
Okunduğu zaman etkisini gösteren bu vitamin yepyeni dünyalara açılmanızı sağlayacak içinde bulunduğunuz sıkıcı durumdan sizi kurtaracak.


Alışveriş vitamini
Zaten doğuştan almaya meyilli olduğunuz bu vitamini bulmakta hiç de zorluk çekmeyeceğinizden eminiz. Çılgın alışveriş dürtünüzü harekete geçirin ruhunuzu rahatlatın! Gardrobunuzda yapacağınız birkaç yenilik, saçlarınızdaki değişiklikle birleş sonuç oldukça etkileyici olacak.


sonuç
Tamam onu unutmanız elbette kolay olmayacak ama bu vitaminlerle yaptığınız takviye sayesinde zamanınızın hızlı geçtiğini siz de fark etmeyeceksiniz…

kaynak: bayanca.net

Sosyal ilişkileri güçlü olan, eşi, sevgilisi ile mutlu olan insanlarda krizi riski azalırken yalnızlarda kriz riski artıyor.


Bilim adamları sevilen biriyle yaşanan güçlü bağın, daha önce krizi geçiren kişilerde krizin tekrarlama riskini yarı yarıya düşürdüğünü söylüyor. İngiliz Manchaster Kraliyet Hastanesi araştırmacıları krizi geçiren 600 hastayı, kriz sonrası dört gün boyunca yakından inceledi.


Depresif ruh
Bu hastalar daha sonra ay boyunca yeni bir krizi riskine şı gözlem altında tutuldu. Hastaların dörtte birinin kriz öncesinde depresif ruh içinde oldukları anlaşıldı. Ancak daha önceki araştırmaların aksine, kriz öncesinde depresyonda olmayan hastalarla şılaştırıldığında, bu hastaların ileride tekrar krizi geçirme ya da ölüm riskinin daha düşük olduğu görüldü.


Araştırmada, güvenebileceği bir arkadaşı, sevgilisi ya da akrabası olan hastalarda, krizin şiddeti ne denli ciddi olursa olsun riskin yarıya düştüğü tespit edildi.


Sosyal ilişki ilaç gibi
Bir yakınıyla sıcak ilişkisi bulunmayan hastalarda uyuşturucu kullanımı ile daha önce krizi geçirme oranının daha yüksek olduğu da belirlendi. Bu bulgular, daha önce ABD”nin Chicago Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmayı da destekliyor. Bu araştırmada yalnız insanların kardiyovasküler sisteminin daha farklı işlediği bu kişilerin hastalığı açısından daha yüksek risk altında olduğu öne sürülmüştü.


Sabahları tehlikeli
Araştırmayı yürüten Prof. Francis Creed, tekrarlayan krizlerinin önde gelen sebeplerinin sigara, , hareketsizlik kötü beslenme olduğunu, depresyon sosyal ilişki desteğinden yoksun olmanın da önemli rol oynadığını söyledi. Diğer taraftan yapılan ayrı bir araştırma, krizi felcin genellikle sabahları gerçekleştiğini ortaya koydu. Ambulans verilerine bakılarak elde edilen sonuca göre en riskli zamanlar, sabah saat 08.00 11.00 arası.

kaynak: bayanca.net

Ya buz gibi bir sessizlik ya da korkunç bir ilişkilerinde dengeyi tutturmak oldukça zordur.


Eşiniz ya da sevgilinizle tartışırken, her şeyden önce tartışılan konuyu kişiselleştirmeyin. Onun hoşlanmadığınız davranışlarından konuşuyor olsanız bile genel bir konuda konuşuyormuş gibi davranın. tonunuzun, bakışlarınızın jestlerinizin düşmanca olmamasına özen gösterin. Yaklaşımınız objektif olsun.


Özel konular
Özel konuları arkadaşlarınızın yanında konuşmak üstelik de onları hakem yerine koymak gibi bir hataya düşmeyin. Ancak ortada konuşulan genel bir konu varsa herkes bu sohbete katılıyorsa siz de fikrinizi söyleyin. sırasında herhangi bir sözüne ya da hareketine sinirlenseniz dahi ona sakın hemen cevap vermeyin. Aksi halde kendinizi hiç söylemek istemediğiniz şeyleri söylerken bulursunuz.


Derin bir nefes alın 10 saniye düşünün, gerçekten vermek istediğiniz cevabı kafanızda toplayın ondan sonra konuşun.


Üstelemeyin
Her zaman genel konularda konuşmayı tercih edin çünkü bu hem kısırdöngüye girmekten şılıklı suçlamalardan kurtaracak, hem de bilgileri paylaşmanızı sağlayacaktır. Nerede durmanız gerektiğini mutlaka bilin. Tartışmaktan kaçmak elbette yanlış. Ama bazı durumlar vardır ki sıcağı sıcağına tartışmak yerine zaman geçmesini beklemek ya da tartışmayı kesmek en iyisidir. Üzerine gitmeyin onun da sizin üstünüze gelmesine izin vermeyin.


Uzmanlar yor: Birbirinizi dengeleyin
Onun daha gergin olduğu durumlarda sizin daha sakin, sizin sinirli olduğunuz durumlarda da onun daha ılımlı olması tartışmanın büyümesini engelleyecektir. Alaycı tavırlar, küçümseyen bakışlar iğneli daima olumsuz etki bırakır her şeyi berbat etmekten başka bir işe yaramaz. boyunca ciddi, iletişime açık anlayışlı olun. Rahatsızlıklarınızı görüşlerinizi net bir biçimde ifade edin. bittiyse gerçekten bitsin. İşi uzatmayın hiçbir fikir mücadelesinin sonunda gerginlik çıkarmayın.

kaynak: bayanca.net

Kadınların farkında olmadan yaptıkları, doğru olduğunu düşündükleri bazı davranışlar zamanla erkeğin ondan uzaklaşmasına oluyor.


Sevgiliniz fazla konuşmayı sevmeyen sakin yapıda biriyse sürekli üzerine giderek “”bir derdin mi var? Niçin konuşmuyorsun”" gibi sözlerle onu bunaltmayın. Böyle davranmakla aslında iyilik yapılmadığını vurgulayan uzmanlar, erkeklerin, kadınlar kadar çok konuşmayı sevmediğine dikkat çekiyor.


Onu çok seviyor merak ediyor olabilirsiniz ama bu onu günde 10 kez aramanızı gerektirmez. Özellikle işyerinden saat başı sevgilinizi arayıp onu kontrol etmeniz onu sıkabilir.


Hesabı genelde erkekler öder ancak bırakın bunu içinden geldiği için yapsın. Eğer her zaman hesap ödeme görevini ona bırakıyorsanız, kendilerini kullanılmış gibi hissederler. Zaman zaman siz de hesap ödemeyi teklif edin.


Erkekler gözyaşlarından etkilenir hiçbir bir ı ağlatmak istemez.


Ne var ki, her şeye ağlarsanız, sizinle doğru dürüst konuşamayacak söylemek istediklerini söyleyemeyecek.


Erkeklerin, içlerinden geldiği gibi davranmayı sevdiğine sürprizlerle dolu bir hayat istediğine dikkat çeken uzmanlar, şunları kaydediyor: “Siz cumartesi akşamlarının ını 3 hafta önceden yaparsanız, çok sevdikleri sürprizleri yaşayamazlar. Fazla üstlerine düşerseniz, hareketlerinin kısıtlandığını düşünürler. Uzun zamandır biriyle birlikte olan bir bile özgürlüğünden kolay kolay vazgeçmez. Planlama huyundan vazgeçemiyorsanız, en azından havayı yumuşatın. Ona öneri yapın, emir vermeyin. Böylece kendine de söz hakkı verdiğinizi düşünür rahatsız olmaz.”

kaynak: bayanca.net

Siz başbaşa bir hayali kurarken o arkadaşlarınızı da çağırıyor, sizi
duygusallaştıran olaylar onu güldürüyor. Peki hiç mi romantik değil


Sevgilinizin gerçek bir romantik mi yoksa, romantizmle uzaktan yakından alakası olmayan biri mi olduğunu anlamanız için şu sorulara dürüst olarak cevap vermelisiniz.


Romantik
Duygusal bir seyrederken sizin duygulanmanıza ağlamanıza aldırıyor hatta o da etkileniyorsa…


Romantik değil
Hüzünlü sahnelerde gülüyor hatta sizin duygulanmanıza bile gülerek şılık veriyorsa…


Romantik
nüzde size sürpriz yapıp, elinde çiçeklerle geliyorsa ya da başbaşa bir akşam yemeği için sizin çok sevdiğiniz bir restoranda yer ayırtmışsa


Romantik değil
Doğum günü gecenizde elinde 2 konser bileti ile geldiyse…


Üstelik arkadaşlarınızı da çağırdıysa


Romantik
Onun için beraber geçireceğiniz bir gece; mum ışığında, bir müzik eşliğinde oturmaksa


Romantik değil
Onun için beraber geçireceğiniz bir gece; şısında patlamış mısır yemekse


Romantik
İşe yeni başladığınızda size bir buket çiçek gönderiyorsa


Romantik değil
Yeni işinizi telefonla ya da atarak kutluyorsa

kaynak: bayanca.net

Sevdiğinize “seni seviyorum” demenin binbir yolu vardır. İşte bunlardan bazıları…

sözcüklerini söylemek her zaman çok kolay olmayabiliyor. Kimimiz de hissettiğimiz şeyleri çoğu zaman söyleyemiyoruz bile. O halde bize kulak verin. İşte size duygularınızı kelimelere dökmenin on etkili pratiği!


Kelimeler ağır geliyorsa
Sevgilinize şı hissettiklerinizi dile getirmenin, beraberinde neler getireceğini hiç düşünmeyin. “Seni seviyorum” cümlesinin, size bir şun kadar ağır gelmesinin nedeni, belki de bu iki kelimenin sonsuz anlamlar içerdiğini düşünmenizden kaynaklanıyor.


Bırakın bilsin
Sevdiğinizi söylemeye zorlandığınızı bırakın bilsin. Aksi takdirde, aşktan sevgiden bahsetmemeniz nedeniyle onu yeterince sevmediğinizi düşünebilir. olduğunu bilmediğiniz gerçek duygularınızı ifade etmekte güçlük çektiğinizi ona anlatın.


Bazen bu; “seni seviyorum” demek kadar etkilidir.


Alıştırma yapın
Sevginizi çevrenizde de dışarı vurmakta zorlanıyorsanız, “seni seviyorum” cümlesinin etkisini, ilk olarak arkadaşlarınızda deneyin. Onların vereceği pozitif tepkiler, sevgilinize de duygularınızı ifade etmeniz için cesaretlendirecektir sizi.


ı okuyun
Eğer, “Seni seviyorum” cümlesini, hangi şartlarda söyleyeceğinizi bilmiyorsanız, filmlerine başvurun. Bazen konuları çok saçma gelse de konu kitaplar okuyarak, gerçek hislerinizi ifade etmek adına cesaret alabilirsiniz.


Duydularınızı anlatın
Duygularınızı ifade ettikten sonra ilişkinizin hassas bir döneme gireceğini düşünebilirsiniz. Ama kendinize bir de şu soruyu sorun; ona bu kadar aşıkken sevildiğinizden bu kadar eminken gerçek duygularınızı birbirinizden saklayasınız? Belki de, ilk adımı o da sizden bekliyor…


Günlük tutun
Söylemek isteyip de söyleyemediğiniz duygularınızı, gördüğünüz bir filmin, dinlediğiniz bir şarkının siz de uyandırdığı hisleri düşünerek bir deftere not edin.


Asla çok geç değil
İlişkiniz ne kadar uzun süreli olursa olsun, onu sevdiğinizi söylemek için asla çok geç değil. Aksine, ne kadar uzun süre sonra söylerseniz duygularınızdan o kadar eminsiniz demektir. Ayrıca, şı taraf içinde, uzun bir bekleyişten sonra beklediği sözcükleri duymak daha değerli olacaktır.

kaynak: bayanca.net

şınızdaki kişiye aşık olabilirsiniz ancak sevgi çok daha farklıdır. Onu değiştirmeye çalışmayın, sevdiği şeylerden uzaklaşmasını istemeyin…


Onun sevdiği şeyleri en azından denemeye çalışın. Örneğin müzikten hoşlanıyorsa ama siz müzik dinlemek yerine seyretmek istiyorsanız zaman zaman kendi isteklerinize ara verin onunla daha çok vakit geçirebilmek için siz de müzik dinleyin.


Açık konuşun
Bir ilişkinin lı olabilmesi için iyi bir iletişim şarttır. Dinlemeyi öğrenin onun da sizi dinlemesini sağlayın. Duygularınızı açıkça ifade edin, imalı yollardan kaçının. Kızdıysanız bütün gün surat asmak yerine kızdığınızı açıklayın. Kavgaların da gerçek bir ilişkide yeri olduğunu kabul edin. Bu kavgalar belki de hislerinizi daha açıkça ortaya koymanızı sağlayacak, sizin için bir tecrübe olacaktır.


Bu yüzden bazı tartışmaları hemen anlaşmazlık olarak değerlendirip, ilişkinizin bozulacağından korkmayın aksine bu kavgaları ilişkinize birşeyler katmak için bir fırsat olarak düşünün.


Ona dokunun
Pek çok bilimsel araştırma göstermiş ki hem insanlar hem de hayvanlar dokunulmadan büyüyemiyor, gelişemiyor sevgisizlik öldürüyor. Sevdiğiniz kişinin başını okşamak, elini tutmak, omuzuna yaslanmak hem rahatlatıyor hem de büyük bir güven sağlıyor. Bu sırada kan basıncı düşüyor, beyin oxytocin salgılayarak tüm vücuda bir rahatlık sağlıyor. Bu yüzden fırsat buldukça sevdiğiniz kişiye dokunun.

kaynak: bayanca.net

Sadece aşık olmanız ömür boyu mutlu olacağınız anlamına gelmiyor, şınızdaki kişi ile yıllarca aynı yastığa baş koymak istiyorsanız kendinize şu soruları sorun.


İş hayat arkadaşını seçmeye geldiğinde kimse bu kişi konusunda yapmak istemez. iki insanın bir araya gelmesi için en doğru gibi gözükse de bir evliliği sürdürmek adına bu duygunun yanında birçok farklı desteğe daha ihtiyaç vardır. Günümüzde artan boşanma oranları da bunu göstermiyor mu? nızı birlikte geçireceğiniz kişiyi bulduğunuzu düşünüyorsanız aşağıdaki soruları kendinize sorun.


Ortak amacınız var mı?
Evleneceğiniz insanla birlikte olduğunuz süre boyunca vakit geçirmeyi düşünüyorsunuz? Örneğin onunla sadece seyahat edip, yiyip birlikte yürüyüş yapmayı mı? Hayat sadece bunları yaparak geçmez. Bunlardan daha derin daha anlamlı bir şeyler paylaşmalısınız. Hayatı birlikte de yaşayabilir, ayrı ayrı da takılabilirsiniz.


Bu sizin seçiminiz.


Güveniyor musunuz?
Bu soru ilişkinizin kalitesiyle doğrudan bağlantılıdır. Güven bir ilişkinin besinidir. Siz evlenmeyi düşündüğünüz bu kişiye duygularınızı açacak fikirlerinizi özgürce paylaşacak kadar güveniyor musunuz? Bu soruya cevap verirken kendinize mümkün olduğu kadar dürüst olmaya çalışın.


İyi yor musunuz?
İki çeşit insan vardır: Birincisi kişisel gelişimine önem veren, ikincisi ise sadece rahatını düşünen. Rahatına düşkün olanlar maddiyata çok önem verir. Evlenmeyi düşündüğünüz kişinin hayattaki duruşuna çok dikkat edin. Rahatına düşkün olan kişiler genellikle “ben merkezli” olurlar. Önce kendilerini düşünürler oysa iki kişinin ortak yarattığı bir kurumdur. O yüzden bu konuya özellikle dikkat ederek “Evet” deyin.


Diğer insanlara davranıyor?
Sevdiğiniz kişi etrafınızdaki insanlarla bir şeyler paylaşmaktan zevk alıyor mu? Yoksa aksine onların yanında içine mi kapanıyor? Arkadaşları ya da ailesi için özveride bulunmayan, onlarla maddi-manevi birtakım şeylerini paylaşmaktan kaçınan kişiler sizin için de aynı tutumu sergiler. Örneğin onun iyi davranmak zorunda olmadığı kişilere (garson, şoför vs.) davrandığına dikkat edin. Davranışlarını birlikte olduğunuz zamanlarda iyice gözlemleyin. Unutmayın başkalarına kötü davranan birinin yarın öbür gün sizi de üzebilme ihtimali yüksektir.

kaynak: bayanca.net

Kıskançlığın ölçüsü kaçtığında yan etkileri hayli ağır oluyor. Uzmanlar, kendisi ya da eşi kıskanç olanlar için önemli bir “rehber” hazırladı…


Genç- yaşlı, - herkes nda en az bir kere kıskanır. Aşık olunan kişinin başkasına ilgi göstermesi, şüpheli davranışlar, aldatma… Kıskançlık hem kıskananın hem de kıskanılanın nı zehir edebilir. Ara sıra yapılan kıskançlık, bir ilişkinin canlı kalmasını sağlayabilir, ancak rahatsız edici mantık dışı boyutlara ulaştığında, çok zarar verici olabilir.


Değişik duygular
Kıskanan insan birçok duyguyu aynı anda yaşar, aklından bin türlü düşünce geçer, bir sürü farklı davranış biçimleri sergiler.


Duygular: Acı, kızgınlık, kin, üzüntü, haset, keder, aşağılanma…


Düşünceler: İçerleme, suçlama, kendini rakiple kıyaslama, imajın sarsılmasından korkma, kendine acıma…



Davranışlar: Kendini bitkin hissetmek, titremek terlemek, sürekli soru sormak şındakinden sürekli güvence istemek, saldırgan davranışlar, hatta şiddet…


Kıskançlık dozunda olduğu sürece, var olan bir ilişkinin korunmasını bile sağlayabilir. Kişilere, sevgililerinin, eşlerinin çantada keklik olmadığını hatırlatır. şındakine emek vermeye, onun kendisini değerli hissetmesi için çaba göstermeye yöneltir. Üstelik duyguları güçlendirir, ın ateşlenmesini sağlar sevişmeleri daha ihtiraslı kılar. Ama bir de ın dozunda olmadığı durumlar var…


Ölçüsü kaçarsa…
Bazen kıskançlıkta ölçü kaçar. Örneğin eşi eski bir arkadaşıyla ettiği için bir çıkarabilir veya eşinin yeni patronu bir olduğu için çileden çı. Bu tarz kıskançlıklar gerginlik yaratır. şıdaki, kıskançlığa mahal vermemek için sürekli temkinli davranmak, tetikte olmak zorunda hisseder. Durumun farkında olan kıskanç taraf ise kendini suçlama haklı çıkarma arasında gidip gelir. Çiftlere bazen hayatı zehir eden, ayrılmalarına bile yol açan kıskançlık duygusuyla başa çıkmak aslında hiç de kolay sayılmaz. Uzun zaman emek isteyen bir mücadele olabilir. Kıskançlığınızın çocukluğunuzda yaşadıklarınızdan kaynaklandığını düşünüyorsanız, bir psikolağa başvurmanızda yarar var. Çocukluğunuzla ilgili bağlantı kuramıyorsanız o zaman şu noktaları gözden geçirmeniz faydalı olabilir:


Haydi deneyin!
- Kıskançlığınızın gerçekçi olup olmadığını gözden geçirin.
- Onu kıskandığınızı düşünün. Gerçekten ilişkinize yönelik bir tehdit söz konusu mu? Sizin tavırlarınız ilişkinizi kötüleşmesine mi?
- Kendi kendinize telkin edin.
- Kıskançlık hissettiğinizde partnerinizin sizi sevdiğini, size bağlı olduğunu saygı duyduğunu hatırlayın.
- Sevilmeye layık, hoş bir insan olduğunuzu ters giden bir şeylerin olmadığını söyleyin kendi kendinize…
- Partnerinizden güvence isteyin. Kıskançlıkla başa çıkmanın iyi bir yolu da partnerinizden güvence istemek.

kaynak: bayanca.net

Yapılan bir araştırmaya göre kadınla erkeğin tanıştıkları ilk 30 saniye bir ilişkinin yaşanıp yaşanmayacağını anlamak için yeterli bir süre.


ın olumlu sinyaller vermesi halinde erkeğin hatalı bir davranışı ilişkinin başlamadan bitmesine olur. İşte çiftlerin birbirlerinde aradıkları özellikler:


Espri yeteneği: Bir ı veya erkeği güldürebilmek, kalbinin yarısını da kazanmak demektir. Espri yeteneği çok hafif ama etkili bir silah, küçük ama her şeyi bir anda değiştirebilecek bir detaydır. Zekice yapılan espriler, sohbetin samimileşmesini sağlayacak en etkili yöntemdir.


Daha çekici kılıyor
Gülümseme: Kadınların erkeklerde aradıkları en önemli özelliklerden biri de güleryüzdür. Gülümseme, sizi çekici kılan unsurlardan biridir. Yüzünüzü aydınlatan sıcak bir gülüş, onu elde etmenizi sağlayacaktır. Sonuç, kesin çabuktur. Üstelik gülümsemeniz sizin ne hissettiğinizi bütün kelimelerden daha iyi anlatır.


Eğer mutluysanız, birinden hoşlanıyorsanız, aşıksanız veya onun için deli oluyorsanız, bunu tek kelime bile etmeden sadece bir gülümseme ile ilan edebilirsiniz.


Doğal olmanın önemi
Doğallık: Bütün çekiciliğinizi olduğunuz gibi gösterebilirseniz, yani doğal olabilirseniz, kesinlikle şınızdakini etkileyebilirsiniz. Hayatı insanları sevmek, yaşam enerjisi heyecan erkekleri de kadınları da çeker. Üstelik hiç çaba sarfetmeden, doğal bir şekilde…


Sürprizler: Kadınlar erkekler sürprizlere bayılırlar. Özel günleri fırsat bilip, ona mutlu olacağı hediyeler armağan edin. Vereceğiniz hediyenin içine romantik bir şiir ya da ınızı esprili bir şekilde ifade edecek minik bir kart eklemeyi de unutmayın. Ne kadar etkili olduğunu göreceksiniz.


seçerken
Doğru hediyeler: Kadınlara erkeklere en doğru hediyeyi seçmek, onun kalbini onikiden vuracaktır. Kadınları çiçek, parfüm ambalajlanmış bir çikolata etkileyeceği gibi, erkekleri ise kalem kravatla etkileyebilirsiniz.

kaynak: bayanca.net

Onu bulmanız hiç de kolay olmamıştı değil mi? Siz siz olun onu kolay kaybetmemeye özen gösterin…


O, arkadaşlarına yaşadığı haksızlıklardan bahsederken, benzeri haksızlıkları bir başka insana kendisinin de yapmış olduğunu unutur. Onu eleştiren arkadaşlarına da önceki ilişkisinde sergilediği ters davranışlar için bahaneler geçerli nedenler uydurma yolunu seçer.


Yargılamayın
Zamanımızda bu kadar zor bulunan ı bulduğunuzda çok kolay harcamayın. Bencilce davranışlarınızda, düşüncelerinizde kendinizi şınızdakinin gözüyle görmeye çalışın empati yapın. Haksız yere yargılamayın. Birlikte olmadan önce sürekli onu düşünmeniz, sonrasında hep birlikte olmanız, birbirinize yoğun olarak sevgi dolu sözcükler gönderdiğiniz günlerin geride kalmaması için, şılıklı olarak birbirinize zaman ayırın.



Ortak çözüm bulun
insanın ayaklarını yerden keser, ancak yere indiğinizde hayata şı mücadele edebilmek için birbirinize tutunmanız gerekir. Çevresel, maddi manevi sorunları anında konuşarak (çözmek adına tartmak anlamında değil) çözün. ınızın bitmemesi için en önemlisi, evden çıkarken ya da otururken bir öpücüğü esirgemeyin. Yaşamınızda ınız dahil her anınızı bir daha yaşayamayacak gibi yaşayın. Kimbilir o anda tüm güzelliklerin elinizin altından uçup gitmeyeceğini…

kaynak: bayanca.net

Gözlerimiz adeta duygularımızın aynası… Yalan söyleyen kişi sürekli gözlerini kaçırırken, samimi olanlar şısındakinin gözlerinin içine bakarak konuşmaktan korkmuyor.


Sözel mesajlardan çok beden dilimiz bizi ele veriyor. Özellikle gözler, gerçek duygularımızı şımızdakine belli etmede çok etkili.şımızdaki kişiden gözlerini kaçırarak konuşmanın, güven eksikliği ya da şıdaki kişinin üstünlüğünü kabul olarak yorumlandığını ifade edilmektedir.


Güven belirtisi
Birini direkt olarak şımıza alarak konuşma, ona önem verdiğimizi gösterir. şınızda birkaç kişi varsa birine sırtınızı dönerseniz, o kişiye önem vermediğiniz anlamına gelir. Dik durmak şımızdaki kişi ile dik olarak konuşmak güvenli bir insan olduğunuz izlenimini verir.


Eli yumruk haline getirerek konuşmak güç göstergesi olarak kabul ediliyor. Elin, parmakların sürekli olarak saçlara, burna dokunması ise endişe yalan belirtisi…


Genelde yalan söyleyen insanların el kol hareketliliği azalırken, el sallama hareketleri artar. Burun ağzı kapatma gibi hareketlerin arttığı gözlenir. Yalan söyleyen kişiler, oturduğu yerde sürekli kıpırdanır. Hareketliliği artar. Bu da kişinin bulunduğu yerden bir an önce uzaklaşma isteğini gösterir.


Giyim de ele veriyor
Sürekli takım elbise giyen insanlar ciddi olduğunu şısındaki kişilere de ciddiyetini göstermek istediğini vurguluyor. Sürekli giyinenler ise rahat değişime açık olduğunu ifade ediyor. Giyim kişinin zevkini, mal varlığını, ait olduğu grubu değerleri ortaya koyuyor. Rozetler, kol düğmeleri, marka etiketleri, kullanılan her türlü aksesuar kişinin olduğunu veya olmak istediğini belirtiyor.

kaynak: bayanca.net

14 Şubat günü ne hazır mısınız? O çok sevdiğiniz bir kişiye aldınız mı? Sevgililer günü burç için yorumlandı. İşte burçların sevgililer günü yorumları…


Koç
Sevgililer Günü”nün eğlenceli geçme şansı yüksek. 13 Şubat”taki harika bir dolunay sayesinde romantik bir olay yaşayabilirsiniz. Sevgiliniz ya da eşiniz ile sıcak seksi deneyime hazır olun! gezegeni Venüs, haritanızın fiziksel “bana dokun” bölgesindeki neşeli Jüpiter”i kışkırtıyor. İçki kadehinizi doldurun olayları doğal gelişimine bırakın. Eğer özel biri ile birlikteyseniz, bugün nişan haberi bile getirebilir. Sevgiliniz yok mu? Arkadaşlarınız dışarıya çıkın. Yalnızlığınız uzun sürmeyecek.


Boğa
13 Şubat”taki dolunayla beraber eviniz odak noktanız haline gelecek. Sevgililer Günü”nde evle ilgili duruma odaklanıyor olabilirsiniz.


Eğer eşinizle beraber bir ev satın alıyor ya da kiralıyorsanız bu gelişme çok romantik olabilir. Eğer sevgilinizle aynı eve taşınıyorsanız yine romantik bir gün geçireceksiniz demektir. Evle ilgili bir konu 13 Şubat dört gün yakınlarında neticeleniyor. 11 Şubat”ta evde parti verin keyfinize bakın!


İkizler
13 Şubat”ta kısa seyahatler evi üçüncü evinizde bir dolunay oluşuyor. Sevgililer Günü yakınlarında kısa bir seyahat olabilir. Belki hafta sonu sevgilinizi görmeye gidebilir veya evliyseniz beraber şehir dışına kısa bir kaçamak yapabilirsiniz. Baş başa geçireceğiniz romantik bir hafta sonu harika bir fikir. Eğer romantik bir geziye çıkma imkanı bulamazsanız, 25-26 Şubat”ta Ay, eğlenceli bir konum olan Kova burcundayken şansınızı deneyin.


Yengeç
Venüs Jüpiter çok sıcak bir iletişim içinde. Bu olağanüstü bir şey çünkü bu iki gezegen ı simgeleyen beşinci eviniz ile uzun süreli ilişkileri simgeleyen yedinci eviniz arasında çok duygusal bir bağ kuruyor. Eğer uzun süredir birlikte olduğunuz ya da evli olduğunuz bir partneriniz var ise en gözde Yengeç siz olacaksınız demektir. nüz 8 Temmuz veya artıeksi beş gün içinde ise bu neşeli gezegenden daha fazla yararlanacaksınız.


Aslan
Pluto sizin gerçek eviniz olan beşinci evinizde, Güneş ise partnerlik evinizde ilerliyor. Bu etki evliliği birbirine güçlü bir şekilde bağlayan müthiş bir gelişmedir. Pek çok Aslan”ın nişanlanmak ya da evlenmekle ilgili duyuracak haberleri olacak! Şık giysilerinizi giyin her zaman gitmek istediğiniz o lüks restorana gidin. nüz 16 Ağustos”a denk geliyorsa bu dolunay döneminde sizin isminiz yazılı sizin için senenin en önemli anlarından biri olabilir.


Başak
Sürprizlerle dolu bir gün. Dolunay sizin partnerinizin duygularını doruğa çııyor. Venüs sizin gerçek evinizde olduğundan harika bir geceye işaret ediyor. Jüpiter ise şehir dışında bir restoran seçmeniz için sizi motive ediyor. Partneriniz bir geziye gitmeyi önerirse kabul edin. Yalnızsanız kalbinizi çarptıracak bir mesaj alabilirsiniz. 13 Şubat yakınları kendinizi pek iyi hissetmeyebilirsiniz, ama Başak burcundaki Ay size yardımcı olacak.


Terazi
Jüpiter sayesinde birisinin size duyduğu güçlü sevginin göstergesi olarak cömert bir alabilirsiniz. Terazi burcu mücevhere bayılır, bile olsanız size de böyle bir gelebilir. Mars”ın sekizinci evinizde bulunması da sizi “havaya sokacak” aşırı erotik duygular uyandıran biri olacaksınız. Sevgililer Günü size şarkıları söyletirken Venüs de haritanızın ev bölgesinde olacak. Bu da eviniz ile ilgili iyi bir alacağınızın göstergesi olabilir.


Akrep
Sevgililer Günü, Venüs Jüpiter”in şılıklı etkileşimi de dahil olmak üzere, bu ayın en önemli etkilerini getiriyor. Bu gece şehir dışında romantik bir restorana gidebilirsiniz. Sevgilinizden düşünceli cömert bir alabilirsiniz. Sevgililer Günü”nde Merkür (), Uranüs sürprizler) ile gerçek evi beşinci evinizde kavuşumda olacak tahmin edemeyeceğiniz gelişmeler getirecek.


Yay
Uzak bir yol yapabilirsiniz, böyle durumda seyahat koşulları kalacağınız yer özel olacaktır. Aslında iş için de, keyif için de seyahat edebilirsiniz ama eğer Sevgililer Günü”nde şehir dışında olmanız gerekirse yine de önce sonrasında sevgilinizle küçük bir kutlama yapabilirsiniz. yeterince güçlü ise ı kutlamak için her şey bir bahane olabilir. Sevgililer Günü”nde iş için şehir dışında olursanız boşuna endişelenmeyin. eğlence açısından en iyi etkiler baharla gelecek, onun için fazla bir şey kaçırmıyorsunuz.


Oğlak
Sevgililer Günü”nde Ay, dostunuz toprak burcu Başak”ta bulunacak, bu da sizin için harika bir yerleşimdir. Aşıklar için bugün dolunaydan tam bir gün önceye düşüyor, duygular coşabilir! Dolunay lükse meraklı Aslan burcunda oluşuyor, siz ya da sevgiliniz bugün sadece en iyisi ile yetineceksiniz. Gideceğiniz restoran yemekleri, servisi şık atmosferiyle çok lüks bir restoran olabilir. Bu kadarla kalmıyor, Oğlak burcundaki Venüs gezegeni Jüpiter”le flört için ona göz kırpıyor.


Kova
Ne yazık ki bu sene Sevgililer Günü umduğunuz romantik titreşimi getirmiyor. Olaylar ilişkinizde paylaştığınız ortak noktalardan çok farklılıkları ön plana çıkaracak. 13 Şubat”ta Aslan burcundaki dolunayla beraber ilişkiniz bir dönüm noktasına geliyor. Sorunlu bir ilişkiniz varsa bu dolunay sırasında ilişkinin gerçek durumu ortaya çıkacak.



Sevgililer Günü”nün birçok tatlı sürprizi olabilir. Ay, partnerinizi yöneten Başak burcunda olacak, bu geceyi kutlayacağınıza partneriniz verecek. Uzunca bir hafta sonu tatili geçirmek için hoş bir yere uçabilirsiniz. Bu gezi de 11-14 Şubat arasında olabilir.

kaynak: bayanc