nedir

Çıplak kalmak, fantezileri paylaşmak, ertesi sabah birlikte uyanmak… Yatakta sadece sevişmenin değil, yaşanan her anın bir ilki var. Üstelik bu ilkler, tutkularla birlikte kaygıların da başlangıcı.
Yataktaki ilkler bitmek tükenmek bilmez her an yepyeni bir macera, yepyeni bir keşiftir. Bir de şu sizi rahatsız eden tatsız, tuhaf teredütten kurtulabilseniz… Elini kolunu nereye koyacağını bilemeyen ilkokul çocukları gibi bocalamaktan, durmadan kem küm etmekten, utanıp sıkılmaktan bir vazgeçebilseniz… Eğer kendinizi cinsel anlamda geliştirmek yatakta daha özgür, daha doğal, daha cesur bir portresi çizmek istiyorsanız, erkeklerin yataktaki tutumlarını, bu konudaki bazı özel gizli detayları ilk seferlerde davranmanız gerektiğini bilmeniz şart.

İlk kez öpüştüğünüzde

Bu söz sizi lise yıllarına götürmüş olabilir ama şunu unutmamalısınız ki bir erkekle yatakta ilk öpüşme, lise öpüşmelerinden oldukça farklı.


Cinsel ilişki öncesi öpüşmenin iki tarafı da sekse hazırlayan, çok ilginç bir yanı var. Heyecanınızı olabildiğ bastırmaya çalışmalı, bu işi aceleye getirmemeli sız olacağınız korkusuyla kendinizi sıkmamalısınız, yoksa gerçekten sız olursunuz. Bugüne kadar bir sürü erkekle öpüştüğünüzü düşünerek cesaretinizi toplayın kendinizi tamamen bırakın. Sonuçta bu bir yarışma değil kimse sizi imtihan etmiyor, partnerinizi de…O anın tadını çıkarmayı rsanız, onun da aynı şeyi yapmasını dolayısıyla öpüşmenizin harika sekse giden yolda önemli bir adım olmasını sağlayabilirsiniz.

İlk kez çıplak kaldığınızda

Bir erkeğin önünde ilk kez soyunmanın hiç de kolay olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Öyle anlarda çoğumuz kendimizi sanki sokaktan geçen birini çevirip onun önünde soyunmaya kalkmış gibi hisseder, bir anlamda şımızdaki erkeğe yabancılaşıveririz. Bedenimizin bize sevimsiz gelen ayrıntılarını daha ilk kez yatağa gireceğimiz bir erkekle paylaşma düşüncesi kesinlikle hoşumuza gitmez. Ama sonuçta erkekler görselliğe önem veren varlıklardır olan biteni tüm çıplaklığı ile görmek isterler. Yine de bu ilk sevişmede vücunuzdaki her detayın görüneceği spotların altında soyunmanız gerektiği anlamına gelmiyor. Kendinizi daha rahat hissedecekseniz, partnerinizle birlikte daha loş bir ortam yaratın. Mumları tercih edebilirsiniz. Size bir öneri daha: Yine de çıplak kalınca kendinizi kötü hissediyorsanız, önce partnerinizin soyunmasını sağlayın. Kendiniz giyinikken onun çıplak vücudunu görmek size güven cesaret verecektir.

İlk kez fantezilerinizi paylaştığınızda

Onunla daha önce birlikte oldunuz ama bir kedi kadar sessizdiniz. Ağzınızı açıp bir şey söylemeye, isteklerinizi ortaya koymaya, fantezilerinizi onunla paylaşmaya asla cesaret edemediniz. Şimdi bunu yapmak istiyorsunuz ama beyninizin verdiği emir bir türlü dudaklarınıza ulaşıp kelimelere dönüşemiyor. Bunun çözümü şılıklı yardımlaşmak, özellikle o da sizinle aynı durumdaysa… Birlikte bir seks hikayesi oluşturmayı deneyebilirsiniz. Kahramanları ister siz olun, ister başka bir çift… Bu hikayeyi puzzle gibi oluştururken, kendi fantezilerinizi ortaya dökmüş dolayısıyla da paylaşmış olacaksınız. Hayal gücünüzü hikaye anlatma yeteneğinizi geliştirmeniz de cabası…

İlk kez birlikte uyandığınızda

Harika bir gece geçirdiniz nihayet sabah oldu. Gece yaptığınız o sırada size herşeyden daha doğal gelen çılgınlıklar, parlak güçlü gün ışığında birer utanç kaynağına dönüşüyor. Onun yüzüne bakacaksınız? davranmanız gerek? Tek gecelik bir ilişki yaşamış olsaydınız, kalkmasını bile beklemeden çekip giderdiniz. Oysa siz ondan çok hoşlanıyorsunuz bu da elinizi kolunuzu bağlıyor, yerinizden bile kıpırdayamıyorsunuz. İlk önce kendinizi yatıştırın. Bu kuruntular çok yersiz. Seks dünyanın en doğal eylemi ilişkisinin vazgeçilmez bir parçası. Öyle olmasa bunu her gece milyonlarca hatta bazı geceler milyarlarca kişi yapmazdı. En iyisi yataktan kalkın, bir kahvaltı hazırladıktan sonra onu çağırın. Bir önceki geceden bahsetmek ya da bahsetmemek için çaba harcamayın, lafı açılırsa konuşursunuz.

İlk kez havaya giremediğinde

O gece partneriniz bir türlü sevişme havasına giremedi. Bunu bir yıkım ya da kendinize kaşı bir ilgi kaybı gibi ele almayın. Başka bir sorunu olabilir., kendini iyi hissetmeyebilir ya da sadece o gece canı istemiyordur, o kadar…Hemen paniğe kapılıp bu konuda onu sorguya çekmeniz, üstüne gitmeniz, sinirlenip bağırmaya ya da üzülüp ağlamaya başlamanız durumu daha kötü hale getirebilir. O geceki isteksizliğini doğal şıladığınızı bunun sizin için hiçbir önem taşımadığını çünkü paylaşacak vaşka bir sürü şeyinizin olduğunu ona gösterin. Erkekler için yatakta işi son noktaya kadar getirememek zaten yeterince büyük bir rahatsızlık kaynağıdır. Bir de siz tatsızlık çıkararak bu durumla ilişkiniz arasında anlamsız bağlantılar kuran teoriler geliştirerek o geceyi kendinize ona zehir etmeyin.

İlk kez eski partnerlerinizden bahsettiğinizde

Bütün dünyayı gezseniz birlikte olduğu erkeğin eski sevgilileri konusunda takıntılı ya da en azından meraklı olmayan tek bir bulamazsınız. İtiraf edin, sevgilinizin daha önceki partnerinizin bu kadınların yatak performansları hakkında birşeyler öğrenmek için ölüyorsunuz. Ama ya sinirlenirse? Ya sizi terslerse? Oysa o da sizin konuyu açmanızı bekliyor. En iyisi yumuşak bir giriş yapın birkaç beylik soru sorun. Eğer ters bir cevap verirse sormaktan vazgeçersiniz. Yok eğer onun da bu konuda konuşmaya hevesli olduğunu fark edersiniz, sohbete devam edebilir siz de birşeyler anlatabilirsiniz. Yalnız bu noktada size bir : kendi yatak maceralarınızı anlatırken de, onunkiler hakkında soru sorarken de fazla ayrıntıya girmeyin. Bırakın size de ona da kimseye anlatmadığınız ömür boyu anlatmayacağınız bazı olaylar, insanlar, anlar anılar kalsın. Böylesi sizin için de onun için de ilişkiniz için de daha iyi…

kaynak: bayanca.net

Normalde hiç kullanmadığınız kelimeler sevişme sırasında afrodizyak etkisi yaratabilir. Partnerinizin size daha istekle sarıldığını, hatta şılık verdiğini görebilirsiniz…
Öğrenilmesi kolay olsa da, sevişmenin de bir kuralı var. Sevişme sırasında söylenilecek doğru , üzerinde fazla düşünülmeden kendiliğinden akla gelen olmalı. Bunun dışında önemli olan bir diğer nokta da, gerçeklerden uzaklaşarak fanteziye yer verilmesi bunu yaparken yanlış anlaşılmaktan korkulmaması, bu konudaki şüphelerin ortadan kaldırılmasıdır.

O halde siz de olayı akışına bırakın ne düşünüyorsanız, ne hissediyorsanız, partnerinize onu söyleyin. Şimdi bu sözlerin etkilerine bir göz atalım:

“Seni arzuluyorum”

Belki bu sizin de zaman zaman aklınıza gelir ama son anda sarf etmekten çekindiğiniz için kelimeler boğazınızda düğümlenir.


Bunlar sahiplenilme duygusunu yansıtan sözlerdir: “Seninim”, “Bana sahip ol”, “Bana istediğini yapabilirsin” gibi cümleler, kadınlar tarafından sevişme sırasında söylendiğinde, hemen hemen tüm erkekleri r. Peki ama bunun sebebi ne olabilir?

1. Bu gibi erkekte sahiplik duygusunu alevlendirir kendini daha güçlü hisseder. Bir başka deyişle, kendini “daha ” hisseder. Bundan dolayı genelde buna büyük bir istekle şılık verir sahip olma duygusunu ortaya koyar.

2. Genellikle, erkekler erotizmde kadınlara oranla daha agresif bir dil kullanırlar. Ama bunun olumsuz bir sonucuna rastlanmamıştır. Aksine, erkeklerin böyle bir dil kullanması sonucunda çoğu ın bu tür bir yaklaşımdan hoşnut kaldığı gözlenmiştir.

3. Artık erotizmin dili devreye girmiştir. ın sözleri erkeği heyecanlandırır harekete geçirir. Buna şılık da aynı şekilde erkeğin konuşmaları sayesinde heyecanlanır. Bu şekilde, çiftler farkında olmadan birbirine en derin duygularını ifade eder, içlerindeki duyguları kontrolsüzce ortaya koyarlar. Hatta, konuşarak sevişmeleri sayesinde tam anlamıyla birliktelik sağlandığını da fark ederler.

4. Kadınlar ise genellikle erkeklerden “Seni istiyorum”, “Sana doyamıyorum”, “Sana aşığım” gibi beğeni ifade eden cümleleri duymaktan hoşlanırlar. Erkeğin kendi gücünü ı arzuladığını hissettirdiği cümleler kadınların heyecanlanmasına yol açar.

Duygularınızı ifade edin

Kullanılan çoğu kelime sarf edilen birçok söz, erotizmi harekete geçirici olabilir. Önemli olan, partnerinizin duyarlılığını olumsuz yönde etkilememek için bu tür sözlerin düzeyli bir şekilde yerli yerinde kullanılmasıdır. Örneğin, sizin ağzınızdan çıkan bir cümle partnerinizi sessizliğe itiyorsa ya da gözlerini yuvalarından fırlatıyorsa, hatta nefes alışını bile farklı bir hale sokuyorsa, hemen konuyu değiştirin.

Bu gibi tepkiler, sözlerinizin bir şekilde onu rahatsız ettiği anlamına gelir. Bu yüzden partneriniz kendini kontrolü kaybolmuş hissedebilir yeniden kontrolü ele almak uğruna ilişkinin seyri değişebilir. Bunun aksi de söz konusu olabilir. Söyledikleriniz onun hoşuna gittiği taktirde davranışları daha yumuşak, kullandığı kelimeler daha yoğun etkileyici olabilir.

1. Eğer birlikte olan çift her konuda açık konuşabiliyorsa, konusunda da akla gelen her türlü isteği düşünceyi özgürce ifade edebilirler. Bunun için süslü kelimeler aramaya hiç gerek yoktur, istenen beklenen davranış en doğal açık haliyle ifade edilir. Bu şekilde partnerden beklenenler tamamen aktarılmış olur ortada herhangi bir şekilde yanlış anlamaya rastlanmaz.

2. Peki bu tür davranışlar erkekler üzerinde ne gibi etkiler sağlar? Bu gibi durumlarda erkekler genellikle kendilerini lmış hissederler. Akıllarından geçen düşünceler ise “Böyle konuşuyor, çünkü ben onun kontrolünü kaybetmesini sağladım” yönündedir.

3. Birçok için bu tür konuşmalar yapmak yadırganan bir durum olarak şılanabilir. Hatta bu şekilde davranmak zor gelebilir, yani ne hissettiğini kolayca kelimelere dökemeyebilir. Tabii ki hiç kimse kimseyi sevişme sırasında konuşmaya zorlayamaz. Ama en azından partnerinizin sizi etkileyen bir sözüne sakince yumuşakça şılık verebilirsiniz.

4. Konuşmaktan hoşlanmıyorsanız hareketlerinizle ne hissettiğinizi belirtebilirsiniz. Mimikleriniz bu konuda size yardımcı olabilir. Uzmanların belirttiğine göre hissettiklerinizi anlamakta kendinizi serbest bırakmanız da büyük önem taşıyor, çünkü ancak bu şekilde davranırsanız, gerçek duygularınızı ifade edebilirsiniz.

kaynak: bayanca.net

Eşinizin size içten içe arzuladığınız gibi dokunmasını öğretmek elinizde. Doğrudan konuya girerek onu ürkütmektense farklı stratejiler izleyebilirsiniz.

Farklı dokunuşlar

Kadınlarla erkeklerin sevişme öncesi ısınma yolları birbirinden farklıdır. Kadınlar bacaklarının arkası, boyun, kulakların arkası gibi tahrik olan bölgelerinin daha fazla farkındadır. Bel bölgesinin lması için genellikle vücudun bu bölümlerinin harekete geçirilmesi gerekir. Öte yandan, erkekler cinselliklerinin merkezi olarak ereksiyona odaklanırlar. Çoğu zaman, birleşmeyi bırakın, sevişmeden önce, partnerlerine ne kadar dokunmaları, ön sevişmesini ne kadar uzatmaları gerektiğinin farkına varamazlar.

Peki birleşme öncesi bu dokunuşları elde edebilirsiniz? Vücudunuzun belli bölgelerinde, örneğin göğüslerinizde, kollarınızın iç kısımlarında, boynunuzda ya da avuç içlerinizde, dairesel hareketlerle parmaklarını gezdirmesini isteyebilirsiniz.


Dairesel dokunuşlar, derinizin altındaki sinirleri, parmakların aşağı yukarı hareketine oranla daha fazla harekete geçirir.

Bedeninizin dili

bedeni kadınlar için bile zaman zaman hayli şaşırtıcı olabilir. Bu yüzden erkeğinizin ne kadar yardıma ihtiyacı olduğunu tahmin etmeniz zor olmamalı. Cinsel açıdan ldığınız zaman, bu ya yanıt vermeyen tek bölge göğüs uçlarınız olmayabilir. Klitorisiniz de tam nızn orgazmını yaşamak üzereyken bir anda saklambaç oynamaya verebilir. Erkeğinize bunun ona olan ilginizi kaybettiğiniz anlamına gelmediğini belirterek, ondan devam etmesini isteyin. Bu kendini çekme orgazm öncesi kasılmadan kaynaklanıyor olabilir. Erkeğinizin temkinli bir biçimde yorumlaması gereken bir diğer beden sinyali de salgılarınızdır. Uzmanlar vajinanızdaki ıslaklığın ne kadar tahrik olduğunuzun göstergesi olmadığını belirtiyorlar. Ona bedeninizdeki işarelerden önce, sesli tepkilerinize beden dilinize kulak vermesi gerektiğini anlatın.

Sihirli sözcükler

Erkeğinizin gemisini yürütecek olan şeyin, yataktaki sına övgü dolu sözlerle vereceğiniz yanıtlar olduğunu unutmayın. ‘Buan bayıldım”, ‘Harikasın” az ama öz olan ‘Evet, evet, evet” gibi sözlü tepkiler hiç ummadığınız kadar işe yarar; çünkü zevk aldığınızı belirten sözcükler, onun sizi tatmin edip etmediğine dair, kafasındaki tüm sorulardan kurtulmasını sağlar. Erkekler memnun arzusuyla yanıp tutuşurlar. Bağırmaktan, inlemekten, açık saçık söylemekten asla çekinmeyin. Bütün bunlar erkeğinizi daha da cesaretlendirerek unutulmaz bir deneyim yaşamanızı sağlayacaktır.

Doğru pozisyon

Kadınların büyük çoğunluğu birleşme esnasında orgazma ulaşamamaktan yakınırlar. Bunun çözümü, mükemmel bir zevk alıncaya dek, kasıklarınızın farklı eğimlerde olduğu, çeşitli pozisyonlar denemek. Orgazma ulaşmanız için partnerinizin penisinin G noktanıza değecek şekilde girmesi gerekir. Kalçaların altına konan birkaç yastık kasıklarınızı istenen eğimde tutmanıza imkan sağlayabilir.

Ancak sadece pozisyon değil, seks esnasında kaslarınızın hareketi de orgazmınızı etkiler. Kaslarınızı sıkmanız, ardından serbest bırakmanız vajina kanalınızın sıkışmasını partnerinizin penisinde ani bir kasılma dalgası oluşmasını sağlar. Penisin doğrultusunun değişmesi doğrudan G noktanıza değmesinin de önünü açabilir. Sonuç mu? Daha önce birleşme esnasında hiç orgazma ulaşmamış olan kadınlar için bile güçlü bir orgazm!

kaynak: bayanca.net

Seks, bir ilişkinin doruk noktası. Sevişmenin tatmin edici olması ise şı tarafa hissedilen sevgi arzunun dozuyla doğrudan bağlantılı.
Sevdiğinizle aranızda güven dürüstlük var ise, cinselliği birlikte keşfedebilir seks nızda uzun süre elde edebilirsiniz. Yatak odanızın sıcacık, ınızın kusursuz olması için, birbirinizle açık açık konuşmanız şarttır.

Her ikiniz de neler istediğinizi birbirinize açıklarsanız, seks nızın heyecanlı olması için ilk adım atılmış demektir. Tabii ki, bu hususta aşmanız gereken ilk engel toplumsal tabulardan kurtulmanızdır. Dilerseniz, doyurucu bir sevişmenin aşamalarını birlikte gözden geçirelim…

Ön sevişme

Ön sevişme veya başka bir deyişle ön oynaşma ne kadar uzun olursa, sevişme esnasında alacağınız zevk de o derece yoğun olur.

Ön sevişme, cinsel ilişkiye girmeden önceki safhadır. Öpüşmek, birbirinizi soymak, dokunmak oral seks, bu aşamanın olmazsa, olmazlarıdır.


Herbirinin yeri ayrıdır her biri sizde değişik duygular uyandırıp, cinsel ilişkinizde en doruk noktaya ulaşmanızda yardımcı olacaktır.

Erkeklere ipuçları

Ön sevişme, kadınların kolayca orgazma ulaşmasını de kuvvetli bir orgazm yaşamalarını sağlar. ın orgazma ulaşabilmesi için lması gereklidir. Ön sevişme de, ı uyarmanın en önemli aşamasıdır.

Bir olarak, ınızın nelerden hoşlandığını bilmeniz uygulamanız ön sevişmede çok önemlidir.

Öpmek şart

Öpmenin kadında uyandırıcı rolü yüksek olup, duygusallığını arttırır. Öpmek sadece dudaklarla da sınırlı değildir; ın vücudunun her yerini öpebilirsiniz. Çoğu ın en büyük şikayeti, yeterince öpülmedikleri çok çabuk cinsel organlarla oynaşmaya geçilmesidir.

Partnerizi uyarmak için dudaklarını, kulaklarını, saçını, göz kapaklarını, boynunu, omuzlarını, göğüslerini, karnını, bacaklarını ayaklarını öpebilirsiniz. Dudaklarını öperken de dilinizi kullanmayı ihmal etmemenizi öneririz.

Memeler meme başları kadınlarda çok erotik bölgelerdir. Bu bölgeleri öpmek okşamak da ı heyecanlandırır.

Kadınlara ipuçları

Erkeklerin de ön sevişmeye ihtiyaçları vardır bu çok hoşlarına gider. Bazı erkekler partnerleri tarafından soyulmayı bu konuda pasif rol oynamayı tercih ederler. Erkeklerin kadınların çekici ı giymeleri erotik duygular uyandırıp, hatta ön sevişme esnasında bazı çiftler bu şırlarını çıkartmamayı tercih ederler. Bazı erkekler hararetli bir şekilde öpülmekten hoşlanırlar. Ayrıca, partnerinizin ensesini, kulaklarını göz kapaklarını öperek onu uyarabilirsiniz.

kaynak: bayanca.net

Heyecanlı, sınırsız, alabildiğine tutkulu bir seks… Öyle ki ateşi ile sizi sarmalarken sevgilinizle n daha yaşanılası olduğunu keşfediyorsunuz. Eğer en mükemmeli istiyorsanız her yeni adımda ona daha çok yaklaşmalısınız.
* Mümkün olduğunca çabuk, seksi gecelikler edinin. Eğer tutkulu bir gece yaşamak istiyorsanız eskimiş, çocuksu pijamaları onun yanında asla giymemelisiniz.

* Bütün şırlarınızın beyaz pamuklu olmasına özen gösterin. Bu sizi masum bir o kadar da seksi gösterecektir. Sevgilinizin vamp bir görüntüden hoşlanmadığını biliyorsanız siyah, dantel şırlarınızdan vazgeçin.

* Çok dar elbiseler giymeniz belki de ona seksi gelmeyecektir.

* Eve gelir gelmez oldukça yumuşak sıcacık bir öpücükle şılayın onu. Bu öpücüğünüz 30 saniyeden az olmamalı.

* Onunla her konuştuğunuzda ellerine, ensesine kalçalarına dokunmaya özen gösterin. Unutmayın kimi zaman vücut diliniz, sözlerinizden bile daha etkili olabilir.




* İstiridye şampanya eşliğinde yenen bir , onun seks isteğini harekete geçirici olağanüstü bir etki yaratabilir. Siz ise kendinizi şeftali bir parça çikolatanın afrodizyak etkisine bırakın.

* Şiddetli bir kavgaya başladığınızda, bu kavganın tutkulu heyecan dolu bir seksi beraberinde getireceğinin sinyallerini vermelisiniz.

* Fırsat bulduğunuz her an, mümkün olduğunca yakın edin. Bedenlerinizi müziğin kıvrak ritmine bırakmanız, birbirinize olan arzunuzu da arttıracaktır.

* bir tenlerinizi bütünleştiren danstan sonra mükemmel bir seks için kendisini hazır hissetmelisiniz.

* Oturma odasında giysilerinizi bile çıkartmadan, onunla sevişmeye başlayın. Büyük bir sandalye başlangıç için uygun bir mekan olabilir. Eğer sandalyede rahat edemiyorsanız, odanın başka bir köşesini tercih edebilirsiniz. O anda bu deneyimi sanki daha önce hiç yaşamamış gibi düşünmelisiniz.

* Oturma odasında başlattığınız seksi, yatakodasına taşıyın. Birlikte yatağa uzanın ona en çılgın fantezinizi anlatın. Mesela bir partide, karanlık bir köşede üstelik herkesin bakışları arasında seviştiğinizi söyleyebilirsiniz. Bu oldukça hoşuna gidecektir.

* Sevişmek için tekrar hazır hale geldiğinizde bu dakikaları daha fazla uzatabileceğinizi, sanki hiç bitmeyecekmiş gibi davranacağınızı düşünün.

* Çırılçıplak birbirinize sarılarak uykuya dalın. İlişkinizi daha seksi kılmanın en önemli adımı budur.

* Sabah uyanır uyanmaz konuşmayın. Sadece birlikte duşa girmeyi deneyin. Eğer küvetiniz darsa fazlasıyla şanslısınız demektir.

* Onun sakal traşını siz yapın. O da sizin saçlarınızı tarasın.

* Birlikte giyinmeye başlayın. O pantolonunun fermuarını çekmeden önce birbirinize dokunun. Bu, gün boyunca birbinizi arzulamanız için en ideal yol.

* Eğer günü ayrı geçiriyorsanız, ona geçirdiğiniz gecenin bütün detaylarını anlatan bir e- yollayın.

*Eğer günü beraber geçirecekseniz, yatağa geri dönün onu çıldırtana kadar sekse devam edin.

kaynak: bayanca.net

30 yaşına gelen her dişiliğinin farkına varırken cinselliğin de tadını çıır. Artık doyuma ulaşırken, utanmak suçluluk duymak çok gerilerde kalmıştır.
Kadınlık hormonu östrojenin en sağlıklı çalıştığı dönem 30″lu yaşlardır. Bu yaşlarda vücudundaki erojen bölgeleri manın partnerini baştan çıkarabileceğini keşfetmenin keyfini özgürce yaşıyor. Cinsel birleşme sırasında orgazma ulaşamadığında kendini yetersiz hissetmiyor.

Tadını çıkarmalı

30″lu yaşlarda ındaki yasakları kaldırıyor; okşamalar, öpmeler, masajlar oral ilişkiyle erotizmi hiçbir sıkıntı duymadan yaşayabiliyorlar. Ayrıca partnerine isteklerini sıkıntılarını söylemekten de çekinmiyorlar. Bu durumda cinsel tatmin her iki taraf için de büyük bir zevke dönüşüyor.




Ancak 30″lu yaşların sonlarına doğru seks hormonlarının düzensizleşmesi nedeniyle dönemi öncesi sıkıntıları yoğunlaşıyor; baş ağrıları, sinirlilik, huzursuzluk tahammülsüzlük git gide artan dozlarda görülmeye başlıyor. Ayrıca bu yaşlarda her şeyden önce ın anne olmasıyla birlikte cinselliği ikinci plana atma, reddetme tehlikesi de yaşanıyor.

Hamileyken de olur

Peki ya hamilelik boyunca seks mı? Elbette, ama dikkatli olmak koşuluyla. Oysa çiftler, genellikle bazı psikolojik nedenlerden bebeğin sağlığına zarar verebilir gibi yanlış bilgilerden dolayı cinsel ilişkide bulunmamayı tercih ediyor.

Ayrıca ın karnı burnundayken bir pozisyon uygulanması gerektiği konusunda da bilgisiz olabiliyorlar. Oysa hamilelikte cinsel ilişki, her iki taraf için de çok faydalı.

Özellikle hala arzu edildiğini hissetmek kasını psikolojik olarak rahatlatıyor sıkıntıdan, stresten arındırıyor.

kaynak: bayanca.net

Sevgilinizin yataktaki favori pozisyonlarını bilmek cinsel karakterini çözmenize olduğu kadar seks nızı renklendirmenize de yardımcı olacak!
Bir erkekle birkaç ay beraber olduktan sonra onun favori pozisyonlarını artık öğrenmiş olabilirsiniz. Mesela pozisyonunu tercih ediyorsa, göğüslerinizden çok kalçalarınızla ilgilendiğini kabul etmelisiniz. Oysa pozisyon tercihleri bundan çok daha fazlasını ortaya koyabilir. Nitekim “Freeway of Love” (ın Serbest Yolları) adlı kitabında yazar Jan Hargrave, “Tercih ettiği seks pozisyonlarından yola çıkarak, partnerinizin motive olma yolunu, karakter özelliklerini ilişki eğilimlerini çözebilirsiniz” diyor. Sevgiliniz gelecekte tam bir maçoya mı dönüşecek, yoksa maceraperest karakteriyle size herkesi kıskandıran bir ilişki mi yaşatacak? Tavsiyelerimizle gerçek karakterini çözüp, aynı zamanda favori pozisyonlarında siz de maksimum zevk almayı öğreneceksiniz.

1. Misyonerci partner: Güven verici uysal…




Bu pozisyonu tercih eden erkekler genellikle uysal, yumuşak başlıdır, ancak cinsel potansiyellerini küçümsemeye gelmez. Misyoner pozisyonu son derece samimi bir pozisyondur; tenini teninizde hissedersiniz, vücutlarınız ritmik olarak birlikte hareket eder. Üstte kalmayı tercih eden geleneksel bir tiptir. İlk adımın erkekten gelmesi gerektiğine inanır, o yüzden sizi memnun etmeye, korumaya çalışacaktır. “O, planlı programlı çalışan biridir, onu yaratıcı olmamakla suçlasanız da, alışılmışın dışına çıkmayarak size güven duygusu vermeye çalışır” diyor Hargrave.

Bu pozisyon sizin de favori pozisyonunuz olsun: Erkeğin üstte olduğu pozisyondan en fazla zevk almak için, hareket açısını, sürtünmeyi dolayısıyla klitoral lmayı mümkün kılacak şekilde ayarlamalısınız. “Bacaklarınızı onun omzuna koyun. Kalçalarınız yüksekteyse, sevgiliniz G noktanıza daha kolay ulaşacaktır” diyor “ for the Clueless” (İpucu Olmadan Seks) adlı kitabında yazar Marcy Sheiner. Rahat ederseniz, bacaklarınızı kendi omuzlarınıza doğru götürerek, vücudunuzu ikiye katlayın. Bu şekilde de pozisyondan maksimum zevk alacaksınız.

Zevk alma potansiyeli G noktasını uyarma derecesiyle orantılıdır. Vücudunuzu zeminle 75 derecelik bir açı oluşturacak şekilde kaldırırsanız (kendi başınıza veya onun ıyla), daha fazla zevk almanız mümkün. “Yine mi?” sorusunu “Haydi, tekrar!”a dönüştürmenin bir tekniği daha var. Normal misyoner pozisyonuna girin, sevgiliniz ağırlığının yarısını göğsünüze, yarısını da yatağın bir tarafına versin.

Ayaklarınızı birbirine dolayın. Baseninizi yüksekte olan kasıklarına sürterken, klitorisiniz sürekli cinsel organının alt kısmına değecektir. Bu şekilde orgazm şansınız daha fazla olacaktır.


2. Jokeyci partner: Biraz tembel genelde görsel olarak lıyor.

ın üstte olduğu jokey pozisyonu, onunla ilgili şu gerçeği ortaya koyuyor: Sizi üstüne alan , kontrolü elinize vermeyi en muhteşem cinsel görüntünüzü seyretmeyi sever. “Erkekliğinden hiçbir şüphesi yok ilişkide eşitliğe önem verir. Her ikinizin arzularını tatmin etmesi onun için çok önemlidir” diyor seks terapisti Carole Pasahow, “ Encounters” ( Hakkında” adlı kitabında. Bu pozisyonu tercih edenlerin görsel lma potansiyeli çok yüksek. Seks sırasında vücudunuzu seyretmek onlar için büyük bir zevktir. Bu erkekler yatakta biraz tembel davranır.

Bu pozisyon sizin de favori pozisyonunuz olsun: Kontrolü elinize alırsanız, derinliği de hızı da ayarlayabilirsiniz. Klitoral lmaya ihtiyacınız varsa, sevgilinizin bulunduğu rahat pozisyon, ona klitorisinizi elleme olanağı verir. Eğer çekingen biriyseniz veya vücudunuzun üst kısmının güzelliğinden endişe duyuyorsanız, ters dönerek aynı pozisyona girebilirsiniz veya vücudunuzun üst tarafını onunkinin üzerine yatırabilirsiniz. 21 yaşındaki Özlem bu pozisyonu favori pozisyonuna dönüştürdüğünü şöyle anlatıyor: “Ata biner gibi sevgilimin üzerine binmeye bayılırım. Özellikle sevgilimin ayak bileklerime sarılmasından hoşlanırım. Ayaklarıma dokunmasıyla basen bölgeme daha çok kan gidiyor bu, daha fazla zevk almamı sağlıyor. Ayaklarımı öperken onu ayaklarıma kapanan bir köle gibi hayal ediyorum.”

3. Ayaküstücü partner: Ateşli maceracı.

Onunla ilgili neyi ortaya koyuyor: Herkes tarafından tercih edilecek bir pozisyon olmamakla birlikte, eğer sevgiliniz genellikle ayakta seks yaparsa, bu onun içten ateşli bir insan olduğu anlamına gelir.

Ateşli maceracı sevgiliniz sizi o anda bulunduğunuz yerde ister, onun sizi yatağa götürecek kadar sabrı yoktur. “Sevgiliniz her şeye açıktır onunla birlikteyken nız renkli bir maceraya benzer” diyor Hargrave. Ancak dikkat: Bu tür zor bağlanır, sadakat onu sı. Eğer ille de uzun süreli ilişki demiyorsanız, kısa ama nızın
macerası olmaya aday bir ilişki yaşayabilirsiniz.

Bu pozisyon sizin de favori pozisyonunuz olsun: Bu pozisyon erkeğin erken boşalmasını engeller, size de uzun süren bir seks olanağı verir. Tek eksiği; uzun süre tek ayak üzerinde dengenizi tutmakta zorlanmanız. Bunun için boşta kalan bacağınızı onun bacaklarına dolayın veya size destek verecek bir obje bulun.

4. “Yüzyüze”ci partner: Yaratıcı şefkatli.

Bu gözlerinizin içine bakmayı, sizinle aynı havayı solumayı sever. Yatakta ilişkide ruhların birleşmesine inanır. O yaratıcı, şefkatli duygularını derin yaşayan bir insan. Tıpkı bir şair gibi ruhunuzu okşamayı sever. “Sizinle derin samimi
bir ilişki yaşamak ister.” diyor Pasahow. Uzun gecelerine hazır olun.

Bu pozisyon sizin de favori pozisyonunuz olsun: Sevgilinizi yatağın ucuna oturtun, ayakları da yere bassın. Kucağına oturun, bacaklarınızla sırtına sarılın başınızı arkaya doğru bırakın. Bu pozisyonda kan beyne daha hızlı ulaşır orgazm daha şiddetli olur. Başınızı aşağıya vermek başınızı döndürüyorsa, sevgilinizin kucağına oturun ama gövdenizi ondan ayırmak yerine, ona sıkıca sarılın hareketi sırf basen bölgenizle yapın.

5. duruşunu seven partner: Vahşi ama derin.

Bu pozisyonu tercih eden sevgiliniz ateşli, cinselliğin yanı sıra seksin vahşi tarafından hoşlanan biri. Sevgilinizin ilişki davranışları cinsellikteki davranışlarından uzak değil. İlişkide de aynı tutumu gösterecektir; ateşli sıcak ama biraz mesafeli: “Sevgiliniz özgür bir tip özgürlüklerinden ödün vermek istemiyor. Kendi zevklerinin kontrolünü daima elinde tutmak istiyor” diyor Hargrave. Ondan sevgi dolu bakışlar şiirleri beklemeyin, o tam içinden geldiği gibi davranır, işin romantik tarafı daima ikinci plandadır. Aranızdaki duvarı kırmayı rsanız, onun duygusuz değil, tam tersine derin duygulara sahip olduğunu göreceksiniz.

Bu pozisyon sizin de favori pozisyonunuz olsun: Cinselliği görsel yaşayın, kendi görüntünüzü aynada yakalamaya çalışın.

kaynak: bayanca.net

Baştan çıkarmak çok güçlü bir silahtır. Peki bu silahı kullanmalı? Her kadında olan bu potansiyeli uyandırmalı? tanrısı Eros”u harekete geçirmeli?
“Erkeği Yatakta Çılgına Çevirmenin 203 Yolu” “Her Kadındaki Tanrıçasını Serbest Bırakmanın 227 Yolu” adlı kitaplarıyla üne kavuşan Olivia St. Claire bakın ne öneriyor:

“Sevdiğiniz erkekle tutkulu bir ilişki yaşamak için vücudunuzun her santimetre karesini erotikleştirin.” diyor.

1- Kendinizi sevin

Belki çok sıradan ama çoğu kez dikkate alınmayan bir öneri. Eğer kendinizi sevmezseniz, kimse sizi sevmez önemsemez. Kendinize küçük hediyeler alın, vücudunuzu mis kokulu losyonlar, kremlerle ağır ağır ovun, damak tadınızı lezzetli tatlılarla ödüllendirin, afrodizyak yemekler yiyin… (istiridye, avokado, mango, incir, vb.) Bunlar, bedeni zihni ödüllendirerek erotik duyguları harekete geçiren şeylerdir.




2- Seksi giyinin

Bazen yüksek sivri topuklu bir ayakkabı, şeffaf bir giysi, göğüsleri dikleştiren bir sutyen, kırmızı bir ruj, dar bir gömlek, çekici noktaları belirginleştirmek, kusurları örtmek için yeterlidir. Tayyörle bile erkeği baştan çıkarabileceğinizi unutmayın. Ayrıca yürüyüş duruşun da çok seksi olabileceğinizi unutmayın.


3- Müzikli erotizm

BİR müzik parçası özel bir geceye ayrı bir erotizm katabilir. Klasik ortamlar için: Carmina Burana (Carl Orff), Ronmeo Juliet (Prokofief), Şehrazat (Nikolay Rimskij-Korsakov); modern ortamlar için Black Magic Woman (Santana), Enigme (Enigma), Fly Me To The Moon (Frank Sinatra), Sweetest Taboo (Sade), Unforgettable (Nathalie Nat King Cole) çok uygundur.

4- Kokuların gücü

Burun ın en güçlü silahlarındandır. İç gıcıklayıcı bir parfüm, kokulu mumlar, tütsüler; ortama, bir gecesi için çok uygun gizemli sıcak bir hava kazandırırlar.

5- Fantezisiz olmaz

Hayalgücü yaratıcılık için esastır. Bir ilişkinin monotonluğunu, rutini kırmak için en iyi araç hayal gücüdür. Erotik düşlerinizi bastırmadığınız sürece, ınız daha hareketli tutkulu olacaktır.

6- Arzulandığını bilsin
Telesekreterine erotik mesajlar bırakın, okuduğu kitapların arasına ya da yastığın altına ınızı dile getiren küçük notlar koyun, en olmadık yerlere “özel” ınızı yerleştirin.

kaynak: bayanca.net

“Aman aceleye getirme!” sı, yüzde doksan dokuz kulak ardı edilecektir. Nice zamandır hayalini kurup dört gözle beklediğiniz bu işi gerçekleştirmek için acele etmenizden doğal bir şey olamaz. Sizi kaygılandıran noktaları bir an önce çözümleyip geride bırakmayı istemek de doğaldır. Kaç zamandır kafanızı kurcalayan “acaba”lara bir an önce çözüm bulmak için sabırsızlanmaktan daha doğal bir şey de olamaz. Kısacası, ağırdan almak konusundaki tüm uyarı kararlara şın duyduğunuz kaygı, merak heyecan büyük bir olasılıkla sizi evliliğin ilk cinsel birleşmesinde aceleci olmaya itecektir.
Sonucun çıkacağı önceden kestirilemez. Belki hiç pürüz çıkmadan doyuma ulaşacaksınız, belki de çeşitli pürüzlerle şılaşacaksınız.


ın ilk cinsel ilişki`ye (koitus) şı duyduğu tipik, yaygın tepki bir düş kırıklığıdır: “Bunca lafını duyduğum şeyin olup olacağı bu muymuş?” Bu ilk cinsel ilişkisin de büyük bir olasılıkla orgazm olmayacaktır.


Erkeğin tipik tepkisi, çok çabuk orgazm olarak erken boşalmaktır (zamansız eja-külasyon). Gene tipik olarak, hem hem de büyük bir ihtimalle, kendilerinde bir eksiklik olduğuna inanarak suçluluk duygusuna kapılacaklardır ki bu tamamen yersizdir.


Yeni evlenen çiftlerin çoğunluğu birbirlerine alışmamışlardır, alışmaları gerekir. Birbirlerinin neyi sevip sevmediklerini, vücutlarının ritmini öğrenmeleri gerekir. etmeye de benzer iki vücudun birbirine uymayı öğrenmesi, ilk birleşmede eşlerin ikisinin de güvensiz olması doğaldır. Bu güvensizliğin doğal olduğunu bilirseniz gerginliğiniz, korkularınız azalabilir ki bu da çok önemlidir. Çünkü bir kez, “Eyvah, bir bozukluk var,” diye korkuya kapıldınız mı gerçek bozuklukların baş göstereceğinden emin olabilirsiniz.


bundan önce hiç cinsel ilişkide bulunmamışsa, onun bakireliğinin sona erecek olması nedeniyle hem kendinin hem de eşinin kaygı duymaları gerilim içinde olmaları da olağandır. ın gerginliği çoğunlukla vajina girişindeki kasları büsbütün sıkıp büzer. Sinirlerimiz gerilince boyun, boğaz, omuz kaslarımızın sıkışması gibi. Kimi zaman gerginliğimizi fark edebilirsek kaslarımızı kendi kendimize, bilinçli olarak gevşetebiliriz. Kimi zaman da kaslarımıza söz geçiremeyiz.


“İlk gece”de cinsel ilişki sırasında gelinin geleneksel olarak çektiği can acısının başlıca nedeni vajina girişindeki kasların aşırı sıkışıp gerilmesidir. Vajinaya giriş (penetrasyon) yapmaya çalışan cinsel organı bu işi gerçekleştirebilmek için vajina girişini zorladıkça can acısı duyacaktır, işte bu kasları bilinçli olarak, bir dereceye kadar gevşetip gevşek tutabilir. lı bir ilk gece yaşamak isteyen kadınlar, evlenmeden önce bu kasları büzüp gevşeterek alıştırma yapmalıdırlar, ilk cinsel ilişki`nin heyecanı sırasında bu alıştırmaları hatırlayıp uygulayabilirlerse ilk penetrasyon sırasında daha az can acısı duyacaklardır.
ın aşırı gerginliğini önlemek için yapılabilecek olan başka bir şey de kızlık zarı (himen) konusundaki masalları açıklığa kavuşturmaktır.


Gerçekte kızlık zarı vajina girişini ancak kısmen kapayan, oldukça bir zardır. Tümden kapalı olması imkânsızdır, hiç değilse âdet kanı oradan akacaktır. Kızlık zarı aralığı kiminde çok küçük, kiminde nispeten geniş olur. Kimi kızlık zarı oldukça kalın, kimisi ipinceciktir. Ne var ki kızlık zarı elastik bir dokuda olduğu için zardaki aralık, kas gevşetmesi ile ya da penisin zorlamasıyla genişleyebilir. Aralık, penisin zorlamasıyla genişlerse, bu durum biraz kanamaya geçici bir ağrıya olur, ama vajinanın kendisi herhangi bir zarar görmez.


Buna rağmen genç , ilk cinsel ilişki çocukluktan kalan “iyi bir ” olma isteği nedeniyle kendini bilinçsiz olarak gerebilir. Biz dönelim ilk geceye. Kaslarını kendi kontrol etmeyen ın ilk cinsel ilişki sırasındaki heyecan arasında iyice gerginleşmesi doğaldır. Üstelik normal olarak cinsel heyecanlanma sırasında vajinanın iç duvarlarının sızdırdığı kayganlaştırıcı, nemlendirici salgılar da bu gerginlik yüzünden iyice kıtlaşacaktır. Bu yüzden kızlık zarı, normalde olduğundan çok daha kalın gergin duracaktır.


Bu da erkeğin penetrasyonu gerçekleştirebilmek için aşırı güç baskı kullanmasını gerektirecektir. Böyle bir durum eşlerin ikisi için de ürkütücü bir durumdur. saldırıya uğramış gibi olurken üstüne düşeni başarabilmek uğruna sevdiği kadına ıstırap vermek zorunda kalarak dehşete kapılabilir.


Birleşmeye biraz ara vermek, konuşmak, dinlenmek, birbirinizi yüreklendirmek kimi durumlarda yı kolaylaştırabilir. Bu arada erkeğin kaygı sinir gerinliği yüzünden tam ereksiyon olmaması ilk gecelerde sık sık rastlanan bir durumdur. Bu erkeği müthiş sı üzer, çünkü bu konu güven gururunun kökeni olan erkekliğiyle ilgilidir. Erkekliğinin sıfıra indiğini hisseder. Ama paniğe iktidarsızlık duygusuna kapılmamak için bilinçli çaba harcaması şarttır. Yoksa duygusal cinsel yönden soğuklaşıp uzaklaşabilir.


Eşlerin ilk birleşmeler sırasında düşebilecekleri en ciddi yanılgı herhangi bir nedenle soğukluğa kapılıp duygusal yönden birbirlerinden uzaklaşmaktır. Böyle bir tutum, kişinin kendi kendini şısındakini suçlamasına yol açar. Gerginliği artırır yeni sızlıklara yol hazırlar. Böyle bir durumda kişinin kendi kabuğuna çekilmesi de yanlıştır. Sevgi, anlayış hoşgörüye her zamandan çok ihtiyaç vardır.


Sımsıkı sarılmak, öpüşmek, okşamak, sevmek… Tatlı, yüreklendirici, umutlandırıcı fısıldamak… Yapılması gerekenler bunlardır. Sizin kişisel olarak yapmanız gereken ilk başlıca şey de şunu hatırlamaktır: Bu ilk sevişme yalnızca bir başlangıçtır önsözdür, asıl öykü daha sonra gelecektir.


ya da ilk gece ile varsa öncesinde kulaktan dolma bilgilerle beyninizi iyice doldurmak yerine bir uzman ı almak her zaman için en iyi yöntem olacaktır. Aile büyükleri ya da en yakın arkadaşlardan bu konuda bilgilenmek, yapılabilecekler ya da olabilecek hakkında bilgi istemek utanılacak bir şey olmadığı gibi, ilk deneyim öncesi heyecanınızın azalmasına olacaktır. Hala kafanızda kuşku ya da varsa bunu aşmanın en yanı ise partnerinizle konuşmak, mümkünse bu geceyi korkulardan arınıp birbirinize alışana kadar ertelemek olabilir. Unutulmaması gereken yaşanması gereken o ilk gecenin bir mecburiyet olmadığıdır.

İlk gece ilişkide bulunamamak, kanama olmaması veya kanamanın durmaması en sık şılaştığımız problemlerdendir. Erkeklerde geçici iktidarsızlık olurken bayanlarda da vaginismus dediğimiz ilişkiye izin vermeme durumu olabilmektedir.

kaynak: bayanca.net

Kısırlık sahibi olmak isteyen çiftlerin en büyük endişesi. Ancak sperm sayısının azlığı gebeliğe engel değil. Mikroenjeksiyon yöntemi bu konuda çözüm sağlıyor…


sahibi olmak isteyen çiftlerin en büyük korkusu kısırlık. Bu nedenle uzmanlar evlendikten sonra çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere önce muayeneden geçmelerini daha sonra korunmalarını öneriyor. Öte yandan sperm sayısının azlığı anne olmaya engel değil.


Spermin hızı önemli
Memorial Hastanesi Tüp Genetik Merkezi Başkanı Prof. Dr. Semra Kahraman, sperm sayısının az olmasının, gebelik için engel olmadığının ı çiziyor. Buna göre spermlerin sayısı değil, hızı önemli. Mikroenjeksiyon yöntemiyle az sayıdaki spermler seçilerek ın yumurtasına enjekte edilerek gebelik sağlanabiliyor. Böylece çözüm oluşturuluyor.



Yaş faktörünün etkisi
Kısırlık yüzde 30-40 oranında erkeğe, yüzde 40-50 oranında ise kadına ait nedenlerle ortaya çıkıyor. Yüzde 10-15 gibi orandaki kısırlık ise açıklanamıyor. Prof. Dr. Kahraman Tüp tedavisinin sında ın yaşı çok önemlidir diyor.


Başarı oranları
Başarı oranı, 35 yaş altı kadınlarda embriyo transferi başına yüzde 60 civarında. Başarı oranı yaş ilerledikçe azalır. 40 yaşın üzerindeki kadınlarda yumurtalar gelişse de döllenme oldukça güçtür. Döllenme olsa bile gebelik oluştuğunda, anne yaşının ileri olması düşük riskini artırır.

kaynak: bayanca.net

Evlilikte saygı ? şınızdakine değer vermeniz, kırmamanız, dikkat etmenizdir. Peki evlilikte saygı nasıldır? Bunun en cevabı, ilk tanıştığınızda birbirinize davrandığınızdır.


Hatırlayın biraz, geçmişe bakın bakalım davranıyordunuz ilk zamanlar? Birbirinizi göreceğinize yakın heyecanlanıp, giyiminize, temizliğinize, görünüşünüze dikkat ediyordunuz. yerken ağzınızı şapırdatmıyor, burnunuzu ıştırmıyor, özellikle geğirmiyor veya asla gaz çıkartmıyordunuz. Tuvaleti birlikte kullanır mıydınız veya pejmürde kıyafetler, saç baş darmadağın dolaşıp, kendinizi şı tarafa çirkin gösterir miydiniz? Gözde çapak, yüz yıkanmamış, üstünüz başınız veya ter kokarken eşinize görünür müydünüz?


Peki şimdi nasılsınız? , dövüş var mı, küfür, fiziksel hareketler, hakaretler…


şınızdakini aşağılayan, yeren, küçümseyen söylerken hiç “Ben ne diyorum, ne yapıyorum?” diyor musunuz? O bayıldığımız, çiçek verdiğimiz, şiir yazdığımız, kucakladığımız, öptüğümüz insanı, yerle bir ederken kendimize de saygısızlık yapmıyor muyuz? Öyle ya, o kişi bizim en yakınımız değil mi? Aynı yatağı paylaştığımız, aynı evde oturduğumuz, en kötü en iyi günlerimizi birlikte yaşadığımız kişiyi böylesine saygısızca yerle bir edersek biz ne oluyoruz?


Çocuklarımız varsa, anne ya da babasının birbirlerine şı saygısızlık ettiğini, kendilerine örnek aldıkları kişilerin böyle sefil varlıklar durumuna düştüklerini görmüyorlar mı?


Saygı beklemeyin
Sonra çocuklarımızdan bize şı saygı bekleyeceğiz. Kardeşine bağırdığı, küfrettiği, dövdüğü için çocuğunuza terbiye verebilecek miyiz? Çocuk bu ikilemi neyle izah edecek. “Annesi iştir kişinin lafa bakılmaz” diyen atalarımız ne doğru demiş. Saygı bekliyorsak örnek olmalıyız. Eşler arasında saygı şılıklı olarak tarafların yakınlarına, anne babalarına gösterilen ilgide de aranmalıdır. Sevmesek dahi eşinizin hatırı için onlara saygı göstermek gerekir. Esasında yapılan, söylenen her söz, her hareket, eşlerin birbirlerine gösterecekleri saygı demektir. Konuşurken dinlemesini bilmek, lafını kesmemek, başkalarının yanında (bilhassa) tenkit etmemek, başkaları ile şılaştırmamak, hele hassas oldukları konuları yüze vurmamak, eşlerin birbirlerine olan saygılarını gösterir. eden, el veren, göğüs geren, koruyan, her şeyden önce ona öncelik veren, anlayış gösteren, alttan alan kişiler, evliliğe eşine değer veren, saygı duyan insanlardır.


Mektuplarını açmayın
Eşine sormadan vermeyen, plan yapmayan, birbirlerine ait mektupları açıp, mesajlarını kurcalamayan kişiler saygılıdır. Kapıyı çalmadan içeri dalmak, “Burası benim evim” deyip ortalığı dağıtmak, toplamamak hep şı tarafa saygısızlıktır. Yemekleri, tatlıları bitirip diğer tarafı düşünmemek, bize sıcak geliyor diye klimayı çalıştırmak, yahut avaz avaz dinlemek, şı tarafın isteyip istemediğini hesaba katmaksızın, arzumuza göre davranmak, sonra da kalkıp saygıdan bahsetmek. Daha yığınla hadiseye değinebiliriz. Bütün bunların sonunda ne oluyor? Saygının, düşüncenin kalmadığı yerde, sevgi de kalmıyor. Bir süre sonra öfke, hınç, kin duymaya başlayıp kısas yapıyoruz.

kaynak: bayanca.net

Sevgiliniz ya da eşinizle iyi bir ilişki sürdürüyorsunuz fakat o da ne? Birisi sizi baştan çıkartmaya çalışıyor…

Tehlike çanlarının çalmaya başladığını hissettiğiniz anlarda yapmanız gereken ilk şey o kişiyle aranızdaki sınırları belirlemektir. Daha sonra kendinize, bu insanda partnerinizde olmayan ne gibi özellikler olduğunu sorun. Bunları bulduktan sonra da sevgilinize şılamasını istediğiniz ihtiyaçlarınızdan bahsedin. Açık olun. Unutmayın ki ilişkilerde açık olmak kuraldır.

Akılcı yaklaşın
Eğer sizi baştan çıkartmaya çalışan kişiye şı sadece fiziksel bir yakınlık duyuyorsanız, o zaman o kişiyi olduğundan 10 yaş yaşlı 20 kg daha şişman olarak hayal edin. Bu insanın bazı huylarından mutlaka rahatsız oluyorsunuzdur. Örneğin tırnaklarını yemesi ya da sigara içmesi… Bunların bir listesini çıkartın bu listeye günde üç kere göz atın.


Sevgilinizle ilgili sevdiğiniz herşeyi bir kağıda yazın bu yazıyı günde üç kere okuyun. Ona bu yazıdan bahsedin bu tarz yazılar yazmaya devam edin.


Bunları unutmayın
Size asılan kişiyle buluşursanız o kişiye yaklaşacak dolayısıyla sevgilinizi aldatma olasılığınız da bir o kadar artacaktır. O yüzden size önerimiz:


- Sevgiliniz olmadan o kişinin de içinde olduğu bir grupla dışarı çıkmayın.
- O kişiyle yalnız yemeğe çıkmayın. Mutlaka başkalarını da çağırın.
- Bir iş yemeğinden ya da akşam toplantısından dönerken bu kişiyle sona kalmamaya bakın. Onu sakın evine bırakmayın ya da sizi evinize bırakmasına izin vermeyin.
- Ona sevgilinizin olumlu yönlerinden bahsedin. Böylece hem kendinizi yeni bir ilişkiye başlama konusunda frenlemiş hem şı tarafa “ben istemiyorum” mesajı vermiş olursunuz. Eğer ikiniz de ilişkinizde rutine girmeye başlamış sönük seks yaşamınızdan bahsetmeye başlarsanız hemen oltaya takılırsınız.
- Eğer gelmesinde bir sakınca yoksa sevgilinizi arkadaş iş ortamına sokmaya çalışın. Onu yılbaşı partileri akşam yemeği programlarına dahil edin. Eğer bu tip aktivitelere gelemiyorsa, o zaman sizi iş çıkışınızda almaya gelmesini söyleyin onu, sizi baştan çıkarmaya çalışan kişiyle tanıştırın

kaynak: bayanca.net

Gerçekleri kabul edelim; 35 yaşından sonra eş aramak gerçekten farklıdır. Artık dikkate almanız gereken beş önemli fark vardır:


Aciliyet: 35 yaşını geçtiniz evlenmek istiyorsunuz. Çocuk istiyorsanız biyolojik saatiniz de tıklıyor olabilir. Acil durumlar eylem gerektirir. Oturup kendiniz için üzülemezsiniz ya da kaderin kapınızı çalmasını bekleyemezsiniz. Meseleyi hemen kendi ellerinize almanız gerekir.


Daha az bekar : 35 yaşın üzerindeki bekar kadınlar kadar bekar erkeklerin de olması gerekir değil mi? Oysa, 2000 sayımına göre 35 yaşın üzerindeki 18 milyon bekar varken, bu yaşlardaki kadınların sayısı 28 milyon! Siz de bu gerçeği kabullenin onlara en iyi ulaşma yolunun ne olduğunu bulun.


Değişen bedenler: Bir başka acı gerçek. Çiftleşen gıdılar selülitler ortak düşmanlarımız.


Arkadaşlarınız botoks yaptırmaktan estetik ameliyatlardan söz ediyor. Bir koca bulmanız için ya da olmanız gerekmez ama genel olarak görünüşünüzü düzeltmek için harekete geçseniz iyi olur.


Bagajlar: 35 yaşını geçtikten sonra büyük olasılıkla 25 30″unuzda sahip olduğundan daha fazla “bagajınız” vardır. Sizden çok fazla şey bekleyen bir işiniz, tüm enerjinizi alan çocuklarınız, sizi suçluluk hisleriyle sömüren anne ya da babanız olabilir.


Alışkanlıklar: Yaşınız ilerledikçe eski alışkanlıkları kırmak güçleşir. Büyük olasılıkla kendi yolunuzu çizmişsinizdir. Uzun yıllar içinde oluşan koca bulmanızı engelleyen bu alışkanlıkları gerçekten kırmak için sisteminize bir şok vermek lazımdır.

kaynak: bayanca.net

Dürüst olun
Ondan ayrılmak istiyorsunuz? Önce bu soruya cevap verin. Kendinize zaman ayırın nedenleri düşünün… Ona başka nedenler göstererek ilişkiyi bitirmeyi düşünmeyin. Gerçekten hissettiklerinizi açıkça onunla paylaşın..


Nazik olun
Bir insana istenmediğini söylemek çok incitici olabilir. Söylemek istediklerinizi önceden planlayın ki, ağzınızdan istemediğiniz çıkmasın. Bunu yaparken de kendinizi onun yerine koyun eğer böyle bir şeyi beklemiyorsa geçireceği şoku anlamaya çalışın.


Sakin olun
Hakkınızda ileri geri konuşuyorsa, size yalan söylediğini farkettiyseniz veya başka birinden hoşlandığını duyduysanız ondan ayrılmak isteyebilirsiniz. Eğer böyle özel bir durum varsa, hakkınızı sonuna kadar korumalısınız. Ancak sakin olmanız şart. Aniden öfkelenmek, sonunda sizi de üzebilir.



Utandırmayın
Başkalarının önünde size, “Artık seninle birlikte olmak istemiyorum. Kendi yolunu kendin çiz” derse, kendinizi hissederdiniz? Pek mutlu olmazdınız herhalde. İlişkiyi bitirmek istediğinizi yalnız başınıza iken söylemeniz hem sizin, hem de onun işini kolaylaştırır.


Yüz yüze konuşun
Beraber olduğunuz insana ilişkinize çok büyük haksızlık yapmak istemiyorsanız, ilişkinizi, telefonla veya mesaj yoluyla bitirmeyin.

kaynak: bayanca.net

“Seven insan kıskanır” derler. Kıskançlık dozunda olursa ilişkide heyecan yaratabilir fakat halini alırsa ilişkiye büyük ölçüde zarar verir…


herkesin nda mutlaka hissettiği kıskançlık duygusu hem kıskananın hem de kıskanılanın nı zehir edebilir. Kıskandırma, kişilere birlikte oldukları insanı kaybetme ihtimallerinin olduğunu hissettirir. Aynı zamanda duyguları ı güçlendirir. Fakat bu kıskandırma oyununun boyutları büyüdüğünde, ilişkiye zarar verici bir hal alabilir.


şılıklı güven önemli
Çiftleri çılgına çeviren kıskançlık duygusunu yenmek aslında hiç de kolay sayılmaz. Öncelikle onu kıskandığınızı düşünüp kıskançlığınızı gözden geçirin. Gerçekten ilişkinize yönelik bir tehdit var mı, bundan emin olun. Bu yolla da kendinizi rahatlatamıyorsanız, rahatsızlık duyduğunuz konuyu eşinizle konuşun. Fakat bunu suçlayıcı bir şekilde değil, sakin bir tonuyla konuşarak, paylaşın.


Hemen savunmaya geçmek yerine onu anlamaya çalışın, olaylara bir de onun gözünden bakın. Eşinizin yapacağı açıklamalar sizi rahatlatacaktır.


kıskanıyor?
Eğer belirli davranışlarınız eşinizin sizi kıskanmasına yol açıyorsa, dozunu fazla kaçırmadan bu davranışlarınızda değişiklik yapmanızda fayda var. Eşinizin kıskançlığının yersiz olduğunu düşünüyorsanız bunu ona inandırın. Size güvenmesini sağlayın. Her ne kadar kıskançlıklar ilişkinin canlı kalmasını sağlasa da, dozu ayarlanmadığı sürece, ilişki çok daha kötüye gidebilir. Onu sevdiğinizi sürekli söylemeyi ihmal etmeyin.

kaynak: bayanca.net

Bilmeniz gerekenleri öğrenmek, “üzerinde baskı kurmak” değildir …


Sevdiğiniz insana bazı şeyleri sormak gerçekten de hiç kolay değil. Bakın uzmanlar bu konuda size neler öneriyor: İlişkiye yeni başladınız sizin dışında başka kadınlarla görüşüp görüşmediğini merak ediyorsunuz. Kafanızdaki soru son derece net: “Benden başka kadınla görüşmüyorsun, değil mi?” Ancak pratiğe gelince işler bu kadar kolay değil. Saf veya çok aşık görünme endişeniz var. Baskı kurmak da istemiyorsunuz. Peki soracaksınız? Şaka yoluyla bilmek istediğinizi öğrenebilirsiniz.


Annen nerede?
Altı aydır birliktesiniz hala annesini mıyor musunuz? Şu ana kadar sizi büyükleriyle tanıştırmış olmalıydı. Birçok görüştükleri ı ailesiyle tanıştırmayı, olayın ciddiye bindiğinin bir işareti olarak sayar. Ailesiyle tanışmak isteseniz de sevgilinize bu yönde bir baskı yapmamalısınız.


Annesiyle veya babasıyla ilgili bazı şeyler anlattıktan sonra, “Anneni o kadar anlattın ki, beni meraklandırdın. Keşke ben de onu saydım” diyebilirsiniz.


ne zaman?
Düşüncelerinizi sevdiğiniz kişiye açıklamak önemli bir adım. Soru sorma şekliniz de önemli. Çok dramatik bir şekilde bu soruyu sorarsanız, arkadaşınız sizinle evlenmesinin sizin için bir ölüm kalım meselesi olduğunu anlayabilir geri adım atabilir. Tam tersine, soruyu oldukça soğukkanlı sorarsanız, bir ilişki değerlendirmesi yapmak istediğinizi anlayacak. Bu soruyu illa ki evlilikle bağlantılı değil, sırf ilişkinizin geleceği ile ilgili olarak da sorabilirsiniz. Örneğin: “İki sene sonra biz ne durumda olacağız?” diye sorabilirsiniz.

kaynak: bayanca.net

tartışmaların da ilişkinin bir parçası olduğunu kabul etmek gerekir. Bu yüzden eşinizle ya da birlikte olduğunuz kişiyle aranızda yaşanan tartışmalar hemen moralinizi bozmasın…


Ancak şunu da unutmamalısınız ki sağlıklı bir ilişki için sonrası barışmayı da bilmelisiniz.


nedenleri
Öncelikle sizi kavgaya iten, tartışmanıza olan sorunları bir düşünün. Anlık sinir öfkeniz geçtiğinde bunların ne kadar saçma olduğunu siz de göreceksiniz. Sakinleştikten sonra şınızdaki kişi ile çok daha iyi iletişim kurduğunuzu siz de fark edeceksiniz. Küsmek, şınızdaki kişiye hakaret edecek şekilde konuşmak çocuksu hareketlerden kaçınmalısınız. Sinirli olduğunuz anlarda sessizliğinizi korumanız doğru bir davranıştır. Ancak daha sonra niçin kızdığınızı mutlaka eşinize ya da sevgilinize anlatın.


Uzun süre sessiz kalır, kızma nedenlerinizi açıklamazsanız şınızdaki kişi de yanlışlarını düzeltme fırsatı bulamaz.


Onu iyi dinleyin
Eşinizin ya da sevgilinizin de size yapmak istediği açıklamalar olabilir. Bunları dinlememezlikten gelmeyin. Daha fazla bilgi almaya çalışın, sizi rahatsız eden konuları da ona açıklamaktan çekinmeyin. Kendinizi şınızdaki kişinin yerine mutlaka koyun. Onun hislerini anlamaya çalışın. Bu konuda da objektif olmaya çalışın.


İçinize atmayın
Duygularınızı gizlemeyin. Kendinizi iyi ifade etmeye çalışın. Sürekli içinize atmayın. Rahatsız olduğunuz konuyu zamanında dile getirin çözüm arayışına katılın. Olayları tek taraflı olarak düşünmeyin. Eğer eşiniz ya da sevgiliniz olarak düşündüğünüz birşey yapmışsa, onu bunu yapmaya iten nedenleri düşünün. “Sizin bunda rolünüz olabilir mi?”, “sizden kaynaklanan sebepler var mı?” tarafsız olarak düşünün.

kaynak: bayanca.net

Evliliklerde tutkunun romantizmin zamanla kaybolmasını engelleyebilir o ufak heyecanların yıllar sonra taze kalabilmesi için neler yapabiliriz? İşte size mutlu uzun süreli evliliklere sahip olmak için yapılması dikkat edilmesi gereken şeyler… Birlikteliğinizde heyecan, tutku saygıyı kaybetmemenin yolları…

Hepimiz uzun yıllar mutlu