nedir

Bütün kadınlar düzgün bacaklara sahip olmak ister. Bunun için 20 dakika ayırmanız yeterli…

Doktorlar uzmanları, verdikleri ufak tiyolarla kadınların dertlerine derman olabliyorlar. Mesela bacaklara sahip olma isteği gibi. Sizin de televizyonlarda gazetelerde gördüğünüz kadınlar gibi düzgün bacaklara sahip olmak için yapmanız gerekenler aşağıda….


• Yürüyüş yaparken topuklarınıza basmak yerine parmak uçlarınıza basmayı deneyin, topuklarınızı yere değdirmemeye çalışın. Bu, gövdenizin biraz öne eğilmesine tüm bacağınızın, özellikle de uyluk kemiğinin ön kısmının çalışmasını sağlar. Bu şekilde 5 dakika koşun.


• Sağ ayağınızla ileri doğru büyük bir adım atın. Sağ dizinizin doğru bir açıyla bükülmesi gerekiyor. Daha sonra sol bacağınızla da büyük bir adım atın. Yine vücudunuz hamle eder pozisyonunda olsun.



• Yine parmak uçlarınızla koşun; ama ileri doğru her adımınızda dizlerinizi mümkün olduğu kadar yukarı çekmeye çalışın. Topuklarınızı yere değdirmeyin. Böylece baldırlarınızı ciddi biçimde çalıştırmış olursunuz. 30 saniye çalışıp, 30 saniye dinlenerek beş kez bu hareketi tekrarlayın.


• Parmak uçlarınızda koşmaya devam edin, ancak bu sefer her adımınızda topuklarınızı kalçanıza değdirmeye çalışın. Baldırlarınızın arka kısmını çalıştıracak bu hareketi 30 saniye süreyle beş kez tekrarlayın…

kaynak: bayanca.net

Sağlıklı biçimde herkesin hayali! Hayalinizin gerçeğe dönmesi için neler yapmalısınız peki?

olmak bu uğurda çeşitli yolları denemek yaygın bir hal almışken, tek gerçek, kişisel ihtiyaçlara uygun, yeterli dengeli mönülerle hayat şekli haline getirmemiz gereken beslenme alışkanlıklarını unutmamak, vermek kadar kontrolünde de dikkatli olmaktır. Kişiler verebilir ancak önemli olan bunun sağlıklı geri dönüşü olmayan bir süreçte oluşmasıdır. Bunun için ına başlamadan önceki yanlış beslenme alışkanlıklarınızı bilmeli, bunları profesyonel alarak doğru alışkanlıklarla değiştirmelisiniz.
Porsiyon kontrolü
İyi planlanmış dengeli bir öğün yüzde 20-30 oranında yağ, yüzde 10-20 oranında protein, yüzde 50-60 oranında karbonhidrat içermeli. Bu hesaplamalar size zor gelebilir ancak diyetisyeniniz tarafından planlanmış mönüler bu kurallar uymaktadır.

Dengeli beslenmede amaç, vücudun besin gereksiniminin aynı kiloda kalmayı amaçlayan bir birey için, tüm besin gruplarını içermesidir. Bu arada mutlaka günde 2,5-3 litre su içmeyi alışkanlık haline getirin.
kontrolünde en önemli desteklerden biri de porsiyon kontrolü kalori kısıtlaması yapmaktır. Örneğin yağda pişmiş iki yerine akıyla hazırlanmış, yağsız, teflonda pişmiş bir menemen tüketerek 150 kalori kadar kâra geçmiş olabilir. Tam yağlı süt yerine sıfır yağlı süt, şeker yerine tatlandırıcı kullanarak, kızarmış tavuk parçaları ile hazırlanmış salata yerine ızgara veya haşlanmış tavuklu salata tüketmek, meşrubat içmek yerine soda ile hafifletilmiş meyveli soda tüketmek faydalı olabilir.
Mutlaka yapın
Tartıdaki durağan dönem ani büyük çıkışların habercisi olabilir. programları akabinde danışanlarımızın bazıları koruma ı almadan serüvenini noktalayabilmekte, öğrendikleri yeni beslenme alışkanlıklarını kendilerince uyarlayarak kullanıp, bir süre sonra küçük yoldan çıkmalarla maalesef eski alışkanlıklara dönebilmektedir.
Bir süre tartıda yükseliş görmedikleri için “Nasılsa almıyorum artık” bilinciyle bu hatalara devam etmekte birkaç hafta sonra telaş içinde soluğu ofislerimizde alabilmektedir. Bunun için sürecini eden koruma programlarını da aynı disiplinde devam ettirin.
Kilonuzu korumak için günlük fiziksel aktivitenin artırılması elzem kurallardan biridir. Vücut sıkılığının kazandırılması, yağ kaybının devamı veya istenen yağ değerlerinin korunması adına mutlaka hayat boyu sürdürebileceğinize inandığınız sevdiğiniz bir dalı seçin.
Uzun süreli verme programlarından çıkan bireylerde belli bir süre sonra sıkılma diyeti bozma eğilimleri görülebilir. Bu istenmeyen durumları önlemek için haftanın belli günleri koruma ınızda masum kaçamaklar yapmalı ancak bunları telafi edici önlemler almalı, battı yan gider mantığını savunmamalısınız.
Doğal beslenmeyi tercih edin
Mümkün olduğunca evde yemeye gayret etmeli, dışarı çıktığınız günlerde ise düşük kalorili yemekleri tercih etmelisiniz.
En doğru beslenme en doğal beslenmedir. Yemekleri en sade işlenmemiş hallerinde tüketmeye gayret etmelisiniz. Örneğin salamura, tütsülenmiş, marine edilmiş, soya krema soslu, tereyağında kızartılmış, galete unlu, mayonezli, derin yağda kızartılmış yemeklerden kesinlikle uzak durmalısınız.
Şeker şekerli ürünler ınızda ya hiç yoktur ya da çok kısıtlı bulunmaktadır muhtemelen. ı akabinde bir anda saldırırcasına bu besinlere yönelmeniz, her geçen gün daha fazla şeker tatlı yeme isteği duymanıza olabilir. Bunun için sofra şekerinden uzak durun.
Baharatlar metabolizmanın daha iyi çalışmasına destek verebilir. koruma programlarınızda bitki çaylarını baharatları kullanmaya devam etmelisiniz. Özellikle taze zencefil, kimyon, biberiye kişniş tohumunun toksin atıcı etkilerinden faydalanmalısınız. Her gün en az dört farklı bitki çayı içmeye gayret etmelisiniz.

kaynak: bayanca.net

Stres duygusal yeme birbiriyle yakından ilişkilidir. Duygusal yeme nedenlerinin ne olduğunu öğrendiğinizde, bu davranışı daha kolay önleyebilirsiniz…

Duygusal yemenin birçok nedeni vardır stres önemli bir yedirici olabilir. Kortizol hormonu etkisi, çocuklukta besinlerin ceza veya ödül olarak kullanılmış olması bazı boşluk duygularının ile doldurulması bu noktada önemlidir çözüme gitmekteki en önemli nokta ise farkındalıktır.


Aşağıdaki test ile kendinizi değerlendirip farkındalığınızı harekete geçirebilirsiniz.


1- için kendinizi çok mu meşgul buluyorsunuz?
Bazı insanlar stresliyken, yemeği unutabilir veya ara öğünlerini atlayabilirler. Bu durumda değişen kan şekeri kişide ruhsal dalgalanmalara sağlıksız kaybına sebep olur. Gün boyunca sağlıklı küçük öğünler tüketmek daha iyi bir seçimdir. Sonuç olarak kendinizi daha az stresli hissedebilirsiniz.



2- Sürekli kendinizi stresli mi hissediyorsunuz strese şı koruyucu teknikleri bilmiyor musunuz?
Eğer sürekli kendinizi stres altında hissediyorsanız, stresin sağlıksız bir tipi olan yüksek kortizol düzeyiyle birçok problemi yaratan kronik stres riski altında olabilirsiniz. Stresi hızlıca uzaklaştırmak için profesyonel destek alabilirsiniz. Bu şekilde vücut stresini azaltabilir, problemlere şı daha sakin yaklaşabilirsiniz. Ayrıca strese bağlı olan alımlarını durdurabilir stresin olduğu diğer problemlerini kolaylıkla azaltabilirsiniz.


3- yapmak için kendinizi gün sonunda çok meşgul veya çok yorgun mu hissediyorsunuz?
Hepimiz yapmamız gerektiğinin farkındayız fakat birçok stresli meşgul insan için ayıracak enerji zamanı olmadığını belirtir. Tam tersinde ise stresli insanlar egzersizden en üst düzeyde yarar sağlar, sadece bununla kalmayıp kişiler strese bağlı alımlarıyla da başa çıkabilirler. için çok yorgun olduğunuzu düşünüyorsanız bu konuda kendinize telkinlerde bulunun egzersizin size sağlayacağı daha fazla enerji şısında şaşırın.


4- Her gece yedi saatten daha az mı uyuyorsunuz?
Her gün aynı saatlerde yatmak yine aynı saatlerde kalkmak stresle başa çıkmada büyük katkı sağlayacaktır. Geç yattığınız zamanlarda kesinlikle geç uyanma alışkanlığı geliştirmemelisiniz. Çünkü bu durumda bir sonraki gün geç uyumanıza olarak uyku düzeninizi bozar. Günde yedi saat uyumanın en iyi yeterli dinlenme süresini sağladığı bir ok çalışma ile vurgulanmıştır.


5- Bel çevrenizde gerektiğinden daha fazla mı kütle var?
Stresli insanların kortisol seviyesindeki artışa bağlı olarak bel çevresinde daha fazla yağlanma görülmektedir. Bel çevresindeki yağlanmanın fazla olması birçok problemini beraberinde getirir. Bu durumda önemli olan nokta egzersizi günlük ımıza yerleştirmemiz olacaktır.


6- Yorgun olduğunuzda fazla miktarda kafein tüketmek fazla enerji sağlamak için bir yol mudur?
Stres altında meşgul olan insanlar genellikle kafeini ekstra enerji almak için kullanırlar. Fakat bu vücudunuzdaki kortizol seviyesinin ( alımının nedenlerinden biri)çok fazla artmasına sebep olur uyku kalitesindeki düşüklük yine kortizol artışı alımını tetiklemektedir.


7- Stres nedeniyle aç olmadığınızda dahi yer misiniz?
Stres altındaki birçok insan kendini daha fazla yerken bulabilir. Bu, kişiyi kısa süreli mutlu edebilir. Eğer küçüklüğünüzden beri tatlı yiyerek stresinizi bastırılıyorsanız, sinirlilik halinde sürekli ağzınızda bir şeyler olmasını istiyorsanız veya kortizol düzeyiniz sizi atıştırmaya yönlendiriyorsa bu duygusal yeme durumunuzu su içerek, çiÇ sebze atıştırarak veya daha sağlıklı yiyeceklere yönelerek stresli durumunuzu azaltabilirsiniz.


8- Stresli olduğunuzda kendinizi tuzlu veya tatlı bir şey yerken buluyor musunuz?
Stresteki artış vücudumuzdaki kortizol seviyesini artırır. Bu da sizi tatlı veya tuzlu yiyeceklere yönlendirir. Bu tüketimler ise sizde artışına bağlı durumunuzda olumsuzluklara yol açabilir.


9- Yeme alışkanlıklarınızın değişmeyip stres düzeyiniz kilonuzun değiştiğini hissediyor musunuz?
Stres birçok şekilde artışına olabilir. Kortizol seviyesindeki artış metabolizma hızınızı yavaşlatmaktadır. Bu da aynı miktarda besin almanıza rağmen bu besinleri daha yavaş yakmanız anlamına gelir. Bu nedenle kortizol seviyesini hızlıca normal hale çevirmek için rahatlama teknikleri öğrenmeliyiz.


10- Sırf, evde sağlıklı öğünler için fazla meşgul olduğunuzdan dolayı aşırı fast food yeme eğiliminiz var mı?
Dışarıda fast food tarzı beslenme alışkanlıkları olan biriyseniz yalnız değilsiniz. Birçok stresli meşgul insan kendisini dışarıda fast food tercihleri yaparken bulur. Bunun nedeni daha kolay ulaşılabilir olmasıdır. Ancak evde pişirme alışkanlığı kazanan kişiler, vücutlarını şekillendirmenin yanı sıra bunun daha sağlıklı kolay olduğunu görmüştür.

kaynak: bayanca.net

Çikolata… yapmak isteyip de yapamayanların tek özrü… Sizin de çikolataya zaafınız var mı?

Çikolataya şı olan bu zayıflığınız sizi bir çikolatakolik yapıyor mu? Aslında çikolatanın bağımlılık yaptığına dair bazı bilimsel bulgular yok değil. Beynin kimyası üzerine yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, insanlar besinlere bağımlı hale gelebiliyorlar ama bu konuda sağlam veri henüz yok. Zevk veren herhangi bir deneyim, o tarz beyin kimyaları yaratabiliyor.


Bağımlılığı yenmede en önemli şeyse, kendi kendinize bağımlı olduğunuzu söyleyebilmek; çünkü ancak bu şekilde probleminizin üstesinden gelebilirsiniz.


Canımızın bir şeyler çekmesinin sebebi ?


Bağımlılıktan bahsettik ama insanın canının, özellikle de kadınların, çikolata çekmesi hayali bir durum değil. Öte yandan bunun nedeni henüz tam olarak bilinemiyor.


Ancak bu konuda birkaç teori var:


Mahrumiyet: Eğer çikolatanın tadını seviyor ama onu yemeyi kendinize yasaklıyorsanız, canınız daha fazla çikolata çekebilir.


Stresi azaltması: Stres belirdiğinde, vücut buna adrenalin üreterek cevap verir. Karbonhidratlar anında belli dozda enerji üretirler pek çoğumuzun karbonhidrat tercihi de çikolata olur.


Hormonal değişiklikler: Hormonlarda dönemlerine göre dalgalanmalar yaşanır. Östrojen yükseldiğinde, progesteron serotonin düşer. Bu durumda da kadınlar depresyon asabiyet hissedebilirler ki, bu da karbonhidrat yeme arzusu uyandırır.


Beyin kimyasalları: Nöropeptit (NPY), sabahları yaparken karbonhidrat arzusunu arttıran bir beyin kimyasalıdır. Bunun gibi bir başka kimyasal da galanindir. O da geceleri en üst seviyesine çı yağ alma arzusu uyandırır.


Çikolatanın içeriği: Çikolatada fenletylamin yağ bulunur. Bunların her ikisi de vücudun, kişinin kendisini iyi hissetmesini sağlayan endorfin üretimini arttırır. Çikolatada aynı zamanda cı maddeler teobromin kafein de bulunur. Ayrıca çikolatada bulunan şeker, kişide gevşeme hissi uyandıran beyin kimyasalı serotonin salgılanmasını da sağlar.


İçinizi yiyen ne?


Günümüzde modern tedavilerinde, öncelikle hastaların belli besinlere duydukları arzuların nedenleri anlaşılmaya çalışıyor. Buna da hastanın yiyeceklere dair en eski anılarıyla başlanıyor. Örneğin bir limonlu şekerleri çok seviyor. Çocukken, zor bir annesi ama sevgi dolu bir babası olmuş. Babası işten geldiğinde, elini paltosunun cebine sokup bir paket limonlu şeker bulmasını sağlarmış. Bu nedenle ne zaman aynı güven verici duyguyu yaşamak istese, limonlu şeker yiyor. Yani yiyecek aslında bir araç oluyor. Peki bu duyguya bir şeyler yemeden ulaşabilir? O kişiye dair anılar düşünülerek olabilir, ama bu arada kendini eğitmek çikolatadan (ya da ın durumunda limonlu şekerden) uzak durmak gerekiyor. nızı düzene koymanız bu anlamda önemli.


Yeme arzunuzu terbiye edin


Sürekli bir şeyler yemenizin sorumlusunun kendiniz olduğunu kabul ediyorsunuz, yani problemin farkındasınız. Ayrıca istediğiniz şeyin çikolata olduğundan da eminsiniz. Peki bununla başa çıkacaksınız?

“Çikolata kamburundan kurtulmanın en iyi yolu ?” sorusunun cevabını uzmanlar da veremiyor. Size en uygun stratejinin ne olduğunu gene kendinizin belirlemesi gerekiyor. İşte başka kişilerde işe yarayan bazı yöntemler…


Kurtçuk hayal edin. Çikolataya teslim olacağınızı hissettiğiniz anda, gözünüzün önüne bir parça çikolata getirip, içinden kurtçuklar çıktığını gözünüzde canlandırın.


Çikolatayı tamamen kesin. En azından canınızın bir şeyler çekmesi durumunu kontrol altına alıncaya değin. Örneğin bir süre hiçbir şekilde çikolatayı ağzınıza koymayıp, zaman içinde ölçülü yemeyi öğrenebilirsiniz. Öte yandan çikolata ile olan ilişkiniz sağlıklı değilse, o zaman bu ilişkiyi tamamen kesmelisiniz.


Yavaş yavaş kesin. Beslenme şeklinizi bir anda değiştirmek sizi zorlayabilir. Vücutlarımız ani kesin değişiklikler yapmaya hazırlıklı değildir. Bu nedenle çikolatayı bir anda kesmek yerine yavaş yavaş kesmeniz işe yarayabilir. Örneğin normalde büyük bir paket çikolata yiyorsanız, bu kez bir küçüğünü satın alın daha sonra daha da küçüğünü. Sonunda bir draje yeterli gelebilir. Çikolatayı bir anda tamamen kesmenin şöyle bir riski olabilir: Buna takıp, normalde yiyeceğinizden çok daha fazlasını yiyene kadar rahatlamayabilirsiniz. Oysa yavaş yavaş azaltarak daha iyi bir sonuç elde edebilirsiniz.


Öğünlerinizi önceden planlayın bunları yazın. Bu planlama işine bir kez alıştınız mı, sonrasını düşünmek hale gelecektir. Bir yere giderken asla “Acaba yiyecek olacak mı?” diye düşünmeyin, mutlaka önceden hazırlıklı olun.


Kendinizi aşırı acıkacak kadar uzun süre aç bırakmayın. 3 ana öğün 2 ila 3 ara öğün yiyin. Ayrıca bir öğün fazla kalori bir şeyler yerseniz, sonraki öğünlerde , ya da ertesi gün bunu dengeleyecek şekilde yemeye gayret edin.


Besleyici lif açısından zengin besinler seçin. Bunlar tahıllar, meyvalar, sebzeler, baklagillerdir. Ayrıca küçük porsiyonlarda yiyeceğiniz fıstık ezmesi yemişlerle (fındık, ceviz gibi) yağsız sade yoğurt da iyi atıştırma seçenekleridir.


Tatlıyı azaltın. Çikolata diğerlerinden bahsediyorum. Tatlı , daha fazla tatlı yeme arzusu uyandırır. Eğer tatlıyı azaltabilirseniz, yeme arzunuzu da azaltabilirsiniz.


anlarınızı öğrenin. Tüm organlarımızın kendilerine özel bir saatleri vardır. Örneğin her gün yaklaşık aynı saatlerde çikolata yiyorsanız, vücudunuz o saatte çikolataya ihtiyacınız olduğunu düşünebilir çikolata arzusu ortaya çıkabilir. Bu saatleri öğrenin bu alışkanlıkları değiştirin. Bu başlarda sizi zorlasa da bir iki hafta içinde değişebildiğini göreceksiniz.


Su için. Vücudunuz yı besinle ıştırabilir. Kalorisiz içeceklerdense su için ki, vücudunuz nem kazansın.


Uykunuzu alın. Suda olduğu gibi vücut uyku ihtiyacını besin ihtiyacıyla ıştırabilir. Gece atıştırmalarının sebebi budur.


yapın. Fiziksel aktivite canınızın bir şeyler çekmesini engellemeye yardımcı olur. Canınız ne zaman çikolata çekse, 20-30 dakikalık yapmaya çalışın…

kaynak: bayanca.net

yapmaya başladığınızda sürekli açlık mı hissediyorsunuz? O zaman bu yazı tam size göre…

Özelikle diyete başladığınız zaman, tatlı gıdalara şı duyulan özlemi bilirsiniz, insanda olağanüstü bir istek uyandırır. Normalde istemediğiniz şeyleri bile canınız çeker çoğu kez bu yüzden sız girişimlerinde bulunursunuz. Artık diyetlerinizin zor geçmemesi sızlığa uğramamanız için size verebileceğimiz bazı önerilerimiz var.


• Açlık hissini duyar duymaz hemen bir şeyler atıştırmaya kalkmayın on dakika bekleyiniz. Belki bu süre içinde ortaya çıkan o açlık arzusunun önüne geçmiş veya açlık durumunuz herhangi bir gıda almadan da azalmış olacaktır.


• Bu durumda hemen bir bardak su içiniz. Mideniz dolduğunda doyma refleksi sayesinde açlık hissinizi kandırmış olacaksınız. Mide dolduğu için açlığı daha iyi tolere edebilirsiniz.


• Yanınızda limon varsa bir dilim kesip suyunu içiniz.


İçilen bir dilim limon suyu açlık hissini azaltacaktır.


• Büyük öğünler yerine daha sık aralıklarla az gıda yiyiniz. Doyma dorumu beyinde kontrol edilen bir merkez sayesinde yapılmaktadır. Ara öğünleri zevk alarak bekleyiniz.


• Açlık hissinden uzak durmanın diğer bir şekli ise hareket halinde olmaktır. Sadece kalorinin sınırlanması ile olan bir uzun vadede lı olamaz. Onun için kalorinin sınırlanmasının yanı sıra aynı zamanda yapmak hareket halinde olmak bir o kadar önemlidir.

kaynak: bayanca.net

Fazla kilolardan kurtulmak veya sağlıklı kiloda kalmak bazen kolay kolay lamaz…

Fazlalıklarınızdan kurtulmak için nıza yeni bir yön vermeniz köklü bazı yaşam tarzı değişiklikleri yapmanız gerekir. Bunun için yanlışlarınızı yüreklice ortaya koymanız, doğru kalıcı çözümler bulmanız şarttır. Öncelikle şunu kabul etmelisiniz: “Fazla kiloluluk veya şişmanlık bir sağlıksızlık durumudur”. Fazla kilolu olmanın arkasında çoğu kez fazla kalori tüketiminin yattığı doğrudur. Fazla büyük porsiyonlar halinde , mideyi abur-cubur yiyecek içeceklerle bir çöp kutusuna çevirmek, zamansız beslenmek önemli bir sorundur ama emin olun ki suçlu her zaman yeme-içme yanlışlarınız olmayabiliyor. Yani sorun her zaman midenizden kaynaklanmıyor. Eğer vermeyi ya da mücadelesini başarmayı istiyorsanız ilaçlar, pasif , mucize iğneler, haplar şuruplarla zayıflamayı unutun bugünkü sayfamızın tümünü dikkatle okuyun.


Okuduktan sonra saklamayı, fırsat buldukça yeniden okumayı da ihmal etmeyin.


Suçlu o kadar çok ki
Suçlu her zaman siz olmayabilirsiniz, sorun yapınız veya genetik kurgunuz da olabilir. Kısacası sorun bazen de bedeninizden kaynaklanır. Durum böyle olduğunda ihtiyacınız kadar, hatta daha az kalori tüketmenize rağmen kolayca alabilirsiniz. Çünkü metabolizmanız yavaştır. Fazladan aldığınız 50-100 kaloriyi bile yakamaz. Metabolizma yavaşlığının sebebi bazen genetik kurgunuz bazen de tiroit bezinizin hastalığı veya bağırsak floranızın dengesizliğidir. Yeni bazı araştırmalar virüs enfeksiyonlarının bile yağ hücrelerinin metabolizmasını bozduğunu gösteriyor. Sorun bazen de aşırı insülin üretiminiz, yüksek dozda kortizol yapımınızdır. Hipofiz bezi hastalıklarının, şeker hastalığının daha pek çok hormonal-metabolik problemin (menopoz, andropoz…) sizi zorla, fazla kilolu biri yapabileceğini de hatırlatalım. Bu durumda ihtiyacınız olan şey “daha az ” değildir. Altta yatan tıbbi-metabolik problemi çözmek ya da -aktivite dengesini yeniden düzenlemektir. Bu durumda diyetisyenler de, uzmanları da, psikologlar da size yardımcı olamazlar. Size sadece doktorunuz yardımcı olabilir.


Tembelseniz işiniz zor
Sorun bazen de aşırı tembelliğiniz, hareketsizliğinizden kaynaklanır. Herhangi bir nedenle bir eklem sorunu yaşadığınızda, ayağınız burkulduğu veya tendonlarınız zorlandığında bir süre için hareketinizi azaltmak zorunda kalmış olmalısınız. Bu dönemlerde birkaç haftada 3-5 aldığınızı hatırlıyor musunuz? Farkına varmadan tembelleşmeye başladıysanız, örneğin artık eskisine oranla günde 1000 adım daha az attığınızda bile alabilirsiniz. Bu gibi durumlarda her gün 70-80 kalori daha az yakarsınız. Bu günlük 70-80 kalorilik birikimler ayda 3000-3500, yılda 30-40 bin kalori demektir. Bu da her yıl ortalama 5 almak anlamına gelir (7000-7500″lik bir kalori birikimi size bir aldıracaktır). Sağlıklı bir yönetimi için aktivitenin neyi ifade ettiğini bu örnek size yeterince anlatacaktır. Bu durumda olanların kilosunu yönetmekte uzmanları, uzmanlarından daha etkili rol arkadaşlarıdır.


Suçlu ruhsal sorunlar olabilir
Bazı hastaların sorunu ise yeme davranışındaki problemlerde yatmaktadır. Bunlar kahvaltıyı atlayan, öğle yemeklerini geçiştiren ancak akşam eve dönünce buzdolabının kapağından ellerini çekemeyen, çoğu kez hızlı, çiğnemeden, neredeyse yutarcasına beslenen, fazla kilolu ya da şişmanlardır. Onlar gün boyu unuttukları buzdolaplarına gece boyunca neredeyse yapışık kalırlar. Bazıları neredeyse mutfakta yaşarlar. Bunların içinde gece yarısı tatlı uykularından uyanıp buzdolabına tekrarlayan ziyaretler yapanlar bile var. Böyle bir sorununuz varsa size uzmanı, danışmanı ya da doktor değil, deneyimli bir psikolog daha çok yardımcı olacaktır.

kaynak: bayanca.net

Tükettiğiniz besinlerin neye iyi geldiğini hangi grubuna dahil olduğunu biliyor musunuz ?

Amerikalı doktor David Heber’e göre, besinler 7 grubuna ayrılıyor her birinin ayrı işlevi var. Bu gruplarına göre yiyerek kanserden bile mümkün. Örneğin lahana kalbe, kansere, havuç da gözlere iyi geliyor. Diğerleri için liste aşağıda, listeyi gözden geçirin, nıza yeni bir yön verin.

• Mor: Bu besinler çok güçlü antioksidan, yani sağlıklı dokuları hücreleri koruyucu maddeler içeriyor. hastalıklarına yakalanma kriz riskini azaltıyor. Patlıcan, böğürtlen, üzüm, şarap, kırmızı lahana, mürdüm eriği.


• Kırmızı: Kansere şı güçlü bir kalkan olan kanserine şı koruduğu ispatlanan likopen maddesi içeriyor. , karpuz, kan portakalı.



• Turuncu: Sağlıklı gözler sağlıklı bir cilt için gerekli olan betakaroten maddesi bulunuyor. Hücreleri zararlı maddelerden koruyor. Kayısı, kavun, havuç, mango, balkabağı.


• Sarı-turuncu: Beta - cryptoxanthin adındaki çok güçlü bir antioksidan madde içeriyor hücreyi yaşlanmaya şı koruyor. Limon, portakal, armut, mandalina, greyfurt.


• Sarı-yeşil: Lutein adlı antioksidan madde içeren bu sebzeler, katarakt gibi çeşitli göz hastalıklarına şı savaşıyor. Kabak, salatalık, bezelye, kivi, kıvırcık salata, ıspanak, bakla, avokado.


• Yeşil: Toksinlerden arındırıcı özelliği var. Karaciğerin salgıladığı faydalı enzimlerin miktarını artırıyor. İçerdikleri flavanoidler sayesinde kansere hastalıklarına şı koruyor. Brokoli, lahana, Brüksel lahanası.


• Beyaz: Alisin flavanoidleri içeren beyaz renkli besinler, çeşitli hastalıklara tümörlere şı bağışıklık sistemini güçlendiriyor, A vitamini içeriyor. Pırasa, turp, sarmısak, mantar, soğan, kereviz.

kaynak: bayanca.net

Stres duygusal yeme birbiriyle yakından ilişkilidir. Duygusal yeme nedenlerinin ne olduğunu öğrendiğinizde, bu davranışı daha kolay önleyebilirsiniz…

Duygusal yemenin birçok nedeni vardır stres önemli bir yedirici olabilir. Kortizol hormonu etkisi, çocuklukta besinlerin ceza veya ödül olarak kullanılmış olması bazı boşluk duygularının ile doldurulması bu noktada önemlidir çözüme gitmekteki en önemli nokta ise farkındalıktır.

Aşağıdaki test ile kendinizi değerlendirip farkındalığınızı harekete geçirebilirsiniz.

1- için kendinizi çok mu meşgul buluyorsunuz?
Bazı insanlar stresliyken, yemeği unutabilir veya ara öğünlerini atlayabilirler. Bu durumda değişen kan şekeri kişide ruhsal dalgalanmalara sağlıksız kaybına sebep olur. Gün boyunca sağlıklı küçük öğünler tüketmek daha iyi bir seçimdir.


Sonuç olarak kendinizi daha az stresli hissedebilirsiniz.


2- Sürekli kendinizi stresli mi hissediyorsunuz strese şı koruyucu teknikleri bilmiyor musunuz?
Eğer sürekli kendinizi stres altında hissediyorsanız, stresin sağlıksız bir tipi olan yüksek kortizol düzeyiyle birçok problemi yaratan kronik stres riski altında olabilirsiniz. Stresi hızlıca uzaklaştırmak için profesyonel destek alabilirsiniz. Bu şekilde vücut stresini azaltabilir, problemlere şı daha sakin yaklaşabilirsiniz. Ayrıca strese bağlı olan alımlarını durdurabilir stresin olduğu diğer problemlerini kolaylıkla azaltabilirsiniz.


3- yapmak için kendinizi gün sonunda çok meşgul veya çok yorgun mu hissediyorsunuz?
Hepimiz yapmamız gerektiğinin farkındayız fakat birçok stresli meşgul insan için ayıracak enerji zamanı olmadığını belirtir. Tam tersinde ise stresli insanlar egzersizden en üst düzeyde yarar sağlar, sadece bununla kalmayıp kişiler strese bağlı alımlarıyla da başa çıkabilirler. için çok yorgun olduğunuzu düşünüyorsanız bu konuda kendinize telkinlerde bulunun egzersizin size sağlayacağı daha fazla enerji şısında şaşırın.


4- Her gece yedi saatten daha az mı uyuyorsunuz?
Her gün aynı saatlerde yatmak yine aynı saatlerde kalkmak stresle başa çıkmada büyük katkı sağlayacaktır. Geç yattığınız zamanlarda kesinlikle geç uyanma alışkanlığı geliştirmemelisiniz. Çünkü bu durumda bir sonraki gün geç uyumanıza olarak uyku düzeninizi bozar. Günde yedi saat uyumanın en iyi yeterli dinlenme süresini sağladığı bir ok çalışma ile vurgulanmıştır.


5- Bel çevrenizde gerektiğinden daha fazla mı kütle var?
Stresli insanların kortisol seviyesindeki artışa bağlı olarak bel çevresinde daha fazla yağlanma görülmektedir. Bel çevresindeki yağlanmanın fazla olması birçok problemini beraberinde getirir. Bu durumda önemli olan nokta egzersizi günlük ımıza yerleştirmemiz olacaktır.


6- Yorgun olduğunuzda fazla miktarda kafein tüketmek fazla enerji sağlamak için bir yol mudur?
Stres altında meşgul olan insanlar genellikle kafeini ekstra enerji almak için kullanırlar. Fakat bu vücudunuzdaki kortizol seviyesinin ( alımının nedenlerinden biri)çok fazla artmasına sebep olur uyku kalitesindeki düşüklük yine kortizol artışı alımını tetiklemektedir.


7- Stres nedeniyle aç olmadığınızda dahi yer misiniz?
Stres altındaki birçok insan kendini daha fazla yerken bulabilir. Bu, kişiyi kısa süreli mutlu edebilir. Eğer küçüklüğünüzden beri tatlı yiyerek stresinizi bastırılıyorsanız, sinirlilik halinde sürekli ağzınızda bir şeyler olmasını istiyorsanız veya kortizol düzeyiniz sizi atıştırmaya yönlendiriyorsa bu duygusal yeme durumunuzu su içerek, çiÇ sebze atıştırarak veya daha sağlıklı yiyeceklere yönelerek stresli durumunuzu azaltabilirsiniz.


8- Stresli olduğunuzda kendinizi tuzlu veya tatlı bir şey yerken buluyor musunuz?
Stresteki artış vücudumuzdaki kortizol seviyesini artırır. Bu da sizi tatlı veya tuzlu yiyeceklere yönlendirir. Bu tüketimler ise sizde artışına bağlı durumunuzda olumsuzluklara yol açabilir.


9- Yeme alışkanlıklarınızın değişmeyip stres düzeyiniz kilonuzun değiştiğini hissediyor musunuz?
Stres birçok şekilde artışına olabilir. Kortizol seviyesindeki artış metabolizma hızınızı yavaşlatmaktadır. Bu da aynı miktarda besin almanıza rağmen bu besinleri daha yavaş yakmanız anlamına gelir. Bu nedenle kortizol seviyesini hızlıca normal hale çevirmek için rahatlama teknikleri öğrenmeliyiz.


10- Sırf, evde sağlıklı öğünler için fazla meşgul olduğunuzdan dolayı aşırı fast food yeme eğiliminiz var mı?
Dışarıda fast food tarzı beslenme alışkanlıkları olan biriyseniz yalnız değilsiniz. Birçok stresli meşgul insan kendisini dışarıda fast food tercihleri yaparken bulur. Bunun nedeni daha kolay ulaşılabilir olmasıdır. Ancak evde pişirme alışkanlığı kazanan kişiler, vücutlarını şekillendirmenin yanı sıra bunun daha sağlıklı kolay olduğunu görmüştür.

kaynak: bayanca.net

Kısa boy, dar omuzlar, geniş kalçalar… Herkesin bir kusuru var! Önemli olan bunları gizlemenin yolunu bilmek…

“Kusurlarınızı kapatabileceğiniz püf noktaları neler?”, “ten saç renginize en yakışan renkler hangileri?” “çalışıyorsanız, gardırobunuzda neler olmalı?” gibi soruların cevapları.

Kısa boyluysanız…


Pantolon: Eğer vücudunuzun üst kısmını uzun göstermek istiyorsanız düşük belli pantolonlar tercih etmelisiniz. Bacaklarınızı olduğundan uzun göstermek için ise yüksek belli düz inen pantolonlar seçin. Kontrast renklerden iri desenlerden kaçının. Canlı renkleri üstünüzle aynı tonlarda olmak kaydıyla rahatlıkla kullanabilirsiniz.


Ceket gömlek: Fazla uzun veya belde biten kısa ceketlerden kaçının. Bele oturan kalça hizasında kalan modeller seçin.


Düşük belli bir pantolon giymek istiyorsanız üzerine saçaklı, püsküllü veya payetli bir gömlek kullanabilirsiniz. Altla üst arasında kontrastları yapmayın, illa bir kontrast yapmak istiyorsanız, kumaş türü kontrastları uygulayın: İpek bir elbise üzerine jean ceket gibi.


Elbise: Tek düz kesim elbiseler silueti daha uzun gösterir. Ayrıca kadınsı seksi kesimleri de rahatlıkla kullanabilirsiniz. Etek boyu baldırların ortasına hatta topukların hemen üstüne kadar inebilir.


Şişmansanız…


Pantolon: Pantolonlarınızı mümkün olduğunca krep gibi dökümlü kumaşlardan seçin.


Üst: Özellikle pantolon üzerine, bacaklarınızın üst kısmına dek inen uzun tunikler giyin. Göz alıcı, dikkat çekici büyük desenler yerine tek koyu tonları tercih edin. Dekolte kullanmaktan kaçınmayın ama kalın belinizi saran kemerlerden kaçının!


Ceket: Dökümlü kumaşlardan olanları tercih edin; mümkünse önünü iliklemeden giyin. Ceketlerinizde büyük vatkalar yerine daha küçük, omuzlarınızı hafifçe yükseltecek vatkalar kullanın.


Elbise - etek: Asla vücudunuzu sarmamalı: streç kumaşlara veda edin! Vücuda yapışmayan, uçuşan kumaşlar idealdir. olarak daha çok tek koyu tonlar kullanın. Emprime seviyorsanız minik desenlileri tercih edin. Etek boyu baldırlarınızın hemen altına dek inmeli; daha uzun boylar da rahatlıkla kullanabilirsiniz.

kaynak: bayanca.net


Giyim hilelerini kullanarak bedeninizdeki kusurları gizleyebilirsiniz !

Göğüs bacaklar için
Küçük göğüs için silikonlu sütyen kullanın. Eğer göğsünüz büyükse, toparlayıcı, kapları geniş bastırıp sıkıştıran sutyenler sizin için ideal.

Bacaklarınız kalınsa toparlayıcı çoraplar giyinin. Piyasada gösteren likralı çoraplar var. Hatta yaz için de, açık ayakkabıyla giyilebilecek, külot ayak kısmı olmayan çoraplar var.


Sırt dekolteniz için de sırtı açık sutyenler var. Boyundan bağlanan sutyenler dekolte kıyafetler için…


Elbiseniz hem askısız hem dekolte ise göğüsleriniz ufaksa, elbise içine göğüs kapları diktirebilirsiniz.


Popoyu küçültün
Geniş, basenlililer için toplayıcı sıklaştırıcı likralı çoraplar var.


Dar basenliler için silikonlu korseler var. Kenarları takviyeli bu korseler, kalçayı geniş şekilli gösteriyor.


Kalçanız forma giriyor.


Göbeğiniz karnınızın olması da sorun değil. Bele kadar yüksek çamaşır külotlar sert toplayıcı özelliğiyle fazlalıkları kapatıyor.


Bunlara dikkat!
Kilolular koyu pastel giymeli.


Kalın olan bölgelere koyu renkler gelmeli, bölgelere de açık renkler denk düşmeli.


Göğsünüz büyükse, bu bölgede göz alacak işlemeli, pırıltılı şeyler olmalı.


Kiloluysanız kıyafetin çizgileri boyuna olmalı. Boyunuz kısaysa yine dikey çizgili kıyafetleri tercih edin.


Boynunuz kısaysa boyundan bağlı kıyafetlerden uzak durun.


Büyük taraklı ayaklarınız varsa, bantlı ayakkabılar giymeyin. Önü sivri, kapalı zarif pabuçlar kullanın.

kaynak: bayanca.net

made in Love”dan yepyeni bir hizmet. Atmaya kıyamadığınız kıyafetleriniz made in Love ile yeniden hayat buluyor…

2000″li yılların başından beri Londra”da hizmet veren, geçtiğimiz günlerde İstanbul’da ilk şubesini açan açıldığı günden itibaren kendilerini farklı özgür hisseden bayanların tercihi olan made in Love, müşterilerine gardırop doktorluğu hizmeti vermeye başladı.
made in Love, gardırobunuzda çok sevdiğiniz ama kullanmaktan sıkıldığınız kıyafetlere yeni neşeli aksesuarlar ekleyerek yepyeni bir tarz kazandırıyor.


Ayrıca müşterilerine bilinçli alışveriş için destek veren made in Love, vücut yapınıza en uygun modellerin seçiminden, hangi kumaşın vücut dilimizle uyum sağlayacağı, hangi rengin hangi tonların hangi renkle giyileceğini, değişik aksesuarlarla aynı kıyafeti farklı kullanabileceğimizi, sezon trendleriyle elde olanın uyumlu hale getirilebileceği en önemlisi de banka hesabınızı boşaltmadan uzun ömürlü bir gardırop oluşturacağımız konusunda yardımcı oluyor.
Her yaştan kesime hitap eden made in Love, tasarımlarında kadınsı hareket eden kumaşları tercih ediyor. Giyim anlayışınızı yeniden biçimlendiren bu ’a sizde davetlisiniz !

kaynak: bayanca.net

modacı Berna Fotocan, ilkbahar – Yaz koleksiyonunu ’da görücüye çıkarmaya hazırlanıyor…

’da yaşayan tasarımcı Berna Fotocan İlkbahar- Yaz koleksiyonu ile Temmuz ayında Tokyo’da düzenlenen IFF International Fashion Fair’den sonra Eylül ayında ’da 7.si düzenlenecek olan The Train Fashion Show’a katılıyor.


Yaz koleksiyonunun temasını “Perspektif” olarak belirleyen tasarımcı koleksiyonunda ağırlıklı olarak ipek kumaşlar kullanıyor. Koleksiyonunun temasını gerçekler rüyalar arasındaki bir yol olarak mlayan tasarımcı, kıyafetlerin içinde kadınların kendisini cesur, seksi özgür hissetmelerine önem veriyor. Renkleri kullanırken seksi ama provakatif olmaktan kaçındığını belirten Berna Fotocan şehirli ın yaşantısına giyimle heyecan katmayı amaçlıyor. Berna Fotocan koleksiyonuyla, kıyafetlerindeki seçimi hayata baktığıyla ilişkilendiren ı hedefliyor.


“Her kendi bakış açısıyla seçim yapar seçtiğini de en iyi kendisi taşır.”


Koleksiyonun renklerini saf beyaz, siyah gri olarak belirten tasarımcı ipek, tül metal ışımlı kumaşlar kullanıyor. MOUSKA Yaz koleksiyonu, modern dinamik büyük şehir yaşamına, renkleriyle olduğu kadar kumaşlarıyla da uyum sağlıyor.


ITKIB desteği ile The Train Show’a katılan tasarımcı bu yıl ikinci kez katılacağı fuarda özellikle Amerkalı alıcılarla buluşmayı hedefliyor. Koleksiyonunun Amerika’da gördüğü ilgiden memnun olan Berna Fotocan çalışmalarını Avrupa’ya taşımaya hazırlanıyor.

kaynak: bayanca.net

Birbirinden ünlü modacılar, tasarladıkları mayo bikinileri, birbiri ardına düzenledikleri defilelerle görücüye çıkardı…

Yaz yaklaşmaya başladığında her ın en büyük derdidir; “ bir alsam?” Siz plaj giyisilerinizi seçmeyi önümüzdeki yaza kadar ertelemeyin, çünkü yaz modası çoktan belli oldu bile. Siz de inceleyin hoşunuza gidenleri seçin.

altları küçüklmeye devam etse de, fazla kilolarım var giyemeyeceğim diye düşünmeyin, çünkü önümüzdeki yaz şortlu bikiniler geri geliyor. Mayolar her zaman olduğu gibi yine moda, mayokini ise yükselmeye devam ediyor.


Modellerin yarısından fazlasında üçgen üstleri kullanılmış. Hem zarif hem de kışkırtıcı görüntüsü bu modelleri modacıların vazgeçilmezleri arasına yerleştirdi bile. İpli bikiniler çok fazla göze çarpmazken, kenarlı modeller oldukça popüler.


Tıpkı sokaklar gibi plajlar da çok renkli.


bu renklilik uzunca bir süre modayı terketmeyeceğe benziyor. Eğer cesursanız, seçiminde iddialı davranabilirsiniz, iddialı renkler, iddialı modeller… Çünkü bu yaz tüm kıyafetler gerçekten çok iddialı.

kaynak: bayanca.net

Sokak giyiminin öncü markası Topshop, 2007- Sonbahar/Kış Sezonu’nda, kadınlara modern, sıradışı oldukça renkli koleksiyonlar sunuyor…

Fütüristik çizgilerin, 50’li yılların abartılı, 1970’lerin seksi stillerinin dikkat çekici aksesuarlarla buluştuğu koleksiyonlarında yeni sezonda kadınlar göz kamaştıracak.


Topshop 2007- Sonbahar/Kış Sezonu farklı temaların stillerin buluştuğu 5 ayrı koleksiyondan oluşuyor…


kaynak: bayanca.net

Ünlü New Yorklu Tasarımcı Zac Posen Vakko işbirliği 2007-08 Sonbahar - Kış koleksiyonuyla devam ediyor…

Duyurulduğu günden bu yana gerek yurtiçi, gerekse yurtdışı basında moda dünyasının en heyecan verici birlikteliklerinden biri olarak gösterilen Zac Posen – Vakko işbirliği, 2007-08 Sonbahar/Kış koleksiyonuyla devam ediyor. Ünlü tasarımcı, son üç sezondur Vakko için yorumladığı koleksiyonlarını, bir kez daha Vakko dostlarının beğenisine sunuyor.

Yine zamansız tasarımlar…
Zac Posen bir kez daha zamanda yolculuğa çıkıp, zamansız tasarımlarla geleceğe dönüş yapıyor. Kreasyonları, aradan uzun süre geçse de, yaratıldığı andaki anlamından hiçbir şey kaybetmiyor.


Ünlü tasarımcı, 2007-08 Sonbahar/Kış koleksiyonunda Baltık denizi ülkelerinden ilham alıyor.


Özellikle de Letonya’nın başkenti Riga’dan… Riga ’nın sanatsal mimari dokusu, Posen ’in kreasyonlarındaki heykelsi formlarda kendini gösterirken; zamansız silüetlere dönüşüyor.


1940’lı yıllara bir Zac Posen imzası…
1940’ların çizgilerini kendine has genç yorumuyla, 2007-08 Sonbahar/Kış koleksiyonuna taşıyan Zac Posen, bir kez daha modern klasik bir stile imzasını atıyor.


Tasarladığı ceketler ya bele oturarak 40’lara ait o asil havayi çağrıştırıyor ya da bir pelerin gibi omuzlardan dökülerek sonbaharın mistik havasını yansıtıyor. Paltolarda kullanılan geniş yakalar, elbiselere eşlik eden uzun eldivenler kreasyonların geneline hakim olan hacim oyunları, net çizgi mimarı formların bir hikaye oluşturduğu koleksiyonda ortaya çıkıyor. Teknolojik, fonksiyonel yumuşak kumaşlarıyla dikkat çeken kreasyonlar arasında, dar kesimli kokteyl silüetleri, yaka cep detaylarında abartılı proporsiyonlar, plise farbalalar ile zenginleşen tasarımlar baş rol oynuyor.


Zac Posen “ilk ”ı…
Ünlü tasarımcı için gece elbiselerinin tahtı asla sarsılmıyor. Onlar her zaman özel, her zaman vazgeçilmez… Posen ’in güçlü karakter, kendine güven, feminenlik, deneyim parıltının ifadesi olarak öne çıkan gece elbiseleri, 2007 - 08 Sonbahar / Kış koleksiyonunda da, hafızalardan uzun süre silinmeyecek kareler bırakıyor. Güçlü, cesur seksi görünmekten asla korkmayan kadınlar, koleksiyonunun tümünde olduğu gibi, Posen’in gece elbiselerine de ilham kaynağı oluyor.


Söz konusu gece elbiseleri olunca, denizkızı kuyruğunu andıran uzun kuyrukları adeta imzası haline getiren Posen, o çok sevdiği drapelerini de bir kez daha kreasyonlara hacim oyunları olarak yansıtıyor. Koleksiyonun bir diğer dikkat çekici özelliği olan kabarık etekler ise, Riga sokaklarından portreler çağrıştırıyor.


Zac Posen’in mor renge ayrıcalık dığı Sonbahar/Kış koleksiyonunda, asil siyahların sözü geçerken, yeşil kan kırmızısı da önemli bir rol üstleniyor.


Ünlü tasarımcının, vücuda etkileyici bir heykel formu kazandığı Sonbahar/Kış kreasyonları çoktan Hollywood ünlülerinin gardıroplarındaki yerlerini aldı.


Bu koleksiyonun Vakko’ya özel yorumu ise şimdi Vakko Akmerkez, Vakko Kanyon Vakko Couture Nişantaşı mağazalarında…

kaynak: bayanca.net

Alışverişi günümüzün modern çizgisiyle yaşamak isteyen bayanlar için Herry’de alternatif çok…

Modern, bakımlı zarif ın bu sezon tercihi Herry’de yüksek bel pantolon etekler, swarovski taşlı gömlekler, birbirinden şık trikolar bunları tamamlayan aksesuarlar, haricinde elbiseler…

Artık tek parça elbiselerle daha şık görünmek elinizde. Herry’de elbiselerin renkleri, çeşitliliği, desenleri göz dolduruyor. Karpuz, yarasa kollu, bebe yakalı gömlek elbiseler, örme, retro desenli 60’lı yılları hatırlatan elbiselerden mutlaka biri sizin olmalı.


Herry ürünleri ile kendinizi daha şık, çekici emin hissetmeniz mümkün. Renkli şeker gibi elbiseler Herry mağazalarında sizleri bekliyor…


kaynak: bayanca.net

Yaz sıcaklarını tiril tiril elbiselerle daha az hissetmek ister misiniz ?

LC Waikiki’nin bu sezon koleksiyonunda farklı model, kumaş renklerdeki elbiseler ağırlık kazanıyor. Minimalist bir anlayışla sunulan puantiye, çiçek geometrik formlar sezonun gözde desenleri olarak öne çıkıyor. Pastel tonların romantizmi bu sezon kirli pembe, mantar rengi ile sunuluyor.

Diz üstü anvelop kruvaze kesimli elbiseler bu sezon çok moda. Desenli veya desensiz, dokuma veya örme, kollu veya askılı farklı kesimlerde tiril tiril elbiseler arasından zevkinize göre bir elbise bulmak hiç zor olmayacak. Üstelik şimdi indirim farkı ile gardırobunuzda olmayan modelleri renkleri LC Waikiki ile tamamlamanın tam zamanı…


LC Waikiki’de tüm ürünlerde yüzde 40’a varan indirim, World’e özel Worldtaksit 8 Worldtaksite yüzde 5 indirim fırsatınız var…


kaynak: bayanca.net


Büyük beden kadınlara şıklığı sunan Evans, 2007 yaz koleksiyonuyla son trendleri gardırobunuza taşıyor. Bu çarpıcı koleksiyonda, plaj kıyafetlerinden şık gece elbiselerine kadar çeşitli alternatiflerin yer aldığı üç farklı tema sunuluyor…

Çarpıcı desenlerle sahillerde fark yaratın…

Siyah veya beyaz fon üzerine parlak pembe neon tonların yoğun olarak kullanıldığı Beach Rave koleksiyonunda, yaz sezonunun en canlı renkleri ile çarpıcı iddialı bir görünüm yaratılıyor. Baskılı çizgili mayolar, bunlara uygun askılı tunikler, kobalt mavisi pamuklu şortlar, baskılı şallar plaj çantaları koleksiyonun en gözde parçalarını oluşturuyor.

Sıcak yaz gecelerinde hem rahat hem de şık olabilirsiniz…
Modern Tribes koleksiyonunda yer alan, sıcak yaz günlerine şehir yaşamına uygun, öz-gün tasarımlar dikkat çekiyor.


Eskitilmiş görünümü zeytin yeşilinin ön plana çıktığı kıyafetlerde; leopar desenli baskılar, parlak, yumuşak kumaşlarda kendini gösteriyor. Düz renkli, etnik baskılı elbiseler; burnu açık, mantar topuklu bantlı sandaletler veya parlak, rengi ayakkabılarla birlikte giyilerek sıcak yaz geceleri için ideal şık bir görünüm elde ediliyor.


70’lerin desenleri üzerinizde canlansın…
Hem gündüz hem de gece kullanılabilen kıyafetlerin yer aldığı 70s Paradise koleksiyonunda; tropik baskılı uzun tunikler, bu sezonun vazgeçilmez parçası olan vücut hatlarını mükemmel bir biçimde vurgulayan üç renkli maksi elbiseler ön plana çıkıyor. Koleksiyonda yer alan kıyafetler; taşlı sandaletler, halhallar kaplamalı, biçiminde madalyonlarla tamamlanarak gündelik görünümden çıılıp şık bir görünüm kazanıyor.


Evans Mağazaları; Metrocity Alışveriş Merkezi, Carrefour Ümraniye, Cevahir Alışveriş Merkezi Town Center, Ankara Ankamall Alışveriş Merkezi İzmir Bornova’da bulunuyor.

kaynak: bayanca.net

DKNY ı bu kış ’tan aldığı enerjisi ile esrarengiz, ışıl ışıl her zamankinden daha da göz alıcı…

Gecenin karanlığından karanlığı aydınlatan parıltılı ışıklardan ilham alınarak yaratılan DKNY 2007 Sonbahar koleksiyonu, bu kış adeta ışıldıyor. Mikro mini etekler, süper geniş kırmalı pantolonlar, bacakları kapatan uzun ceketler, tüvit bol anoraklar, el örgüsü süveterler, çift taraflı flip kabanlar…

DKNY, 2007 Sonbahar koleksiyonunun ana renkleri ise gece kadar koyu griler, siyahlar ışıltıları yaratan pembeler, ultra menekşeler, asit çilek renkleri.


Gri üzerine pembe kalpler, dökülen çiçekler kalın kaplan nakışları ile grafik desenler ise DKNY 2007 Sonbahar koleksiyonunun şık detaylarından sadece birkaçı…


Mücevher kemerlere taşınan DKNY harfleri ile kıyafetini detaylarla şıklaştıran DKNY ı yine girdiği her ortamda farklılığını ortaya koyacak.


kaynak: bayanca.net

Milano moda haftalarında, birbirinden ünlü tasarımcılar kreasyonlarını sergiledi…

Birbiri ardına düzenlenen moda haftaları gösterdi ki; yazı oldukça cesur iddialı geçecek. Koleksiyonlarda göze çarpan ilk özellik tül şifonun oldukça fazla kullanılmış olmasıydı. Birbirinden cesur tasatımlar, saten tülle süslenmişti.

Krem rengi siyah oldukça çok kullanılırken, rağbet gören diğer renklerse gri açık mavi tonları oldu. Modacıların abiye giyisilerinde tek kullanmaları dikkat çekti. Geçtiğimiz sezonun aksine, bu sezon abiyeler çok daha ağır bir görüntü sergiliyor.


Asimetrik kesimler yine oldukça fazla kullanışmış. Bir çok asimetrik parçadan birleştirerek oluşturulmuş etekler oldukça şık görünüyor. V şeklinde göğüs sırt dekolteleri çok dikkat çekici etkileyici. Straplez blüzler elbiseler yine oldukça şık.



Eteklerin boyu dize kadar çıkmış, uzun eteklerde kullanılıyor fakat, mini diz hizasındaki etekler daha çok dikkat çekiyor. Giyisileri süslemek için pullar payetler yine kullanılmış olsa da, önümüzdeki sezonun abiye kıyafetleri, geçtiğimiz sezonun gösterişine inatla, oldukça sade…

kaynak: bayanca.net

Wrangler 2007 Sonbahar - Kış Koleksiyonu Hotel Chelsea 1920’lerin fabrika işçilerinden etkileniyor…

Koleksiyonunu ilk üne 1905’te Hotel Chelsea’da kalan, paraları olmadığı için kiralarını yarattıkları eserlerle ödeyen sanatçılardan Bob Dylan, Jimi Hendrix, Mark Twain gibi dünyaca ünlü