Bugün: 08/10/2008. Hoşgeldiniz!

Aralık, 2007

SAĞLIĞIMIZI HABER VEREN İPUÇLARI

Yazan: leandros Tarih: Aralık - 5 - 2007

Londra’daki King College Hastanesi Yaşlanma Bilimi Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırma, vücudumuzun bize hayatımızı kurtaracak tam 16 ipucu verdiğini ortaya koydu. Sağlıklı hayat konusunda birçok araştırmaya imzasını atan Londra’daki King College Hastanesi Gerontoloji (yaşlanma bilimi) Enstitüsü’nde araştırmalarını yürüten Prof. Dr. Robert Wale, “Sadece parmaklarınızın uzunluğu bile sizin sağlığınız hakkında kayda değer bilgi sahibi olmamızı sağlıyor aslında. Siz de vücudunuzla ilgili önemli detaylara dikkat ederek sağlığınızı koruyabilirsiniz” diyor ve ekliyor: “Vücudunuz siz fark etmeden sağlığınızla ilgili en önemli ipuçlarını veriyor.” Prof. Wale’ye göre, tırnaktan gözlere, doğum kilosundan avuç içine kadar vücuttaki her şey birer gösterge. O halde bir test yaparak ne kadar sağlıklı olduğumuzu anlamak mümkün. Wale’nin “İşte hayatınızı kurtaracak 16 ipucu” dediği test şöyle:Tırnaklar

Tırnaklarınıza dikkatle bakın. Eğer hafif mavilik ya da morluk görürseniz bu bir kalp hastalığıyla karşı karşıya olduğunuz anlamına gelebilir. Tırnaklarınızın aşırı kalın olması ya da üstlerinde tümsekler olması da nefes alma hatta akciğer sorunlarıyla karşı karşıya olduğunuzu gösterebilir.

Nefeslerinizi sayın

Eğer dakikada 15 kez ve daha altında nefes alıp veriyorsanız sağlıklı ciğerlere sahipsiniz demek… Eğer 25 kez nefes alıp veriyorsanız o zaman sağlığınıza dikkat etmelisiniz.

Gözler

Aynada gözlerinizden birine bakın. İris’in etrafında beyaz bir daire varsa kolesterol seviyeniz yüksek anlamına geliyor. Bu aynı şekilde yaklaşan kalp sorunlarının da en büyük habercisi.

Avuç içinize bakın

Avuç içlerinize dikkatle bakın. Eğer kırmızı ve lekelilerse karaciğerinizde sorun var demek.

Hafıza kontrolü

Bir tepsinin üstüne rasgele 10 eşya koyun. Tepsiye sadece 10 saniye bakın. Kaç tanesini hatırlayabildiniz? İyi bir hafızanızın olması Alzheimer’le karşılaşma riskinizin daha az olacağı anlamına geliyor.

Kas kontrolü

Sırt üstü yatın. Bacaklarınız dümdüz olsun. Bir bacağınızı havaya kaldırın. Bir kişinin ayağınıza bastırmasını isteyin. Eğer bacağınız yere düşüyorsa, kaslarınız da bir zayıflık olduğu anlamına geliyor.

Görünüş

Gözünüzün hemen altında elmacık kemiğiniz üzerine bir cetvel yerleştirin. Sonra cetvelin üstüne bir kredi kartı yerleştirin kartı en rahat okuduğunuz uzaklığı ölçün. Ne kadar yakına gelirse gelsin kartı rahat okuyabiliyorsanız göz sağlığınızın iyi olduğu anlamına geliyor.

Tiroit misiniz?

Kollarınızı yere paralel olarak tam karşınızda bir şeye uzanıyormuş gibi uzatın. Ellerinize dikkat edin. Eğer elleriniz bu pozisyonda titriyorsa o zaman tiroit olma riskiniz çok yüksek.

Düz yürümek

Yere bir metre uzunluğunda bir çizgi çizin. Üzerinde rahat yürüyebiliyorsanız, vücudunuzun koordinasyonu iyi işliyor demektir.

Doğum kilonuz

Annenize kaç kilo doğduğunuzu sorun. 3 kilonun altında doğmuşsanız kalp sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

Beliniz kalın mı?

Vücut şekliniz elmaya benziyorsa, yani yağlarınız belinizin çevresinde toplanıyorsa, kalp sorunu yaşama riskiniz daha fazla.

Tuvalet Sıklığı

Her 3 saatte bir tuvalete birden çok gitme ihtiyacı mı hissediyorsunuz? Diyabetin en erken alarmlarından biri sık sık tuvalete gitmektir.

Nabız kontrolü

Nabzınız ne kadar yavaş atıyorsa o kadar uzun yaşayacaksınız demektir. Yani nabzınız 70’in altındaysa sağlıklısınız anlamına geliyor.

Dişlerinizi fırçalayın

Eğer dişleriniz kanıyorsa, kalbiniz tehlikede demektir.

Parmak uzunluğu

İşaret ve yüzük parmakları aynı uzunlukta olan kişilerin kalp krizi geçirme riski daha fazla.

Ayak bilekleri

Baş parmağınızla ayak bileğinizin arka kısmına bastırın. Eğer bastırdığınız noktada çok fazla çukurluk oluşuyorsa, o zaman kalp, akciğer, böbrek sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

ADALE CEKILMESI

Yazan: akheneton Tarih: Aralık - 5 - 2007

Adale çekilmesi veya incinmesi, bir kasın üzerine çok fazla yük bindirmenin sonucudur. Hafif bir adale çekilmesi o bölgeyi fazla germekten veya aşırı çalıştırmaktan meydana gelir. Güç kaybı yoktur fakat acı duyulur.Belirtiler

- Zedelenme meydana geldiği zaman lokalize ağrı, bunu izleyen hassasiyet ve bazı durumlarda şişme

- Zedelenmenin meydana gelmesinden hemen sonraki 24 saat içinde tutulma (sertleşme) veya hassasiyet

- Eğer kasın hiçbir fonksiyonu yokmuş gibi görünüyorsa, kopmuş olabilir.

Bir kasın liflerinden bazıları gerçekten yırtılır ve adalenin kasılıp iç kanama yapmasına neden olursa daha ciddi bir durum ortaya çıkar. Ender durumlarda bütün kas kopup ayrılabilir, ya kısmi olarak veya daha seyrek görülen şekliyle, tamamen kopabilir.

Adale incinmelerinin en sık görülenlerinden biri uyluk kemiğinin arka tarafındaki bir grup adale üzerinde olur. Bu kaslar dizinizi kapatıp açabilmenizi sağlar; koştuğunuz zaman bu kaslarda çekilme meydana gelebilir.

Uyluk kemiğinin arka tarafında bir adale ağrısı veya zayıflığı bu adalelerinizi incittiğinizi gösterebilir. İncinmenin çok yaygın ikinci bir çeşidi de kasık çekmesi veya gerilmesi denen olaydır. Kasık çekmesi olayında belirli bir kas zedelenmiş değildir; daha çok, kasıktaki ten-don ve kaslar (karın, bacak ve pelvis bölgeleri dahil) gerilmiş veya yırtılmış olabilir. Kasık gölgesindeki ağrı veya adale spazmları tekrarlanan aşırı kullanımdan veya tek bir olaydan kaynaklanabilir.

Teşhis

Zedelenen alandaki rahatsızlık (hassasiyet, kramplar ve şişme ) teşhis için önemlidir. Sorunun, kemikte bir yaralanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için radyografi gerekebilir.

Adale çekilmesi, tedavi ve nekahat devresinde uygun bir bakımla, hızla ve tamamen iyileşir.

Bununla birlikte, ağrınız birkaç günden daha fazla sürmüşse ve kas yırtılması ya da bir kırıktan kuşkulanıyorsanız, doktorunuza başvurun. Zedelenmeyi onarmak için bir ameliyat gerekebilir.

Tedavi

Zedelenmeden sonraki ilk 24 saatte, arızalı bölgeye buz veya soğuk kompres uygulayın. Ondan sonra termofor veya sıcak banyo kullanın. Bazen, özellikle eğer şişme çok fazlaysa kas zedelenmesi düzelene kadar soğuk kompres kullanılabilir. Zedelenen kası yüksekte tutmak ve elastik bandaj kullanmak şişmeyi önlemeye veya azaltmaya yardımcı olabilir.

Fakat fazla sıkı bağlamamalısınız. Zedelenen kası, ağrılı olduğu sürece kullanmamaya çalışın. Bu süre genellikle birkaç günden fazla değildir.

İlaç

Küçük adale çekilmeleri için, ağrıyı azaltmak amacıyla aspirin veya diğer ağrı kesici ilaçlar alınabilir. Orta veya ağır adale incinmeleri için ilaç almadan doktorunuza danışın çünkü kendisi size şişmeyi azaltmak için bir antienflamatuar ilaç, bir kas gevşetici veya ağrı kesiciyi zedelenmenin durumuna bağlı olarak verecektir.

Ameliyat

Eğer kasta yırtılma varsa, ameliyat en iyi seçenektir.

Önleme

Adale çekilmelerinden kaçınmanın en iyi yolu, egzersiz öncesi uygun ısınma hareketleri yapmaktır. Tekrarlayan adale çekilmelerini önlemek için, zayıf kasın güçlendirilmesini amaçlayan bir egzersiz programı da bazen yararlı olabilir.

SAGLIK ICIN TEMEL KURALLAR

Yazan: leandros Tarih: Aralık - 5 - 2007

İnsanların sağlıklı yaşayabilmesi için belirli kurallar vardır. Bu kurallar, insan vücudunun çalışma prensiplerine göre belirlenmiştir. Sadece para kazanmayı amaçlayıp sağlığıyla ilgilenmeyen insanlar, daha sonra kazandıkları para ile sağlıklarını geri alamamaktadır. Bunun için, çalışma hayatımızda sağlığımıza da zaman ayırmalıyız.Sağlıklı olmanın temel kuralları şöyle sıralanabilir:

• İnsan vücudu, hareket metabolizması üzerine kurulmuştur. Haftada en az 3, en çok 6 gün egzersiz yapmalıdır.

• Egzersiz süresi kardiyovasküler (yürüyüş, bisiklet, kürek) çalışmalarda minimum 35 dakika, maximum 60 dakika arasında olmalıdır.

• Kasların güç kaybını önlemek, güç kazanmak, görsel olarak sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için uygulanacak ağırlık çalışmaları, hazırlanan programa göre haftada minimum 3, maximum 6 gün olmalıdır. Çalışma süreleri 20 dakika ile 45 dakika arasında değişebilir.

• Kalp ve damar sistemimiz için uygulanacak kardiyovasküler çalışmaların temposu bireye özgü olmalıdır, aksi halde istenilen sonuçlara ulaşılamayacağı gibi, istenmeyen durumlarla da karşılaşılabilir.

• Egzersiz sadece şişman olanlar için değildir. Yaş, cinsiyet, vücut yağı oranı, kas oranı farketmeksizin herkesin kendi egzersiz düzeyine göre uygulanacak programlar belirlenmelidir.

• Egzersiz, anti stress ve mutluluk hormonlarının salgılanmalarını düzenler. Böylece daha mutlu bir hayat sürmek mümkün olur.

• Eğer vücut yağınız fazla ise köklü değişiklikler gereklidir. Normal ise beslenme alışkanlıklarınıza dikkat ederek sağlıklı yaşamınızı destekleyebilirsiniz.

• Günlük sıvı alımınız günde 2 litre ile 3 litre arasında olmalıdır. Su insan vücudunda transport sisteminin en önemli maddelerinden biridir. Cildinizin daha canlı ve pürüzsüz olmasının yanında, boşaltım sistemi için de çok önemlidir.

• Kilo yaptığı düşüncesiyle yeterli miktarda alınmayan karbonhidratlar ve yağların vücutta önemli görevleri olduğu unutulmamalı, vücut durumunuza göre alınacak oran belirlenmelidir.

• Yağ verme çalışmalarında ne kadar kalori yakıldığı değil, kalorinin karbonhidratlardan mı yağ cinsinden mi yakıldığı önemlidir. Yaş ve nabız sayısı hesaplanarak bireye özgü programlar çıkarılmalıdır.

• Karbonhidrat, protein ve yağların dengeli bir biçimde alınmasıyla sağlıklı beslenme programı uygulanabilir. Tek yönlü beslenme ya da bu üç ana besin türünün bir veya ikisini kullanmadan yapılacak beslenme programları, sağlığı bozar.

• Metabolizmamızın daha iyi çalışması için mineral ve vitaminlere ihtiyaç vardır. Sebze ve meyve yiyerek dengeli bir beslenme uygulayan insanların, fazladan yüksek dozda vitamin kullanmalarına gerek yoktur. Eforlu fiziksel aktivite yapan sporcular, hamile kadınlar, sigara içenler, mikrobik bir rahatsızlığı olanlar doktor kontrolünde vitamin kullanmalıdır. Vitaminler zararsız olarak görülse de, bazı vitaminler (A, D, E, K) vücudumuzda birikme yaparak metabolizmanın çalışmasını bozmaktadır. Bilinçli kullanılması gereklidir.

• Kas, eklem, kalp, dolaşım sistemi ve hormonlarınızın daha düzenli çalışmasını, hayatı daha dinç ve güçlü olarak yaşamayı istiyorsanız, doğru beslenme programının yanında egzersiz programlarını uygulamaya başlamalısınız.

SAĞLIK İÇİN BU DEĞERLERE DİKKAT EDİN

Yazan: leandros Tarih: Aralık - 5 - 2007

Tansiyon: Kan basıncı değerleriniz, kilonuzdan hatta kolesterolünüzden bile daha önemlidir. Ortalama tansiyon değerleriniz 11.5 ve 7.6 olmalıdır. Sabah kalktığınızda öğlen ve akşamları rutin işlerinizi yürütürken, tansiyonunuzu ölçün. Değerler yüksek çıkarsa, bunları doğru beslenme biçimi ve ilaçlar yardımıyla düşürebilirsiniz. Unutmayın, 55 yaşındaki birinin tansiyonu ideal değerlerde ise beden yaşı takvim yaşından 5 yaş küçüktür.Kan testi: Yılda bir kez yaptıracağınız kan testi sayesinde tüm kalp sağlığınızla ilgili kapsamlı bilgiye sahip olursunuz.

Kolesterol: İyi huylu kolesterol değerlerinize dikkat edin. Amaç kötü huylu değerlerinizi en azda muhafaza ederken iyi huylu kolesterolü mümkün olduğu kadar yükseğe çıkartmaktır.

Homosistein: Alınan proteinlerin sindirilmesini sağlayan bu maddenin fazlası damar duvarlarında hasara neden olabilir. Kan testinizde bu değerin 9 mg dl veya daha az olmasına dikkat edin. Yapılan araştırmalar bu değeri yüksek bulunan kadınların kalp krizi geçirme riskinin düşük olanlara oranla 3.1 daha fazla olduğunu belirtiyor. Bu değeri yine egzersiz yaparak ya da günde bir Aspirin içerek düşürebilirsiniz.

Kan şekeri: Her zaman 100 mg dl nin altına olmasına dikkat edin.

Fiziksel testler: Üç dakika vücudunuzu zorlayacak bir egzersiz yaptıktan sonra kalp hızınızı ölçün. Yaşınız için öngörülen maksimum değerlere yüzde 80-90 oranında ulaşabiliyor musunuz? Maksimum kalp hızı değerinizi yaşınızı 220 den çıkartarak bulabilirsiniz. Örneğin 40 yaşındaysanız, maksimum kalp hızı değeriniz 220-40= 180 dir.

Toparlanma süresi: En ağır egzersizi yaptıktan hemen sonra kalp hızınızı not edin. Daha sonra terinizin soğumasına izin vermeden egzersizi bırakın. İki dakika sonra kalp hızınızı hemen ölçün. Yaşınıza göre maksimum değerin en az yüzde 80 ine ulaşıyorsanız ya da iki dakika içinde 66 veya daha fazla değer düşüş göstermeye başladıysa takvim yaşınızdan en az 5 yıl daha gençsiniz demektir.

URE

Yazan: akheneton Tarih: Aralık - 5 - 2007

Normal Değerler : 5 - 25 mg/dLAçıklama : Protein metabolizmasının bir ürünüdür ve böbrekler yoluyla idrarla atılır. Sıklıkla kan üre azotu (BUN) olarak ölçülür. Böbrek fonksiyonlarını değerlendirmede önemli bir ölçüttür. Ancak böbrek fonksiyonları dışında vücuttaki azot yükü, günlük sıvı alımı ve idrar akım hızından da etkilendiğinden tek başına karar verdirici değildir.

Artığı Durumlar : Böbrek fonksiyon bozukluğu dışında kalp yetmezliği, tuz ve su alımındaki dengesizlikler (kusma, ishal, sık idrara çıkma, terleme), bağırsaklarda kanama, stres, yanıklar, diyetle fazla protein alımı ve akut myokard enfarktüsü gibi nedenlerle de kan değerleri yükselebilmektedir.

Azaldığı Durumlar : Karaciğer yetmezliği, kaşeksi (aşırı kilo kaybı), nefroz (bir böbrek hastalığı)

TRANSAMINAZLAR

Yazan: akheneton Tarih: Aralık - 5 - 2007

Normal Değerler : Aspartat (AST, SGOT) : 0-35 U/L
Alanin (ALT, SGPT) : 0-35 U/LAçıklama : Transaminazlar karaciğer hücrelerinde bulunan enzimlerdir. Karaciğer hasarında hücre dışına sızarlar.

Artığı Durumlar : Kan seviyelerinin yükselmesi, karaciğer hasarına bağlı olarak bu iki enzimin hücre dışına sızması anlamını taşımaktadır. Genellikle bu enzimlerin kan seviyeleri karaciğer hasarının şiddetini yansıtır.ALT karaciğere daha özgül iken, AST kalp ve iskelet kası harabiyetinde de yükselmektedir. Bu nedenle AST aynı zamanda myokard enfarktüsünün izlenmesinde de kullanılmaktadır. Karaciğerin hastalıklarında alkole bağlı karaciğer hasarı hariç ALT, AST den daha yüksektir.

Azaldığı Durumlar : ALT ve AST değerlerinin normalden düşük olması nadiren görülen bir durumdur. Eğer bilinen bir karaciğer hastalığı yoksa genellikle önem taşımaz.

SABAH GÜZEL UYAN GÜNÜN GÜZEL GEÇSİN

Yazan: leandros Tarih: Aralık - 5 - 2007

Güne mutlu bir başlangıç yapmanın yolu sabah dingin bir şekilde uyanmaktan geçiyor. İşte, mükemmel bir günün başlangıcı için etkili uyanma yöntemleri…Uyanma yogası

Yoga, vücudun dolaşım sistemini harekete geçirir. İki eliniz ve dizleriniz üzerinde yere çökün. Sadece el ve ayak parmaklarınızın üzerinde duracak şekilde vücudunuzu iyice gerin. Poponuzu yukarı kaldırın, başınızı öne doğru yumuşakça bırakın. Birkaç kez tekrarlayın. Tüm kaslarınız gerilecek ve kan beyninize daha çabuk ulaşacak.

Suyun gücü

Güne bir bardak ılık su ile başlayın. İsterseniz içine bir miktar limon da sıkabilirsiniz. Ayrıca banyoda iki elinizle birlikte yüzünüzü 10 kez soğuk suyla yıkayın. Cildinizin gerginleştiğini, yüzünüze renk geldiğini göreceksiniz.

Yüz fırçalama

Sabahları yumuşak bir fırçayla yapacağınız yüz masajı her cilt tipinde uygulanabiliyor. Temizleme sütünü ya da jelini fırçanın üzerine sürüp yumuşak dairesel hareketlerle cildinizi fırçalayın. Daha sonra suyla ya da pamukla yüzünüzü temizleyin.

Saç çekme

Kan dolaşımını arttırıcı ve uyanmanıza yardımcı bir ayurvedik yöntem; başınızın arkasından ve önünden kalın bir tutam saçınızı tutup canınız biraz acıyana dek çekin. Aynı hareketi başınızın sağ ve sol taraflarına da uygulayın. Saç derinizde hafif bir karıncalanma hissedecek ve uyku halinizin yok olduğunu göreceksiniz. Düzenli olarak yapıldığında cildinizin gerginleştiğini hissedebilirsiniz.

Temiz nefes

Duştan daha önemli bir uygulama; dişlerinizi fırçaladıktan sonra bir de dilinizi fırçalamayı deneyin. Ardından elektrikli ağız duşu kullanabilirsiniz. Diş etlerine masaj yapma ve ağız kokusunu giderme etkisi var.

Etkili bakışlar

Şişen gözler için bitkisel içerikli göz jelleri ideal ama sadece doğru bir kullanım sonunda. Jeli göz altlarına dışarıdan içeriye doğru uygulayın. Parmak uçlarınızla hafif bir masaj yardımıyla cilde etki etmesini sağlayın.

SIK KULLANILAN TANI TESTLERİ

Yazan: akheneton Tarih: Aralık - 5 - 2007

Birçok hastalığın teşhisinde, hastanın genel durumu hakkında bilimsel veriler toplayabilmek için istenilen kan ve idrar tetkikleri vücudumuzun genel durumu hakkında hekime tıbbi dille bilgi veren en güvenilir araçlardır.SGOT-AST-SGPT-ALT-GGT:

Kısaltmalar ile gösterilen bu testler karaciğer fonksiyon testleri anlamına gelir. Karaciğerin etkilendiği düşünülen hastalıklarda hekim tarafından istenilir. Örneğin alkol bağımlılarında, bu testler bakıldığında istenilen değerlerin yükseldiği görülür. Fiziksel muayenesinde karaciğer ağrılı olabilir. GGT(gama-Glutamil-Transferase) olarak isimlendirilen değer böbrek, pankreas, karaciğer, safra kesesi ve prostat epitel (deri) dokusunun hücre mebranında bulunan bir enzimdir. GGT; alkol ve bazı ilaçların etkisi ile yada akut kolesistit ( kolon iltihabı), akut pankreatit( pankreas iltihabı), karaciğer nekrozu( karaciğer dokusunun kansız kalması), ve karaciğer metastazlarında artış gösteren bir enzimdir. SGOT; Karaciğer hastalıkları, kalp hastalıklarında yükselebilir. SGPT; Karaciğer hastalıkları, kalp hastalıkları ve bazı maddelerin (ilaçlar) karaciğerdeki toksik etkileri ile kandaki değeri artabilir. Tüm bu testler genellikle karaciğerden kaynaklanan hastalıkların şüphe edilmesi durumda kanda bakılan testlerdir.

HDL, LDL:

Kan kolesterol seviyesi parmak ya da kolunuzdan alınan kan örneğinden ölçülür. Bu testte total kolesterol ve iyi kolesterol (HDL) seviyeniz belirlenir. Kan testi öncesi aç olmanız ya da özel bir şey yapmanız gerekmez. Ancak bu verilerin sonucunda kötü kolesterol (LDL) seviyesinin direkt ölçümü gerekebilir, bu test için aç olmanız şarttır. Kötü kolesterol seviyesi doktorunuza kalp hastalığı riskinizle ilgili daha fazla bilgi verir ve tedaviyi belirlemede yardımcı olur.

HGB ( HEMOGLOBİN ):

100 cc kanda ne kadar demir taşıyıcı hemoglobin molekülünün bulunduğunu gösteren bir değerdir. Hemoglobin; kanda varolan oksijenle birleşmiş alyuvarlardır. Hemoglobin miktarının normal değer aralığından düşük olması anemi( kansızlık) belirtisi sayılabilir. Hemoglobin; aşırı sıvı kaybında ve Polisitemilerde yüksek çıkarken; anemilerde değeri normalden düşüktür.

HEMATOKRİT:

Kan iki kısımdan oluşur. Şekilli elemanlar ve serum olarak ikiye ayrılır. Hematokrit; kanın şekilli elemanlarının, kanın serum miktarına oranıdır. Kan kaybı fazla olan yada yoğun adet kanaması geçiren kadınlarda hemotokrit değeri düşük çıkabilir.

WBC (Lökosit):

Beyazküreler yanı akyuvarlarımızın sayısını belli eder. Kanda bakılır. Akyuvar sayısının belirlenen normal kriterlerin üzerinde çıkması vücutta enfeksiyon olabileceğinin işaretidir.

Trombosit sayısı: Kanın pıhtılaşmasını sağlayan şekilli elemanlardır. Eksikliğinde kan yeterli sürede pıhtılaşmayacağı için ağır kanamalara neden olabilir. Bu nedenle trombosit değeri vücut için önemli bir bulgudur. Eksikliğinde periferik yayma denilen ikinci bir test ile trombositlerin durumu incelenir. Operasyon yada doğum gibi kanamanın fazla olabileceği uygulamalardan önce KZ ( Kanama Zamanı) ve PZ (Pıhtılaşma Zamanı) olarak adlandırılan iki test daha yapılarak kişinin kanamaya karşı direnci ölçülür. KZ ve PZ testleri parmağa batırılan lancet( steril iğne) ile çıkan kanın hangi sürede duracağı hesaplanarak yapılır.

MCV:

Tam kan sayımında önemli olan bir bulgudur.Özellikle gebelik döneminde annenin kırmızı kan hücrelerinin şekli hakkında genel ve uyarıcı bilgi verir. MCV kırmızı kan hücrelerinin çapı anlamına gelir. Talasemi gibi önemli genetik bağlayıcılığı olan hastalıkların teşhisinde tam kan sayımı içerisinde bakılabilen oldukça pratik ancak genel durum hakkında uyarıcı bilgi veren bir tetkiktir. Talasemi hastalarında MCV oranı düşük çıkar.

RBC(Kırmızı kan hücreleri):

Kanda bulunan eritrosit/alyuvar miktarıdır. Kemik iliği hastalıkları yada diğer kan hastalıklarında önemli bilgi verir.

İdrar Rengi, İdrar dansitesi, İdrar PH, İdrar Glukoz Miktarı, Lökosit Esteraz, İdrar bilirubin, İdrarda kan, İdrarda Protein:

Eskiden beri idarın renginin, vücudumuzun sağlığı hakkında bilgi verdiği iddiası, günümüzde yapılabilen ayrıntılı idrar testleri ile o zamanlarda inanılan kriterlerin doğruluğunu destekleyici yöndedir. İdrar rengi normal koşullarda berrak ve açık sarıdır. İdrarın konsatrasyonu ile bu renk koyuluğu değişebilir. İdrarın kırmızı olması idrarda kan bulunduğuna yada ürenin çok yüksek olduğuna işaret olabilir. Ancak raifampisin türevi ilaçlar idrarı boyayarak renginin değişmesini sağlayabilir. İdrar dansitesi idrar içerisinde bulunan şekilli elemanların, idrarın su kısmına oranı olarak da açıklanabilir. Akut böbrek yetmezliklerinde ve günlük tüketilen su miktarı ile idrar dansitesinde değişimler görülebilir. İdrar PH’ı; geçirilen idrar yolu iltihaplarında normal değerlerin üzerine çıkabilir. İdrar glikozu sağlıklı bir insanda negatif değerdedir. Ancak kan değerlerinde glukoz miktarının artmış olması, idrarda glukoz bulunmasına neden olabilir. Lökosit esteraz pozitifliği idrarda varolan lokositi, nitrit pozitifliği ise idradaki bakteri varlığının duyarlı olmayan göstergeleridir. İdrarda protein varlığı dikkat edilmesi gereken bir değerlendirmedir. Çok su içen yada idrara sık çıkan dilüe olmuş idrarda protein miktarı normal değerleri şaşırtıcı boyutta az çıkabilir. Bu nedenle idrarda protein miktarına genellikle 24 saat idrar toplanarak yapılır.

BUN (KAN ÜRE NİTROJEN):

Genellikle renal yani böbrekten kaynaklı problemlerde istenen bir tetkiktir. Ancak BUN değeri karaciğerde sentezlendiği ve tübüler rezabzorsiyonu da olduğu için renal fonksiyon bozukluğu yaşanmadığı durumlarda da değişimler görülebilir. Fazla protein alımı, aminoasit infüzyonu, Gastrointestinal sistem kanamaları (örneğin mide kanaması) ve kortikosteroid ve tetrasiklin türü ilaçların kullanımı da BUN düzeyini artıran nedenlerdir. Yine protein eksikliği ( malnütrisyon, çölyak hastalığı, nefrotik sendrom gibi), herhangi bir nedenle oluşmuş akut ve kronik ağır karaciğer hastalığı gibi durumlarda kan BUN düzeyler düşük çıkabilmektedir.

KREATİNİN:

Kreatinin düzeyi kas metabolizması ile yakından alakalı bir değerdir. İlerlemiş böbrek fonksiyon hastalıklarında kreatin miktarı iki katına çıkabilir. Bu tür durumlarda 24 saat biriktirilen idrarda yapılan kreatinin klirens hesaplamaları renal fonksiyonlar hakkında bize bilgi verilebilir. Ancak kreatinin miktarının yüksek olması sadece böbrek fonksiyon bozukluklarında ortaya çıkmaz. Ağır spor yapan sporcularda kas metabolizmasının hızlı olması nedeniyle kreatinin düzeyi de yüksek çıkabilir. Serum kreatinin denilen ve kanda bakılan kreatinin miktarı genel anlamda renal fonksiyonumuzun ne durumda olduğu hakkında bilgi verir. Yapılışı ve tam kan tetkiki ile birlikte istenilmesi genel bir değerlendirme açısından oldukça pratiktir.

URIK ASIT

Yazan: akheneton Tarih: Aralık - 5 - 2007

Normal Değerler : Erkek : 2.5-8.0 mg/dL
Kadın : 1.5-6.0 mg/dLAçıklama : Ürik asit, vücudun genetik yapı taşları olan DNA ve RNA nın yapısında bulunan purin adındaki maddelerin metabolizmasının son ürünüdür.

Artığı Durumlar : Diyetle fazla protein alımı, vücutta üretim artışı (malin hastalıklar, doku harabiyeti, açlık) ya da böbrek fonksiyon bozukluğu gibi bir nedenle vücuttan uzaklaştırılamaması durumlarında kanda ürik asit düzeyi yükselir. Yüksek düzeydeki ürik asidin kristaller halinde çeşitli dokularda biriktiği düşünülmektedir. Bu dokular özellikle eklem sıvıları ve böbreklerdir. Eklem sıvılarında ürik asit kristallerinin birikimiyle oluşan ağrılı hastalığa GUT hastalığı denilir. Böbreklerde oluşan birikim ise böbrek yetmezliği ve idrar yollarında taş hastalığına yol açar.

Azaldığı Durumlar : Diğer analiz sonuçları normal ise düşük genelde önemli değildir.

SABAHLARI SOĞUK DUŞ ALIN

Yazan: leandros Tarih: Aralık - 5 - 2007

Hull Ünversitesi’nden Peter Clough’a göre sabahları soğuk suyla duş almak gün içinde stres düzeyini dengede tutmaya yardımcı oluyor. 30 yıl önce de aynı yönteme başvurulduğu, ama soğuk duşun yararının bugün yapılan araştırmalarla kanıtlandığı belirtiliyor.Stresli işlerde çalışanların vücut ısısının yüksek olduğunu belirten Dr. Clough, yaptığı deneylerde soğuk suyun dayanıklılığı artırdığını tespit etmiş. Yapılan araştırmada bir grup insana ellerini soğuk suya sokmaları istenmiş ve bu sırada sorular sorulmuş. Vücut ısısı düşen ve serinleyen deneklerin verdiği yanıtlar, diğerlerine göre daha başarılı olmuş. Soğuk suyla yapılan testte serinleyen insanların zihinlerinin daha güçlü ve strese daha dayanıklı olduğu ortaya çıkmış.